0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Nasrullah: Sessiz Kalırsak Bir Gün Aksa'yı Çökmüş Bulacağız!  (Okunma Sayısı 107 defa)
Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« : 01 Nisan 2010, 12:12:25 »

Nasrullah: Sessiz Kalırsak Bir Gün Aksa'yı Çökmüş Bulacağız
 
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, el Menar televizyonuna verdiği demecinde Filistin'in geleceğinden umutlu olduğunu söyledi.

01 Nisan 2010


Lübnan İslami direnişi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, el Menar televizyonuna verdiği demecinde, Filistin'in geleceği, Lübnan emniyet güçleriyle Amerika arasında imzalanan güvenlik anlaşması, Lübnanlılar arası diyalog ve Hariri suikastine ilişkin son gelişmelelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Nasrullah'ın el Menar televizyonuna verdiği demecin birinci bölümünü sunuyoruz:

-Bugün Filistin’de olanlar ister Kudüs ister Aksa için olsun İsrail projesinin en çirkin belki de en tehlikeli ayrıntılarını gözler önüne seriyor. Bu konuda ne diyorsunuz?

-Hasan Nasrullah: Biz acı da olsa insanların açık sözlü olmalarına alıştık. Müslüman ve Arap halklarının, hükümetlerin ve aktif güçlerin vehimlerinin olması doğru değil. Arap ve İslam âleminde ne Müslümanların ne de Hıristiyanların Kudüs’ün geleceği konusunda zannı olmamalı. İsrailliler Gazze, Golan Tepeleri, Batı Şeria, sınırlar ve yüzölçümü konusunda ihtilaf edebilirler ama onlar için kararı verilmiş iki durum söz konusudur: Varmasını istedikleri yönle Yahudi devleti ve Yahudi devletinin ebedi başkenti Kudüs. Bu nedenle Netanyahu’nun ABD’deki AIPAC konferansında Kudüs’ün bir yerleşim birimi değil İsrail’in ebedi başkenti olduğunu ve oradaki yerleşim çalışmalarının devam edeceğini söylediğini duyduk. Yani eğer tartışmaya, üzerinde oynamaya, taktiğe ve kandırmaya açık bir şey varsa bu Batı Şeria’daki yerleşim birimleri konusudur. Orada cereyan edenler İsrailliler için yerleşim birimleri inşası, Filistinlilerin evlerini yıkma ve aşamalı olarak onları tehcir etmedir.

Kudüs İsrailliler için kritik bir meseledir. İsrail’in Kudüs projesi demek onun bir Yahudi başkenti olması demektir. Yani Müslümanlarla Hıristiyanların şehirden tedrici olarak çıkarılmaları gerekmektedir. Bu devam eden bir projedir: evlerin yıkılması, oturum izinlerinin alınması, vatandaşlığın alınması, yaşamlarına, ekonomilerine, gidiş gelişlerine baskı uygulanması ve yeni ev yapılmasının engellenmesi. O halde İsrail’in Kudüs’teki hedefi orayı nüfus bakımından bir Yahudi şehrine çevirmek, en tehlikelisi de tarihi ve dini düzeyde –Aksa ve Kıyamet Kilisesi’ni kastediyorum- şehri Yahudileştirmektir. Ben İsrail’in planının Mescid-i Aksa’yı yıkmak olduğunu düşünüyorum. Onlar bunun için sadece uygun zaman ve fırsatı kolluyorlar. Resmi olarak çalışma bakanlığının tank ve buldozer kullanarak Aksa’yı yıkması birinci tür. Diyorlar ki hiç kimsenin sözüne kulak asmayan radikal Yahudiler patlayıcıları aldılar, Aksa’ya girdiler ve patlattılar bu da ikinci tür. Şuan uygulanan bir üçüncü tür daha var ki o da tüneller. Eğer kazı çalışmaları bu şekilde devam ederse bir gün gelecek Aksa’yı çökmüş bulacağız ve İsrailliler bizim bir suçumuz yok diyecekler. Çünkü Kudüs’te dini makamlar, vakıf sorumluları, siyasiler, cemiyetler ve din adamlarının Aksa’nın gerçekten tehlikede olduğunu söylediği bir zamanda dünya bu kazı çalışmalarına sessiz kalıyor. O halde Kudüs’te yapmak istedikleri bu. Bunu göz önüne almalı ve ne yapmamız gerektiğini düşünmeliyiz. Bilmeliyiz ki, durum bu şekilde giderse varacağı sonuç budur.

Uluslar arası Kudüs Vakfı’nın yapmış olduğu ve bütün bu uygulamalardan ve rakamlardan ayrıntısıyla bahseden fevkalade bir rapor gördüm. Belki de Arap ve İslam âlemindeki çoğu kişi bu ayrıntıları irdelemiyor ve büyük puntolarla yazılan başlıklarla yetiniyor.

-Arap zirvesinden Filistin’e 500 milyon dolar yardım kararı çıktı ve ABD başkanından yerleşim çalışmalarına karşı olan tavrından geri adım atmaması ve Kudüs’te olanları durdurmak için müdahale etmesi istendi?

-Hasan Nasrullah: Finansman konusuyla ilgili olarak Gazze savaşından sonra Şarm el-Şeyh’de bir konferans düzenlendi ve Gazze’nin yeniden imarı için 5-6 milyar dolarlık bağıştan bahsedildi. Gazze şimdi ne durumda? Onlar Gazze’ye imar için elzem olan malzemelerin girmesine bile izin vermiyorlar. Bu rakamlar tüketim için söyleniyor, bu 500 milyar doların Kudüs’teki evleri imar edeceği söyleniyor. Peki, gidin var olan evlerin yıkımına engel olacak siyasi bir seçenek ve siyasi bir karar alın. Bu paralar Kudüs’teki harap evleri mi tamir edecek? Bu paralar Kudüslülere topraklarında kalmaları için mi verilecek? Bu uzun ve kapsamlı bir sorudur.

Amerika ve barış üzerine yapılan bahis üzerinden onlarca yıl geçti. Amerika, barış ve müzakereler üzerinde yapılan bahis uzun sürdü. Bugün barış yanlılarının, 18 yıllık müzakere sürecinden hayal kırıklığından başka ne devşirdik dediklerini duyuyoruz.

-Ama o zaman Obama yoktu?

-Hasan Nasrullah: Gerçek bu. Direniş seçeneğinin zafer ve başarı kazandığı bir zamanda müzakere seçeneğinin sonuçları hayal kırıklığı ve İsrail’e demografik ve gerçekçi değişiklikler yapması için zaman verme olmuştur. Buna mukabil direniş seçeneği özgürlük, dizginleri ele geçirme, caydırıcı güçte denge sağlama ve İsrail’in projesini tümüyle tehlike dairesine sokma düzeyinde birçok başarı kazandı. Filistin’deki mübarek intifada öncesi İsraillilerin devletleri ve projeleri için var olma savaşına girdiklerini hatırlıyoruz. Barış seçeneğinin İsrail’e daha fazla yerleşim yeri kurması için zaman verdiği bir zamanda direniş ve intifada seçeneği İsrail projesini bu noktaya getirebildi. Şuan var olan yerleşim birimlerinin sayısı 1600 ve Kudüs’te 50 bin yerleşim birimi kurma planı yapılıyor.

Obama’nın hikâyesi ise ne önceleniyor ne erteleniyor. İster istemiyor ister istiyor ama yapamıyor diyelim sonuç değişmez. Obama şuan ya istiyor ama yapamıyor ya da istemiyor çünkü bir senedir vardığımız sonuçlar Amerikalıların Kudüs bir yana Batı Şeria’da bile yerleşim çalışmalarını durdurmak için bir şey yapmadıklarını gösteriyor. Sonra da Netanyahu çıkıp Kudüs yerleşke değil ebedi başkenttir diyor. Amerikan idaresi üzerine daha fazla bahse girmek daha fazla beklemek ve hayal kırıklığı devşirmektir.

-Bazıları Amerika ile İsrail arasındaki anlaşmazlığın genişleyeceğine dair bahse giriyor.

-Hasan Nasrullah: Şuan anlaşmazlık Amerika ile İsrail arasında değil Netanyahu ile Obama’nın grubundan bazı kişilerin arasındadır. Yoksa Amerika gerçekte, Amerika ile İsrail arasında krizi acilen çözmesi için Bayan Clinton’a mesaj gönderen 300 kişilik bir kongreden oluşuyor. Bahsettiğimiz Amerika, siyasi kararı yönlendiren ve büyük petrol şirketleriyle “Hıristiyan Siyonistler” denilen büyük silah şirketleriyle ittifaka giden Obama’yı başkanlığa getiren ittifak Amerika’sıdır. Bu güçler gerçekten çok etkilidir ve İsrail’i tam olarak benimsemektedir. İsrail bu Amerika’nın verdiği kararın bir santim dışına çıkamaz. Ama var olma üzerindeki gediğin büyümesi İsrail ile Amerika arasındaki gerçek anlaşmazlıktır. Ben gerçek bir anlaşmazlık olduğunu düşünmüyorum. Hatta Netanyahu almak, vermek ve tercih etmek istese Amerikalılar onun hükümetini düşürebilir ve koalisyon kurabilirler. Bunun için yardımları durduruyoruz demeleri yeterlidir. Obama idaresi milyarlarca dolarlık yardımı durdurmaya cesaret eder mi? Obama Amerika’daki gerçek otorite nedeniyle buna cesaret edemez.

-Dünya Günü’nün kutlandığı şu günde Filistinlilere neler söyleyeceksiniz?

-Hasan Nasrullah: Filistin halkı bu zamana kadar muhteşem ve istisnai bir halk, direnme, sabır ve tahammül gücüyle dolu bir halk olduğunu ispatladı ve hala ispatlamaya devam ediyor. Filistin halkına Arapların durumu ne kadar kötü olursa olsun kalpleri, akılları ve azimlerine ümitsizliğin girmelerine izin vermemelerini söylüyorum. Bu kötü durum devam etmeyecek. Bölgesel ve uluslar arası durum bu şekilde kalmayacak. Ben burada hayal, düş ve umuttan bahsetmiyorum. Bu gerçek bir okuyuştur. Önemli gelişmeler meydana geliyor. Bugün dünya 2-3 sene önceki dünya değil. İslam ve Arap dünyasındaki seçenekler, netlik, bakış, bilinç ve uyanıklık hali direniş seçeneğinin doğruluğunu ve barış seçeneğinin zayıflığını göstermektedir. Bütün bu işler gün geçtikçe daha da netleşmektedir. Biz umut ve güvenle devam etmeliyiz. İsrail’in bölgede geleceğinin olmadığını bu nedenle Kudüs’te inşa ettikleri bu binaların da bir gün gelecek ve gerçek sahipleri tarafından iskân edileceği söylüyorum.

Biz tek bir seçenekle karşı karşıyayız. Müzakereler ya da barış sürecinde devam etmek isteyen kişi kendi bilir, sadece vakit harcamış olur. Ben direniş seçeneğini benimsemeye çağırıyorum. Hatta direniş seçeneği konusunda tereddütleri olan Filistin güçleri de geri dönüp müzakereler ne kazandırmış, İsraillilere verdiği fırsat neymiş diye bakabilirler. Aslında Filistin intifadası devam etmiş olsaydı –intifada iç, dış, İsrail ve Araplardan kaynaklanan sebeplerden ötürü durmuştur- kelimenin tam anlamıyla İsrail projesini ve bütün İsrail’i deprem hattına koyardı. Bu, İslam ve Arap dünyası tarafından terk edilmiş bir intifadaydı. Sadece 2-3 devletten, halklardan ve bazı siyasi güçlerden destek görüyordu.

Bugün Filistin içinde gerçek direniş seçeneğine dönmek ve bu seçeneğin ümmet ve radikal devletler tarafından desteklenmesi bir sonuca götürebilir. Kudüs’ü, Aksa’yı, Kıyamet Kilise’si, Müslüman ve Hıristiyanların Kudüs’teki mukaddesatı ve Filistin’i kurtarmak için tek yol budur. Çünkü Kudüs özdür, semboldür, Yahudi devletine dönüştürülmeye çalışılan Filistin’dir.

Biz Hizbullah olarak onları destekliyoruz. Biz cihat, direniş, fedakârlık ve şehadette onların ortaklarıyız. Katliamlar, göç, evlerin yıkılması, özellikle geçtiğimiz yıllarda tehlikeli zorluklarla birlikte karşılaştık. Lübnan ile Filistin’de olanlar büyük oranda birbirine benziyordu.

Ben yeniden direniş seçeneğinin etrafında kümelenmeye çağırıyorum. En nihayetinde, büyük davasını gerçekleştirmek için Filistin halkını birleştirebilecek gerçek maslahata ulaştıracak olan bu seçenektir.

isra haber
Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: