0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: MİLLET-İ İBRAHİM  (Okunma Sayısı 1836 defa)
Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #10 : 22 Ekim 2009, 21:16:34 »

ecmain hamne..evet ya hep,ya hiç inşAllah Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #11 : 22 Ekim 2009, 21:31:58 »

secad  kardesim bu makale hasan abimize aitti degilmi ?
inzarda yayinlanmisti


Yanılmıyorsam inzar dergisindeydi.
Moderatöre Bildir   Logged

Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #12 : 22 Ekim 2009, 21:41:56 »

Şeyh Abdullatif bin Abdurrahman şöyle der: “Tevhid’i bilip onunla amel eden kimsenin müşriklere düşmanlık etmemesi düşünülemez. Onlara düşmanlık etmeyen kişi hakkında  “Tevhid’i biliyor ve onunla amel ediyor” denilemez.”[12]
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem başlangıçta Kureyşlilerin akıllarının cahilliğini ortaya koymamış, ilahlarına değinmemiş, onları ayıplamamış olsaydı, Lat, Uzza ve Menat gibi ilahlarını kötüleyen, Ebu Leheb’e, Velid’e ve diğerlerine değinen ayetleri ve yine Kafirun ve diğerleri gibi içinde müşriklerden, onların ilahlarından ve dinlerinden uzak olmayı içeren ayetleri bulunduran sureleri gizlemiş olsaydı (ki Rasulullah’ı bundan tenzih ederiz) kuşkusuz Kureyş müşrikleri onunla oturur, ona ikram eder, o secdede iken üzerine deve işkembesini koymazlar ve siyer kitaplarında sabit olan işkenceleri ona ve ashabına karşı uygulamazlardı. Böylece hicrete, zorluğa, sıkıntıya ve yorgunluğa da gerek duyulmazdı. Allahu Teala’nın dinini ve Müslümanları dost edinip, batılı ve batıl ehlini düşman edinme davası; namaz, zekat, oruç ve hac farz kılınmadan önce Müslümanlara, daha davetlerinin başında farz kılınmıştı. Onlar daha başlangıçta sadece bu davadan dolayı işkenceye, eziyete ve musibetlere maruz kalmışlardı.
Şeyh Hamd bin Atik şöyle der: “Akıllı ve kendisine karşı samimi olan bir kişi, Kureyş müşriklerini, Rasulullah’ı SallAllahu Aleyhi ve Sellem yeryüzünün en şerefli yeri olan Mekke’den çıkarmaya iten nedenin ne olduğu hakkında yeterince düşündüğünde, Kureyş müşriklerinin, ancak dinlerinin yanlışlığını ve atalarının sapmış olduğunu açıkça söyledikten sonra Rasulullah’ı SallAllahu Aleyhi ve Sellem ve onunla beraber iman edenleri Mekke’den çıkardıklarını tesbit eder. Kureyş müşrikleri Rasulullah’dan SallAllahu Aleyhi ve Sellem bundan vazgeçmesini istediler ve gerek Rasulullah’ı SallAllahu Aleyhi ve Sellem gerekse de ashabını, bunu terketmemeleri halinde kendilerini Mekke’den çıkarmakla tehdit ettiler. Müşriklerin eziyeti o kadar şiddetlendi ki sahabe dayanamayıp Rasulullah’a SallAllahu Aleyhi ve Sellem şikayette bulundular. Bunun üzerine Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem onlara sabretmelerini tavsiye edip, kendilerinden önce eziyete uğramış ümmetleri örnek almalarını istedi. Bütün bu zorluklara rağmen Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, ashabına, müşriklerin dinini kötülemeyi ve cahilliklerini ortaya koymayı bırakmalarını söylememiştir. Aksine o, ashabıyla birlikte, yeryüzünün en şerefli bölgesi olmasına rağmen, memleketini terk etmeyi tercih etti. Allahu Teala şöyle buyurur: “Andolsun ki sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü ümit eden ve Allah’ı çokça anan kimseler için, Allah’ın Rasulü’nde güzel bir örnek vardır.”[13]
............
Moderatöre Bildir   Logged

Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #13 : 25 Ekim 2009, 10:32:12 »

İşte böyle! Tağutlar, gerçek durumlarını anlatmaktan, mü’minleri dost edinmekten, bu dinin düşmanlarından beri olmaktan, onlara, onların sahte ilahlarına ve batıl sistemlerine karşı düşmanlık göstermekten uzak, iki kanadı kesilmiş, topal ve eğri bir halde olmadığı sürece, hiçbir zaman ve hiçbir yerde İslam’a rıza göstermezler, İslam ile barış yapıp İslam için enstitü veya üniversiteler açmazlar, konferanslar düzenlemezler ya da kitaplarda ve dergilerde İslam’dan bahsedilmesine izin vermezler.
Bu durumu tüm açıklığı ile “Suudi Arabistan” isimli devlette görmekteyiz. Şöyle ki bu devlet, Tevhid’e ve Tevhid ile ilgili kitaplara teşvik etmesiyle, ölülerden medet umma, sufiler, nazarlık, ağaç ve taşlarla ilgili şirk ile mücadele konusunda alimlere müsade vermesiyle ve hatta teşvik etmesiyle insanların gözünü boyamaktadır. Bu bölünmüş ve eksik olan Tevhid ve bu eksik Tevhid’in davetçileri, yöneticilerden ve kafir düzenlerinden uzak durdukları müddetçe mutlaka onlardan destek, dayanışma ve teşvik görmeye devam edeceklerdir. Halbuki Cüheyman’ın Rahimehullah ve onun gibilerinin Tevhid ile dolup taşan yazıları neden destek görmemekte hatta saldırıya uğramaktadır? Neden Suudi hükümeti bu tür yazıları desteklemedi ve teşvik etmedi?
Şeyh Hamd bin Atik Rahimehullah şöyle der: “İnsanların çoğu, şehadet kelimesini açıkça söylemeye ve namaz kılmaya güç yetirebildiğinde ve yine mescitlerden alı konulmadığında, müşriklerin veya mürtedlerin arasında yaşıyor olsa dahi dinini açıkça ortaya koymuş olduğunu zanneder. Halbuki bu zanları nedeni ile çok çirkin bir hatanın içine düşmüşlerdir. Şunu iyi bil ki! Küfre götüren nedenlere göre küfrün bir çok nedeni ve çeşidi vardır. Her kafir topluluğun da kendisine göre mutlaka yaygın olan bir küfür çeşidi bulunmaktadır. Müslüman, her kafir toplumunda yaygın olan bu küfür çeşitlerinin tümüne karşı çıkıncaya, onlara karşı düşmanlığını ve onlardan beraatini açıkça gösterinceye kadar dinini ortaya koymuş olmaz.”[14]
Yine şöyle der: “Dini açıkça ortaya koymak, kafirleri tekfir etmek, onların dinlerini kötülemek, onların aleyhinde konuşmak, onlardan uzak durmak, onlara karşı sevgi göstermemek ve onlara meyletmemek ve yine onlardan ayrılmak ile olur. Sırf beş vakit namaz kılmak dini açıkça ortaya koymak değildir.”[15]
.............
Moderatöre Bildir   Logged

hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #14 : 25 Ekim 2009, 22:17:56 »

 birdahi Allahrazıolsun kardeşim....bir ricam olacak mümkünse, dip notları kitap bitmeden göremeyecez gibi  :)konu seyir halindeyken siz gözatıp dip notlara evvelinden belirtseniz olabilirmi acaba zahmet vericem ama...
meramım anlaşıldımı?anlatamadım gibi geldi ama Roll Eyes
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Vuslata_Ozlem
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 271



« Yanıtla #15 : 25 Ekim 2009, 22:26:17 »

birdahi Allahrazıolsun kardeşim....bir ricam olacak mümkünse, dip notları kitap bitmeden göremeyecez gibi  :)konu seyir halindeyken siz gözatıp dip notlara evvelinden belirtseniz olabilirmi acaba zahmet vericem ama...
meramım anlaşıldımı?anlatamadım gibi geldi ama Roll Eyes

ben anladim hamne
eminim onlarda anlayacaklardir
 Cheesy

selam dua ile
Moderatöre Bildir   Logged

YANLIZ SANA KULLUK EDER,YANLIZ SENDEN YARDIM DILERIZ
Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #16 : 25 Ekim 2009, 22:51:28 »

hamne kardeş kusura bakma ..çok uzun olduğundan dipnot veremicem...kitap bitsin inş sonunda tabiiki yazıcam..selamlar
Moderatöre Bildir   Logged

hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #17 : 25 Ekim 2009, 22:55:32 »

peki...napalım kitabı sonuna kadar okuyacaz senden kaçış yok gibi  Roll Eyes
ya hep ya hiç Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #18 : 25 Ekim 2009, 22:58:09 »

tşk ederim anlayışına hamne kardeş ...inş ya , :)hep ya hiç
Moderatöre Bildir   Logged

Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331



« Yanıtla #19 : 26 Ekim 2009, 22:51:17 »

Şeyh İshak bin Abdurrahman şöyle der: “Allah’ın basiretini aldığı kimselere ait olan, kafirlerin ibadete ve eğitime engel olmamalarının dini açıkça ortaya koyma olduğu yönündeki söylem, batıl bir iddiadır. Bu söylemi hem şeriat ve hem de akıl reddeder.”[16]
Ebu’l-Vefa bin Akil Rahimehullah şöyle der: “Eğer günümüz insanları içinde Müslümanların konumunu tespit etmek isterseniz, cami kapılarındaki kalabalıklara ve 'Lebbeyk' diye haykıran yığınlara bakmayın. Asıl olarak, şeriat düşmanlarının peşinden giden ayak izlerine bakın! Asıl sığınma Allah'ın kalesine olan sığınma ve O'nun sağlam ipine sarılmadır. Bu dinin dostlarına bağlılıktır. Bu dine muhalif olan düşmanlara karşı çok dikkatli ol. Kişiyi Allahu Teala’ya yaklaştıran en faziletli amel, Allah ve Rasülü’ne karşı çıkmış olanlardan nefret etmek ve onlara karşı el, dil ve kalp ile mümkün olduğunca cihad etmektir.[17]
İKİNCİ UYARI
Şirkten ve müşriklerden uzak durmanın yanında, Allah’ın dinini ve dostlarını dost edinme, onlara yardım etme, destek olma, nasihat etme ve bunları açıkça yerine getirmenin bulunuyor olması gerekir. Böylece kalpler ve saflar bir olur. Doğru yoldan sapmış muvahhid kardeşlerimizi azarlasak da, onlara şiddetli bir üslupla nasihat etsek de ve Nebilerin yoluna aykırı olan yollarını eleştirsek de Şeyhu’l-İslam’ın dediği gibi Müslüman Müslümana karşı vücuttaki iki el gibidir. İkisinden birisi diğerini temizler. Ve bazen kiri yok edebilmek için neticesi güzel olan şiddete ihtiyaç vardır. Çünkü bu şiddetten amaç iki eli selamete kavuşturup temiz olmasını sağlamaktır. Hiçbir şekilde bir Müslümanın, başka bir Müslümandan tamamen uzak durmasını caiz görmüyoruz. Çünkü Müslümanın, kardeşi üzerinde ancak riddet ve İslam’dan çıkma durumunda kesilecek olan dostluk hakkı vardır. Allahu Teala bu hakkın önemini şu ayetiyle yüceltmiştir: “Eğer siz bunu yapmazsanız (aranızda dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat çıkar.”[18] Dostluğun aslının kalmasıyla birlikte, doğru yoldan sapmış Müslümanın ancak savunmuş olduğu batılından, bid’atından ve sapmasından uzak durulur. Baği ve benzerleri ile ilgili hükümlerin mürtedlere karşı yapılan savaş hükümlerinden farklı olmasının nedeni de budur. Günümüzde İslam’a mensup olduğu halde dostluk ve düşmanlık ölçüsünü dikkate almayan bir çok kişinin yaptığı gibi hiçbir zaman yukarıda belirttiğimizin dışına çıkarak tağutları neşelendirip sevindirmeyiz. Dostluk ve düşmanlık ölçüsünü dikkate almayanlar, muvahhid muhaliflerinden uzaklaşma, bu muhaliflerinin başlarına gelenlerden dolayı kendileriyle alay etme, diğer insanları onlardan ve hatta onlarda bulunan bir çok haktan sakındırma konusunda aşırıya gittiler. Maalesef, kendisine muhalif olan Müslümanların tağutun eline düşmesinden dolayı sevinen ve belki de hiç aklına gelmeyecek şekilde kendisini yetmiş senelik cehennem çukuruna yuvarlayacak sözler söyleyen bir çok kimseyi tanıyorum.
İbrahim Milleti’nin ilkelerinden ve özelliklerinden olan, ancak günümüz davetçilerinin genelinin ihmal ettiği hatta çoğunun tamamen terk ettiği hususlardan bazıları şunlardır:
..........
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: 1 [2] 3 4 5 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hz. İBRÂHİM (a.s.) Peygamberlerin Hayatı MuSLiM 0 169 Son Mesaj 30 Ekim 2008, 14:45:37
Gönderen: MuSLiM
ULUS MU MİLLET Mİ? Düşünce yazıları/Makaleler vuslat 1 139 Son Mesaj 01 Aralık 2008, 20:03:50
Gönderen: muhammed-i dava
İBRAHİM-İ DURUŞ. Kendi kalemizinden yazılarınız selvi 3 356 Son Mesaj 17 Mart 2009, 23:50:21
Gönderen: hamne
NEYİ KAZANDINIZ LANET OLASI!.. / İBRAHİM KARAGÜL (ALINTI MAKALE) Filistin Özel kuranehli 3 127 Son Mesaj 22 Ocak 2009, 23:20:05
Gönderen: harras
MUSTAFA EY MİLLET EY MİLLET Ezgi ve ilahiler by siirtli 0 208 Son Mesaj 18 Ekim 2009, 08:37:52
Gönderen: by siirtli
DÜNYADA SADECE İKİ MİLLET VE İKİ CEPHE VARDIR Tevhid Ve Akaid hamza01 0 81 Son Mesaj 18 Ekim 2009, 11:26:06
Gönderen: hamza01
İBRAHİM BİN ETHEM HZ. İLAHİ AŞK FİLİMİ WMW FORMATINDA İNDİR Flim - Tiyatro - Etkinlik Görüntüleri yanardağ55 0 466 Son Mesaj 01 Haziran 2011, 23:15:16
Gönderen: yanardağ55