0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: MUTTAKİLERİN ÖZELLİKLERİ  (Okunma Sayısı 343 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 06 Kasım 2010, 23:41:54 »

MUTTAKİLERİN ÖZELLİKLERİ


“Muttakiler fazilet sahibidirler; konuştuklarında hakkı söylerler, giyimlerinde iktisatlıdırlar, yürüyüşleri tevazuyladır.
Gözlerini Allah’ın kendilerine haram kıldığı şeyden sakınırlar, kulaklarını kendilerine faydalı olan ilme vakfederler. Gözlerinde sadece yaratan büyük,  O’nun dışındakiler küçüktür.

Orayı gören kimse gibi cennette nimetler içinde, cehennemde azap çeker gibidirler. Kalpleri mahzundur. Kötülüklerinden herkes emin, ihtiyaçları az, kendileri iffetlidirler.

Çarçabuk geçen günlerde sabrettiler. Sonunda uzun bir rahata erdiler. Rableri onlara kârlı alış verişi kolaylaştırmıştır.

Dünya onları ister, onlar dünyayı istemezler. Dünyanın esaretinden canlarını fidye vererek kurtulurlar. Geceleri saf tutup ibadet ederler,

Kur’an ayetleri, anlamını düşünerek ağır ağır (tertil üzere) okurlar. Onunla hüzünlere dalar, dertlerinin çaresini onda bulurlar. O sırada bir işle ilgili bir ayet geçtiği zaman, o sevabı elde etmeyi umarlar, şevkle ona yönelirler, mükâfatı gözlerinin önünde zannederler. Korkutucu bir ayet geçtiği zaman, kalplerini ve kulaklarını ona verirler, cehennem alevlerinin uğultusu kulaklarına geliyor sanıp kulaklarını ona verirler.

Onlar rükûda iki büklüm olurlar, alınlarını, ellerini, dizlerini ve ayak parmaklarını yere koyup secdeye kapanırlar, Allah’ın azabından kurtulmayı dilerler. Gündüzleri ise âlim, halim, muttakiler olurlar...

Korku onları okçunun yonttuğu ok gibi inceltmiştir. Onlara bakan hasta zanneder, kavminden herkes “bunlar delirmiş” der.

Akıllarında hep yaşadıkları anın hakkını vermeme kaygısı vardır. Az ibadete razı olmazlar. Fazlasını da çok görmezler. Kendilerini itham eder amellerinden korkarlar. Bir kimse içlerinden birini överse, o övülmekten korkar ve “kendimi başkalarından iyi bilirim. Rabbim ise beni benden daha iyi bilir” der. “Allah’ım söyledikleri sözlerden beni sorumlu tutma, beni zannettiklerinden daha üstün kıl, onların bilmedikleri suçlarımı da bağışla” der.

Onlardan birinin alametleri, senin onu, dinde kuvvetli ve yumuşak, kullukta ihtiyatlı ve kararlı, imanda şeksiz şüphesiz, ilimde hırslı, bilgide anlayışlı, zenginlikte kanaatkâr, ibadetinde huşu içinde, fakirliği giyinmiş, zorlukta sabırlı, rızkın helalini isteyen, hidayette aktif, tamahtan kurtulmuş, salih amel işlediği halde korku içinde yaşayan biri olarak görmendir.

Gündüzün akşama kadar düşüncesi şükür, nimetin karşılığını verme, gece sabaha kadar işi zikirdir. Korkuyla geceler, neşeyle sabahlar. Gaflete düşmekten çekinerek korkar, rahmet ve fazilete mazhar olarak sevinir.

Nefsi onu kötü bir şeye zorlasa sevip istediğini ona vermez. Gözünün sevdiği şey, zevali olmayan nimettir. Küçümsediği baki olmayan geçici şeylerdir.

Hilmini ilimle, sözünü amelle birleştirip pekiştirmiştir. Onu ameli yakın, günahı az, işi kolay, dini korunmuş, şehveti ölmüş, öfkesi yenilmiş, hayır umulan, şerrinden emin olunan biri olarak görürsün.

Eğer gafiller içinde ise, zikredilenlerden olur, zikredilenlerin içindeyse, gafillerden olmaz. Zulmedeni bağışlar, kendisine vermeyene verir. Kendisinden kopana ulaşır. Kötülük ondan uzak, sözü yumuşaktır.

Kötü olarak kınanacak işi yoktur. İyiliği her an mevcuttur. Hayrı ona yönelmekte, şerri ondan uzaklaşmaktadır. Sarsıntılı işlerde vakarlıdır, rahatlıkta şükreder, kendisine buğzedene zulmetmez, onu seven günaha girmez.

Hakkı itiraf eder, verilen şeyi yitirmez, söyleneni unutmaz, kimseye lakab takmaz, komşusuna zarar vermez, musibetlere sevinmez, batıla girmez, haktan ayrılmaz.

Susarsa sustuğuna üzülmez, güldüğünde sesini yükseltmez. İsyan ve zulme uğradığı zaman, Allah, kendisine yapılanı cezalandırıncaya kadar sabreder.

Nefsi kendisinden rahatsız, fakat insanlar rahattadır. Kendini ahireti için yorar, insanları nefsinden rahata ulaştırır. Bir kimseden uzaklaşması, temizliğinden ve zühdündendir. Bir kimseye yaklaşması yumuşaklığı ve acımasındandır.

Uzaklaşması büyüklükten ve kibirden değildir, yaklaşması da hibe ve tuzaktan değildir.” (Hz. Ali –ra-)

 

                       Sedat Şeran
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #1 : 07 Kasım 2010, 12:55:50 »

Ellerine sağlık abe
Rabbim bizleri O'na hakkıyla kulluk eden muttakilerden etsin..
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 1 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 7 1005 Son Mesaj 27 Ocak 2009, 14:39:58
Gönderen: esedullah1
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 2 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 3 680 Son Mesaj 14 Eylül 2007, 23:01:12
Gönderen: mizgina_islam_
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 3 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 1 446 Son Mesaj 23 Temmuz 2007, 12:31:00
Gönderen: mumin1
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 4 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 1 400 Son Mesaj 23 Temmuz 2007, 12:28:57
Gönderen: mumin1
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 5 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 1 381 Son Mesaj 23 Temmuz 2007, 12:27:22
Gönderen: mumin1
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 6 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 1 356 Son Mesaj 23 Temmuz 2007, 12:25:13
Gönderen: mumin1
MÜ'MİNİN ÖZELLİKLERİ - 7 Kuran-ı kerimde mümin HÜSEYİN 1 378 Son Mesaj 23 Temmuz 2007, 12:23:38
Gönderen: mumin1