0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Namaz Hikayeleri..!  (Okunma Sayısı 1321 defa)
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #20 : 22 Ekim 2009, 12:56:30 »

Namaz günahları affettirir

Resulullah (a.s.m.) ashabıyla mescitte idi. O esnada bir adam geldi ve:
– Ey Allah’ın Resulü, ben bir günah işledim, bana cezasını ver, dedi.

Resulullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtü Vesselâm yine sustu. Derken namaz vakti girdi ve namaz kılındı. Resulullah (a.s.m.) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü. Efendimizin (a.s.m.) vereceği cevabı merak eden Ebu Ümâme (r.a.) de adamı takip etti. Efendimiz adama:

– Evinden çıkınca güzelce abdest almış mıydın, diye sordu. Adam:

– Evet, ey Allah’ın Resulü, dedi.  Bunun üzerine Efendimiz:

– Sonra da bizimle namaz kıldın mı, buyurdu. Adam:

– Evet ey Allah’ın Resulü, diye cevap verince, Efendimiz:

– Öyleyse Allah Teâlâ Hazretleri günahını affetti, müjdesini verdi.


Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Karia
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 69



« Yanıtla #21 : 22 Ekim 2009, 18:50:14 »


Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Hep ne oluyorsa ,namaz son dakikalara kalıyor,bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu.Bunu düşünerek kalktı yerinden,gözü saate kaydı.Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, " Yine geçiktirdim namazı. " dedi kendi kendine...
Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini tam kurulamadan kendisini odasına attı.Mecburen,hızlı hareketlerle namazı eda etti.Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi..." Bu halimi görse , tatlı-sert kızardı yine bana. "dedi.Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki,onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi.

Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki,hicabından rekten renge girerdi.O gün akşama kadar derse girmişti.Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde duasını yaparken ,başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu.Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi.Gözleri kapanır gibi oldu. " kadar da yorulmuşum. " dedi.Daldı gitti öylece....
Kıyamet kopmuştu.Mahşeri bir kalabalık vardı.Her taraf insanlarla doluydu.kimi dona kalmış,hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor;kimi sağa sola koşturuyor,kimisi de diz çökmüş,başı ellerinin arasında bekliyordu.Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor,adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu.Hayattayken kıyamet,sorgu sual ve mizan hakkında çok sey duymuş ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı.Ama mahşer meydanında ki ürperti,korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini düşünmemişti.
Hesap ve sorgu devam ediyordu.Bu arada onun ismini de okudular.Hayretle bir sağa,bir sola baktı." Benim ismimi mi okunuz? "dedi dudakları titreyerek.....

Kalabalık birden yarılmış,bir yol olmuştu önünde...Iki kişi kollarına girdi.Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi.Kalabalık arasından sakin bakışlarla yürüdü.Merkezi bir yere gelmişlerdi.Melekler her iki yanından uzaklaştılar.Başı önündeydi.Bütün hayatı,bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...." Şükürler
olsun " dedi,kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtım,Hep hizmet eden insanları gördüm.Babam sohbetlerden sohbetlere koşuyor,malını İslam yolunda harcıyordu.Annem eve gelen misafirleri ağırliyor,yemek sofralarının biri kalkıp,bir yenisi kuruluyordu.Ben ise,hep bu yolda oldum.İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'i anlattım.Namazımı kıldım.Orucumu tuttum.Farz olan ne varsa yerine getirdim.
Haramlardan kaçındım..." Kirpiklerinden aşağı gözyaşları dökülürken, "Rabbimi seviyorum,en azından sevdiğimi zannediyorum." diyordu.Ama bir yandan da " O'nun için ne yapsam az,Cennet'i kazanmama yetmez." diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah 'in rahmetiydi. Hesap sürdükçe sürdü.Boncuk boncuk terliyor;sırılsıklam olmuş,zangır zangır titriyordu.Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu.Sonunda hüküm verilecekti.Vazifeli melekler ellerinde bir kagit,mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler.Önce ismi okundu.Artık ayakları tutmaz olmuştu.Neredeyse yığılıp kalacaktı.Heyecandan gözlerini kapamış,okunacak hükme kulak kesilmişti.
Mahseri kalabalıktan bir uğultu yükseldi.Kulaklari yanlış mı duyuyordu? İsmi cehennemlikler listesindeydi.Dizlerinin üstüne yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz " diye bağırdı.Sağa sola koşturdu. " Ben nasıl Cehennemlik olurum?Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum.Onlarla beraber koşturdum.Hep Rabbimi anlattım." diyordu.

Gözleri sağanak olmuş,titrek vücudunu ıslatıyordu.Vazifeli iki melek kollarından tuttu.Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar.Çırpınıyordu.Medet yok muydu?Bir yardım eden çıkmayacak miydi? Dudaklarından kelimeler kırık dökük,yalvarmayla karışık döküldü.."
Hizmetlerim...Oruçlarım....Okuduğum Kur'anlar......Namazım....Hiçbiri beni kurtarmayacak mı? " diyordu.Bağıra bağıra yalvarıyordu.Cehennem melekleri onu sürüklemeye devam ettiler.Alevlere çok yaklaşmışlardı.Başını geriye çevirdi.Son çırpınışlarıydı.

Resulullah, " Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler,günde beş vakit namazda insani günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. " Oysa ki benim namazlarım da mi beni kurtarmayacak ?" diye düşünüyordu. " Namazlarım.....Namazlarım....Namazlarım." diye diye hıçkırdı.Vazifeli melekler hiç durmadılar.
Yürümeye devam ettiler;Cehennem çukurunun başına geldiler.Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu.Son bir defa dönüp geriye baktı. Artık gözleri de kurumuştu.Ümitleri sönmüştü. Başını öne eğdi.Iki büklüm oldu.
Kollarını sıkan parmaklar çözüldü.Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi.Vücudunu birden bire havada buldu.Alevlere doğru düşüyordu.

Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu. Başını kaldırdı.Yukarıya baktı.Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten kurtarmıştı, kendisini yukarıya çekti.Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı. "Siz de kimsiniz ?" dedi. İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım." "Neden bu kadar geç kaldınız ?Son anda yetiştiniz.Neredeyse düşüyordum."dedi....

İhtiyar yüzünü gererek,tekrar güldü;başını salladı; “Sen beni hep son anda yetiştirirdin,hatırladın mı!?.. Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı.Kan-ter içinde kalmıştı.Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı.Yatsi ezanı okunuyordu. Bir ok gibi yerinden fırladı.Abdest almaya gidiyordu.


Moderatöre Bildir   Logged

derdimin dermanı derdimmiş meğer
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #22 : 22 Ekim 2009, 21:34:45 »

Allah Razı Olsun Kardeşim...Gerçekten Çok Etkileyici Bir Hikayeydi..Allah Namazlarımızı Hakkıyla Ve Vaktinde Eda Edenlerden Eylesin İnş.Selam Ve Dua İle..
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
Mahya
..Beytül Ahzan..
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1358


Yalnızlık biçilmiş bir kaftan..


« Yanıtla #23 : 21 Ekim 2010, 11:49:47 »

Tesbihatın önemi

Muhacirlerin fakirleri Resulullah’a (a.s.m.) gel­ip dediler ki:
– Servet sahibi Müslümanlar derece ve nimetler bakımından bizi geçtiler… Resulullah da:

– Ne hususta, diye buyurunca, muhacir fakirler:

– Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyor; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar sadaka verdikleri halde biz veremiyoruz; onlar köle azad ediyorlar, biz edemiyoruz, dediler.

Bunun üzerine Peygamber (a.s.m.):

– Size, sizden ilerde bulunanlara yetişebileceğiniz, sizden geride, sizden aşağıda olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar müstesna, sizden başka kimsenin daha faziletli olamayacağı bir şey öğreteyim mi, buyurdu.

Muhacirlerin fakirleri:

– Evet, öğret, ey Allah’ın Resulü, diye cevap verdiler.

Peygamber Efendimiz de (a.s.m.):

– Her namazın sonunda otuz üçer defa sübhânAllah (Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim), elhamdülillah (hamd Allah’a mahsustur), Allahü Ekber (Allah en büyüktür) de­yiniz, buyurdu.

Muhacir fakirler, bir süre sonra Resulullah’a (a.s.m.) gelerek şöyle dediler:

– Mal ve servet sahibi kardeşlerimiz bizim bu yaptığımızı işitip onlar da böyle yaptılar.

Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu:

– Bu, Allah’ın fazlıdır, dilediğine verir.

Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş/Nesil Yayınları
Moderatöre Bildir   Logged

..Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil..
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #24 : 22 Aralık 2010, 22:23:57 »

İbrahim Edhem Hazretleri bir gün Hak Celle ve Âlâ Hazretlerine teveccüh edip «Ya Rabbî! Eğer beni cennetine koyacaksan orada arkadaşım kim, bana göster.» diye niyaz ve tazairûda bulunur. Rüyasında:
— Ya İbrahim! Basra'da Selametü's-Sevda isminde bir kadın vardır. Cennette o senin hatunundur, diye nida olunur.
İbrahim Edhem O'nu görmek üzere Basra'ya gider ve şehir halkından, haseb ve nesebçe güzel, aynı zamanda zahide olan Selametü's-Sevda isminde bir kadın olup olmadığını sorar. Basra'lılar ise öyle bir kadının olmadığını söylerler. O tekrar bu isimde hiç bir kadın yok mudur, diye sorar. Onlar da, o isimde bir kadın vardır fakat sizin aradığınız vasıflarda olmayıp, divane bir kadındır. Filan yerde koyun güder, derler.
İbrahim Ethem Hazretleri, o yere gider ve görür ki, tepe üzerinde bir kadın oturmuş, Cenabı Hak'ka münacât ediyor. Dağın eteğinde de koyunları kurtlar gütmektedir. Bu hali görünce biraz ileriye varıp «Essalâmü aleyki ya Selametü's-Sevda» diye selâm verir. O da «Ve aleykümüsselâm ya İbrahim Edhem» diye karşilık verir. İbrahim Edhem Hazretleri:
— Ey kadın, bu diyarda benim, ismimi ve şöhretimi bilen yoktur Sen nasıl bildin?
— Ey İbrahim Edhem! Cennette beni sana arkadaş ve hanım eder Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri haber verdi.
— Ey kadın, bu kurt ile koyunların arası ne acâib İslah olunmuştur?
— Ya İbrahim Edhem, ben Rabbim ile aramı İslah eyledim. O da koyun ile kurt arasını İslah eyledi, der.
Bunun üzerine İbrahim Edhem Hazretleri biraz ileriye gidip görmek murad edince, kadın:
— Ya İbrahim Edhem, uzak ol yakın gelme. Seninle yakınlığımız kıyamet gününde olacaktır, deyip müsaade etmeyince, İbrahim Edhem Hazretleri:
— Ya hatun, bize bir miktar nasihat et ki, İslah olalım der. O da yüzünü çevirip şöyle der:
Hem muhabbet davasında bulunan, hem de geceleri yatıp uyuyan kimse yalancıdır. İbrahim Edhem Hazretleri bu nasihattan, kendisine geceleri ihya etmesinin emredildiğini anlar ve döner. (K.S.)
Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #25 : 15 Haziran 2011, 11:07:59 »

Dalmışım yine sanal hayatın derinliklerine...
Az önce yaklaşık 28 tane mail sildim...
Mail gruplarından gelmiş...
Çoğunu okumadan sildim...

Bir an için silerken...Günahlarım geldi aklıma...
Dedim ki:
Bu günahları nasıl sileceksin?
Ne zaman sileceksin?
Ne zaman tevbe edeceksin?
Ne zaman şu alnını secdeye indireceksin?

Ne zaman olduğun gibi görüneceksin?
Ya da göründüğün gibi olacaksın?
Ne zaman ellerini açıp af dileyeceksin?

Bugün mü?
Yarın mı?
Son chat yapışın değil mi yine?
Son defa yine değil mi?
Hep son diyorsun değil mi?
Ne zaman kendine ve diğer kardeşlerine faydalı işler yapacaksın?

Kaç saat oldu yine pc başına oturalı?
Kalkmayacakmısın hala?
Sence herşey sanal hayat mı?
Bak annen çağıracak yine...
Anne hemen geliyorum...
Ve yine dalacaksın...
Bir dahaki sesleniş gelene kadar...
Yazık değil mi sana...
Yalan...Sanal...Hayal...
Olan bir yerde daha ne kadar oyalanacaksın?
Daha ne kadar kendini sanal kahraman sanacaksın?
Ne kadar daha kendi yalanını sanal alemde arayacaksın?

Biliyorum savaştasın...
İçin rahat değil...
Huzursuzsun...
Ne yapacağını bilmiyorsun...
Ama artık toparlanmanın vakti geldi...
Şu nete ayırdığın zamanını İslam için ayır...
İslam için ayırdığın zamanı da sanal hayat için ayır...
Bakalım nasıl olacak?
İşte...Günlük hep aynı soruları soruyorum kendime...
Tam dalmışken yine bu sorulara...
Omzuma birisi dokundu...
Döndüm baktım ki...
Nur yüzlü annem...
Ah...ah...oğlum benim...
Biricik oğlum benim...
Derken gözlerinden yaş damlıyordu...
Yavrum yavrucuğum...
Tam 3 saat oldu...
Üç saatte sana tam 14 kere seslendim...
Her seferinde:
Tamam anne hemen geldim dedin...
Baktım geleceğin yok...Ben geldim...
Haydi yardım edeyim de abdest al...
Hiç olmassa yatsı namazını kıl...
O an için kendimi tutamadım...
Yanaklarımdan akan yaşları,
Annem mübarek elleri ile sildi ve...
Şöyle dedi: OĞUL...NAMAZ CHATTEN DAHA HAYIRLIDIR!
Alıntı
Moderatöre Bildir   Logged

_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #26 : 21 Haziran 2011, 18:07:43 »

Örnek alınacak namaz


Evliyanın büyüklerinden Hatim-i Es'am'a, birisi;  Nasıl namaz kılarsın diye sordu O da şöyle buyurdu:

- Namaz vakti gelince temiz bir kalple niyet ederek abdest alırım abdest uzuvlarımı yıkar, kalben de tövbe ederim

Sonra camiye giderim Mescid-i Haram'ı gözümün önüne getirir, Makam-ı İbrahim'i iki kaş arasında tutar, cenneti sağımda, cehennemi solumda, Sıratı ayaklarımın altında, Azrail'i arkamda düşünür, kalbimi Allahu Teala'ya ısmarlar, sonra tazimle 'Allahu Ekber' der, hürmetle kıyam, heybetle kıraat, tevazuyla rüku, tazarru ile secde, hilm ile tahiyyat, şükür ile selamı yerine getiririm Benim namazım böyledir...
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #27 : 22 Haziran 2011, 14:51:39 »



Arabadakiler hariç, tüm şehir ezanla beraber oldukları yerde namaza durmuşlar, tüm dünya da, ne denli özlenen manzaradır bu...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
bymusab
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 450



WWW
« Yanıtla #28 : 22 Haziran 2011, 15:01:58 »

maşAllah burası neresi insanın ağlayası geliyor
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: 1 2 [3] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İlla namaz, illa namaz... Mümin'in Miracı: Namaz Sudamlasi 6 584 Son Mesaj 18 Şubat 2009, 22:14:42
Gönderen: yas gülü
Gürüntülü Namaz (Namaz nasıl kılınır) Mümin'in Miracı: Namaz vuslat 0 317 Son Mesaj 26 Aralık 2008, 16:28:29
Gönderen: vuslat
işte civcivlerin ilk resimleri ve hayat hikayeleri :P Resimler ve flashlar гüъεyyε 4 682 Son Mesaj 07 Mayıs 2009, 14:33:58
Gönderen: гüъεyyε
Furkan Savaşın'dan Kahramanlık Hikayeleri Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 142 Son Mesaj 29 Aralık 2009, 07:35:05
Gönderen: musabbinumeyr29
Sesli Çocuk Masalları ve Hikayeleri Tam Olarak 141 Tane İndirin... Çocuk İlahileri KeRvAnCaN 2 651 Son Mesaj 29 Mart 2010, 10:20:22
Gönderen: KeRvAnCaN
Fehmi ve Şebisteri'den şem ve pervane hikayeleri Tassavvuf « 1 2 » vuslat 14 1400 Son Mesaj 03 Şubat 2012, 11:24:23
Gönderen: vuslat
ünlü deyimlerin hikayeleri... Öykü - Hikaye ve Kıssalar kördüğüm 6 1141 Son Mesaj 07 Haziran 2011, 20:33:06
Gönderen: cebelinur