0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: kerbelada Hüseynin gösterdiği yol  (Okunma Sayısı 193 defa)
zeeyd
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 66


Tevhid İnqılabtır!


« : 14 Aralık 2010, 16:15:55 »


Şehidler şehit olmuştur,biz ölülerse diriyiz. Şehidler, söyleyeceğini söyledi.Biz sağırlara ise seslenildi,bir yüce dağva uğruna ölümü seçme yürekliliğini göstrenler gitti,artık bir an bile yaşayamazlardı...Bizse arkalarından baka kaldık. Alçaklığın senbolü dünya,yüceliğin senbolü olan hüseyin ve hüseyniiler ve Zeynep için ağladığımıza gülse yeridir..biz kendilerini aciz bırakanlar o yüceler arasında bulunması ise tarihin başka bir zulmüdür.
  Bugün şehitler,kutsal dağva çağrılarını kendi kanlarıyla duyurmuş bulunmaktadır ve her zman duyuracaklardır Allahın izniyle.tarih boyunca oturanları ayaklanmaya  uyuyanları uyarmaya çağırmak üzere gözlerini gözlerimize dikip yere serilmişler...

İslami kültür ve tarihimizde; yüce cevherler,şehit rehberler de, tarihi diriltip harekete geçiren canlı maddeler ve insana ''Allah''a doğru yükselebileceğini öğreten şehadetlerinde ilahi dersler saklıdır..bütün bu yüce ve ilahi değerlerin mirası da biz güçsüz ve dağvalarına sahip çıkamayan pasiflerin eline düşmüştür...

Biz İslam tarihinde cihadların, şehadetlerin ve yüce değerlerin varisiyiz..işte biz yüce dağvayı omuzlamış ve islama olan borcunu kanıyle ödemiş .hüseynlerin ,rehberlerin  varisiyiz.öyleyse bu kutlı dağvanın önderlerini takip edip içimizden ümmete örnek teşkil edecek bir ümmet çıkarmalıyız.

Mahkeme artık bitmiştir. gidenler hüseynii bir iş yapmıştır ve Huseyn davetini,bütün varlık ve imkanlarıyla duyurmuştur...

İslam tarihinde var olan sermayelerin en değerlisi ŞEHADETTİR.
bir şairin deyişiyle biz,''Şehadet geleneğini unutup,şehidlere mezarcılık yapmaya başladığımız günden beri,kara ölüme boyun eğmişiz.kadın ve erkeklerimiz İslamın şiarı olacağı yerde yani şehidlere uyacağı yerde,şehidlerin yasını tutmaya başladığı günden beri yasta kalmışız''Huseyni mesajı,sevgili arkadaşlarının kendi yolunun takipçilerinin mesajını ne kadar da ustaca değiştirmektedir.Tüm sevdiklerini kanlar içinde gören Huseyin,karşısında kindar ve yağmacı düşmandan başkasını göremeyen Huseyin seslenir;

''Bana yardım edin,öç alacak yok mu? Ona yardım edip öç alacak kimse olmadıı bilmiyor mu? bu soru geleceğe yani bize sorulmuş bir sorudur.bu soru,Huseyinnin beklentisini açıklıyor.şehidleri sevip sayan herkese şehadet çağrısı yapıyor.

Ancak biz, herdönemde İslam isteyen bu çağrıyı, bu yardım beklentisini söndürdük.Nasıl mı? insalara ''Huseyinin istediği gözyaşıdır,iniltidir;başka mesajı yoktur!'' diyerek. ''Ölmüştür,dolayısıyla yasını tutacak mutat günlerde anımsanacak kimseler arıyor;her yer ve dönemde açtığı yolda yürüyecek kimseler arayan tanık,şehid ve hazır biri değildir'' diyerek.ünlemEvet ünlem Bize bunlar söylenmiştir.hala da söyleniyor.
Her devrimin iki yönü vardır:
''Kan ve Mesaj''
ve Şehid,yani hazır!

Kızıl ölümü, yüce değerler uğrna girişeceği cihatta kullanabileceği tek silah olarak kendi elleriyle seçen kimseler şehidtir...Tanık taşıyor,bulunuyor,gözlüyor...Yalnız Allahın katında değil,insanların katında da yaşıyor.her yerde ve her zaman.

Her türlü aşağılığa sessiz kalanlar ise yaşadıkları sürece tarihin sönük ve aşağılık ölüleri olmaya mahkumdurlar.bir bakın! bu gün; kaçabilecekleri yüzlerce sığınak, sıınabilecekleri yüzlerce şeri hüküm varken Huseyinle birlikte ölümü seçenler mi, yoksA Huseyini bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor? hala diri olan kimler?
Onlar, güç yetirememenin, zulme karşı cihadtan muaf kıldığını düşünen kimselerle düşmana üstün gelmeyi yenmek olarak algılayan kimselere; ''Hayır''ünlem diyorlar. böylece Şehid ''güç yetirememe'' ve ''yenememe'' dönemlerinde düşmana kendi ölümüyle üstün gelen; yenemesede rüsvay eden kimsedir.İşte Huseyin  ve hüseyinler.bu mesajı öğretti ve bunun gerçekleşebileceğini gözler önüne serdi.
...Huseyinin haccı yarıda bırakarak Kerbelaya doğru yola çıktığı an tavaflarını onsuz sürdürenler,o esnada Muaviyenin yeşil sarayını tavaf ednlerle denktiler.çünkü şehid adalet savaşlarına tanıklık eder.hazır oluşuyla da bütün insanlara,''Hak ile batıl arasında geçen savaşa katılmadıktan sonra nerede olursan ol,ne fark eder? mesajını verir.

Hak ile batılın çarpıştığı savaş alanında olmadıktan sonra; çağının şahidi,toplumun şehidi olmadıktan sonra nerede olursan ol! ister namaza dur,ister haram sofrasına otur ne farkeder..
ZİLLET HER DAİM BİZDEN UZAK OLMALI..
Moderatöre Bildir   Logged

"Evvela, yanıbaşımızdaki Kur'an sarayını uzak gösteren sahte dürbünleri kırmak lazım..."
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #1 : 14 Aralık 2010, 16:47:02 »

Tüm sevdiklerini kanlar içinde gören Huseyin,karşısında kindar ve yağmacı düşmandan başkasını göremeyen Huseyin seslenir;

''Bana yardım edin,öç alacak yok mu? Ona yardım edip öç alacak kimse olmadıı bilmiyor mu? bu soru geleceğe yani bize sorulmuş bir sorudur.bu soru,Huseyinnin beklentisini açıklıyor.şehidleri sevip sayan herkese şehadet çağrısı yapıyor.
Ancak biz, herdönemde İslam isteyen bu çağrıyı, bu yardım beklentisini söndürdük.Nasıl mı? insalara ''Huseyinin istediği gözyaşıdır,iniltidir;başka mesajı yoktur!'' diyerek. ''Ölmüştür,dolayısıyla yasını tutacak mutat günlerde anımsanacak kimseler arıyor;her yer ve dönemde açtığı yolda yürüyecek kimseler arayan tanık,şehid ve hazır biri değildir'' diyerek.Evet  Bize bunlar söylenmiştir.




EVET.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kerbelada Kan Ağlayan Ağaç Resimler ve flashlar HabiR 1 632 Son Mesaj 28 Ekim 2009, 17:08:00
Gönderen: têkoşîn
Kerbelada Ağıt Var Ehl-i Beyt Yusufé Zéman 1 741 Son Mesaj 11 Aralık 2010, 12:36:17
Gönderen: 3RK4N
TAŞINDI: kerbelada Hüseynin gösterdiği yol Serbest Bölüm Âl-i İmran 0 140 Son Mesaj 14 Aralık 2010, 19:32:48
Gönderen: Âl-i İmran