0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Kalp Doktoru  (Okunma Sayısı 618 defa)
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #10 : 04 Haziran 2009, 09:49:49 »

Mesela size bir at veren kimsenin ihti­ram ve saygınlığı ile, minnet bile etmeden size bir köy ver­mek isteyen birinin ihtiram ve saygınlığı arasında oldukça bariz fark vardır. Mesela eğer bir doktor sizi körlükten kur­taracak olursa fıtrat gereği hemen ona ihtiram gösterirsiniz. Eğer sizi ölümden kurtaracak olsa daha fazla ihtiram ve say­gı gösterirsiniz. Ama gel gör ki, tüm cin ve insanlar Maliku'l-Müluk'un bizlere ihsan ettiği zahirî ve batmî nimetlerden sa­dece birini bile veremezken bizler yine de kalkmış tüm bun­lardan gaflet etmekteyiz. Mesela gece gündüz teneffüs ettiği­miz şu hava ve kâinattaki tüm mevcudatın hayatı da ona bağlıdır. Eğer hava onbeş dakika kadar kısa bir zaman bile olmayacak olsa hiçbir canlı hayatta kalmaz. Bu (hava) o ka­dar büyük bir nimettir ki bütün cin ve insanlar onun bir ben­zerini bizlere vermeye kalkışsalar şüphesiz ki bundan acze düşerler. Biraz da, beden selameti kabilinden ilahi nimetleri, zahirî kuvvetler kabilinden göz, kulak, tatma ve dokunma organlarını ve batını kuvvetler kabilinden hayal, vehm, akıl ve sayısız faydası bulunan diğer ilahi nimetleri hatırla. Mali-kül-Müluk bütün bu nimetleri bizler istemeden ve üzerimize hiçbir minnet de koymadan inayet etmiştir. Hiçbir itaat ve ibadetimize ihtiyacı yokken ve kendisi için bizlerin itaat ve masiyeti de hiç mi hiç fark etmezken yine de verdiği bunca nimetlerle yetinmemiş, bizlere enbiya ve peygamberler göndermiş, kitaplar nazil buyurmuş, saadet ve şekavet ile cen­net ve cehennem yolunu göstermiş, dünya ve ahirette ihtiyaç duyduğumuz şeylerin tümünü bizlere inayet etmiş ve sadece bizim yararımıza olan bir takım emir ve nehiylerde bulun­muştur. Cüz'iyyatı şöyle dursun, külliyatını bile saymaktan tüm insanlığın aciz kaldığı bu nimetleri ve diğer binlerce ni­meti zikrettikten sonra acaba sizin fıtrat (ve vicdanınız da) böyle bir ikram sahibine ihtiram ve saygı göstermek gerekti­ğine hükmetmiyor mu? Acaba böyle bir velinimete hıyanette bulunmanın akla göre hükmü nedir?
Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #11 : 06 Haziran 2009, 10:10:48 »

Büyük ve azamet sahibi şahıslara ihtiram gösterilmesi hadisesi de fıtrat kitabında sabit ve yazılı olan bir şeydir. Halkın dünyaya, servete, sultanlara ve büyük şahsiyetlere karşı kail olduğu ihtiram ve saygı da onları büyük ve azim olarak teşhis ettikleri sebebiyledir. Acaba Malikul-Müluk'un azamet ve büyüklüğünden daha üstünbir azamet düşünüle­bilir mi? O'nun değersiz ve en alçak yaratığı olan şu dünya bile en küçük bir alem ve en dar neş'etler (diyarı) olmasına rağmen şimdiye kadar hiç bir mevcudun aklı ona ermemiş, hakikatine ulaşamamıştır. Diğer güneş sistemlerinden daha küçük ve öbür güneşlere nisbeten hisedilir bir değere de sa­hip olmayan şu bizim güneş sistemi karşısında bile dünya­nın en büyük kâşifleri hiçbir şey söyleyememiş ve şimdiye kadar da hakikati hususunda yeterli bir malumat edineme­mişlerdir. Acaba bir tek işaretle bütün bu alemleri ve diğer binlerce gaybî alemi yaratan azim ve azamet sahibi bir kud­rete ihtiram ve saygı göstermek akıl ve fıtrat nazarında ge­rekli ve lüzumlu bir şey değil midir?
Hatta insanın huzurunda hazır bulunan bir kimseye ihti­ram göstermek de fıtrat kitabında yer alan bir husustur. Mesela...
Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #12 : 15 Haziran 2009, 09:45:43 »

Mesela, Allah göstermesin insan birisinin gıyabında kötü laflar etse de huzurunda kendisine fıtrat ge eği ihtiram göster­mekte ve karşısında sükût etmektedir. Malumdur ki, Allah Tebarek ve Teala her yerde hazır ve nazırdır ve tüm varlık memleketi onun nazarı altında sevk ve idare olmaktadır. Belki hepsi de bizzat huzur olup tüm alemler onun nazarı altında idare edilmektedir. Bütün alemler rububiyyet mah­zarıdır.

Şimdi söyle bakayım ey yazarın habis nefsi, böyle aza­metli ve büyük bir zatın mukaddes huzurunda bizzat kendi­sinin ihsan etmiş olduğu bir nimet olan şu kuvvelerinle gü­nah ve masiyet işlemekten daha büyük bir zulüm ve suç dü­şünülebilir mi? Acaba bir tek hardal tanesi kadar bile hayan olsa utançtan erimen ve yere yıkılman gerekmez mi?

Öyleyse ey aziz, Allah'ının azametini daima hatırında tut. O'nun nimet ve merhametlerini an ve her zaman-mekan içinde O'nun huzurunda olduğunu aklından çıkarma. O'na karşı günah işlemeyi ve isyankarlığı terket. Bu büyük savaş­ta şeytan ordularına galebe çal, kendi memleketini rahmanı ve hakkanî bir memleket kıl ve şeytan orduları yerine Hak Teala ordularının karargahı haline getir. Böylece Allah Te­barek ve Teala başka bir makamda yapacağın mücahedede ve önünde duran daha büyük bir savaş meydanında sana tevfik inayet etsin. Bu da (mezkur meydan) nefsin ikinci ma­kamı sayılan batın aleminde nefsle cihad'dan ibarettir ki Al­lah izin verirse biraz da ona işaret etmeye çalışacağız. Şunu da yine hatırlatmalıyım ki, Allah Teala'dan başka hiç kimse­nin elinden birşey gelmez diyerek kendi kendine ümitlenme-melisin, tam tersine, ağlayıp yakararak bizzat Allah Tea­la'dan bu mücahedede sana tevfik inayet etmesini dile, olur ki inşaAllah galib gelirsin.


Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #13 : 30 Haziran 2009, 16:08:56 »

İkinci Makam
Nefsin Batıni ve Melekutî Makamı
Fasıl
Nefsin Batındaki Şeytanî ve Rahmani

Ordularının Nizası

Bil ki, insan nefsi için başka bir memleket ve makam daha vardır. O da batın memleketi ve melekut neş'etidir ki, nefs orduları oradan daha fazla ve zahir memleketine nisbe-ten daha da bir öneme sahiptir. Orada rahmani ve şeytanî ordular arasında var olan niza ve cidal daha da büyük ve o neş'ette galibiyetler daha fazla ve ehemmiyetlidir. Hatta za­hir memleketinde var olanlar da oradan inmiş ve mülkte zu­hur etmiştir. Şeytanî ve rahmanı ordulardan birisi orada ga­lib gelecek olursa bu memlekette de galib gelmiş demektir. Ahlak ve sülük ehli büyük şeyhlerin nezdinde bu makamda nefsle cihad, oldukça büyük bir öneme sahiptir. Belki bu ma­kamı bütün saadet ve şekavetlerin, derece ve basamakların kaynağı olarak değerlendirmek de mümkündür. Dolayısıyla da insan bu cihadda kendisine oldukça dikkat etmelidir. Al­lah göstermesin bu memlekette rahmani ordular mağlub olur da iş bu mekan şeytan ordusundan birtakım gasıp ve ehliyetsizler tarafından işgal edilecek olursa insan daimi bir helakete doğru sürüklenir ki, artık bunu telafi edebilmek de müyesser olmaz, şefaatçilerin şefaati kendisine şamil kılınmaz. Allah korusun Erhamu'r-rahimin ona gazab ve öfke na­zarıyla bakar ve belki de şefaatçiler bile sonunda onun düş­manları oluverir.
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: 1 [2] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
NEFSİN GEÇERSİZ BİR BAHANESİ: KALP TEMİZLİĞİ İslami Hayat Tarzı ömerhattab 1 335 Son Mesaj 17 Ağustos 2007, 21:30:21
Gönderen: züleyha
Kalp Kırıldığında Şiir Pınarı harras 2 252 Son Mesaj 21 Aralık 2009, 09:55:13
Gönderen: MuSLiM
Oruç, kalp sağlığını düzenliyor Tıp/ Sağlık/Şifa Yusufça 0 139 Son Mesaj 20 Ağustos 2009, 18:52:46
Gönderen: Yusufça
Şu 6 şeyden dolayı kalp çürür İslam Alimleri ve öncüleri MERXAS 1 182 Son Mesaj 26 Ağustos 2009, 00:02:41
Gönderen: harras
Bir Kalp Öykü - Hikaye ve Kıssalar Mahya 0 148 Son Mesaj 11 Kasım 2009, 15:44:20
Gönderen: Mahya
Kalp Bu . . . Düşünce yazıları/Makaleler Nar-ı Zehra 2 215 Son Mesaj 12 Şubat 2010, 20:41:21
Gönderen: Nar-ı Zehra
Ev Temizliği Ve Kalp Temizliği Bişnev Bişnev 0 146 Son Mesaj 25 Ocak 2012, 11:29:52
Gönderen: Bişnev