0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Modernite ve Müslümanlar  (Okunma Sayısı 160 defa)
deniz_
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 97



WWW
« : 08 Kasım 2009, 19:50:05 »

Şüphe yok ki modern dünya Avrupa'da doğdu ve orada olgunlaştı. Biz ise yaklaşık üçyüz yılı aşkın bir zamandan beri, başlangıçta adına "batılaşma" şimdilerde ise "modernite" dediğimiz bir "süreç"ten geçmekte, fakat aynı zamanda da onunla ölümcül bir mücadele halindeyiz. Müslümanların sürdürmekte olduğu hayat için oldukça yabancı ve tehdit edici olan bu süreç hayatın birliği olan tevhide, çok zaman gizli bir meydan okuma ve onu parçalama özelliği taşımıştır. Bu parçalanma hayatın her safhasında ve bütün toplumsal ilişkilerimizde giderek artan bir şekilde devam etmektedir. Başlangıcından bugüne kadar modernitenin meydan okuması karşısında cevabı aranan soru, İslâm/Müslümanların nasıl bir tavır takınacakları olmuştur.

Önceleri "batılaşma" olarak adlandırılan bu süreç kılık-kıyafetin, davranışların, adet ve geleneğin değişmesi olarak tanımlanır. Oysa İslâm açısından bunun uygun bir tanım olduğunu söylemek oldukça zordur. Zordur, çünkü öncelikle coğrafya bağımlı bir tanımlanma, buna ilaveten karşıt kutupla (doğulu) bir kimlik arayışını beraberinde getirmektedir. Buna belkide güzel bir örnek Sukarno'nun şu sözleridir;

"Kardeşlerim, bugün artık Asyalı kanımızla düşünmenin zamanıdır." Fakat bundan da trajik olanı Nehru'nun vasiyetidir; "benliğimin yarısı batıya aittir; ama öldüğüm zaman küllerimin Ganj'a dökülmesinin benim için anlamı büyüktür."

Kanaatimize göre modernite sadece insan davranışlarının, toplumsal değerlerin, gelenek ve adetlerin değişmesi değil; bunların da ötesinde cereyan etmekte olan bir olgudur. Denebilir ki bu yeni durum insanın "varlık alemine" farklı biçimde "nazar" etmesi olayıdır. Bir başka deyişle bu, dinin insanlara sunduğu varlığı/Kainatı anlama ve yorumlamamıza yardımcı olan "anlam dünyasını" terk edip, başka bir değerler dünyasında anlam aramaktır. Bunun neticesidir ki, kendisini yaşadığı varlık dünyası ile birlikte anlamlandıran insan bundan vazgeçerek, kendisini yine kendisi ile anlamlandırmaya/tanımlamaya başlamış olur. Dolayısı ile bu, nasıl giyinmek meselesi değildir ama giyinmenin ne "anlama" geldiğine ilişkindir. Bu eskinin terk edilip yeninin kabul edilmesi, onun yerine geçmesi değildir; tersine eskiyi eski kılanın ne olduğuna ilişkindir.

Bilindiği gibi 15. yüzyıldan itibaren kalbî bir değişime eşlik eden tüm toplumsal hayatın dönüşüme uğratılması ile meydana gelen modernite, kendine rahim görevi yapan coğrafyadan bütün dünyaya yayılır. Önceleri asker ve silahlarla birlikte, daha sonra da yeni bir bilgi türü, yeni bir teknoloji, hayat biçimi ve daha da önemlisi farklı bir düşünme şekli ile hegemonyası altına almadığı hiçbir yer bırakmamış olur. Farklı din ve kültürlerin bütün insanlarını kendisinin ilkelerine ve değerlerine göre değiştirir. Toplumsal yapıların hepsini parçalayarak, onların yine kendisinin normlarına göre yeniden örgütlenmelerini ister. Karşı konulamaz bir cazibede yeni hayat biçimleri sunarak kendisine karşı direnmeleri anlamsız kılar. Sunduğu yeni bilgi türü ve düşünme şekli ile bütün farklı din ve kültürlerin inananlarını kendisine teslim olmaya mecbur eder.

Modern güçler karşısında uğranılan yenilginin tabii bir neticesi olarak olay önceleri askeri terminoloji içinde algılanarak kavramsallaştırılmış olur. Bu değerlendirmenin meyvesi olarak yeni okullar açılmaya başlar. Çünkü bu yeni bilgi türü ancak bu okullar yardımı ile üretilip elde edilecektir. Bundan dolayı başlangıçta modernleşme, muhalifin yani karşıdaki düşmanın elindekilerine sahip olmak isteğinden başka bir amaç taşımaz. Diğer bir ifade ile modernleşme düşmanı yenmek için bir "araç" olarak algılanmış olur. Fakat bu sürecin, kök salıp geliştikçe araç olmaktan çıkarak bir amaca dönüştüğü görülür. Genelde dünyada özelde ise İslâm coğrafyasında elde edilen uygulama ve tecrübelerin sonuçlarına bakıldığında görülür ki, düşmanı yenmek için modernitenin elde edilmek istenen maddi kazanımlarının kendilerine uygun bir kültür ve ilişkiler oluşturduğu ve sonuçta da artık hayat için bir amaç haline dönüşmüş olduğudur.

Günümüzde İslâm'ın dışında modernliğe karşı çıkan ve muhalefet edebilecek herhangi bir gücün kaldığını söyleyebilmek oldukça zordur. Bugün yeryüzüne hakim halde bulunan modern dünya görüşü, büyük çoğunluğu ile modern dünyanın bir parçası haline gelmiş müslümanlardan da tümüyle kendisine teslim olmalarını talep etmektedir. Yirmibirinci yüzyıla girmekte olduğumuz bu zaman diliminde buna direnmek sadece müslümanların müslümanlıklarını kurtarmalarını sağlamayacak, fakat aynı zamanda diğer insanlar için de bir kurtuluş ve rahmet olacaktır.


Abdurrahman Arslan
Moderatöre Bildir   Logged

hiç
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2009, 21:23:47 »

Allah razı olsun..
modernlik o kadar çirkin bir şeydir altı ayda bir değiştirirler demişler. eksik kalsın bizden onların modernliği evet aslında ilk ismi ehli küfür ehli zındıktı batının daha sonra batı şimdide modern. insanlara kelime oyunuyla tuzaktır bunlar. şimdilerde hani bir kısım medyanın türkiye yönünü doğuya çevirdi dediği gibi. islama deseler kuduracaklar. müslümanların en büyük medeniyeti kur'an ve sünnettir. ona sımsıkı sarıldılar mı bi iznillah hiç bir şeye ihtiyaç duymaycaktır..
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
s.a müslümanlar bana dua edermisiniz Vuslat Sevdalılar (tanişma) umut21 7 422 Son Mesaj 18 Nisan 2008, 21:53:15
Gönderen: __elizan__
MÜSLÜMANLAR KARDEŞTİR Şiir Pınarı Nar-ı Zehra 0 235 Son Mesaj 22 Mayıs 2008, 17:30:13
Gönderen: Nar-ı Zehra
Ey Müslümanlar Hakkiyla Kardeş Olun Hz.Muhammed (S.a.v) arab 0 130 Son Mesaj 06 Şubat 2009, 20:47:40
Gönderen: arab
Ey müslümanlar uyanın! Sahabeler'in Hayatından Tablolar MERXAS 0 199 Son Mesaj 30 Haziran 2009, 10:47:52
Gönderen: MERXAS
Ey müslümanlar uyanın! Sahabeler'in Hayatından Tablolar MERXAS 2 225 Son Mesaj 02 Aralık 2009, 21:16:44
Gönderen: _uMuT_
Müslümanlar Televizyon istiyor Yurttan haberler musabbinumeyr29 0 123 Son Mesaj 13 Ocak 2010, 13:54:55
Gönderen: musabbinumeyr29
LA İLAHE İLLAAllah VE MÜSLÜMANLAR İslami Hayat Tarzı hamza01 0 87 Son Mesaj 18 Nisan 2011, 13:31:05
Gönderen: hamza01