suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
30 Temmuz 2010, 13:18:14
Selamun Aleyküm,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Takvim
Giriş Yap
Kayıt
suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
>
>
Fıkıh Köşesi
(Moderatör:
MERXAS
) >
Namaz Vakitleri
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Namaz Vakitleri (Okunma Sayısı 37 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
Puan: 143
Online
Mesaj Sayısı: 4111
RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT
Namaz Vakitleri
«
:
28 Ocak 2010, 10:43:33 »
Günde beş farz namaz vardır. Bunlar; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bunların her birinin belirli vakitleri vardır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:
"Şüphesiz namaz, mü'minler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır." Her namazın kendi vaktinde kılınması şarttır. Vakti girmeden önce bir namazı kılmak caiz olmadığı gibi, meşru bir özür olmaksızın namazı vaktinden sonraya bırakmak da büyük günahtır.
Sabah Namazının Vakti: Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. Doğu tarafında ufkun üzerinde yayılan aydınlığa gerçek aydınlık anlamına gelen "fe cr-i sadık" denir. Sabah namazının vakti, işte bu aydınlığın ufuk üzerinde yayılması ile girmiş olur. Oruç için imsak vakti de bu zamandır. Bu aydınlıktan önce ufuk üzerinde dikey olarak görülüp daha sonra kaybolan aydınlığa yalancı aydınlık anlamında "fecr- i kazip" denilmektedir. Beliren bu aydınlık yerine, tekrar karanlık gelip sabahın girdiğini göstermediği için buna itibar edilmez.
Öğle Namazı'nın Vakti: Güneşin tam tepemize gelip, gölge doğu tarafına doğru uzamaya başladığı vakitten itibaren -güneş tepe noktasında iken mevcut olan gölge hariç ki, buna 'fey'i zeval" denİr. (Herşeyin gölgesinin bir veya iki katı oluncaya kadar devam eden zamandır.) Öğle namazının vakti; Ebu Hanife'ye göre gölgenin -fey'i zeval hariç- iki katı kadar; İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'e göre ise bir katı kadar olduğu zaman sona erer. Bunun yerine, yurdumuzda ve hemen bütün İslam ülkelerinde, takvimlerde ve ezanlarda imameynin görüşü esas alınmaktadır. Bu durumda: Öğle namazını, gölgenin bir katı kadar olduğu zaman gelmeden önce, İkindi namazını da gölgenin iki katı olduktan sonra kılmak uygundur. Bununla beraber, herşeyin gölgesi -fey'i zeval hariç- iki katı oluncaya kadar öğle namazı kılınabileceği gibi, İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'in görüşlerine göre gölge her şeyin bir katı olduktan sonra ikindi namazı kılınabilir.
ikindi Namazı'nın Vakti: Öğle namazının vaktinin çıktığı zamandan, güneşin batışına kadar olan zamandır. Yani herşeyin gölgesi bir veya iki katı olunca öğle namazının vakti çıkar, ikindi namazının vakti girer ve güneş batıncaya kadar devam eder.
Akşam Namazı'nın Vakti: Güneş battıktan sonra başlayıp, güneşin battığı taraftaki kızıllık veya ondan sonra gelen beyazlık kayboluncaya kadar devam eden zamandır. Akşam namazı vaktinin, kızıllığın kaybolmasına kadar devam etmesi, İmam Ebu Yusuf ile İmam Muhammed'in ve diğer üç mezhep imamının görüşüdür. Kızıllıktan sonra gelen beyazlığın kaybolmasına kadar devam etmesi İmam-ı Azam'ın görüşüdür.
Her iki görüşe göre de namaz kılınabilir.
Vatsı Namazı'nın Vakti: Akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti olan tan yerinin ağarmaya başlamasına kadar devam eden zamandır.
Vitir Namazı'nın Vakti: Vitir namazının vakti de yatsının vaktidir. Ancak vitir, yatsı namazı kılındıktan sonra kılınır.
Cuma Namazı'nın Vakti: Cuma'nın vakti öğle namazının vaktidir.
Beş vakit namazın herbiri için belirli olan vakitlerin bir süresi vardır. Namaz, bu sürenin başlangıcından itibaren bitimine kadar istenilen zamanda kılınabilir. Bununla beraber her namazı vakti girince geciktirmeden kılmak daha faziletlidir.
Ancak Hanefi mezhebinde sabah namazını gün biraz ağardıktan sonra kılmak, öğle namazını yazın biraz geciktirerek kılmak, ikindi namazını, kış ve yaz güneşin ışığı değişmeyecek kadar geciktirmek müstehaptır. İkindi namazını güneşin ziyası gözleri kamaştırmayacak duruma gelinceye kadar geciktirmek ise tahrimen mekruhtur.
Akşam namazını, kış ve yaz geciktirmeden kılmak müstehaptır. Yatsı namazını gecenin üçte biri geçinceye kadar ertelemek de müstehaptır. Namaz, camide cemaatle kılınıyorsa, vakit girince cemaatle kılınır, geciktirilmez.
Müzdelife'de bulunan hacıların, kurban bayramının birinci günü sabah namazını; -vacip olan müzdelife vakfesi sebebiyle- gün ağarmadan erkenden kılmaları daha faziletlidir.
Sadece hacılara mahsus olmak üzere iki yerde namazlar birleştirilerek kılınır. Biri, Arafatta arefe günü öğle vaktinde, önce öğle namazı, peşinden de ikindi namazı bir ezan ve iki ikametle birlikte kılınır. İki farzın arası başka namazla ayrılmayacağından, öğlenin farzından sonra, öğlenin son sünneti ile ikindinin sünneti kılınmaz. Burada ikindi vakti girmeden, ikindi namazı öğle vaktinde öğle namazı ile birlikte kılınmaktadır. Buna "Cem-i takdim" denilir.
İkincisi de arefe günü akşam namazı akşam vaktinde kılınmayıp Müzdelife' de yatsı vaktinde, bir ezan ve bir ikametle kılınır, yani sadece akşamın farzı için ikamet getirilir, yatsının farzında getirilmez. İki farzın arası ayrılmayacağı için akşamın sünneti ile yatsının ilk sünneti de kılınmaz. Burada . akşam ile yatsı namazlarının birlikte kılınmasına da "Cem-i te'hir" denilir. Bazı namaz vakitlerinin oluşmadığı yerler ile gece ve gündüzün çok uzun sürdüğü, mesela; altı ay gündüz, altı ay gece olan kutup bölgelerinde ise namazlar normal bölgelere göre hesap edilerek kılınır.
"Vakti oluşmayan namazları (namazın sebebi bulunmadığı gerekçesi ile) kılmak gerekmez", görüşünü savunanlar olmuşsa da, beş vakit namaz umumi olarak farz kılınmış, bölgeler arasında bir ayırım yapılmamıştır. Bu sebeple, normal olmayan yerlerde namaz vaktini gösteren işaret olmasa bile vakit mevcuttur ve dünyanın hangi bölgesinde bulunursa bulunsun Müslümanların beş vakit namazı kılmaları gerekir.
Namaz vaktini gösteren işaretin mevcut olmaması, namaz emrini ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda normal bölgelere göre hesap edilerek namaz vakitleri düzenlenir.
Normal olmayan bölgelerde namazların nasıl kılınacağı konusuna Peygamberimizin bir hadis-i şerifi ışık tutmakta ve nasıl hareket edileceği. hususunda yol göstermektedir.Şöyle ki
Peygamberimiz, bir gün ashabına Deccal' dan söz ederken: - "Deccal yeryüzünde kırk gün kalacaktır, Bunun ilk günü bir yıl, ikinci günü bir ay, üçüncü günü de bir hafta uzunluğunda olacak, Diğerleri ise, sizin normal günleriniz gibi olacaktır," buyurdu.
Orada bulunanlar:
- Ey Allah 'ın Resûlü, bir yıl kadar uzun günde, normal günün beş vakit namazını kılmamız, bize kafi gelir mi? diye sorunca, Peygamberimiz:
- "Hayır kafi gelmez, (normal günlerdeki ölçüye göre) takdir ediniz."
buyurdu.
Oruç ve zekat da, yine normal bölgelere göre hesap edilerek yerine getirilir.
Moderatöre Bildir
Logged
Dünya tarihinde hiç bir millet, İsrail Oğulları gibi zülüm yapmamış, fitne ve bozgunculuk çıkarmamış, hile ve desiselere baş vurmamış, hakka ve doğru yola çağıranlara işkence yapmamış ve peygamberlerini öldürmemiştir. Yeryüzünde, inkar ve isyan bakımında da İsrail Oğulları gibi hiçbir millet,yaşamış
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
Puan: 143
Online
Mesaj Sayısı: 4111
RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT
Ynt: Namaz Vakitleri
«
Yanıtla #1 :
28 Ocak 2010, 10:46:17 »
Namaz Çeşitleri
Namazlar; Farz, vacip ve nafile olmak üzere başlıca üç çeşittir:
1. Farz Namazlar
Farz namazlar ikiye ayrılır:
a) Farz-ı ayn olan namaz1ar: Beş vaktin farzı ile cuma namazı farz-ı ayn olan namazlardır.
b) Farz-ı kifâye olan namaz: Cenaze namazından ibarettir.
2. Vacip Olan Namazlar
Vitir namazı ile Ramazan ve Kurban bayramı namazları vacip olan namazlardır.
3. Nafile Namazlar
Bunlar, farz ve vaciplerden başka olan namazlardır. Nafile namazlar da; Sünnet ve Müstehap namazlar olmak üzere iki kısımdır.
Sünnet Namazlar
a) Sabah namazının farzından önce iki rek'at.
b) Öğle namazının farzından önce dört, farzdan sonra iki rek' at.
c) ikindi namazının farzından önce dört rek'at.
d) Akşam namazının farzından sonra iki rek'at.
e) Yatsı namazının farzından önce dört, farzdan sonra iki rek'at.
Sünnet namazlar da "Sünnet-i Müekkede" ve "Sünnet-i Gayri Müekkede" olmak üzere ikiye ayrılır: Bunlardan sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri ile yatsı namazının son sünneti, "Sünnet-i Müekkede.." ikindinin sünneti ile yatsının farzından önceki sünneti "Sünnet-i Gayri Müekkede" dir.
Müstehap Olan Namazlar
Bunlar beş vakit namaza bağlı olmayıp diğer zamanlarda sevap kazanmak maksadıyla fazladan kılınan namazlardır. Bunlara "Mendup Namazlar" denir. Teheccüd namazı, istihare namazı ve kuşluk namazı gibi.
Namazlar bir başka yönden de ikiye ayrılır:
1. Rukû ve secdeleri olmayan namaz: Bu, cenaze namazıdır.
2. Rukû ve secdeleri olan namazlar: Bunlar; farz vacip ve nafile olan diğer namazlardır.
Moderatöre Bildir
Logged
Dünya tarihinde hiç bir millet, İsrail Oğulları gibi zülüm yapmamış, fitne ve bozgunculuk çıkarmamış, hile ve desiselere baş vurmamış, hakka ve doğru yola çağıranlara işkence yapmamış ve peygamberlerini öldürmemiştir. Yeryüzünde, inkar ve isyan bakımında da İsrail Oğulları gibi hiçbir millet,yaşamış
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
Puan: 143
Online
Mesaj Sayısı: 4111
RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT
Ynt: Namaz Vakitleri
«
Yanıtla #2 :
28 Ocak 2010, 10:47:12 »
Namazın Farzları
Namazın farzları on ikidir. Bunların altısı namazın dışında olup önceden yapılması. gereken farzlardır. Bunlara "Namazın Şartları denir. Altısı da namazın içindedir. Bunlara da "Namazın rükünleri" denir. Namazın sahih olması için bu farzların yerine getirilmesi gerekir.
Namazı Bozan Şeyler
1.Namazda konuşmak. (Bilerek. bilmeyerek. yanılarak ve uyuklayarak nasıl olursa olsun insan sözü namazı bozar.)
2. İnsan sözüne benzeyen dua. (Ya Rab! beni şöyle giydir, şöyle yedir veya falan kadını bana nasip eyle gibi.)
3. Namazda iken birine selam vermek veya başkasının verdiği selamı almak. Verilen selamı. el. baş veya parmak işareti ile almak namazı bozmaz. ancak mekruhtur.
4. Namazda namaza ait olmayan bir iş yapmak.
Buna "amel-i kesir" denir ki anlamı. "çok iş" demektir. Namazın. bozulmasına sebep olan bu "çok iş" in belirlenmesindeki ölçü şudur:
Namaz kılan bir kimse namazla ilgili olmayan bir işle uğraşırken onun namaza durduğunu bilmeyen ve bu halde gören bir insan şüphe etmeden. "Bu adam namazda değildir. çünkü namaz kılan bu kadar işle uğraşmaz" derse. dışardan bakan insanı bu kanaate vardıran işlere. "amel-i kesir çok iş" denir.
Namaz kılan kimse. namazda olup olmadığında şüphe edilecek bir işle uğraşırsa buna da "amel-i kalil" denir ki "az iş" demektir. Bu ise namazı bozmaz. fakat mekruhtur.
Namazda saç ve sakal taramak. vücudun herhangi bir yerini bir rükünde üç kere kaşımak namazı bozar. Bir veya iki kere kaşırsa bozulmaz. Vücudun herhangi bir yerini el kaldırmadan üç defa kaşımak bir defa kaşıma sayılır ve bu kaşıma da namazı bozmaz.
Çocuğu alıp emzirmekle namaz bozulur. Eğer çocuk. namaz kılan kadının memesini emip süt çıkarsa namaz bozulur. bir veya iki defa emmekle süt çıkmazsa namaz bozulmaz. Süt çıkmasa bile iki defadan fazla emmekle de bozulur.
Namazda özürsüz olarak peş peşe ve durmadan üç adım atmak namazı bozar. Bir kimsenin çarpması veya çekmesi ile namaz kılınan yerden istemeyerek üç adım yürümekle namaz bozulur.
Namazda sadece bir defa bir el ile başındaki sarık veya takkeyi alıp yere koymak, yahut bunları yerden alıp başına giymek namazı bozmaz. Namazda sarığı çözülüp bunu tek elle bir veya iki kere düzeltmekle namaz bozulmaz. Namaz kılan, el veya kamçı ile birisine vurursa namazı bozulur.
Namaz kılan bir kimseye "ileri git." veya yanında namaz kılacak olana "yer aç" denilse, o da başkasının emrine uyarak bunları yapsa namazı bozulur. Çünkü namazda başkasının emriyle hareket etmiştir. Ancak kendi kendine ileri gitmesi veya saf ta yer açması ile namaz bozulmaz.
Namazda güneşten rahatsız olan kimse bir veya iki adım yürüyerek gölgeye çekilse namazı bozulmaz. Namazda pantolonunu bağlamak namazı bozar, çözmek ise bozmaz. Namazda olan kimseden bir şey istenip o da, evet veya hayır anlamında işarette bulunsa namazı bozulmaz.
5. Kıbleden göğsünü çevirmek,
6. Dışardan bir şey yemek,
7. Dişleri arasında kalan -nohut tanesi kadar- şeyi yutmak,
8. Ağızda sakız veya başka birşey çiğnemek.
Ağza alınan şeker, eridikçe tadı boğaza gitse namaz bozulur. Namazdan önce tatlı bir şey yiyen kimse, namaz kılarken bunun tadını ağzında hissedip yutsa namazı bozulmaz.
9. Namazda bir şey içmek,
10. özürsüz olarak öksürmek, Bir özürden dolayı öksürmek namazı bozmaz. Okuyuşuna engel olan ba1gamı gidermek, sesini düzeltip güzelleştirmek, yanlış okuyan imamın hatasını doğrultmak ve namazda olduğunu bildirmek için öksürmek namazı bozmayan özürlerdir.
11. Bir şeye üflemek,
12. Ah diye inlemek,
13. Ah, oh demek,
14. Ağrıdan veya dünyaya ait bir musibetten dolayı sesle ağlamak. (Cennet veya cehennemi hatırlamaktan dolayı ağlamak namazı bozmaz.)
15. Aksırana "Yerhamukellâh", kötü bir habere "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi raciûn"., iyi habere "Elhamdü lillâh", hayret edilecek bir habere "Sübhânellâh" demek. Allah' ın adını işitince "celle celâlühü", Peygamberimizin adını işitince "Salât ve selâm" okumak.
Başka bir namaz kılanın "vele'ddallin" okuduğunu işitip "Âmin" deyen kimsenin de namazı bozulur.
16. Birine cevap vermek maksadıyla ayet okumak. (Cevap maksadıyla değil de namazda olduğunu bildirmek için okursa namaz bozulmaz.) Namazda olduğunu bildirmek için yüksek sesle okumak da namazı bozmaz.
17. Teyemmümle namaz kılanın suyu görüp kullanmaya gücü yetmesi,
18. Ayaklara giyilen mestlerin mesh müddetinin namazda sona ermesi,
19. Ayağından az bir uğraşma ile de olsa mestleri çıkarmak,
20. Rükû ve secdeleri imâ ile yapmakta olan kimsenin namaz içinde rükû ve secde yapmaya gücü yetmesi,
21. Sabah namazını kılarken güneşin doğması, (Bayram namazı kılarken zeval vaktinin gelmesi ve cuma kılarken ikindi vaktinin girmesi ile de bu namazlar bozulur.)
22. Özür sahibinin özrünün ortadan kalkması,
23. Bayılmak ve çıldırmak,
24. Ergenlik çağında olan bir kız veya kadının, cemaatle kılınan namazda erkeğin yanında veya önünde durması. Buna "muhazatı nisa" denir. Bu durumda erkeğin namazının bozulması için bazı şartların bulunması gerekir.
Bunlar:
a) Namaz kılanın mükellef olması. (Çocuğun namazı bozulmaz.)
b) Erkek ve kadının ikisinin de namazda olması.
c) Namazın rükûlu ve secdeli namaz olması (cenaze namazı böyle durumda bozulmaz.)
d) Erkek ve kadın, ikisinin de aynı namazı beraber kılması.
e) Her ikisinin de arada perde olmadan bir mekanda bulunması. (Eğer biri bir adam boyu yüksekte, diğeri alçakta olur ve organları birbirinin hizasında bulunmazsa namaz bozulmayacağı gibi ikisi ,aynı yerde bulunup ,aralarında bir perde veya bir adam sığacak kadar açıklık olursa yine namaz bozulmaz.)
f) İmam namaza başlarken kadın cemaate de imam olduğuna niyet etmek.
g) Muhâzatın (yani; kadının. erkeğin yanında veya önünde durması) bir rükünde olmak.
Sayılan bu şartların bulunması halinde erkeklerin namazı bozulur.
Eğer kadın, namazda uyduğu imamın hizasında veya önünde durursa imamın namazının bozulması ile kendi namazı da bozulmuş olur.
25. Bir namazı kılarken başka bir namaza geçmek maksadıyle tekbir almak. Bu durumda ikinci bir namaza başlamış olduğundan, önceden kıldığı namaz bozulmuş olur.
26. Vücudunda örtünmesi gereken yerin bir rükün (üç tesbih) miktan açık kalması veya üzerine namaza mani pislik bulaşması. Açılan yer hemen örtülürse namaz bozulmaz.
27. Ezberinde olmayanı namazda mushafa bakarak okumak. Yazılı bir şeye bakıp manasını anlamak namazı bozmaz.
28. İmama uymuş olan kimse bir rükünde imamla birlikte olmayarak onu geçmek.
(Mesela: İmamdan önce rükûa varıp kalktıktan sonra bu rükûa, imam ile beraber yapmaz veya imamdan sonra iade etmeyerek namaza devam edip imam ile selam verirse namazı bozulmuş olur.)
29. Namazın sonunda teşehhüd miktarı oturduktan sonra namaz içindeki secdelerden birini veya tilavet secdesini yapmadığını hatırlayan kimse yapmadığı secdeyi yerine getirdikten sonra "Kade-i ahire "yi iade etmezse namazı bozulmuş olur.
30. Üç ve dört rek'atli farzlardan (mukim olduğu halde) kendini misafir zannederek iki rek'atın sonunda selam vermekle namaz bozulacağı gibi öğlenin farzını cuma, yatsının farzını teravih zannederek veya bilmediği için dördü iki rek'at zannederek birinci oturuşun sonunda selam vermek de namazı bozar. Çünkü bu selam, namazı bitirmek için bilerek yapılmıştır.
Dört rek'atlı bir namazı kılarken ikinci rek'atın sonunda, bunu son rek'at zannederek yanlışlıkla selam vermekle namaz bozulmaz. İmama birinci rek'attan sonra yetişen kimse, imam selam verirken kendisi selam vermeyip kılamadığı rek'atları tamamlamak üzere ayağa kalkması gerekirken yanlışlıkla imamla beraber selam verse yine namazı bozulmaz.
31. Manası değişecek şekilde Kur'an'ı yanlış okumak.
Buna: "Zelletü'I-Karî" denir. Anlamı: "Okuyanın sürçmesi", yani yanlış okuması demektir. Namazı bozup bozmaması yönünden bu konunun kısaca açıklanması gerekir. Şöyle ki:
Kur'an, kasten yanlış okunur ve bununla mana değişirse namaz bozulur. Hata veya unutarak yanlış okunduğu takdirde:
a) Eğer yanlışlık kelimelerin hareke veya sükûnunda ise manada bir değişiklik olsun veya olmasın namaz bozulmaz. Şeddeli olan harfi şeddesiz, şeddesizi şeddeli okumak, uzatılarak okunması gerekeni kısa, kısa okunması gerekeni uzatarak okumak, idğam yapılacak yerde yapmamak, yapılmayacak yerde idğam yapılarak okumakta da hüküm böyledir, yani namaz bozulmaz. .
b) Vakıf, ibtida ve vasıl hallerinde yani durulacak yerde geçmek, geçilecek yerde durmak gibi hatalı okuyuşlarda da mana değişikliği olsa bile namaz bozulmaz. Çünkü bunlara riayet ederek okumak da halk için zorluk vardır. Kelimeyi bölerek okumak mesela, "Elhamdü" kelimesini önce "Elham" deyip kalan kısmını sonra tamamlamak da namazı bozmaz.
c) Eğer bir harf yerine başka bir harf okuyup bununla mana değişmez ve Kur'an'da o kelimenin benzeri bulunursa namaz yine bozulmaz. "Zalimin" yerine zalimûn" okumak gibi. Eğer harfin değişmesiyle kelimenin manası değişmez, fakat o değişik kelimenin bir benzeri Kur'an'da yoksa İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre namaz bozulmaz, İmam Ebu Yusuf'a göre bozulur.
“Kavvâmine" yerine "Kayyamine" gibi. Eğer harfin değişmesiyle mana da değişir ve o kelime Kur'an'da bulunmazsa namaz bozulur.
Bir kelimede okunması gereken harf yerine başka bir harf okuyan ve bazı harfleri çıkaramayan peltek kimsenin doğru okumak için gayret göstermesi ve telaffuz edemediği harflerin bulunmadığı ayetlerden namaz caiz olacak kadar i ezberlemesi gerekir. Bu olmadığı takdirde okuyabildiği kadarı ile namazını kılar, fakat başkasına namaz kıldıramaz.
Moderatöre Bildir
Logged
Dünya tarihinde hiç bir millet, İsrail Oğulları gibi zülüm yapmamış, fitne ve bozgunculuk çıkarmamış, hile ve desiselere baş vurmamış, hakka ve doğru yola çağıranlara işkence yapmamış ve peygamberlerini öldürmemiştir. Yeryüzünde, inkar ve isyan bakımında da İsrail Oğulları gibi hiçbir millet,yaşamış
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
-----------------------------
=> Yönetici Duyuruları
=> Üye Haber ve Duyuruları
===> Yurttan haberler
===> Dünyadan Haberler
===> Düğün-Konferans-Konser-Miting...
===> Filistin Özel
-----------------------------
Kuran-ı Kerim
-----------------------------
=> Kuran-ı Kerim Genel
===> Tefsir Dersleri
===> Tecvid dersleri
=> Kuran-ı Kerim video ve ses Dosyaları
-----------------------------
İslam Tarihi
-----------------------------
=> Hz.Muhammed (S.a.v)
===> Peygamber Efendimizin Hayatı
===> Hadis-i Şerifler
===> Ehl-i Beyt
=> Peygamberlerin Hayatı
=> Sahabeler'in Hayatından Tablolar
=> İslam Alimleri ve öncüleri
-----------------------------
-----------------------------
=> Tevhid Ve Akaid
=> Risale-i Nur'dan Damlalar
=> Dua penceresi
=> Tassavvuf
===> Marifetullah
===> Esmâ-ül-Hüsnâ
=> Fıkıh Köşesi
=> İslami Hayat Tarzı
===> İslamda Kadın ve Tesettür
===> İslam'da Aile Hayatı
===> Mümin'in Miracı: Namaz
===> Kuran-ı kerimde mümin
-----------------------------
-----------------------------
=> Özel Gün ve Geceler
=> Ramazan-ı Şerif
-----------------------------
-----------------------------
=> Kendi kalemizinden yazılarınız
===> vuslatsevdasi
===> Seccâd
===> kuranehli
===> selvi
===> ÂmâK-ı HâYâL
===> têkoşîn
===> HÂ-MÎM
===> hattab_72
===> Şehid Renginde
===> cürmümile
=> Düşünce yazıları/Makaleler
===> röportajlar
=> Öykü - Hikaye ve Kıssalar
===> Roman Kuşağı
=> Şiir Pınarı
=> Güzel ve ibretli Sözler
=> Kişisel Gelişim
=> Serbest Bölüm
===> Anketler
=> Tarihten Notlar
=> Kitap-kaset ve Dergi
-----------------------------
-----------------------------
=> Kelime ve Kavramlar
=> Arabic/Arapça
===> Maksud Dersleri
===> Izzi Dersleri
===> Bina Dersleri
===> Emsile Dersleri
=> Kurdi / Kürtçe
===> Zazaki (Zazaca)
=====> Zazaca Dersler
=====> Zazaca Şiirler / Zazaca Marşlar
=====> Zazaki/Zazaca
===> fêrgeha kurdî ( Kürtçe Dersler )
===> Helbest u Marşên Kurdî
=> English/İngilizce
===> Genel ingilizce
===> ingilizce Tensler (zamanlar)
===> Dini Yazılar
===> Eğitici Videolar
-----------------------------
-----------------------------
=> Sohbetler/Seslendirme
=> Ezgi ve ilahiler
===> Farsça Eserler
===> Türkçe Eserler
===> Kürtçe Eserler
===> Arapça Eserler
===> Diğer Diller
===> istek parçaları
=> sesli Şiir&Fon Müzikler
=> Film-Klip ve Belgeseller
===> Klipler
===> Flim - Tiyatro
===> Belgeseller
=> Resimler ve flashlar
===> karikatür/komik resimler
-----------------------------
PROĞRAMLAR
-----------------------------
=> ARAÇLAR
===> Güvenlik-İnternet
===> Eğitim-Okul
===> Ses / Resim / Video
===> Ekran-Masaüstü
===> İslami Programlar
===> Pc Soru/Cevap ve Faydalı Bilgiler
=> Bilim Ve Teknoloji
-----------------------------
-----------------------------
=> Tıp/ Sağlık/Şifa
===> Çocuk Sağlığı
===> Acil Durum İlk Yardım Bilgisi
=> Yemek Tarifleri
-----------------------------
-----------------------------
=> Çocuk Eğitimi
===> Çocuk Hikayeleri
===> Çocuk Dersleri
===> Çocuk için Oyun ve Resimler
===> Çocuk İlahileri
===> çocuk Video ve Klipleri
=> Mizah
===> fıkralar
-----------------------------
-----------------------------
=> Tavsiye Siteler
=> İstek, Öneri ve Şikayetleriniz
=> Vuslat Sevdalılar (tanişma)
Yükleniyor...