0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Namaz Hikayeleri..!  (Okunma Sayısı 1321 defa)
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« : 21 Ekim 2009, 16:37:28 »



Namazdayken Konuşulanları Duymazdı


Sahabelerin büyüklerinden olan Abdullah bin Mes’ud (radıyAllahu anh), namaz kılacağı zaman “dürülmüş elbise” gibi olurdu. Allah  huzuruna çıkacağı için duyduğu heyecan ve saygıdan iki büklüm olduğunu görenler şaşırırdı...
Ancak o, namazda iken çevresiyle irtibatını keser, hatta evdekilerin konuştuklarını bile duymazdı. Bazen namaz kılacağı zaman, evdekiler:

– Susun, ses çıkarmayın, Abdullah namaz kılacak, derlerdi.

Ancak o, kendinden gayet emin, namazdaki huşûunu hiçbir şeyin bozamayacağını bildiği için şu cevabı verirdi:

– İstediğinizi konuşun... Ben namazdayken sizin konuştuk­larınızı duymuyorum.
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2009, 16:39:16 »

Yahudiler gibi sallanmayın!”

Sahabelerden Ümmü Ruman (r.a.), namaz kılarken sallanıyordu. Onu bu halde gören eşi Hazret-i Ebu Bekir, öyle bir azarladı ki, Ümmü Ruman neredeyse namazdan çıkacaktı.
Daha sonra Hz. Ebû Bekir, şiddetle uyarmasının sebebini şöyle açıkladı:

– Resulullah (a.s.m.) şöyle buyuruyordu: “Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda her tarafın sükûnet içinde olması, namazın tamamındandır.”

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #2 : 21 Ekim 2009, 16:43:24 »



Yaralıyken bile sabah namazını kıldı

Peygamberimizin (a.s.m.) güzide sahabeleri namaza öylesine önem verirlerdi ki, onun uğrunda hiçbir engel tanımazlardı. Namaz yolunda savaş, yaralanma, ölüm bile vız gelirdi.
Dünyada iken Cennetle müjdelenenlerden Hz. Ömer (r.a.), kanlı bir suikaste uğramıştı. Yarasından kanlar akarken evine getirilmişti.

– Yemek ister misin, diye sormuşlardı.

– Hayır, cevabını vermişti.

– Su içer misiniz?

– Hayır.

Bunun üzerine etrafındaki sahabeler:

– Namaz kılacak mısınız, diye sormuşlardı.

Hz. Ömer’in âdeta gözleri parlamış, yavaş yavaş enerjisi tükenmekte olan vücuduna can gelmişti.

– Evet, kılacağım, dedi.

O yüce insan, yarasından kanlar akarken sabah namazını kılmış, namazı terk etmeyi aklından bile geçirmemişti.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #3 : 21 Ekim 2009, 16:44:21 »

Aceleyle kılınan namaz, namaz sayılmaz

Peygamberimiz (a.s.m.), itinasız kılınan namazı, namaz saymazdı. Bir gün gelişigüzel namaz kılan bir kimseye:
– Dön de, namazını yeni baştan kıl. Çünkü sen namazı kılmış olmadın, dedi. Adam dönüp yine eskisi gibi kıldı. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) yine ona:

– Dön, yeni baştan kıl. Çünkü sen namazı kılmış olmadın, diye buyurdu ve bu ihtar üç defa vuku buldu. En sonunda adam:

– Seni hak din ve kitapla gönderen Allah’a yemin ederim ki, ben bundan başka türlüsünü bilmiyorum, bana doğrusunu öğret, dedi. Bunun üzerine Efendimiz (a.s.m.):

– Namaza duracağın zaman tekbir al. Sonra ne kadar kolayına gelirse, o kadar Kur’ân oku. Arkasından rükûa varıp, mutmain [azaların yatışmış] oluncaya kadar dur. Sonra başını kaldırıp ayakta doğruluncaya kadar dur. Daha sonra, secdeye varıp mutmain oluncaya kadar kal. Sonra başını kaldırıp mutmain oluncaya kadar otur. Bunu namazın bütününde böylece yap, dedi.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #4 : 21 Ekim 2009, 16:46:25 »



Ayağındaki oku namazda çıkardılar

Yüce Efendimizi (a.s.m.) rehber edinen ashabının ve İslâm büyüklerinin namaz kılışı çok muhteşemdir.
İbn-i Mes’ud (r.a.) namaza kalktığında Allah korkusundan iki büklüm olur, namaz kılarken evdekilerin konuşmalarını bile duymazdı. Hz. Ali Efendimizin (r.a.) namaz vakti girdiğinde hâli değişir, rengi atar ve titrerdi. Sebebi sorulduğunda şöyle derdi:

– Bilmez misiniz ki bu vakit, Allah’ın yerlere ve göklere tek­lif edip de onların yüklenmekten kaçındığı bir emanetin eda vaktidir. Ben bu emaneti yüklenmiş bulunuyorum. Yüklen­diğim bu İlâhî emaneti en güzel şekilde eda edip edemeyeceğimi de bilmiyorum...

Yine o muhteşem sahabenin ayağına ok battığında, namazda iken çıkarılmasını istemişti. Çünkü namazda iken bütün zerreleriyle Allah’a yönelip maddî hiçbir şeyi hissetmediği için bu yola başvurmuştu. Demek namaza öylesine kendini kaptırmıştı ki, namaz tıpkı ameliyatlardaki anestezi gibi onu kendinden geçiriyor, dünya ile bağlantısını kesiyordu.

Ayağındaki okun çıkarılması çok uzun sürmüştü. Hz. Ali (r.a.), ameliyat bittiğinde, şu soruyu sormuştu:

– Oku çıkardınız mı?

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #5 : 21 Ekim 2009, 16:47:20 »

   

Hz. Fatıma ve sabah namazı

Hz. Fatıma Validemiz (r.a.), henüz süt emmekte olan Hazret-i Hüseyin hastalandığı için sabaha kadar uyuya­ma­mıştı. Evlâdının inleyişi karşısında gözlerine sabaha kadar uyku girmedi. Hz. Hüseyin sabaha doğru bir ara uyur gibi olduğunda, Hz. Fatıma bulduğu ilk fırsatta kâinatın sahibine yönelerek sabah namazını eda etmişti. Kendisini çaresiz bırakan uykuya ancak bundan sonra vakit ayırabilmişti.
Sonra, mescid-i şerifte sabah namazını kıldıran Peygamber Efendimiz (a.s.m.), âdeti üzere onun evine teşrif etmişlerdi. Hazret-i Fatıma Validemizi uyur vaziyette görünce, onun sabah namazını kılmadığını sandı.

– Ey kızım Fâtıma, Peygamber kızıyım diye sakın namazı terk etme! Beni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, namazını vaktinde kılmadıkça cennete gireceğini zannetme, diyerek, namazın hiçbir şekilde ihmal edilemeyeceğini belirtti. Buna karşılık Hz. Fatıma:

– Canım babacığım, sabaha kadar uyumadım. Sabah namazını kılıp yattım, deme gereği duydu. O zaman Efendimiz (a.s.m.), sevgili kızını şöyle müjdeledi:

– Müjdeler olsun sana kızım! Âhirette böyle sıkıntılar gör­me­yeceksin.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları

 
 
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #6 : 21 Ekim 2009, 16:51:20 »



Yağmura Vesile Olan Namaz

Bir yaz günü Hazret-i Enes’e bahçıvanı gelerek, yağ­mur yağmadığından ve bahçenin kuruduğundan yakındı.
Bu haber üzerine Hazret-i Enes, Resulullah’ın (a.s.m.) “Herhangi bir ihtiyacı olan kimse iki rekât namaz kıldıktan sonra Allah’a dua etsin” şeklindeki “hacet namazı” tavsiyesini hatırladı.

Su isteyerek abdest aldı ve namaza durdu. Selâm verdikten sonra bahçıvanına:

– Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun, diye sordu. Bah­çıvan:

– Göremiyorum, dedi. Enes, tekrar içeri girip namaz kılmaya devam etti.

Birkaç kez bahçıvana:

– Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun, diye sorunca adam:

– Kuş kanadı gibi bir bulut görüyorum, dedi.

Bunun üzerine Enes namazını ve duasını sürdürdü. Az sonra bahçıvan Hazret-i Enes’in yanına girdi ve:

– Gök bulutla kaplandı ve yağmur yağmaya başladı, dedi. Bunun üzerine Hazret-i Enes:

– Haydi, ata bin de yağmurun nerelere kadar yağdığına bak, dedi.

Bahçıvan etrafı dolaştığında, yağmurun sadece Hazret-i Enes’in büyük bahçesine yağdığını gördü.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #7 : 21 Ekim 2009, 16:52:45 »

Sadece gözünün şükrüne yetti

Cebrail (a.s.), Peygamber Efendimizin (a.s.m.) yanına geldi ve şöyle dedi:
– Ya Muhammed! Seni hak olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki, bizler şöyle bir olaya şahit olduk. Önceki ümmetler içinde bir kul vardı. Allahü Teala’ya bir adada beş yüz sene ibadet etti. Cenab-ı Hak, o adada onun için tatlı bir su çıkardı, bir de nar ağacı yarattı.

Ağaç her gece bir nar bitiriyordu; o da bu su ve nar ile gıdalanıyordu. Böylece ibadetine devam ediyordu. Bu kulun eceli yaklaşınca Allah’a ruhunu secde halinde alması için dua etti. Allah da duasını kabul buyurdu.

Bizler yeryüzüne inince ona uğruyorduk. Ruhu alındıktan sonra göğe yükseldiğimizde İlâhî ilimde bu kulun kıyametteki halini şöyle bulduk. O, Aziz ve Celil olan Allah’ın huzurunda durdurulur. Allah meleklerine:

– Kulumu rahmetimle cennete koyun, der. Adam:

– Ya Rabbi, beni amelimin karşılığı olarak cennetine koy, der.

Bu konuşma tam üç kez tekrarlanır. Bunun üzerine Ce­nab-ı Hak, meleklerine:

– Bu kuluma verdiğim nimetlerle yaptığı ibadetleri bir ölçün, diye emreder. Melekler ölçerler, kulun yaptığı beş yüz senelik ibadet ancak gözünün görme nimetine karşılık gelir. Vücudunun diğer azaları şükürsüz kalır. Bunun üzerine Allah, meleklerine:

– Verdiğim nimetlere karşı şükretmeyen bu kulu ateşe atın, diye emreder. Melekler kulu ateşe doğru sürüklerler. O zaman kul:

– Ya Rabbi! Beni rahmetinle cennetine koy, diye yalvarır. Allah da meleklerine:

– Onu geri getirin, emrini verir. Kul İlâhî huzura getirilir. Allah:

– Ey kulum, sen hiçbir şey değilken seni kim yarattı, diye sorar. Adam:

– Sen yarattın ya Rabbi, der.

– Bu senden mi kaynaklandı, yoksa benim rahmetimle mi oldu?

– Benden değil, senin rahmetinle oldu.

– Sana beş yüz sene ibadet etme kuvvetini kim verdi?

– Sen verdin ya Rabbi.

– Diğer bütün nimetleri kim verdi?

– Sen verdin ya Rabbi.

– Evet, bütün bunlar Benim rahmetimle olmuştur; nihayet bunu anladın, seni de rahmetimle cennetime koyuyorum. Ey meleklerim bunu rahmetimle cennete koyun. Ey kulum sen bundan önce güzel bir kuldun, buyurur ve onu cennetine koyar.

Sonra Cebrail Aleyhisselâm şöyle der:

– Ey Muhammed, gördüğün gibi her şey ancak Allah’ın rahmetiyle olmaktadır.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
kördüğüm
kırıntı
Üstad Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 1880


inadına özgürlük inadına direniş...


« Yanıtla #8 : 22 Ekim 2009, 12:25:54 »

Allah razı olsun devamını bekliyoruz inşAllah
Moderatöre Bildir   Logged

...:::Rabb'im tut ki elimden, düşmeyeyim:::...

Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #9 : 22 Ekim 2009, 12:26:54 »

Ecmain İnş.Kardeşim
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Sayfa: [1] 2 3 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İlla namaz, illa namaz... Mümin'in Miracı: Namaz Sudamlasi 6 584 Son Mesaj 18 Şubat 2009, 22:14:42
Gönderen: yas gülü
Gürüntülü Namaz (Namaz nasıl kılınır) Mümin'in Miracı: Namaz vuslat 0 317 Son Mesaj 26 Aralık 2008, 16:28:29
Gönderen: vuslat
işte civcivlerin ilk resimleri ve hayat hikayeleri :P Resimler ve flashlar гüъεyyε 4 682 Son Mesaj 07 Mayıs 2009, 14:33:58
Gönderen: гüъεyyε
Furkan Savaşın'dan Kahramanlık Hikayeleri Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 142 Son Mesaj 29 Aralık 2009, 07:35:05
Gönderen: musabbinumeyr29
Sesli Çocuk Masalları ve Hikayeleri Tam Olarak 141 Tane İndirin... Çocuk İlahileri KeRvAnCaN 2 651 Son Mesaj 29 Mart 2010, 10:20:22
Gönderen: KeRvAnCaN
Fehmi ve Şebisteri'den şem ve pervane hikayeleri Tassavvuf « 1 2 » vuslat 14 1400 Son Mesaj 03 Şubat 2012, 11:24:23
Gönderen: vuslat
ünlü deyimlerin hikayeleri... Öykü - Hikaye ve Kıssalar kördüğüm 6 1141 Son Mesaj 07 Haziran 2011, 20:33:06
Gönderen: cebelinur