0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: nasıl olur da korkarım?  (Okunma Sayısı 227 defa)
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« : 27 Aralık 2010, 00:06:01 »

Kavmi onunla tartışmaya girişti, bunun üzerine onlara dedi ki; "Allah beni doğru yola iletmişken sizler, O'nun hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Ben O'na koştuğunuz ortaklardan korkmam. Meğer ki, Rabbim hakkımda bir şey dilemiş olsun. Rabbimin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Halâ düşünmüyor musunuz?"
"Sizler Allah'ın haklarında size hiçbir kanıt indirmemiş olduğu putları O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin O'na koştuğunuz ortaklardan nasıl olur da korkarım? Eğer biliyorsanız, söyleyin bakayım, bu iki gruptan hangisi güvenli olmaya daha lâyıktır?"(En'am 80-81)


Fıtrat bozulmaya başladı mı sapıtır. Ardından bu sapıklığını giderek derinleştirir. Artık açı genişlemeye, başlangıç çizgisinden gittikçe uzaklaşmaya başlamıştır. Öyle ki, fıtratın bundan sonra doğru yola dönmesi son derece güçleşir. İbrahim'in (selâm üzerine olsun) kavmi putlara, gezegenlere ve yıldızlara kullukta bulunuyor. İbrahim'in gönlünde gerçekleşen bu dehşet verici yolculuğu düşünüp değerlendirmiyorlardı. Bu olay onları sırf düşünüp incelemeye bile yöneltememiştir. Üstelik düşünce ve sapıklıklarındaki gözle görülür çaresizliklerine rağmen, gelip onunla tartışmaya ve inkâra kalkışıyorlar.

Ancak, Allah'ı gönlünde, aklında ve çevresindeki varlık aleminde bulan mümin İbrahim (selâm üzerine olsun) onları, büyük bir güven ve kararlılıkla tiksinerek karşılıyor.

Allah beni doğru yola eriştirmişken, O'nun hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz?"

Elimden tutarken, basiretimi açarken, beni kendisine yöneltirken ve kendisini bana tanıtırken bulduğum Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Yüce Allah elimden tutmuş bana yol göstermiştir. O halde vardır. Bana göre bu, varlığının kanıtıdır. O'nu, çevremdeki evrende gördüğüm gibi vicdanımda ve bilincimde de gördüm. O halde, içimde bulduğum ve bunun için bir kanıta da ihtiyaç duymadığım bir şey hakkında benimle tartışmanızın bir anlamı yoktur. O'nun beni kendisine iletmesi yeterli bir kanıttır.

Ben O'na koştuğunuz ortaklardan korkmam.

Allah'ı bulan kişi nasıl korkabilir? Allah'ın gücünden başka tüm güçler ciddiye bile alınmayacağına, O'nun otoritesinden başka bir otoriteden korkulmayacağına göre, Allah'ı bulan kişi, neden ve niçin korkabilir ki?

Ancak, derin imanı ve içten teslimiyeti nedeniyle İbrahim (selâm üzerine olsun) Allah'ın serbest iradesine ve her şeyi kapsayan bilgisine dayanmadan kestirip atmıyor.

Meğer ki, Rabbim hakkında bir şey dilemiş olsun. Rabbimin bilgisi her şeyi kuşatmıştır. Halâ düşünmüyor musunuz?

O, Allah'ın iradesine, korumasına ve gözetimine dayanarak hiçbir konuda kavminin sahte tanrılarından korkmadığını duyuruyor. Çünkü o, Allah'ın korumasına ve gözetimine sığınmıştır. O biliyor ki, Allah'ın dilediğinin dışında hiçbir şey başına gelmez. Allah'ın her şeyi kapsayan bilgisi onu da kapsamına almıştır.

-"Sizler Allah'ın haklarında size hiçbir kanıt indirmemiş olduğu putları O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin O'na koştuğunuz ortaklardan nasıl olur da korkarım? Eğer biliyorsanız, söyleyin' bakayım, bu iki gruptan hangisi güvenli olmaya daha lâyıktır?"

Bu, kendisine güvenen ve şu varlıkta yer alan gerçekleri kavrayan müminin mantığıdır. Korkması gereken biri varsa bu, İbrahim (selâm üzerine olsun) olmayacaktır. Korku duyması gereken, elini Allah'ın eline tutuşturan ve böylece yoluna devam eden mümin olmayacaktır. Bir müminin ne olursa olsun bu aciz tanrılardan korkması düşünülemez. Kimi zaman yeryüzünde zorba diktatörler şeklinde beliren bu tanrılar, yüce Allah'ın gücü karşısında kaale bile alınmayacak derecede zayıftırlar. Onlar, yüce Allah'ın kendilerine bir yetki ve güç vermediği canlı cansız şeyleri Allah'a ortak koşmaktan korkmadıkları halde, İbrahim (selâm üzerine olsun) bu çaresiz sahte tanrılardan korkar mı? O halde, iki gruptan hangisi daha güvencededir? Allah'a inanıp ortakları reddeden mi, yoksa hiçbir yetkisi ve gücü bulunmayan şeyleri Allah'a ortak koşan mı? Şayet az da olsa, bir bilgileri ve anlayışları varsa söylesinler bakalım, hangi grup kendini güvencede hissetmeyi hak etmiştir?
Fizilal'il Kur'an
Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2010, 12:12:30 »

Evet ne kadar hoş söylüyor değil mi atamız? Nasıl da bizim için söylüyor, nasıl da bize lâyık söylüyor değil mi? Söyleyin bana ey müşrikler! Allah size bir ruhsat vermediği halde sizler Allah’a şirk koş-maktan korkmuyorsunuz, bir kısım varlıkları ve sizin gibi insanları hayatınızda söz sahibi kabul ederek Allah’a ortak koşmaktan korkmu­yorsunuz da, Allah’a inanan ve sadece ona kulluk etmeye çalışan bi­risi olarak bu tavrımı açık açık ortaya koymaktan ben mi korkayım? Sizler göklerin ve yerin sahibine karşı gelmekten korkmuyorsunuz da arkamda o güç olduğu halde ben mi korkayım? Bugün bu insanlar modayı razı edeceğiz diye Allah’tan korkmuyorlar da biz onların modasından mı korkacağız? Birileri putlarını razı edebilmek için her suçu işlerlerken ve de Allah’tan korkmazlarken, biz Allah bizimle beraber-ken onların putlarından mı korkacağız? Birileri kendi sistemlerini Allah sistemi yerine ikame etmeye çalışarak Allah’ı karşılarına alırlarken Allah’tan korkmuyorlar da biz Allah sistemini hakim kılma yolunda mücâdele verirken ve uğrunda çırpındığımız Allah bizim safımızdayken biz mi korkacağız? Hz. Ali Efendimiz der ki:

          "Ölüm bana gelecekse neye korkayım? Gelmeye­cekse neye korkayım?"
Eğer kâfir ve müşriklere karşı tavır alma konusunda atamız ve her konuda örneğimiz Hz. İbrahim (a.s) bilinir ve örnek alınırsa mü'-min kesinlikle Allah’ın dışında hiçbir şeyden korkmayacaktır. O halde bunun yolu sürekli Kur’an eğitiminde olmaya bağlıdır. Kur’an’da Rab-bimizin bize tanıttığı tavırları tanımak ve onları kendimize örnek almaya çalışmak zorundayız bunun başka bir çaresi de yoktur yâni.

   Bakın diyor ki atamız:

 "Bilginiz, aklınız, fikriniz ferasetiniz varsa haydi söy­leyin bakalım hangi grup daha emniyettedir?"
 
Hangi grup emniyeti garanti etmiştir? Allah’a birilerini şirk koşa­rak isyan içinde olanlar mı emniyttedir? Yoksa Allah’a Allah C.C. istediği şekilde kulluk yaparak O’nun hatırını kazananlar mı? Söyleyin bakalım eman, emniyet mü'minlerin mi yoksa müşriklerin mi? Hangi grup emn ü emana daha lâyıktır? Hangi grup kurtulmaya, hangi grup da azap edilmeye lâyıktır? Yalnız Allah’a kulluk edenler mi kurtuluşa, başarıya erişecekler, yoksa Allah’a isyan içinde Allah’tan başkalarına kulluk eden kimseler mi? Yalnız Allah’a kulluk edenler mi cennete ve rahmete erecek, yoksa Allah’ı bırakıp da Allah’tan başka tanrı ve tan­rıçalara kulluk etmeye çalışanlar mı erecekler? 
Besâiru'l Kur'an
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Forum Sitesi Sahibinin Klavyesi Nasıl Olur? karikatür/komik resimler « 1 2 » Xerip 11 732 Son Mesaj 05 Şubat 2009, 12:08:21
Gönderen: İKRA
Evlilikte "güzel geçim" nasıl olur? İslam'da Aile Hayatı Nar-ı Zehra 5 516 Son Mesaj 02 Eylül 2008, 13:04:38
Gönderen: Nar-ı Zehra
dostluk nasıl olur Öykü - Hikaye ve Kıssalar MERXAS 1 161 Son Mesaj 15 Temmuz 2009, 10:19:22
Gönderen: 3RK4N
En Hayırlı Genç Nasıl olur? Hz.Muhammed (S.a.v) MERXAS 1 202 Son Mesaj 19 Ağustos 2009, 12:19:53
Gönderen: гüъεyyε
Kuranı Kerim Nerede, Nasıl Toplandı? Nasıl Korundu? Kur'an-ı Kerim Genel « 1 2 ... 6 7 » MERXAS 61 4297 Son Mesaj 02 Eylül 2010, 22:16:42
Gönderen: Qum_Feenzır
Allah'ın Kulunu Zikretmesi Nasıl Olur Öykü - Hikaye ve Kıssalar MERXAS 0 108 Son Mesaj 09 Ekim 2010, 09:26:47
Gönderen: MERXAS
Dualar nasıl kabul olur? Dua penceresi Âl-i İmran 0 193 Son Mesaj 04 Temmuz 2011, 16:12:53
Gönderen: Âl-i İmran