0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: mevlânâ'nın Vehim Anlayışı  (Okunma Sayısı 623 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 08 Ağustos 2007, 23:20:05 »

mevlânâ'nın Vehim Anlayışı

Hz. Mevlânâ Mesnevî'sinde vehmin sâlik (yâni "Hakk yolunun yolcusu") için pek büyük bir engel olduğunu beyân etmektedir (V/2649)[1]. Bu gerçekten de öylesine büyük bir engeldir ki Hz. İbrâhim gibi bir peygamber bile vehme kapılınca, gözlerini ve sağduyusunu bağlayan vehim ve hayâl âlemi ona müşâhede ettiği yıldız için "İşte bu benim Rabb'imdir" dedirtmiş (V/2650); gördüğü rüyânın sahih rüyâ olduğu vehmiyle de, bu rüyânın te'vîle ihtiyâcı olduğunu idrâk bile etmeden, oğlunu kurban etmeğe kalkışmıştır ( Saffât/100-107)[2].

Tepesinde vehim gibi bir zebellânın nöbet tuttuğu akl-ı cüz'î ise ancak mezara kadar olan şeyleri görür (IV/3311). Vehim zâten akl-ı cüz'înin âfeti olduğu içindir ki (III/1558) dağ gibi muhkem akıllar bile vehmin ve hayâlin denizlerinde iz bırakmadan kaybolur gider (V/2654). Akl-ı cüz'îye esir olan, sonunda usanırsa, bunun ne gibi bir ayak bağı olduğunu bâzen idrâk edebilir de gururundan dolayı Hakk erlerinden yüz çevirip nasıl bir vehim ve hayâl denizinde çırpınıp durmuş olduğunu anlayabilir (IV/3353-3356). Hz. Mûsâ ile cidalleşecek kadar akıllı ve filozof (V/2660) olan Firavun dahi halkın kendisini "Sen İlâhsın, Pâdişâhsın!" diye ululayıp secde etmesinden ötürü vehim marazına kapılmış (III/1556), Allahlık dâvâsında azmanlaşıp ejderhâ kesilmiş, doymak nedir bilmez bir Rubûbiyyet şehvetiyle mâlûl olmuş değil miydi? (III/1557). Bu ne büyük bir ibrettir!

Şehvet aklın zıddıdır; şehvetin menşei de akıl değil vehimdir. Şehveti dokuyan akla akıl denmez. O, akıl görünümü altında kendini izhâr eden, fakat aslında akıl altınının kalpı olan vehimdir. Vehim hep akılla savaşır durur; ona benzer ama o değildir! Vehmin akla nisbeti, baştanbaşa vehimle mülevves olan Firavun'un ahvâlinin hakikî akla (Akl-ı Meâd'a) sâhip olan Mûsâ'nın ahvâline olan nisbeti gibidir. Vehim, âlemleri yakıp yıkan Firavun'a, akıl ise canlara cilâ çeken Mûsâ'ya aittir (IV/2301 ve sonrası).

Vehmin gözü perdelidir; hakîkatı göremez (IV/3278). Ayrıca, zâhirde, vehmi akıldan tefrik etmek de çoğu kere mümkün olmaz. Bunun için her ikisini de şaşmayan-şaşırtmayan bir mehenk taşına vurmak gerekir ki vehmin ne kadar kalp olduğu kabak gibi ortaya çıksın. Bu işteki mehenk taşı ise Kur'ân'dır ve peygamberin sünnetidir, vesselâm! (IV/2304)

Vehimle akıllı adam bile delirir gider (III/1530). Yüzbinlerce taklîd ve istidlâl ehlini pek küçük bir vehim dahi hemen şüpheye düşürür; çünkü bunların taklîdleri de, delille bir hükme varmaları da ve hattâ bütün kolları kanatları da zan ile kāimdir (I/2125-2126). Zan ise insanı kıyâsa zorlar. İblîs'in ayağının kayması da kendisinin Hz. Âdem'den üstün olduğunu vehmetmesinden ve bunu bir kıyâsla dile getirmesinden ötürü değil midir? (A'raf/12)

Bulutlu bir günde ya da karanlık bir gecede Kıble'yi tesbit etmek gâyesiyle yapılan kıyâs isâbetli olur da gökte Güneş varken ya da Kâbe karşıda duruyorken insanı vehme yöneltecek kıyâsla işimiz ne? Kıyâsın hakîkatın anahtarı olduğu vehmine kapılıp da koskoca Kâbe hiç görmezlikden gelinir, ondan yüz çevrilir mi? (I/3404-3406). Kaşının üzerinden sarkmış bir kılı gördüğünde temyîz edemeyip de vehmine mağlûb olan ve bunu Ramazan hilâlini gördüm diye Hz. Ömer'e müjdelemeğe kalkışmış olanın durumu da ne kadar ibret vericidir! (II/113-119). Ya bir de, kurtardığı ayının kendisine hep idrâkli bir dost olarak kalacağını vehmeden, ama uyurken yüzüne konan sineği kovmak için ayının sineği taşla öldürmeğe kalkmasıyla yüzü de parçalanıp ölen ahmak adamın hâlini düşünün! (II/1932, 1970-1971, 2124-2129).

Putların anası, kendisi de bir put olan nefistir. Çünkü (herhangi bir) put bir yılandır, ama nefis putu bir ejderhâdır (I-772). Vehim ise aslında nefis, akl-ı cüz'î ve hayal ile birlikte sanki bir ayran gibi uyum içindedir. Rûh ise bu ayranın içinde gizli olan yağdır (IV/3029).
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
HÜSEYİN
HÜSEYİN
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 634


Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur...


« Yanıtla #1 : 08 Ağustos 2007, 23:43:27 »

Allah razı olsun abi güzel bir paylaşım
Moderatöre Bildir   Logged

AllahIM ; SENDEN BAŞKA HİÇ BİRŞEYİ OLMAYAN BEN , SENDEN BAŞKA HERŞEYİ OLANA ACIRIM ünlem. .

Mahzûn yüreklerde hazin bir sevdadır Huseyn...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sünnet ve Hadis AnLayışı... Hz.Muhammed (S.a.v) ÂmâK-ı HâYâL 0 154 Son Mesaj 11 Mayıs 2009, 16:50:02
Gönderen: ÂmâK-ı HâYâL
Günümüzde İstiaze Anlayışı Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 111 Son Mesaj 03 Haziran 2009, 08:41:27
Gönderen: MERXAS
Mevlana'nın,Yunus Emre İle Karşılaşması İslam Alimleri ve öncüleri MERXAS 0 120 Son Mesaj 25 Haziran 2009, 08:12:25
Gönderen: MERXAS
H.z Mevlana'nın Kabri. Resimler ve flashlar arzu.. 1 628 Son Mesaj 18 Mart 2010, 19:19:13
Gönderen: Yusuf-i Güneri
Adamlık Dinindeİslam Anlayışı Çocuk Dersleri MERXAS 0 164 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 07:48:56
Gönderen: MERXAS
Hz Mevlana'nın Dilinden Dua Dua penceresi MERXAS 1 192 Son Mesaj 11 Haziran 2010, 09:17:06
Gönderen: _uMuT_