Hitap ile muhatap arasındaki ilişki beş farklı düzeyde ele alınabilir:
1. Hitap umumadır ve yine umum kastedilmektedir.Bazı ayetlerde hitap genele yapılır ve bu hitapların muhatabı herkestir.
Örnek: Ey insanlar! Peygamber size bir hakikat getirdi. O halde kendi iyiliğiniz için ona inanın. Onu kim inkar ederse, bilsin ki, inkarının Allah'a bir zararı olmaz. Çünkü göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Allah her şeyi bilir, yerli yerince yapar. (Nisa: 170)
Bu ayette hitap bütün insanlığa yapılıyor ve aynı şekilde bütün insanlık kastediliyor.
2. Hitap umumidir, ama hususilik kastedilir.
Bazı ayetlerde hitap genele yapılır ama özel biri / birileri kastedilir.
Örnek: Ey Ehli Kitap! Dininiz konusunda aşırıya gitmeyin ve Allah hakkında sadece doğru olanı söyleyin. Bilin ki Meryem oğlu İsa ancak Allah'ın peygamberi, Onun Meryem'e ilettiği kelimesi ve Kendisinin yarattığı bir candır. Allah'a ve peygambere iman edin ve "Allah üç tanedir" demeyin. Kendi iyiliğiniz için bu inancı terk edin. Çünkü Allah bir tek İlah'tır. Ona, çocuk sahibi olmak yakışmaz. Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Güvenilecek birisi olarak Allah yeter. (Nisa: 171)
Ehli Kitap ifadesi Yahudileri ve Hıristiyanları birlikte ifade eden bir kavramdır. Bu ayette hitap “Ehli Kitab”ın tümüne yapılıyor ama sadece Hıristiyanlar kastediliyor. Çünkü ayetin devamında söz konusu edilen inanç Hıristiyanların inancıdır.
3. Hitap hususidir ve aynı şekilde hususilik kastedilmektedir.Bazen hitap özel bir kişiye (ya da gruba) yapılır ve aynı şekilde bu kişi (ya da grup) kastedilir.
Örnek: Allah, "Ey Adem!" dedi, "Bunlara onların isimlerini söyle!" Adem meleklere onların isimlerini söyleyince, Allah meleklere şöyle dedi: Ben size demedim mi, Ben kesinlikle göklerin ve yerin gaybını sizden daha iyi bilirim; sizin gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilirim, diye?

(Bakara: 33)
Bu ayette hitap Hz. Adem’e yapılmakta ve yine bizzat Hz. Adem’in kendisi kastedilmektedir.
4. Hitap hususidir, ama bununla umum kastedilmektedir.Bazı ayetlerde hitap özel bir kişiye (ya da gruba) yapılmaktadır, ama bununla genel kastedilmektedir.
Örnek: Ey Peygamber! Hanımlarınızdan birisini boşamayı düşündüğünüzde, onları belli bir süre içerisinde boşayın ve bu süreyi hesaplayın; ve her zaman Rabbiniz olan Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu süre zarfında çok belirgin bir hayasızlık yapmadıkları sürece onları evlerinden kovmayın; onlar da evi terk edip gitmesinler. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın koyduğu sınırları çiğnerse, sadece kendi kendisine yazık etmiş olur. Sen önceden bunu kestiremezsin ama, belki de Allah bu olanlardan sonra o ikisi arasında yeniden güzel bir ilişkinin kurulmasını sağlayacaktır. (Talak: 1)
5. Hitap kişiyedir, ama başka birileri kastedilir.Bazı ayetlerde hitap belli bir kişiye yapılır, ama o kişinin şahsından ziyade başka birileri kastedilir.
Örnek: Ey Peygamber! Sen Allah'a samimiyetle kulluk etmeyi sürdür! Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Unutma ki, Allah her şeyi bilir, her şeyi yerli yerince yapar. (Ahzab: 1)
Bu ayette hitap her ne kadar Hz. Peygamber (as)’a yapılıyor olsa da burada hitabın asıl muhatabı müminlerdir. Tabir caiz ise “Ey Peygamber sana söylüyorum, ama ey müminler siz anlayın” tarzı bir hitap söz konusudur.