0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: kendini kandırma yöntemleri  (Okunma Sayısı 420 defa)
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« : 01 Ağustos 2009, 09:22:39 »

Ölümü göz ardı ettiren ve gafleti doğuran nedenlerin dışında bir de insanların kendi kendilerini avutmak için kullandıkları savunma mekanizmaları vardır. Bu kendini kandırma yöntemlerini birkaç madde halinde inceleyebiliriz.

- Yaşlılık dönemine erteleme düşüncesi: Bu savunma mekanizması gençlerde ve orta yaşlılarda görülür. Bunu kullanan insan, genelde 60-70 yıl yaşayacağını hesaplar ve ancak ömrünün son yıllarını bu tür konulara ayırmaya karar verir. Böylece, ölüme ve öbür dünyaya hazırlanmak için de yaşamından bir pay ayırmışolduğunu düşünür ve vicdanını rahatlatır.

Halbuki bir saniye sonra yaşayacağının bile garantisi olmayan, daha ne kadar yaşayacağını, nerede ve ne zaman öleceğini asla bilmeyen bir insanın böyle uzun vadeli, sonuçsuz hesaplar yapmasının ne büyük bir gaflet olduğu ortadadır. Her gün etrafında kendisiyle yaşıt hatta daha genç pek çok kişi ölür. Gazeteler ölüm ilanlarıyla doludur. Televizyonlarda her gece birçok ölüm haberi izler. Çoğu zaman, büyük küçük, kendi yakınlarının ölümlerine tanık olur. Fakat etrafındaki insanların bir gün hatta belki de yarın, kendi ölümüne de tanık olacaklarını, kendi ölüm ilanını okuyacaklarını aklına getirmez. Kaldı ki, o beklediği "yaşlılık" sınırına kadar yaşasa bile bir şey değişmeyecek, sahip olduğu zihniyeti değiştirmediği sürece, ölümle karşı karşıya gelene dek erteleme mantığını sürdürecektir.  bir ayette şöyle buyurur:

Ertelemek ancak inkarda bir artıştır… (Tevbe Suresi, 37)

-"Cehennemde cezamı çeker ve çıkarım" mantığı: Toplumda oldukça yaygın olan bu görüş, gerçekte doğru bilinmemektedir. Kuran'ın hiçbir yerinde bir süre Allah 'ın dilemesi dışında cehennemde ceza görüp, sonra bağışlanarak cennete alınanlardan söz edilmez. Tam tersine, konu ile ilgili tüm ayetlerde, kıyamet günü müminlerin ve inkarcıların kesin bir biçimde ayrılacakları, müminlerin ebediyen cennete girecekleri, inkarcıların ise ebediyen cehenneme, aşağılık bir azabın içine sürülecekleri ve Allah dilemedikçe oradan çıkamayacakları bildirilmiştir:

Dediler ki: "Sayılı günlerin dışında, ateşasla bize değmeyecektir." De ki: Allah" Katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa Allah 'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 80-82)

Bir diğer ayette şöyle buyrulur:

Bu, onların: "Ateşbize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. (Al-i İmran Suresi, 24)

Cehennem, insanın hayal gücünün alamayacağı kadar büyük acıları yaşayacağı bir yerdir. Cehennem Allah'ın "Kahhar", "Cebbar" sıfatlarının en şiddetli tecelli ettiği ve dünyadaki hiçbir azapla kıyaslanamayacak azaplarla dolu, korkunç bir ortamdır. Parmağının ucu yanınca bile canı çok acıyan aciz bir insanın rahat ve umursuz bir şekilde böyle bir azabı belirli bir süre için bile olsa göze aldığını söylemesi, akletmediğinin açık bir göstergesidir. Allah'ın azabını hafife alan, sonsuz azap çekme ihtimalini rahatlıkla karşılayan bir kimse gerçekte Allah'ın kadrini gereği gibi takdir edemeyen, akledemeyen bir insandır.

-Ben zaten cennete gireceğim mantığı: Kendilerinin mutlaka cennete gireceğini iddia eden insanlar vardır. Dünyada iyilik olarak tanımladıkları ufak tefek birtakım şeyleri yaparak ve kötülük olarak tanımladıkları birtakım şeylerden uzak durarak, cennete gideceklerini sanırlar. Din hakkındaki bilgileri kulaktan dolma, hurafelerle dolu safsatalardan öteye geçmeyen bu insanlar, gerçekte Kuran'da tarif edilen güzel ahlakla hiçbir ilgisi olmayan, kendi uydurdukları bir din anlayışına sahiptirler. Sorulduğunda kendilerini "Müslüman" olarak tanıtabilirler. Oysa Kuran'a göre bu inanca sahip olan kişiler Allah'a birçok şeyi ortak koştukları için gerçek Müslümanlar değillerdir. Kehf Suresi'nde böyle bir insanın durumu şöyle anlatılır:

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiçbir şeyi noksan bırakmamışve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık. (İkisinden) Birinin başka ürün (veren yer)leri de vardı. Böylelikle onunla konuşurken arkadaşına dedi ki: "Ben, mal bakımından senden daha zenginim, insan sayısı bakımından da daha güçlüyüm." Kendi nefsinin zalimi olarak (böylece) bağına girdi (ve): "Bunun sonsuza kadar kuruyup-yok olacağını sanmıyorum" dedi. "Kıyamet-saatinin kopacağını da sanmıyorum. Buna rağmen Rabbime döndürülecek olursam, şüphesiz bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım." Kendisiyle konuşmakta olan arkadaşı ona dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni düzgün (eli ayağı tutan, gücü kuvveti yerinde) bir adam kılan (Allah)ı inkar mı ettin?" "Fakat, O  benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam." (Kehf Suresi, 32-38)

Yukarıdaki ayetlerde anlatılan bahçe sahibi, "Rabbime döndürülecek olursam" ifadesiyle, Allah'a ve ahiret gününe kesin bilgiyle iman etmediğini, ve bu konuda şüphe içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşın, kendisinin üstün bir mümin olduğu iddiasındadır ki Allah'ın kendisini cennetle ödüllendireceğinden emindir. Günümüzde de bu yanlış zihniyete sahip kişilerin var olduğunu görmekteyiz.

Bu kişiler Allah'a karşı samimiyetsiz bir tutum içinde olduklarını aslında için için kendileri de bilirler, fakat bu gerçek onlara hatırlatılmak istense bunu kabul etmeyip hemen kendilerini temize çıkarmaya çalışırlar. Din ahlakını yaşamanın önemsiz olduğunu öne sürer, mahalledeki dindar görünümlü kişilerin aslında ne kadar namussuz, ahlaksız olduğunu iddia ederek kendilerini masum göstermeye uğraşırlar. Kalplerinin temiz olduğunu, kimsenin kötülüğünü istemediklerini, kimsenin malında, mülkünde, ailesinde gözleri olmadığını söyleyerek "iyi insan" olduklarını ispatlamaya kalkarlar. Dilencilere sadaka verdiklerini, komşuya ikramda bulunduklarını, senelerce gece gündüz çalıştıklarını, insanlara hizmet ettiklerini ve dolayısıyla kendilerince bundan daha iyi Müslümanlık olmadığını savunurlar.

Samimiyetsizliklerinin en büyük göstergesi ise, sahip oldukları sapkın din anlayışına dayanak bulmak için birtakım bahaneler üretmeleridir. Kendi yaşamlarını meşrulaştırmak için kullandıkları, "en büyük ibadet çalışmaktır", "mühim olan kalp temizliğidir" gibi ifadeler en çok rastlanılan örneklerdendir. Bu ifadeler Kuran'da bildirildiği üzere din öne sürülerek 'a karşı yalan söylemekten ibarettir:

Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?

Hiç mi öğüt alıp-düşünmüyorsunuz?

Yoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var?

Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı. (Saffat Suresi, 154-157)

- Çifte standart mantıklar: İnsan, farklı bir kendini kandırma yöntemi daha geliştirmişolabilir. Ölüm aklına geldiğinde sonsuza dek yok olacağını düşünür ve bunun dehşetiyle 'ın vaat ettiği sonsuz bir hayatın "var olabileceğine" yüzde elli ihtimal verir. Böylece kendi içinde bir nevi umut ışığı yakar. Öte yandan, Allah'ın kendisine yüklediği birtakım sorumluluklar olduğu aklına gelince de, diğer yüzde elli ihtimali düşünür. "Nasılsa toprak olup yok olacağım, ölümden sonra hayat yoktur" diyerek hesap verme, cehennem azabıyla karşılaşma gibi korku ve endişelerini bastırır. Her iki durumda da gaflet halinin ona verdiği bir nevi sarhoşluk hali içerisinde ölüm onu yakalayıncaya kadar yaşamını sürdürür.
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #1 : 01 Ağustos 2009, 11:38:39 »

Allah razı olsun...
Aslında insan kendini kandıramaz; öne sürdüğü sözde mazeretler, ertelemelerin sapkın düşüncelerinden geldiğini kişinin kendiside gayet iyi bilir;ama iman ve küfür arasında bocalamanın verdiği geçici lezzetle avunmaya çalışmaktadır...
Moderatöre Bildir   Logged

_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #2 : 01 Ağustos 2009, 11:45:51 »

ecmain inş abi bence kandırır hani derler ya inandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanmaya başlarsın. evet baktığımızda çok kişi bu gafletten ayakları kaydı islamı yaşamadılar yaşamadıkları gibi kendi yanlışlarını doğru sandılar ve kandırdılar kendilerini heba ettiler, başladılar islamı yaşayanlarda kusur bulmaya yok zekatta hata yaptılar yok camide düğünlerde yok bilmem nelerde demeye ve kaybolup gittiler kendilerine yazık ettiler her zaman nefse karşı tayakkuzda olmak lazım. yoksa Allah muhafaza işimiz zor
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #3 : 01 Ağustos 2009, 11:54:18 »

58- Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.

59- (Kavmi) "Tanrılarımıza bunu kim yaptı? Doğrusu o zalimlerden biridir." dediler.

60- (Bazıları) "İbrahim denen bir gencin, onları diline doladığını duymuştuk" dediler.

61- "O halde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahidlik ederler" dediler.

62- (İbrahim gelince ona) "Ey İbrahim! bunu tanrılarımıza sen mi yaptın?" dediler

63- İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.

64- Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız."


Enbiya suresinin 64. ayetinde bir ifade geçiyor dikkat edersek.'vicdanlarına dönüp' ifadesi... demek Hz.İbrahimin eylemi karşısında vicdanları onlara 'haksızsınız' demesi üzerine onlarda vicdanlarına cevaben;'evet biz haksızsız...' demişlerdir. İnsan vicdanıyla başbaşa kalınca hakikatleri görür.Burdan anlaşılıyor ki, sapkınları daha vicdan rahat bırakmıyor sürekli onları uyarıyor.ama onlar bu sese kulak vermiyor, kulaklarını tıkıyor...
Moderatöre Bildir   Logged

_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #4 : 01 Ağustos 2009, 11:57:02 »

amennna
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #5 : 01 Ağustos 2009, 12:11:53 »

Allah razı olsun kardeş, insanının düştüğü trajedi komik durumu çok iyi izah etmiş. öyleki cicili bicili bir çok kelime ve kavramlarla zaman kazanmaya çalışıyor insan.
kimi de namaz kılmaz, islami hayatan bihaber, okunmuş bir mevlit ile,  okunmuş şekerlerle, üfürülmüş sularla cennete girebileceklerini sanırlar, yazık. kuranı metodu bırakıp putları rabbler edindilere yazıklar olsun.
...acel insana çok da yakın, azığı hazırlamak lazım.

Allah ayaklarımızı sabit kılsın.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #6 : 01 Ağustos 2009, 18:32:14 »

ecmain inş abe özelliklede ben cehenneme gider cezamı çeker çıkarım diyenlere (ki diyenler çok) şaşrım bu sanki Allah a meydan okuma gibi bişi onun azabına nasıl dayanılır ? bunu akletmezlermi? Allah ayakalrımızı sabit kılsın duana binlerce kez aminnn
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
afatsum
afatsun
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 202


« Yanıtla #7 : 04 Ağustos 2009, 22:39:31 »

AMİN Allah RAZI OLSUN KARDEŞİM HAYIRLI KANDİLLER
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.... Şiir Pınarı Xerip 0 138 Son Mesaj 05 Mart 2008, 00:41:50
Gönderen: Xerip
müslüman Hackerlara "e-cihad" Çağrısı (hack yöntemleri) Filistin Özel vuslat 1 192 Son Mesaj 20 Ocak 2009, 02:08:54
Gönderen: hakikatperver
müslüman Hackerlara "e-cihad" Çağrısı (hack yöntemleri) Pc Soru/Cevap ve Faydalı Bilgiler vuslat 4 603 Son Mesaj 27 Kasım 2009, 17:55:10
Gönderen: ejder21
Ey kendini insan bilen insan, kendini oku! Kendi kalemizinden yazılarınız HÂ-MÎM 0 292 Son Mesaj 08 Ağustos 2009, 13:21:12
Gönderen: HÂ-MÎM
Kendini Tanımak Fıkıh Köşesi MERXAS 0 127 Son Mesaj 16 Ocak 2010, 09:49:17
Gönderen: MERXAS
Kendini kendinle topla Şiir Pınarı KeRvAnCaN 1 152 Son Mesaj 14 Nisan 2010, 13:14:29
Gönderen: cürmümile
Verimli Ders Çalışma Yöntemleri Kişisel Gelişim cebelinur 3 205 Son Mesaj 24 Şubat 2012, 18:57:58
Gönderen: cebelinur