0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Medine'yi Ağlatan Ezan  (Okunma Sayısı 327 defa)
şüheda-21
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 310


« : 14 Temmuz 2008, 21:04:02 »

 



Allah Resûlü hasta yatağında soğuk terler döküyor. Hazreti Aişe'nin gözü yaşlı, Hazreti Ebu Bekr'in başı yerde, Kainatın Efendisi ebedi yolculuğun eşiğinde son nefeslerini sayıyor. Medine soluk almadan bekliyor.

Buruk yürekler, endişeli bakışlar ve köşelerde sessiz sessiz akıtılan göz yaşları... Tek istenilen şey, bir haber. Habibin sıhhat haberi. Fakat Alemlerin Rabbi daha fazla uzatmayacaktır dünya gurbetini Habibinin. Ahmedir17;nin yüreğini daha üzmeyecektir bu çöllerde.


İşte son an... son nefes... ve Habibin dudaklarından dökülen son söz: "Er'rafiku-l a'la! Er'rafiku-l a'la!" " Yüce dost! Yüce dost!"

Kainatın Sevgilisi ulaşıyor dostuna

Ezan vaktidir. Resûlullah'ın yokluğundaki ilk gecenin sabahı. Bilal elini kulağına götürmek için hazırlanıyor. Mukaddes daveti duyuracak. Lakin yüreği yanıyor. Yanık sesi, yanık yüreğiyle hepten hüzne bürünmüş başlıyor ezan-ı Muhammedi. Ve tam "Eşhedü enne Muhammederrasûlullah..." derken bir hıçkırık kopuveriyor Bilal'in ciğerlerinden. Bilal ağlıyor, sahabeler ağlıyor. Dalga dalga hüznüyle yayılıyor gülbang-ı Ahmedî. Peygamber müezzini ezanı güçlükle bitirebiliyor.

Medine... Peygamber şehri. Hiç böyle görmemişti bu şehri Bilal. Her bir taşından göz yaşı damlıyordu sanki. İşte bu sokaklardan yürümüştü  Resûlü. Bu mescitte oturmuştu. Şu kütüktü yaslanıp da hutbe okuduğu. Mübarek ayaklarının değdiği toprak bu topraktı. O'nun gül kokusu sinmişti bu yerlere. Medine O'nu bulduğu gün can bulmuştu. Ama şimdi o yoktu bu şehirde. Her zerresine hasretini nakşedip göçüp gitmişti işte. Bilal Medine'de duramazdı artık. Baktığı her yönde O'nun hatırasının canlandığı, yüreğine hicran ateşleri yağdıran bu şehirde kalamazdı. Hasretini bağrına basıp Şam'a gitti. Aradan seneler geçti. Medine peygambersiz, ezanlar Bilalsiz seneler geçti. Halife defalarca Bilal'i Medine'ye çağırdı. Tüm ısrarlara rağmen peygamber müezzini kabul etmedi bu davetleri.
[/color]

[fon]http://www.ensevgiliye.net/video/kirkyasindasin.mp3[/fon]


 Sad   Sad  Sad   Sad
Moderatöre Bildir   Logged

şüheda-21
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 310


« Yanıtla #1 : 14 Temmuz 2008, 21:10:40 »


Fakat bir gece Efendimiz (sav) rüyasına geldi Hazret-i Bilal'in.  Resûlü (sav) nurlar içinde ona bakıyor, sitemvâri bir tavırla: "Ne zamandır beldemize uğramaz oldun Ya Bilal!" diyordu. Ertesi sabah Bilal, emri alan asker gibi fırladı. Derhal Medine yollarına koyuldu. Bilal'in ne sıcakta pişen vücudu ne uzayan yollara bakan gözleri vardı. Hissettiği tek şey kalbindeki tarifsiz sızıydı. Özleten, ağlatan, yandıran bir sızı.

Günlerce süren yolculuğun ardından Bilal, sevgilisini gömdüğü hicran şehrine ayaklarını basıyordu işte. Ve o gün Medine bir zamanlar çok iyi tanıdığı bir sesle açıyordu gözlerini sabaha. Sesi duyan daha iyi işitebilmek için kapılara koşuyordu. Sokaklara dökülen insanlar heyecan içinde birbirlerine tek bir şeyi haber veriyordu. "Bilal gelmiş! Seneler sonra Bilal Medine'ye dönmüş." Kalpler sanki yerinden çıkacaktı. Sokaklarda kadınlar, çocuklar... Medine böyle bir şey görmemişti. Bütün şehir mescide akıyordu. Onlar bu sesi hep peygamber hayattayken duymuşlardı. Bu sesi işitip de gittiklerinde mescide  Resûlü'nün o mübarek yüzünü görmüşlerdi yıllarca. Peki ya şimdi? İşte bu ses Bilal'in sesiydi. Yoksa Muhammed Mustafa (sav) , kainatın biricik sevgilisi şimdi de mescitte miydi? Birisi deseydi ki: "Evet, Peygamberimiz (sav) mescitte, müminleri namaza bekliyor." Şüphesiz buna inanmayan kalmayacaktı. Bir anda çağlayan hisler o koskoca hakikati unutturuvermişti.  Resûlü artık aralarında yoktu ve dönmesi de mümkün değildi. İşte o dem herkes koyuverdi kendini. Genç, ihtiyar, kadın, çocuk herkes herkes ağlıyordu. Her şey ortadaydı. Bu ses bu semalarda Muhammed Aleyhisselamsızdı.

Bilal de yüreğinin yangınlarına su serpiyordu gözyaşlarıyla. O da ağlıyordu.

Hıçkırıklara karışan bu ezan bütün Medine'yi ağlatmıştı. Bu Hazret-i Bilal'in okuduğu son ezanı oldu. Şam'a döndükten bir süre sonra o da Hakk'ın rahmetine ulaştı.

Moderatöre Bildir   Logged

yasemin
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 291



« Yanıtla #2 : 14 Temmuz 2008, 21:20:56 »

 Allah razı olsun bu güzel paylaşım için  selam ve dua ile
Moderatöre Bildir   Logged

İSLAM;MAZLUMUN,MAĞDURUN,VE GARİPLERİN YARDIMINA KOŞMAYI EMREDER
Nar-ı Zehra
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1178


"Leyl-i Firak"


« Yanıtla #3 : 14 Temmuz 2008, 21:24:20 »

Hissettiği tek şey kalbindeki tarifsiz sızıydı. Özleten, ağlatan, yandıran bir sızı.  FFFF

Paylaşımdan dolayı Allah c.c razı olsun güzel yüreğin var ola kardeşim  Cry wesselam...
Moderatöre Bildir   Logged

ѕözüм∂üя яαввιмє ηιşαηℓıуıм∂ıя şєнα∂єTє...


Ne mutLu Rabbinin eLindeN "ŞeHaDet beRatı"nı aLanLara ünlem
dua dilencisi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 144



« Yanıtla #4 : 14 Temmuz 2008, 23:21:52 »


Fakat bir gece Efendimiz (sav) rüyasına geldi Hazret-i Bilal'in.  Resûlü (sav) nurlar içinde ona bakıyor, sitemvâri bir tavırla: "Ne zamandır beldemize uğramaz oldun Ya Bilal!" diyordu. Ertesi sabah Bilal, emri alan asker gibi fırladı. Derhal Medine yollarına koyuldu. Bilal'in ne sıcakta pişen vücudu ne uzayan yollara bakan gözleri vardı. Hissettiği tek şey kalbindeki tarifsiz sızıydı. Özleten, ağlatan, yandıran bir sızı.

Günlerce süren yolculuğun ardından Bilal, sevgilisini gömdüğü hicran şehrine ayaklarını basıyordu işte. Ve o gün Medine bir zamanlar çok iyi tanıdığı bir sesle açıyordu gözlerini sabaha. Sesi duyan daha iyi işitebilmek için kapılara koşuyordu. Sokaklara dökülen insanlar heyecan içinde birbirlerine tek bir şeyi haber veriyordu. "Bilal gelmiş! Seneler sonra Bilal Medine'ye dönmüş." Kalpler sanki yerinden çıkacaktı. Sokaklarda kadınlar, çocuklar... Medine böyle bir şey görmemişti. Bütün şehir mescide akıyordu. Onlar bu sesi hep peygamber hayattayken duymuşlardı. Bu sesi işitip de gittiklerinde mescide  Resûlü'nün o mübarek yüzünü görmüşlerdi yıllarca. Peki ya şimdi? İşte bu ses Bilal'in sesiydi. Yoksa Muhammed Mustafa (sav) , kainatın biricik sevgilisi şimdi de mescitte miydi? Birisi deseydi ki: "Evet, Peygamberimiz (sav) mescitte, müminleri namaza bekliyor." Şüphesiz buna inanmayan kalmayacaktı. Bir anda çağlayan hisler o koskoca hakikati unutturuvermişti.  Resûlü artık aralarında yoktu ve dönmesi de mümkün değildi. İşte o dem herkes koyuverdi kendini. Genç, ihtiyar, kadın, çocuk herkes herkes ağlıyordu. Her şey ortadaydı. Bu ses bu semalarda Muhammed Aleyhisselamsızdı.

Bilal de yüreğinin yangınlarına su serpiyordu gözyaşlarıyla. O da ağlıyordu.

Hıçkırıklara karışan bu ezan bütün Medine'yi ağlatmıştı. Bu Hazret-i Bilal'in okuduğu son ezanı oldu. Şam'a döndükten bir süre sonra o da Hakk'ın rahmetine ulaştı.


BU PAYLAŞIMA LAYIK OLAN KELİMELERİ BULAMIYORUM AMA ŞUNU SÖYLEMEK İSTİYORUM BİZLER EFENDİMİZİ S.A.V. İÇİMİZDE DOLU DOLU YAŞAYALIM O BİZLERİN DAİM YANINDA AMA GERÇEKTEN BİLİNÇLİ HİSSETMEK ONU YANINDA HİSSTMEK ÖYLE GÜZELKİ BİR DENEYİN NAMAZLARINIZDA BİR SECCADE FAZLADAN SERİN SİZİN SECCADENİZİN BİRAZ ÜZERİNDE OLSUN ÜZERİNE BİR GÜL BİRDE TESBİH KOYUN VE HİSSEDİN YANI BAŞINIZDA OLDUĞUNU SANMAM Kİ GELMESİN SEVGİLİLER SEVGİLİSİ .BİZLER BIRAKTIK KENDİMİZİ OYSA NE SÖZ VERMİŞTİK NE SÖZ VERMİŞTİK Cry Cry Cry Cry
Moderatöre Bildir   Logged
şüheda-21
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 310


« Yanıtla #5 : 15 Temmuz 2008, 11:33:32 »

Yorumlarınız İçin çok sağolun Allah cc razı olsun gerçektende insan okyunca gözleri doluyor


Rabbim bizi Hz. Muhammed sav Ümmetinden ayırmasın


Bilali habeşler olabilme umuduyla vesselam.. Cry  Cry
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Medine'yi Ağlatan Ezan!!! Sahabeler'in Hayatından Tablolar intifada 0 345 Son Mesaj 21 Eylül 2007, 00:50:09
Gönderen: intifada
CEBRAİL as ağlatan iki olay Öykü - Hikaye ve Kıssalar « 1 2 » ŞAİRAN 10 581 Son Mesaj 08 Eylül 2008, 07:21:29
Gönderen: _uMuT_
Bir Çiçeğin AğLatan Duası Dua penceresi asra 0 161 Son Mesaj 23 Nisan 2009, 19:29:09
Gönderen: asra
Güldüren de O'dur Ağlatan da... Düşünce yazıları/Makaleler hamne 0 133 Son Mesaj 10 Haziran 2009, 15:45:45
Gönderen: hamne
HALİFEYİ AğLATAN ÇOCUK Öykü - Hikaye ve Kıssalar cebelinur 2 181 Son Mesaj 29 Temmuz 2009, 21:47:52
Gönderen: cebelinur
Hz. Ömer'i(R.ANH) ağlatan 4 suç Sahabeler'in Hayatından Tablolar MERXAS 3 291 Son Mesaj 16 Şubat 2010, 12:43:51
Gönderen: cürmümile
Fitne Medine'yi Teslim Alıyor (Hz. osman'ın şehid edilişi) Sahabeler'in Hayatından Tablolar vuslat 0 369 Son Mesaj 13 Mart 2010, 16:31:07
Gönderen: vuslat