suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
30 Temmuz 2010, 13:17:50 *
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 [3] 4   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müminin Süresi 1,2,3  (Okunma Sayısı 753 defa)
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #20 : 15 Aralık 2009, 15:10:20 »

namaz onlar için öyle bir eylemdir ki
namazdan daha sevimli bir amel yoktur onlara...
namaz vaktini beklemeleri sevgililerini beklemeleri gibidir...
namaz denince bir sukunet kaplar onları...
...
onlar namazı tüm kainatla beraber kılarlar...
İftitah tekbiriyle beraber;
dünya boşarlar
terk-i dünya olurlar
bastı zaman ederler
...
Ve Bismillah ile başlar Rahman ve Rahim olanla sohpetleri ...

Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
_uMuT_
kadim üye
*

Puan: 155
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3909


Veren Allah alan Allah. Tevekkeltu alallah..


« Yanıtla #21 : 26 Aralık 2009, 16:32:56 »

namazımızı kılıp kötü işler yapıyorsak o namazımız eksik ve kusurludur. illaki bi yerde bi hata yapıyoruz ki o namaz korumuyor bizi. ya abdest alırken ya tesbihatında yada içinde o namazın hakkını vermiş olmuyoruz demektir bu. yada rükünlerini yerine getirirken horozun başını yere vurduğu hızda yerine getiriyoruz ki namazımızdan fayda görmüyoruz.  
  nasıl hakkıyla namaz kılarız o zaman derseniz ben kendi fikrimce tefekkürü öneririm. ve tefekkür ederek kıldığımız namazımız illaki huşumuzuda etkileyecektir.
   öncelikle namazın şartlarına bakalım altısı dışında altısı içerde olmak şartıyla on ikidir namazın şartları dışındakiler hadesten taharet necasetten taharet setri avret istikbali kıble vakit ve niyet içindekiler ise iftitah tekbiri kıyam kıraat ruku secde ve kadei ahire. bunları tek tek ele alalım.
   hadesten taharet: ey müslüman her zaman ölecekmişsin gibi temiz ol. ve en güzelin huzuruna çıkacaksın onun makamında olacaksın öyle ise temiz bir niyet ile temiz bir ruh ve beden ile o yaratanın huzuruna dikil. bedeninde pislik olmadığı gibi ruhundada olmasın kalbinde sırf  O’nu memnun etmenın sadeliği temizliği olsun. kalbini ve ruhunu şeytanın bütün vesveselerinden temizleyerek O’ nun huzuruna çık.
 Burada abdestten biraz bahsetmek istiyorum abdest almak elin kirini yüzün tozunu ayağın çamurunu temizlemek değildir. Hani bazen halk arasında kullanılan bir söz vardır. Derler ki elimi ayağımı bu işten çektim veya elimi yüzümü bu işten yıkadım. Abdest öyledir el ayak yıkamadır bütün kirli işlerden münkeratlardan gayri İslamiliklerden. Madem elimizi ayağımızı yıkadık  bulaşmayacağız demektir. İşte namaz böyle bir kalkandır. Tabi anlayarak idrak ederek eda bilsek bu güzel vazifeyi..
necasetten taharet: kalbini temizlediğin gibi elbiseni de temiz tut namazgahını da temiz tut. hadi bi deneyelim heyecanla bi namaz kılmaya çalışalım saçımızı başımızı tarayalım güzel kokular sürüp en güzel elbisemizi giyip O nun huzuruna çıkalım. ve bilelim ki O bizden temiz işler yapmamızı istiyor O nu razı edecek davranışlar içinde olmamızı istiyor. öyle ise Hadi bu sözü verelim bir daha elbisemizi temiz tuttuğumuz gibi amelimizide temiz tutacağımıza söz verelim. zaten yaptığımız temizlik o anlama gelmiyor mu?

setri avret:  tam bir edeble ile dikilelim huzuruna onun huzuruna çıkacakken haya edelim ondan ve onun huzuruna çıkacağız acaba onu üzecek bir şey yaptım mı? yaptığım her işte o razımıdır. birazdan onun huzurunda hesabını vereceğim deyip tıpkı emredilen yerlerimizi örttüğümüz gibi kendimizi günahlardan soyutlayarak çıkalım ve eğerki varsa bi günahımız anında onu örtmüş bi sevabla mukabele edelim o şerri örtmek için. ve bir daha ALLAH ın huzuruna utanılacak bir iş yapmamak üzere söz verelim nasıl ki bedenimizde örtülmesi gereken yerleri örtmeden çıkamıyoruz isek pis amellede çıkmayacağım deyip o şekil bir ahd ile çıkalım O yüce huzura.
Moderatöre Bildir   Logged

                (dualar sana filistin)
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #22 : 26 Aralık 2009, 23:40:17 »

“(Ey Rasûlüm!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak ise en büyüktür. Allah yaptıklarınızı bilir.”
(el-Ankebût, 29/45)


“Kimin namazı, onu hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa, onunla ancak Allah’tan uzaklığı artar.”
(Kudâî, Müsned-i Şihâb, 481)

 “Kimin namazı onu, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa onun namazı yoktur.”
(İbn-i Ebî Hâtim, Tefsir)


Abdul¬lah b. Selam (r.a.) şöyle demiştir: “Nebi (s.a.v.), aile halkına bir sıkıntı geldiği zaman onlara namaz (kılmaların)ı emreder ve: “Ehline namazı emret ve sen de ona sabır ile devam eyle...” (âyetini) okurdu.”
 (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, 64, 9255)

Sâbit (r.a.) şöyle demiştir: Nebi (s.a.v.), kendisine şiddetli bir ihtiyaç (darlık) isabet ettiği zaman: “Ey ehlim! Namaz kılın, namaz kılın!” diye nida ederdi.

 Sabit dedi ki: “Peygamberlerin başına bir iş geldiği zaman onlar namaza sığınırlardı.”
 (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân 21, 2915)
Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
_uMuT_
kadim üye
*

Puan: 155
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3909


Veren Allah alan Allah. Tevekkeltu alallah..


« Yanıtla #23 : 02 Ocak 2010, 17:22:22 »

istikbalı kıble: bütün yönler ALLAH a bakar. Sağımız solumuz önümüz arkamız hangisine bakarsak bakalım onun ayetlerinden bir ayet görürüz.
  kıbleye yönelmek duvarı taştan olan o beyte yönelmek olmasa gerek çünkü duvarı taştan olan bir çok ev vardır. O evi mukaddes eden manevi atmosferinin olmasıdır. Ona yönelirken bizi yaratana yönelmektir. Yönümüz kıbleye dönerken ALLAH’ a yöneliyoruz. Madem ki ona yöneliyoruz ve yolumuz O unun yoludur bunu sadece namazla sınırlandıramayız cadede sokakta evde her an ve vaktimizde yaptığımız işlerde hangi yöne yöneliyoruz. Kimleri razı ediyoruz. Bunu iyice düşünmek lazımdır. Sahi namazda yöneldiğimiz ALLAH bizi her yerde görüyordu değilmi? Madem her yerde  O nun gözlemi altındayız öyle ise her yerde yönümüz. Safımızı hep O ona olmalıdır ondan taraf tutmalıyız.

vakit: vakit yüce ALLAHın üzerine yemin edecek kadar değer verdiği bir unsurdur. Vel asri diyerek vakte yemin etmiş olan elbetteki  bunun ehemmiyetine binaen bize ikaz mahietinde etmiştir bu yemini . namazımızıda bir tertib ve düzen içerisinde kılmamız için vakti şart koşmuştur. Yani siz keyfinize göre deil istediğiniz zaman deil benim istediğim vakitte bana kulluk edeceksiniz. Öle hele yaşlanınca namaza başlarım yada daha hac için erken bahaneleri sanırım boş bir hayalden ibaretir. Çünkü ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz öyle ise hangi vakitte yaşıyorsak o anın kıymetini bilmeliyiz o an O na kulluk etmekle mükellefiz. Bunu iyice bilmek lazımdır. Sabah namazını vaktinde öğleyi vaktinde hakeza dier namazları vaktinde kıldığımız gibi, İslami sorumluluklarımızıda vaktinde yerine getirmek gerekir. Gençken gençliğimizin enerjisini vaktini ALLAH ı razı edecek davranışlar içinde geçirmeliyiz. İhtiyarlık geldimi ben geç olsaydımn demenin ne kıymeti var ki? Haydi öle ise vaktimizi namaza ayırırken dier vaktimizide tefekkür edelim kime ayırıryoruz namazımın dışındaki vaktimizi kendimizi sorgulayalım. Zaten biz sorgulamasak ALLAH sorgulayacak. O hesab gününe kendimizi vaktinde  hazırlayalım.

niyet: namaz gibi  büyük davanın ve namazı eda eden dava adamının dikkat etmesi zaruri ihtiyacıda niyetinin saf ve berrak olması şartıdır. Hicreti hatırlayayalım mekkeden medineye büyük göçü. Kimi sahabiler ya resulallah falan kes sevdiği kadın için hicret etmiştir dediklerinde, peygamber efendimiz s.a.v. kimin hicret niyeti kimin içinse ondan karşılığını alır demiştir.
  yine seyidimiz s.a.v bi hadisinde ameller niyetlere göredir demiştir.
  niyetimiz ne kadar temiz olursa o namazımızın hakeza içerisinde olduğumuz İslami davamızdan alacağımız imani lezzet te o kadar güzel olacaktır. Bunca eziyet ve sıkıntıya rağmen hala dava adamlarının davalarında sebat kalmalarının canları pahasına evlerinden yurtlarından ayrı kalma pahasına yıllarca esaret altında kalma pahasına hala İslami mükellefiyetlerinde taviz vermemelerinde en büyük etken niyetlerinin temiz ve Hak için olmasından kaynaklanması vardır.. Niyeti düzgün olanın akideside düzgün olur. Niyetinde ALLAH olan onu razı etmek olan kimseyi kim yolundan çevirebilir ki?
  öyle ise namaza niyet ederken kıldığımız namazımızda her hal ve zamanda ya RABBİ ben seninle olmaya ahdettim niyetlendim sana yönelmeye karar verdim senin davanı omuzlamaya seninle aynı benim gibi huzurunda saf tutmuş davanda sana taraf olmuş senin hizbinden olan kimseler gibi berrak bir imanla bende senin safına katılmaya karar verdim deyip haydi namaza başlayalım. Daha namaza girmeden yüce RAB'Bİmiz bizleri temizliyor her türlü kirden pastan ve böyle bir temizlikle namazımızı eda etmeye hazırlansak kalbimizi vaktimizi niyetimizi ona ayırsak ondan tarafa saf tutup ona yönelsek acaba böyle tefekkürle girizgah namaza etkiler mi huşumuzu? bence etkiler...
Moderatöre Bildir   Logged

                (dualar sana filistin)
_uMuT_
kadim üye
*

Puan: 155
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3909


Veren Allah alan Allah. Tevekkeltu alallah..


« Yanıtla #24 : 21 Ocak 2010, 21:40:55 »

namazın dışındaki şartlara baktığımızda ALLAH bizleri temiz bi şekilde sağlam bir akideyle huzuruna istiyor. içindeki şartlarından başlangıcı iftitah tekbiridir.
iftitah tekbiri: iftitah namaza başlarken niyetten hemen sonra namaza başlamadır. niyet ve namaza duruş. birbirlerini tamamlayan iki unsurdur. Hangi niyetle başlıyoruz namaza.ünlem veya niyetimizde ne vardır islami bir davanın kabulune başlarken..
 iftitah tekbirini alırken ellerimizi kaldırıp teslim oluyoruz en yüceler yücesine ister göğüs hizasına ister kulağa kadar olsun ellerimizi kaldırıp bir çok şeyi elimizin ters tarafına itiyoruz. yani asıl amacımızın ilahımızın huzurunda ona kulluk olduğunu beyan ederken onun dışındaki ona muhalif olacak her şeyide elimizin tersiyle itiyoruz. bu ne olursa olsun ister canımız gibi sevdiğimiz evladımız eşimiz annemiz babamız. ister bir türlü bizi doyurmayan dünya sevgimiz, ister bizi badireden badireye attıran nefsimiz hangisi olursa olsun.. hepsini tabiri caizse boşa atıyoruz sen ikinci plandasın diyoruz.

 e hadi bakalım az bişi kendimizi kontrol edelim gerçektende öylemiyiz. nara giden ibrahimin, bıçak altına yatan ismailin, zindanda yatan yusufun, tetereyle iki bölününen yahyanın, kerbelada hüseyinin teslimiyeti kararlığı var mı bizde onların yolunun takipçileri değilmiyiz en azından onalrdan bir iz okunuyor mu bizde? işte onların iftitah tekbiri tam bir teslimeyetti ya bizim?..
Moderatöre Bildir   Logged

                (dualar sana filistin)
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #25 : 11 Şubat 2010, 13:52:09 »

Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;
o namazı dostdoğru kılanların boş şeylerle uğraştıklarını göremezsiniz.Zira kıldıkları hakiki namaz onları boş işlerden uzaklaştırmıştır.
Onlar Allah'a yakınlaştırmayan insanlara faydası olmayan her eylemden kaçarlar...
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
_uMuT_
kadim üye
*

Puan: 155
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3909


Veren Allah alan Allah. Tevekkeltu alallah..


« Yanıtla #26 : 13 Şubat 2010, 23:47:53 »

namazın içindeki şartlarından bir diğeri kıyamdır. namaz gibi bir dava ve namaza davet eden gibi bir davetçi yoktur demiştik. kıyamda davetçi kişinin uyması gereken bazı kurallar vardır. bunu iyi anladı mı her şeyiyle kendini ALLAH' a adar.
kıyam: namazda kıyamın içindeki şartı dikkatimi çok çeker. eğer kıyama kalkacak gücün var ise kıyamda her hangi bir yere dayanarak namaz kılınmaz.ünlem yani sadece ve sadece dayanağımız ALLAH tır. her türlü hal ve ahvalde odur sahibimiz. zaten esmaül hüsnayı iyi anlarsak hayatımızın her alanına ALLAH ın hükmettiğini görüyoruz.
  ey müslüman senin dayanağın öyle büyük ve güçlü ki o bir şeye hüküm verdi mi hiç bir kuvvet onun hükmünün dışına çıkamaz. o bir şeye ol dedimi anında olur. varmı bundan daha güçlü bir dayanak dayanağın ALLAH ise ALLAH düşmanlarından olan korkun niye?
  evet dayanağımız güvencemiz ALLAH tır. Madem ki dayanağımız O hadi o zaman sadece onun emir ve yasaklarına uyacağımızı O nun için namazda nasıl bi yere dayanmadan duruyorsak. Namazdan çıkarken de nerde olursak olalım O nun himayesi altında olduğumuzu unutmayalım.O nun izni olmadan başımıza hiç bir iş gelemeyeceğini, O na meydan okuyanların tarihin sahnesinden perişan bi şekilde silindiğini idrak edelim. nerde ad semud kavmi nerde nemrud firavun? bi iznilalh bugünün zalimleride onlardan farksız olmayacaktır. Yeter ki biz bizi yaratana layıkıyla dayanalım O ndan başkasının korkusunu sevgisini içimizden atalım..
Moderatöre Bildir   Logged

                (dualar sana filistin)
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #27 : 17 Şubat 2010, 23:22:00 »

onların boş işlere ayıracakları zamanları yoktur zira onları meşkul eden büyük davaları vardır. Onlar Haktan uzak kalmazlar ki batıl onları kuşatsın...
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
kilimce
Yeni Üye
*

Puan: 13
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 42


« Yanıtla #28 : 20 Mart 2010, 14:42:13 »

Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;


Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Bir kimsenin boş şeylerle vakit geçirmesi, Allahü teâlânın onu sevmediğinin alametidir.”
 [Mektubat-ı Rabbani]

Uhud’da şehid olan bir gencin annesi, “Oğlum sana Cennet müjde olsun” dedi. Bunun üzerine Resulullah efendimiz buyurdu ki:
“Ne biliyorsun, belki malayani konuşurdu.” [Tirmizi]


Cenab-ı Hak, Hadis-i Kudsi’de buyuruyor ki:



“Ey insanoğlu! Eğer kalbine kasavet çökmüş ise, bedeninde hastalık var ise, rızkında mahrumiyet var ise, o zaman bil ki sen malayani, boş sözler söylemişsindir.

Ey insanoğlu! Çok konuşarak nasıl hikmeti istersin. Hikmeti kalben ve lisanen (dil) susmak suretiyle ara.

Ey insanoğlu! Başkalarını asla gıybet etme, çünkü kim gıybeti terkederse onun sır ve muhabbeti zahir olur (açığa çıkar) derecesi yükselir.

Ey insanoğlu! Dilin doğru olmazsa dinin de doğru olmaz. Kalbin doğru olmazsa dilin de doğru olmaz. Benden haya etmediğin müddetçe de kalbin doğru olmaz.”

Moderatöre Bildir   Logged
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #29 : 29 Mart 2010, 16:16:49 »

Demek kurtuluşun en önemli iki reçetesi, namaz ve boş şeylerden yüz çevirmedir;yani gereksiz şeylerle altın değerindeki vaktini heba etmemesidir.
Namazımızı ve uğraşlarımızı sürekli sorgulamak zorundayız selametimiz için;
eğer namazlarımız ahlakımızı güzelleştirmiyor, her geçen gün bizi biraz daha Allah'a yakınlaştırmıyor ve manen terraki ettirmiyorsa vay o namazlarımıza! ki kendisinden bize kalan sadece yorgunluktur.
Eğer vaktimizi Allah'ın istediği eylemlerde harcamıyorsak yine vay halimize! ki o vakitten bizlere kalan sadece 'ah'lar 'vah'lar ve ukbadaki azab olacaktır.
 
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
Sayfa: 1 2 [3] 4   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.197 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu