0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: kur'an da AHLAK VE EDEB  (Okunma Sayısı 326 defa)
mumin1
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 552


« : 21 Haziran 2007, 19:19:34 »

AHLAK VE EDEB
 

1- Ahlak
 
 Güzel Ahlak
 
İhsan (İyilikte Bulunma)
 

Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve "İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz. (Bakara: 2/83)

Bilakis, kim muhsin olarak yüzünü Allah'a döndürürse (Allah'a hakkıyla kulluk ederse) onun ecri Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler. (Bakara: 2/112)

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır! (Bakara: 2/177)

Allah yolunda harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Her türlü hareketinizde dürüst davranın. Çünkü Allah dürüstleri sever. (Bakara: 2/195)

Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helal olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir. (Bakara: 2/229)

O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. (Al-i İmran: 3/134)

Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever. (Al-i İmran: 3/148)

Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardır. (Al-i İmran: 3/172)

İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i dost edinmiştir. (Nisa: 4/125)

Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında onlara günah yoktur. Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve Allah'tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa: 4/128)

Söyledikleri (bu) sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur. (Maide: 5/85)

İman eden ve iyi işler yapanlara, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve iyi işler yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını, ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıklarından dolayı günah yoktur. (Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel yapanları sever. (Maide: 5/93)

Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (A’raf: 7/56)

Onlara denildi ki: Şu şehirde (Kudüs'te) yerleşin, ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yeyin, "bağışlanmak istiyoruz" deyin ve kapıdan eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız. (A’raf: 7/161)

Allah ve Resûlü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. (Tevbe: 9/91)

(İslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur. (Tevbe: 9/100)

Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevî Araplara Allah'ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa dûçar olmaları, kafirleri öfkelendirecek bir yere (ayak) basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. Çünkü Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez. (Tevbe: 9/120)

Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedi kalacaklardır. (Yunus: 10/26)

(Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez. (Hud: 11/115)

(Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız. (Yusuf: 12/22)

Dediler ki: Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy. Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz. (Yusuf: 12/78)

Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusuf'um, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi. (Yusuf: 12/90)

(Kötülüklerden) sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiğinde, "Hayır (indirdi)" derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir! (Nahl: 16/30)

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Nahl: 16/90)

Çünkü Allah, (kötülükten) sakınanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir. (Nahl: 16/128)

Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık). (İsra: 17/7)

Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele! (Hacc: 22/37)

Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız. (Kasas: 28/14)

Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez. (Kasas: 28/77)

Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir. (Ankebut: 29/69)

Güzel davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet olmak üzere (indirilmiştir). (Lokman: 31/3)

İyi davranışlar içinde kendini bütünüyle Allah'a veren kimse, gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a varır. (Lokman: 31/22)

İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. (Saffat: 37/80)

Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik. (Saffat: 37/103-106)

Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık: İbrahim'e selam! dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır. (Saffat: 37/107-111)

Doğrusu biz, iyileri böylece mükâfatlandırırız. (Saffat: 37/121)

Şüphesiz biz, iyileri işte böyle mükâfatlandırırız. (Saffat: 37/131)

(Resûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir. (Zümer: 39/10)

Onlar için Rableri yanında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik edenlerin mükâfatıdır. (Zümer: 39/34)

Ondan önce de bir rahmet ve rehber olarak Musa'nın kitabı vardır. Bu (Kur'an) da, zulmedenleri uyarmak ve iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap lisanıyla indirilmiş, doğrulayıcı bir kitaptır. (Ahkaf: 46/12)

Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı. (Zariyat: 51/15-16)

Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Bu, Allah'ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir. (Necm: 53/31)

İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir? (Rahman: 55/60)

İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. (Mürselat: 77/44)
Moderatöre Bildir   Logged

Numan b. Beşir (r.a.)
Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımada, birbirlerine şefkât hususlarında müminlerin misali, vücut gibidir. O vücuttan bir organ hastalanınca vücudun diğer azaları, uykusuzluk ve ateşle ona katılmaya ç
seyyidoğlu
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 119


GÜLÜ SEVENİN SEVDASINDAYIM!!!


WWW
« Yanıtla #1 : 22 Haziran 2007, 12:17:50 »

Allah c.c. razı olsun....
Moderatöre Bildir   Logged

"Allah'ım!
Şu dört şeyden sana sığınırım:
Faydasız ilimden, korkmayan kalpten,
doymayan nefisten ve kabul olunmayan duâdan."
Sudamlasi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2007, 11:51:45 »

Allah c.c razi olsun.....
mukemmel anlatilmis......
Moderatöre Bildir   Logged

"Eğer Şu Fani Dünyada Beka İstiyorsan;
Beka Fenadan Geçiyor.
Nefs-i Emmare Cihetiyle Fena Bul ki
Baki Olasın"
mumin1
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 552


« Yanıtla #3 : 28 Haziran 2007, 21:53:42 »

Amin. Allah CC cümlemizden razı olsun fiemanillah.
Moderatöre Bildir   Logged

Numan b. Beşir (r.a.)
Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımada, birbirlerine şefkât hususlarında müminlerin misali, vücut gibidir. O vücuttan bir organ hastalanınca vücudun diğer azaları, uykusuzluk ve ateşle ona katılmaya ç
mumin1
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 552


« Yanıtla #4 : 06 Ocak 2008, 19:56:06 »

Emanetin Yerine Getirilmesi
 

Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği, bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkârdır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. (Bakara: 2/283)

Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar. (Ali İmran: 3/75)

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır. (Nisa: 4/2)

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür. (Nisa: 4/58)

Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz. (Enfal: 8/27)

Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler; (Mü’minun: 23/8)

Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler; (Mearic: 70/32)
Moderatöre Bildir   Logged

Numan b. Beşir (r.a.)
Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımada, birbirlerine şefkât hususlarında müminlerin misali, vücut gibidir. O vücuttan bir organ hastalanınca vücudun diğer azaları, uykusuzluk ve ateşle ona katılmaya ç
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
GUZEL AHLAK Hz.Muhammed (S.a.v) diyar2 0 203 Son Mesaj 26 Aralık 2007, 18:27:06
Gönderen: diyar2
AHLAK İslami Hayat Tarzı MERXAS 0 174 Son Mesaj 18 Temmuz 2008, 08:19:37
Gönderen: MERXAS
KÖTÜ AHLAK İslami Hayat Tarzı MERXAS 0 136 Son Mesaj 18 Temmuz 2008, 08:21:57
Gönderen: MERXAS
Dinimizde Ahlak İslami Hayat Tarzı MERXAS 1 161 Son Mesaj 17 Nisan 2009, 17:14:34
Gönderen: têkoşîn
Örnek Ahlak Öykü - Hikaye ve Kıssalar MERXAS 0 125 Son Mesaj 29 Mayıs 2009, 08:33:00
Gönderen: MERXAS
KÖPEKTEKİ ON GÜZEL AHLAK Güzel ve ibretli Sözler MERXAS 5 539 Son Mesaj 12 Mayıs 2010, 22:38:29
Gönderen: ÂmâK-ı HâYâL
Yürüyen Ahlak.. İslami Hayat Tarzı Le_Nasbirenne 1 178 Son Mesaj 26 Nisan 2010, 18:32:20
Gönderen: Le_Nasbirenne