0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: müslüman olmam neyi gerektirir.(5 öğe)  (Okunma Sayısı 444 defa)
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« : 20 Temmuz 2011, 22:59:32 »

İNANCIMDA MÜSLÜMAN OLMALIYIM


İslâmiyet`e mensup olmanın ve bu dine bağlanmama ilk şartı müslüman kimsenin inancının sağlam ve doğru olması yüce Allah`ın kitabı ve Peygamberi`nin (s.a v) sünnetine uygun olmasıdır. Müslüman; fazilet sahibi ilk müslümanların ve din imamlarının inandıkları şeylere inanır. Çünkü bütün ümmet; iyilik itaat takva ve yüce Allah`ın dinini doğru anladıklarına dair onların lehinde şehadet etmiştir.

İnancımda müslüman olabilmem şunları yapmamı gerektirir.

1. Kâinatın yaratıcısının hakîm (her şeye hükmeden) kadîr (her şeye gücü yeten) âlim (her şeyi bilen) ve kayyûm (her şeyi tutan koruyan) bir Allah olduğuna inanmam lazımdır. Çünkü bu kâinattaki güzellik mükemmellik düzen ve kâinatın parçalarının birbirine muhtaç olması bunun en iyi delilidir. Şöyle ki; yüce kudret sahibi olan Allah`ın (kâinata koyduğu kanunlar) olmasaydı kâinatın yerinde kalması ve devam etmesi imkânsız olurdu.
"Eğer yerde ve göklerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah onların yakıştırdıklarından (ortaklara ve aracılara) muhtaç olmaktan münezzehtir (berîdir)" (Enbiyâ 22)

2. Yüce Allah`ın bu kâinatı boş ve beyhûde yere yaratmadığına inanmam lazımdır. Çünkü kemâl (noksansızlık) sıfatı ile vasıflanan Zât`ın [Allah`ın (c.c)] yarattığı şeylerde beyhude davranması düşünülemez. O`nun gönderdiği peygamber ve vahiy olmaksızın Allah`ın (c.c) bu yaratılıştan ne kastettiğini etraflı bir şekilde anlamak imkânsızdır.
"Bizim sizi boş yere bir oyun ve eğlence olarak yarattığınızı ve sizin Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Gerçek hüküm sahibi olan Allah yücedir. O`ndan başka ilah yoktur. O (bütün kâinatı kuşatan kâinatın. hayat kaynağı olan) yüce arşın Rabb`idir." (Mü`minûn 117)

3. Yüce Allah`ın kendisini insanlara tanıtmak onların yaratılış gayelerini neden yaratıldıklarını ve dönecekleri yeri onlara açıklamak için peygamberler gönderip kitaplar indirdiğine inanmam lazımdır. Bu kıymetli peygamberlerin sonuncusu yüce Allah`ın sonsuza dek bâki kalacak bir mucize olan Kur`ân-ı Kerîm ile desteklediği Hz. Muhammed`dir (s.a.v.). Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“And olsun ki her ümmete `Allah`a kulluk edin şeytan(a tapmak)tan sakının diyen bir elçi gönderdik. Allah iç­lerinden kimini doğru yola eriştirdi kimi de sapıklığı hakketti..." (Nahl 35)

4. İnsanlığın varoluşunun yegâne gayesinin; bizzat ken­di açıkladığı şekliyle yüce Allah`ı tanımak olduğuna inan­mam O`na itaat ve ibadet etmem gerekir ki O şöyle buyuruyor:
"Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler di­ye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum Beni beslemelerini de istemiyorum. Şüphesiz nzık veren sağlam kuvvet sahibi olan ancak Allah`tır." (Zâriyât 56-58)

5. Allah`a inanan ve O`na itaat eden mü`min kimsenin mükâfatının cennet Allah`ı (c.c) inkar eden ve O`na isyan eden kâfırin cezasının cehennem olduğuna inanmam lazımdır.
"İnsanların bir takımı cennete bir takımı da (çılgın alevli) cehenneme girer." (Şura 7)

6. İnsanın iyi ve kötü amelleri kendi irade ve arzusuyla işlediğine inanmam lazımdır. Fakat hayırlı işler ancak yüce Allah`ın tevfik ve yardımı ile meydana gelir. Kötülük ise yüce Allah`ın iradesinin etkisiyle değil ancak O`nun için ve iradesi çerçevesinde vuku bulur.
"Nefse ve onu (insan biçiminde) şekillendirene sonra da o nefse isyanını ve itaatını öğretene andolsun ki nefsini temizleyen iflah olur. Onu kirleyip örten ziyana uğramıştır." (Şems 7-10)

7. Kanun koymanın yalnız yüce Allah`ın hakkı olduğuna ve Allah`ın (c.c) koyduğu kanunlara tecavüz etmeye hiç kimsenin hakkı olmadığına inanmam lazımdır. Müslüman alimlerin ise ancak yüce Allah`ın ortaya koyduğu kanunlar çerçevesinde bazı hükümler çıkarmak için ictihad edebileceklerine inanmam lazımdır:
"Anlaşamadığınız herhangi bir şey hakkında da hüküm Allah`a aittir. İşte bu hükmü veren Allah benim Rabbim­dir. Ben ancak O`na tevekkül ettim ve yalnız O`na sığındım." (Şurâ 10)

8. Yüce Allah`ın yüceliğine layık olan isimlerini ve sıfatlarını öğrenmem lazımdır. Ebû Hüreyre`den (r.a) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Allah`ın doksan dokuz ismi vardır. (Yüzden bir eksik.) Kim onları ezberlerse cennete girer. Hem Allah tektir tek olanı sever." (Buhârî: Daâvât 69)

9. Hz. Peygamber`in (s.a.v) tavsiyesine uyarak yüce Allah`ın zâtı hakkında değil yarattıkları hakkında düşünmem lazımdır.
"Yüce Allah’ın yarattıkları hakkında düşününüz. Allah’ın zatı hakkında düşünmeyiniz. Çünkü siz O`nu hakkıyla takdir edemezsiniz." (Ebû Nûaym: Hilyetü`1-Evliyâ)

10. Yüce Allah`ın sıfatlarına gelince; Kur`ân-ı Kerîm`in birçok âyeti onlara işaret etmiştir. Ulûhiyyetin yüceliği bu sıfatlara sahip olmayı gerektirir.
__________________
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« Yanıtla #1 : 20 Temmuz 2011, 23:01:55 »

İBADETİMDE MÜSLÜMAN OLMALIYIM


İslâm`da ibadet mütevazılığın en son noktası ve Allah`ın (c.c) yüceliğini hissetmenin zirvesidir. Allah`ın (c.c) yarattıklarının kendi aralarındaki ilişkilerinde ibadetin büyük tesirleri olduğu gibi ibadet yaratılan ile yaratıcı arasında bir bağlantı merdivenidir. Bu konuda İslâm`ın rükünleri olan namaz oruç zekat ve hac ile insanın yerine getirmekle yüce Allah`ın rızasını kazanmayı amaçladığı ve O`nun dinine yöneldiği diğer ameller arasında fark yoktur. İslâm mantığı hayatın bütün safhalarını ibadet ve itaatle geçirilmesini gerektirir. Yüce Allah şu âyetinde bunu ifade ediyor:
"Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım. Beni beslemelerini de istemiyorum. Doğrusu rızık veren mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan ancak Allah`tır." (Zâriyât 55-58)
"De ki şüphesiz benim namazım ibadetim hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir." (Enam 162)

İbadetimde gerçek müslüman olmam şöyle hareket etmemi gerektirir.

1. İbadetlerimin direkt olarak Allah`a (c.c) bağlı olması lazımdır. Bu ibadetteki ihsan derecesidir. Hz. Peygamber`e (s.a.v) "ihsan nedir?" diye sorulunca şöyle buyurmuştur:
"İhsan Allah`ı görüyormuşçasına O`na ibadet etmendir. Eğer sen O`nu göremiyorsan bile O seni görür." (Müttefeku`n-aleyh)

2. İbadetlerimde alçak gönüllü davranmam hakiki dosta kavuşmanın coşkunluğunu ve O`nun huzurunda boyun eğmenin lezzetini hissetmem gerekir. Hz. Aişe (r.a) şöyle buyurmuştur: `
"Allah`ın (c.c) elçisi Hz Muhammed bizimle konuşuyordu biz de onunla konuşuyorduk. Namaz vakti geldiğinde sanki ne o bizi tanıyordu ne de biz onu tanıyorduk." Hz. Peygamber`in (s.a.v) şu hadisi de bu konuya işaret etmektedir:
"Nice namaz kılan kimseler vardır ki onlara namazlarından yorgunluk ve bitkinlikten başka birşey kalmaz." (Ahmed b. Hanbel: Müsned II 373)
diğer bir hadiste ise;
"Nice oruç tufan kimseler vardır ki orucunda aç kalmak ve susamaktan başka bir payı yoktur." buyurmuştur. (Ahmed b. Hanbel: Müsned II 373)

3. İbadetimi kalp huzuruyla yapmam lazımdır. Etrafımdaki dünya meşguliyetleri ve kederlerinden tamamen sıyrılmalıyım. Hz. Peygamber (s.a.v) şu hadisiyle bu konuya işaret ediyor:
"Yüce Allah kalp huzuruyla namaz kılmayan kişinin namazına bakmaz. (Onu kabul etmez.)"(Müslim)
Ayrıca bu konuda;
"Namaz ahiretle ilgilidir. Namaza başladığın zaman dünyadan ayrılmış olursun." denilmiştir. Rivayete göre Hasan Basrî şöyle diyordu: "Kalp huzuruyla kılınmayan namaz sevap şöyle dursun acilen cezalandırılmayı gerektirir."

4. İbadetimde kanaat etmeyen tamahkar ve doymak bilmeyen obur gibi olmalıyım. Yüce Allah`ın şu kutsi hadisindeki emrine boyun eğerek nafile ibadetlerde Allah`a (c.c) yaklaşacağım:
"Her kim Beni tanıyan ve ihlâs ile Bana kulluk eden bir kuluma düşmanlık ederse Ben de ona harb ilan ederim. Kulum; sevdiğim şeyler içinde kendisine farz kıldığım ibadetleri yerine getirmesi kadar başka bir şeyle Bana yakın olamaz. Sonra kulum nafile ibadetleriyle de Bana yaklaşmaya devam eder. Nihayet Ben onu tamamen severim. Artık Ben kulumu sevince onun işiten kulağı gören gözü tutan eli yürüyen ayağı derecesinde olurum. Diliyle ne isterse muhakkak onları da ihsan ederim. Bana sığınmak isteyince muhakkak kulumu korurum. Ben yapılmasını istediğim hiçbir şey hakkında mü`minin 6lümü karşısındaki tereddüdüm gibi tereddüt etmedim. (Çünkü) kulum Ölümden hoşlanmıyor. Ben de kuluma acı gelen şeyi sevmiyorum." (Buhârî: Rikâk 38)

1. Gece kalkıp geceyi ibadetle geçirmeye düşkün olmam ve alışkanlık haline getirinceye kadar gece ibadeti için nefsimi eğitmem gerekir. Çünkü gece kalkıp ibadet etmek iman ürünlerinin en kuvvetlilerindendir. Yüce Allah bu konuda şöyle buyuruyor:
"Muhakkak ki gece kalkıp ibadet etmek daha tesirli ve (geceleyin) okumak daha faziletlidir." (Müzzemmil 6)
Yüce Allah başka bir âyette inanan kullarını anarken şöyle buyurmuştur:
"Onlar geceleri pek az uyurlar. Seherlerde af dilerler." (Zâriyât 17-18)
Başka bir âyette ise;
"Yanları yataklarından uzaklaşır (gece teheccüd namazı kılmak için yanlarrnr yataktan ayırıp kalkarlar) korkarak ve ümid ederek Rabb`lerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır işlerinde harcarlar." buyurmuştur. (Secde 16)
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« Yanıtla #2 : 20 Temmuz 2011, 23:07:07 »

AHLÂKIMDA MÜSLÜMAN OLMALIYIM

Müslüman`ın Özellikleri

Şüpheli şeylerden sakınmak
Gözleri haramdan korumak
Dili korumak
Utanmak (Hayâ)
Vakar ve sabır
Doğruluk
Alçak gönüllü olmak
Zan gıybet ve tecessüsten (müslümanların kusurlarını etraflıca raştırmaktan) sakınmak
Cömertlik ve kerem
Hz. Peygamberin şu hadisinde belirttiği gibi güzel ahlâk İslâm dininin temel hedefidir.

"Ben ancak en güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." (Muvattâ Husnü`l-Huluk Cool

Aşağıdaki âyet de bu konuyu teyit etmektedir: "Onlar o mü`minlerdir ki kendilerine yer yüzünde iktidar verdiğimiz takdirde (zorbaların yoluna sapmazlar bilakis) namaz kılarlar zekatı verirler iyiliği emrederler ve kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar. Bütün işlerin sonu Allah`a dönecektir." (Hacc 41)

Diğer bir âyette de şöyle duyurulmuştur:

"Yüzlerinizi doğu veya batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik o kimsenin iyiliğidir ki; Allah`a ahiret gününe meleklere kitaba ve peygamberlere inandı Allah rızası için yakınlarına yetimlere yoksullara yolda kalmışlara dilencilere ve esaret altındaki kölelere mal verdi namazı kıldı zekâtı verdi. Antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenler sıkıntı hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler işte onlar doğru yolda olanlar ve Allah`ın azabından korunanlardır." (Bakara 177)

Güzel ahlâk imanlı olmanın delili ve imanın meyvesidir. Güzel ahlâk olmadan imanın bir değeri yoktur. Hz. Peygamber bu hususa işaret ederek şöyle buyurdu:
"İman; ümit ve temenni ile geçerli olamaz. Ancak kalpte yerleşir ve amel ile tasdik edilirse geçerli sayılır." (Deylemî: Müsned)

Hz. Peygamber`den din nedir? diye sorulunca O şöyle cevaplamıştır:

"Din ahlâkın güzel olmasıdır."(2)

Kötülük nedir? diye sorulduğunda ise şöyle buyurmuştur: "Ahlâkın kötü olmasıdır"(3)

Kıyamet gününde hayırlı ameller arasında kulun terazisinde en ağır gelen amel güzel ahlâktır.

"Kim kötü huylu ise ve kötü işleri yapıyorsa nesebi ile yol alamaz. (Şerefli bir aileye mensup olması ahirette ona hiçbir fayda sağlamaz.)"

Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"Kıyamet gününde mü`minin terazisinde hiçbir şey güzel ahlâktan daha ağır değildir. Muhakkak ki Allah kaba ve ağzı bozuk kişiyi asla sevmez." (Ebû Dâvûd: Edeb 7)

Güzel ahlâk İslâm`daki ibadetlerin meyvesidir. Mü`min güzel ahlâklı olmazsa yaptığı ibadetler hiçbir kıymeti ve faydası olmayan hareket ve ayinlerden ibaret kalırlar. Yüce Allah namazın faydaları hakkında şöyle buyurmuştur: .
"Namazı da kıl. Çünkü namaz insanı kötü ve iğrenç şeylerden alıkoyar." (Ankebût 45)

2 Ebû Dâvüd: Edeb I24; Ahmed b. Hanbel: Müsned III 502. 3 Ahmed b. Hanbel: Müsned III 502.

Hz. Peygamber de bu konuda şöyle buyurmuştur: "Kimin namazı onu kötü ve iğrenç şeylerden alıkoymazsa onun Allah`tan uzaklaşması artar." (Câmiu`s-Sağir II 181; Taberani)

Hz. Peygamber (s.a v) oruç hakkında da şöyle buyurmuştur:
"Sizden biriniz oruçlu bulunduğu gün kötü söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Şayet birisi kendisine söver veya çatarsa `ben oruçluyum desin." (Buhârî: Savm
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« Yanıtla #3 : 20 Temmuz 2011, 23:10:17 »



AİLEMDE VE EVİMDE MÜSLÜMAN OLMALIYIM

Evlenmedeki Sorumluluk
Evlenmeden Sonraki Sorumluluk
Ebeveynin (Ana-Babanın) Çocuk Terbiyesindeki Sorumluluğu
İslâm`a mensub olmam hayat hakkında bir mesaj sunmamı gerektiriyor. Hatta yaşamımın bütün yönleriyle bu mesaja göre yönlendirilmesini gerektiriyor. İslâm dinine mensub olmama nefsimde inanç ibadet ve ahlâk açısından müslüman olmamı farz kıldığı gibi içinde yaşadığım toplumu gerçek bir İslâm toplumu haline getirmek için çalışmamı da bana farz kılıyor.

Çevremdeki insanlarla ilgilenmeden yalnız başına müslüman olmam yetmiyor. Çünkü İslâmiyet`in gönderdiği ve -şayet bir kimse iman eder ve dinî vazifelerini iyi yaparsa insanlığın ruhuna aşıladığı emirlerden birçoğu diğer insanlarla ilgilenmeyi onları İslâm`a çağırmayı onlara öğüt vermeyi ve kötülük yapmalarına razı olmamayı emrediyor. Hz. Peygamber`in (s.a v) şu hadisine uygun olarak;
"Kim müslümanların işleriyle ilgilenmeden akşamlarsa gerçek müslümanlardan değildir."
yeni bir sorumluluk yükü altına girmiş olurum. O da İslâm toplumunu kurmak ve İslâm`ı topluma götürmek sorumluluğudur.

Bu sahada atılacak ilk adım ki o da normal bir adımdır ev halkımın müslüman olmasını sağlamak için İslâm`ın mesajım (küçük toplumuma) aileme eşime ve çocuklarıma götürmem lazımdır. Sonra İslâm`ı sırasıyla en yakın akrabalarına götürmem gerekir. Bu metod Hz. Peygamber`in (s.a.v) İslâm`a davet etmeye başlarken takip ettiği metoddur.
"O halde sakın Allah île beraber diğer bir ilaha ibadet etme! Sonra azap edileceklerden olursun... (Önce) en yakın akrabanı uyar ve mü`minlerden sana uyanlara kanadını indir. (Onlara karşı mütevazi ve şefkatli davran.)" (Şuarâ 213-215)

Bundan sonra kendi nefsinden başka müslümandan bizzat yapılması istenen ilk şey; ailesi; evi;ve çocukları hakkındaki sorumluluklarını yerine getirmesidir. Yüce Allah`ın şu âyeti bunun en açık delilidir:
"Ey iman edenler kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı şiddetli Allah`ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır." (Tahrîm 6)

Evlenmedeki Sorumluluk

Müslüman bir yuva kurmada başarılı olabilmem için İslâm bana yol göstermiştir. Vazifemi kolaylaştırmak ve gayemi gerçekleştirmeye yardım edecek bazı işlere ve sebeplere işaret etmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Evlenmem Allah için olmalıdır. Yani müslüman bir yuva kurmak için olmalıdır.
Emaneti taşıyabilen irşadın çoğalıp devam etmesini gerçekleştirebilen asil ve şerefli bir nesil meydana.getirmek için evlenmeliyim. Yüce Allah neslin önemine işaret ederek şöyle buyurmuştur:
"Bu peygamberler birbirinden türeyen bir nesildir." (Âl-i imrân 34) . Evlenmemin en büyük gayesi gözlerini haramdan sakınmak avretimi korumak ve Rabb`imin azabından korkmak olmalıdır. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor:
"Üç kişi vardır ki onlara yardım etmek Allah`ın üzerine hak (vacip)tir. Bunlar Allah yolunda cihad eden kölelikten kurtulmak için efendisine borcunu ödemek isteyen köle ve zinadan korunmak kastı ile evlenen kimsedir." (Tirmizi: Fedâilü`1-Cihâd 20)
Diğer bir hadiste ise;
"Kim evlenirse dininin yarısını tamamlamış olur. Diğer yarısı için de Allah`tan korksun." buyurmuştur. (Taberânî: Mu`cemü`1-Evsât)

Eşimi hayat ortağımı ve yoldaşımı iyi seçmeliyim. Çünkü Hz. Peygamber (s.av) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Kadınların en hayırlısıyla evlenmeye bakınız Çünkü çocuk soyundan bir`damara çeker."
Başka bir rivayette de; "Çünkü damar irsîdir" Diğer bir rivayette de;
"Emsaliniz olan kadınlarla evlenin ve emsallerinizin kızlarını isteyin." buyurulmuştur. (İbn Mâce: Nikâh 46)
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« Yanıtla #4 : 20 Temmuz 2011, 23:12:51 »

NEFSİMİ YENMELİYİM

İnsanlar Nefis Savaşında Üç Sınıfa Ayılırlar Nefis Savaşında Başarılı Olmanın Temel Unsurları
Kalp Akli Ruhî Yenilginin Belirtileri
Şeytanın Giriş Yerlerinden korunma Çareleri

Açgözlülük ve kötü düşünme kapısı
Yaşamayı sevmek ve tükenmez arzu kapısı
İstirahat ve nimetin peşine koşma kapısı
Kendini beğenme kapısı
İnsanları hafife almak ve onlara az saygılı olmak kapısı
Kıskanma kapısı
Gösteriş yapmak ve insanların övgüsünü elde etmek kapısı
Cimrilik kapısı
Kibir kapısı
Tamah kapısı
İnsan kendi nefsiyle sürekli bir mücadele içinde bulunur. Sonunda ya nefsini yenen veya ona yenilir. Yahut da ölünceye kadar bu mücadele devam eder. Bu savaş bazen onun lehine bazen de aleyhine olur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
"Nefse ve onu şekillendirene ona iyilik ve kötülük kabiliyetini ilham edene and olsun ki nefsini temizleyen iflah olmuş onu fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır." (Şems 9-10)

Hz. Peygamber (s.a.v) de bu hususa işaret ederek şöyle buyuruyor:
"Fitneler kalplere tıpkı hasır çubukları gibi dal dal arz olunur. Artık onlar hangi kalplere işlerse o kalpte siyah bir leke meydana gelir. Hangi kalp onları kabul etmezse o kalpte de beyaz bir nokta meydana gelir. Böylece iki çeşit kalp meydana gelir. Bu kalplerden biri cilalı taş gibi bembeyazdır ve ona hiçbir fitne zarar vermez. Ötekine gelince; o alaca siyahtır. Ne bir iyiliği tanrı ne de bir kötülüğe karşı çıkar. Yalnız içine işleyen hevâ ve hevesini bilir." (Müslim: İman 231)

İnsanlar Nefis Savaşında Üç Sınıfa Ayrılırlar
1. Bir kısım insanlar nefsanî arzularına yenilmişlerdir
.
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
neyi kaybettik annem neyi ?? Düşünce yazıları/Makaleler dua dilencisi 0 145 Son Mesaj 24 Temmuz 2008, 23:33:02
Gönderen: dua dilencisi
Bu sende neyi hatırlatıyor? Çocuk için Oyun ve Resimler « 1 2 ... 46 47 » ÂmâK-ı HâYâL 465 13693 Son Mesaj 18 Haziran 2011, 10:14:00
Gönderen: Fuad Emre
neyi nasıl sevmeli? İslami Hayat Tarzı kördüğüm 2 177 Son Mesaj 30 Ağustos 2009, 00:01:39
Gönderen: seriyye
Hangi hâller guslü gerektirir ? Fıkıh Köşesi MERXAS 0 195 Son Mesaj 16 Ocak 2010, 09:56:44
Gönderen: MERXAS
Kur’an Bizlere Neyi Anlatır: Serbest Bölüm hamza01 1 175 Son Mesaj 09 Nisan 2010, 20:14:38
Gönderen: cürmümile
Çocuğunuza Neyi Öğretmeyi İsterseniz? Çocuk Eğitimi têkoşîn 0 128 Son Mesaj 06 Ağustos 2010, 23:14:21
Gönderen: têkoşîn
Neyi niye öğrenmeliyim Kişisel Gelişim cebelinur 0 87 Son Mesaj 19 Temmuz 2011, 13:03:09
Gönderen: cebelinur