0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Mezar başındaki sohbet  (Okunma Sayısı 286 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 30 Mayıs 2009, 09:55:28 »

Mezar başında bir sohbet
 


Yaşlı adam, eşinin kabrini ziyaret etmek için gittiği kabristanda, bir inilti duyarak yavaşladı. Sağa sola bakınarak kulak kesildi. Ortalıkta kimseler yoktu ama, o sesi işittiğinden emindi. Önce hızlı adımlarla kaçmak istedi.

Fakat sanki büyülenmiş gibiydi. Korkudan olsa gerek ki, gücü zaten çok azalan ayakları tutulmuş, vücudu uyuşmuştu. Diz boyu otla çevrili mezarlar arasında, güçlükle ilerleyip o tarafa yöneldi. İnlemeyi bir kez daha duyunca, daha fazla yanaşmayıp yere oturdu. Tüylerini diken diken eden ses, birkaç metre ilerden geliyordu.

Yaşlı adam, bazı velî zatların, kabirdeki insanlarla konuştuğunu duymuş, bunları da herkese anlatmıştı. Belki laf olsun diye:

— Neden böyle inleyip duruyorsun? dedi. Bir derdin mi var?

Derinlerden gelen bir erkek sesi:

— Büyük bir azap çekiyorum!. dedi. Her kemiğim tek tek kırılmış sanki.

Yaşlı adam, tâ iliklerine kadar ürperdi. Acaba kendisi de, evliya mıydı? Her ne olursa olsun, bu cevabı kesinlikle beklemiyordu. Güç bela toparlanıp:

— Ne zamandır bu haldesiniz? diye sordu. Yani ne zaman öldünüz?

— VAllahi bilmiyorum!. dedi mezarda yatan. Sanki dün yaşıyordum, hatta eğleniyordum. Arkadaşlarla birlikte biraz içki içmiştik, daha sonra ayrıldık. Bu arada, sanki yüksek bir yerden düştüm. Her halde ölmüşüm ki, şimdi bu mezardayım. Üstelik de büyük bir azap çekiyorum.

— İçkinin haram olduğunu ve kabir azabına yol açtığını bilmiyor muydun? diye sordu dışardaki. Allah bilir, başka büyük günahlar da işledin.

— Keşke ellerim kırılsaydı!. dedi, adam. Keşke kırılsaydı da, o büyük günahları işlemeseydim. Keşke dudaklarım yapışsaydı da, içki denilen zehri içmeseydim. Ne yazık ki her türlü işi yaptım, kumardan tut tâ hırsızlığa kadar. Şimdi öyle pişmanım ki hiç bilemezsin. Burada bu şekilde, bir saniyecik bile kalmaktansa, ömür boyu aç kalmaya razıydım. Ağzıma içki değil, gerekirse bir yudum su bile koymazdım. Başımı da babam gibi secdeden kaldırmazdım.

— Demek baban dindar biriydi, dedi dışardaki. Neden onun yolundan gitmedin ki?

— Namaz kılmak biraz güç geldi, dedi adam. Oruç tutmak da öyle. Günde beş kez seccadeye yatmayı, uzun yaz günlerinde, aç ve susuz kalmayı istemedim. Açıkçası, havam bozulur diye korktum. Oysa şimdi bu karanlık çukurda yatıyorum. Tertemiz bir havaya, yemeğe ve suya hasret şekilde. Üstelik de dayanılmaz acılar içindeyim.

Yaşlı adam, biraz düşünceliydi. Acaba bu ölü için bir fatiha okusa, ya da dualar etse, faydası olur muydu? Bu konuda açıkçası çok ümitsizdi. Bir insan, kullarına verdiği sayısız nimetlerle merhametini ispatlayan ve kendisini en çok "Rahim" ve "Rahman" isimleriyle tanıtan Allah'ın azabına uğramışsa, âciz bir kul, o kişiye nasıl yardım ederdi?

Sessizce yerinden kalkıp ilerleyince, henüz yeni açılmış bir mezar gördü. Sahibini bekleyen bu çukurun yanında, birkaç tane içki şişesi vardı. Bir tek de ayakkabı.

Hemen o yana koştu. Boş mezarın içinde, üstü başı içki kokan bir adam yatıyordu. Ceketi de yüzüne dolanmıştı.

Yaşlı adam, önce mezara inmeyi düşündü. Fakat ağrıyan beliyle bu işi yapamazdı. Uzunca bir dal koparıp tekrar yanaştı ve bunu cekete taktırıp, sırt üstü yatan sarhoşun yüzünü açtı. Mezardaki adam, ondan fazla korkmuştu.

Yaşlı olan, bir anda rahatlayıp:

— Demek konuşan sendin? diye tebessüm etti. Seni ölü sanmıştım.

Mezardaki, derin derin nefes aldıktan sonra:

— Ben de öyle zannetmiştim!. diye sevindi. Geçen akşam buralarda içmiştik. Kafayı bulduğumda, bu çukura düşüp kaldım her halde.

Sarhoşun vücudu perişan bir haldeydi. Sırt üstü düştüğünde, üç beş tane kaburgası kırılmış, bir kez bile çalışmayan beyni sarsılmış, bütün gece o mezarda yatıp kalmıştı.

Yaşlı adam, hemen bir ambulans çağırdı. Sarhoş, mezardan kurtulup sedyeye alınırken, başını ona doğru güçlükle çevirerek:

— Sağ olasın amca!. diye teşekkür etti. İyileşir iyileşmez sana haber veririm. Bol mezeli bir çilingir sofrası düzenleyip, yeniden doğduğum günü kutlarız.

Cüneyd Suavi
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
kevir
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 128


« Yanıtla #1 : 30 Mayıs 2009, 10:20:24 »

insan, neden hemen yanı başında kensini bekleyen ecele aldırmaz?
Neden ölümün hak olduğunu bilirde kendisinden uzak olduğunu düşünür?
Neden eliyle kabirlere armağan ettiği yakınlardan ders almaz?
Neden dağlar misali bela varken önünde, sefa süslü  elemlere razı gelir?
EyvAllah Şeyxêm...
Moderatöre Bildir   Logged

Ha kevir li cer ket ha cer li kevir ket
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #2 : 30 Mayıs 2009, 10:43:07 »

akıl insana verilmis akılla dogruyu bulmak icin ya gercekten olmus olsa hersey icin gec olunsaydı fakat yinede bunu dusunmeyip Allah ın verdigi fırsatı geri tepmek ne kadar uzucu gelin dusunun  Sad Sad
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2009, 09:14:17 »

Allah razı olsun ellerine sağlık inş.. insan işte dara düşünce ah vah eder ne ettim ben der bi daha asla günaha dalmam der dilinden Allah ın zikrini düşürmez amma az bişi rahata kavuşunca hemen nankörleşir..
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
cebelinur
dogruhabergazetesi.com
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2346

ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR......


« Yanıtla #4 : 31 Mayıs 2009, 09:30:32 »

adamın eşi ve çocukları ölür, annesi babası ölür
hiç düşünmez mi ki bir gün sıra ona da gelir.

dünya bir ağacın gölgesi altında bir süre dinlenip sonra yoluna devam eden bir yolcuya benzer.

“ Dünya hayatı, sadece bir oyun ve eğlenceden başka bir­şey değildir. (Allah'ın azabından) korunanlar için elbette a­hi­ret yurdu daha iyidir. Düşünmüyor musunuz ?” (el- En'âm, 32)
Moderatöre Bildir   Logged

Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ordadır.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
MEZAR TAŞLARI Şiir Pınarı diyar2 0 212 Son Mesaj 24 Şubat 2008, 00:19:53
Gönderen: diyar2
forum sohbet İstek, Öneri ve Şikayetleriniz VuSLaTaSeVDaLı 7 526 Son Mesaj 01 Şubat 2009, 12:09:14
Gönderen: afatsum
Mezar Taşı Yazıları fıkralar seriyye 2 184 Son Mesaj 14 Nisan 2009, 14:06:30
Gönderen: гüъεyyε
Müjdeler olsun o gariblere ki...**Mükemmel bir sohbet Sohbetler/Seslendirme ramazan u. 3 885 Son Mesaj 23 Ağustos 2011, 13:41:32
Gönderen: Âl-i İmran
HOROZ İLE KÖPEĞİN SOHBETİ Öykü - Hikaye ve Kıssalar cebelinur 1 165 Son Mesaj 11 Ekim 2009, 18:24:09
Gönderen: kördüğüm
mezar taşları Resimler ve flashlar cürmümile 1 310 Son Mesaj 28 Şubat 2010, 16:49:48
Gönderen: cebelinur
Mezar taşı Şiir Pınarı « 1 2 ... 10 11 » Qum_Feenzır 106 4959 Son Mesaj 07 Nisan 2012, 19:49:50
Gönderen: Qum_Feenzır