0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: KAZA ve KADER'i TANIYALIM:  (Okunma Sayısı 696 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« : 08 Temmuz 2011, 21:00:03 »

Kaza ve kader'in kelime anlamları:

Kaza ve kader kelimelerinin anlamları üzerinde tam bir anlaşma yoktur.

İbrahim el-Bacuri,
en az yedi anlam tesbit edip Kazanın  yargılama, karar,  verilen hüküm manalarına geldiğin,i bildiriyor.

İbn Hazm  ise, semantik  anlayışına bağlı kalarak Kadere, taktir, tahdid, tayin , ölçme, anlamlarını verip görüşünü kuvvetlendirmek için Arap diline ve Kur'anın çeşitli ayetlerine başvuruyor.

Seyyid şerif cürcani,
Kaderi, mümkinlerin birer birer yokluktan varlığa geçişi olarak tanımlıyor. Buda kazaya uygun olarak gerçekleşir.  Kaza ezeldeki hükümdür, bütün mevcudatın Levh-i mahfuzda bulunmuş halidir.  Kader ise   şartların var oluşundan sonra bunların nbirer birer meydana gelişidir.

Kaza ve Kader'in aldıkalrı anlam, Eş'ari ve Maturidilere göre farklıdır.

EŞARİ'LERE GÖRE KAZA VE KADERİN ANLAMLARI:

D. edecek inş...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #1 : 09 Temmuz 2011, 18:00:48 »

EŞARİ'LERE GÖRE KAZA VE KADERİN ANLAMLARI:


Kaza, yaratma, yazma,farz kılma, hüküm vermeee, bir şeyin oluşundan haber verme anlamındaır.
Eş'arilere göre Kaza, Allah'ın ezeeli karar ve hükmü oluyor. O'nun yüce iradesine göre bütün  varlıkları kuşatıyor. Allah'ın ilminde varlıkların durumalrı biliniyor. Bu ezeli hüküm,  yani kaza varlığın akışı içinde gerçekleşir.


Kader ise, herşeye ait özel karardır, hükümdür. Varlıkların birer birer yokluktan varlığa gelmeleridir.  Buda ilm-i ilahi'nin zaman içinde onalrın herbirinin ölçü ve sınırını tesbit ederek onalrı teferruatıyle ortaya koymasıdır.


Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #2 : 09 Temmuz 2011, 18:06:15 »

MATURİDİLERE GÖRE KAZA VE KADERİN ANLAMLARI .

Maturidi ve ona mensup olanlar, Kaza ve Kader kelimelerine Eş'ari ve mensuplarının verdiği manaların tersini veriyorlar.

Kaza, varlıkların Allah tarafından hikmet ve kemalle meydana getirilişidir.

Kader, Allah'ın ezeli olarak yaraatıklaarın zararlı, çirkin, iyi ve güzel niteliklerini bildiği ve tesbit ettiği ezeli taktir, hüküm ve tahdittir.

Sadeddin Taftazani, kaza ve kader kelimelrinin taşıdığı anlamları Maturidi anlayışa uygun şekilde, Kur'andan örnekler vererek açıklıyor.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #3 : 09 Temmuz 2011, 18:09:29 »

KAZA VE KADER ANLAYIŞLARI:

Kaderci anlayışı ilk savunanlar, Ma'bed el- Cüheni ve Gaylan ed- Dimaşki'dir.  Ma'bed kader konusunda ilk konuşandır. Ondan bu fikri Gaylan almıştır.

d. edecek inş
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #4 : 10 Temmuz 2011, 19:39:37 »

MU'TEZİLENİN KAZA VE KADER ANLAYIŞI:

Mu'tezile, Allah'ın kaderini inkar ediyor,  ayrıca insanda kudret olduğunu ileri sürüp yaptıklarının faili ve sorumlusu olduğunu söylüyor.

Mu'tezile Allahın ancak iyiyi dilediğini,  kötüyü irade etmediğini ileriü sürüyor.  Çünkü onlara göre kötüyü dilemek bizzat kötülüktür.  Allahtan böyle bir şeyin sadır olması düşünülemez.

KAZA; haber verme, bildirme, KADER beyan  anlamlarına gelir.  Fakat kaza ve kader hiç bir zaman yaratma anlamına gelmez. . Bu taktirde insanın kusurlarının, arzularına göre meydana gelen fiillerin ve onların sorumluluğunun Allah isnat edilemsi gerekirki bu kabul edilmez.

Mü'tezilenin bu konudaki açık endişesinin insanın fiillerinde irade ve kudret sahibi olduğu prensibine helal getirmemek olduğu kendini belli ediyor...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #5 : 11 Temmuz 2011, 11:37:22 »

EHL-İ SÜNNET'İN KAZA VE KADER ANLAYIŞI:

Kaza ve kader meselesinde Selef'in fazla bir şey söylediğine şahit olmuyoruz. Zira onlarKur'an-ı Kerim'in açık manasına bakıp daha ileri gitmek istemiyorlar,  hele bu mevzuya dalmayı hiç düşünmüyorlar., bundan kaçınıyorlardı. Onlar için önemli olan, neden, niçin, nasıl sorularına cevap aramadan Allah ve Rasülünden gelen haberlere inanmaktı.

Kaza ve Kader kelimelerine farklı anlamlar vermekle birlikte, Ehl-i Sünnet kelam ekolleri kaza ve kader anlayışında birlik içerisindedirler. Ancak Eş'ariler konuyu izahta Allah'ın  irade sıfatına ağırlık verirken, Maturidiler ilim sıfatı ile konuyu açıklamaya çalışmaktadırlar...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #6 : 11 Temmuz 2011, 11:44:35 »

   EŞ'ARİLER'İN KAZA VE KADER ANLAYIŞI:

   Ebu'l Hasan el-Eş'ari, Allah'ın kafiri bırakışını,  insanda isyan etme gücünü yaratması olarak vasıflandırıyor. İsyanın  yaratılışı olarak küfrüde kazanın doğrudan bir hedefi kabule diyor.  Ona göre, Allah hem şerrin, hemde hayrın yaratıcısıdır. İman Allahın bir nimöetidir ikramı, lütfüdür. Bu nimeti veren  Allahtan bunu verip vermemesi istenemez.  Allah bunu fazlından vermektedir. Allah kafirlere imanla imretmektedir.  Onlara iman gücü vermediğinde ise bırakmaktadır.  Bu şekilde onları kendi hallerine terketmektedir. Onların küfürde kalışları zorunlu olmayıp dilediklerinde her zaman iman edebilirler.

   Eş'arii kısaca Kaza ve Kaderi kabule dip, buna rıza göstermesini istiyor...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #7 : 12 Temmuz 2011, 10:43:14 »

MATURİDİLERE GÖRE KAZA VE KADERİN ANLAMLARI :

Fahrettin er- Razi ve İbrahim el- Bacurinin  verdikleri bilgiler Maturidinin görüşlerini aksettirmektedir. Maturidiye göre küfür ilahi kaza ile temasta oluştur. Biz ilahi kazaya rıza göstermeliyiz taktir edilmiş, meydana gelmiş olan şeye değil, Küfrün iki yönü vardır. O bir yönüyle Allah'a nisbet edilir. Allahın hikmetine binaen küfür, Onun yaratmasıyladır. O mülkünde dileddiğini yapar.

Küfür bir başka yönden insana nisbet edilir. O insanın kesb ve ihtiyarıyle ona sıfat olarak meydana gelir....d. edeck inş..
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #8 : 17 Temmuz 2011, 15:22:24 »

   Ayrıca Allah'ın kazasına rıza göstermek, bu sıfatın  icabına rıza olarak anlaşılmalıdır.   Bundan dolayı Allahın  kazasına rıza, küfür değil taat olur.   Çünkü  zaman ve mekanda oluşuna , meydana gelene rıza gösterilmiş oluyor.

Louis Gardet, Kaza ve taktgir edilen şey arasında ortaya koyan bu farklı anlayışı Allahın ilmine bir isnat olarak kabul ediyor.   Zira Maturidi,  Kaza ve Kader meselesini Allahın  ilim sıfatı ile  izaha çalışıyordu. Kaza sadece irade sıfatından değil; Allahın ilim sıfatındanda çıkar. Çünkü Allahın ,ilmi insanın ihtiyarına mütevaffıktır, dayanır.

İmam Maturidi, kaza ve kader meselesini  Allah'ın ilim sıfatına bağlamakla  bir yandan insanın hürriyetini kurtarıyor, diğer yandan bu ince ve nazik meseleye psikolojik bir istikamet vererek problemi bir çıkmaza sokmuyor. Bu da Maturidinin , Mu'tezile ve Eş'ariden  daha zekice davrandığını gösterir.   Çünkü onun meseleye yaklaşımı, ilahi ilahi yaratma ile insanî yapma arasında  fark gözetme şeklinde idi.

Bu gün gayet iyi biliyoruzki zaman ve mekan kavramları nisbidir. , izafidir. Zaman , yer küremizin kendisi ve güneş etrafında dönmesiyle meydana gelir ve cismin hareketine, mekanda yer değiştirmesine bağlıdır.  maddidir.  Madde ise , bir bakıma eenerjiden ibarettir.

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #9 : 20 Temmuz 2011, 16:11:10 »

Diğer taraftan i zaman kavramının geçerliliği insan içindir. Mekan kavramı hususunda da aynı  şeyi söylemek mümkündür. Onunda geçerliliği  yeryüzü insanı içindir. Her iki kavram , güneş sistemi dahilindeki insan yaşayısına tatbik edilir. Bu sitemin dışına çıkıldığında yeni zaman ve mekan kavramları bulmak gerekecek, ölçü birimleri tamamen değişecektir.  Mesela, dünyaya en yakın gezegen olan Ay 'da bunun böyle olduğu tecrübe edilmiştir.

Meseleye bu açıdan  bakıldığında Allahın katında zaman ve mekandan söz edilemez. Onun katında,  insan için söz konusu olduğu gibi, zaman ve mekan birimelri yoktur.  O mutlak varlıktır. O halde yüce Allah, dünü bu günü yarını aynı ölçü ve oranlarda bilir.  O taktirde Allahın  Kaza ve Kader meselesinde ve bu ana meseleye bağlı diğer insanın  fiilerini ilgilendiren insanın said ve şaki olacağı gibi- yan meselelerde Allah'ın mutlak ilminin  insaı ve ona verilmiş hür iradeyi kuşatması tabii olur. Allahın ilmi, insanı ve yapacağı işleri çepeçevre sarmış ve her yandan kuşatmıştır. İnsan Allahın ilminin dışında bir şey yapamaz.  İlim ise bilinene tabiidir.

Meydana gelecek hadiselerin  önceden taktir edilemsi demek olan Kaderi ve o fiillerin  aanı geldiğinde meydana gelmesi, iş haline gelmesi demek olan Kazayı , Maturidinin bu şekilde  ilim sıfatıyle izaha çalışması konuya esneklik getirmektedir. . Bu yaklaşım  tarzında sertlik ve katılığın  yerini itidal almakta  ve insanın hürrüyetini  kurtarma çabası özellikle kendini göstermektedir. . Bununla birlikte Maturidi okulunun Kur'an nassını  bir kenara bıraktığı söylenemez.  Bizzat Maturidi böyle bir anlayışı Kurandan almakta,  gerek Kitabüt- Tevhidde ve gerekse "Te'vilat" adlı  Kuran tefsirinde buna ihtimam göstermektedir.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sümeyye ordusunun kader çiçekleri İslamda Kadın ve Tesettür Nar-ı Zehra 2 282 Son Mesaj 10 Ağustos 2008, 14:55:11
Gönderen: Nar-ı Zehra
SONRA KAZA EDERİM Mümin'in Miracı: Namaz esedullah1 1 253 Son Mesaj 17 Aralık 2008, 14:06:22
Gönderen: HabiR
KUR'AN DA YAHUDİLERİ TANIYALIM Kur'an-ı Kerim Genel seriyye 0 150 Son Mesaj 16 Şubat 2009, 22:22:15
Gönderen: seriyye
EYYY SÜMEYYE ORDUSUNUN KADER ÇİÇEKLERİ İslamda Kadın ve Tesettür yas gülü 0 168 Son Mesaj 01 Mart 2009, 14:10:26
Gönderen: yas gülü
Doğru Haber Gazetesi Ceyhan temsilcisi geçirdiği üzücü bir kaza sonucu vefat ett Yurttan haberler kuranehli 9 529 Son Mesaj 21 Ekim 2009, 07:05:08
Gönderen: MERXAS
kaza ve kader Tevhid Ve Akaid ebudüccane 0 118 Son Mesaj 18 Temmuz 2011, 09:52:25
Gönderen: ebudüccane
Kader ve Zamansızlık Gerçeği Kur'an-ı Kerim Genel mehmet arslan 0 102 Son Mesaj 21 Ekim 2011, 21:27:10
Gönderen: mehmet arslan