0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Öcalan'dan Gülen'e ittifak çağrısı  (Okunma Sayısı 303 defa)
suatt
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



« : 10 Aralık 2010, 15:38:29 »

hareketini bir cemaat ya da tarikat olarak değil Ortadoğu çapında bir parti olarak gördüğünü söyleyen Öcalan, karşılıklı anlayış gösterilmesi halinde birlikte Türkiye'nin temel sorunlarını çözebileceklerini ileri sürdü.

Öcalan, ateşkesle ilgili daha önce söylediği 1 Mart tarihinin yanlış anlaşıldığını belirterek “Nihai karar tarihi haziran ayıdır” dedi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Öcalan, “1 Mart konusu yanlış anlaşılmamalıdır. Ben mart ayında gelişmeler ışığında çok kapsamlı bir değerlendirme yapacağım. Kandil de yapacak. Benim marttan kastım budur. 1 Mart’a ilişkin yaptığımız vurgu demokratik seferberlik içindir. Hakikatleri Araştırma Komisyonu mart ayına kadar mutlaka kurulmalıdır” diye konuştu.

Kendi belgeselinin yapılmasını isteyen ve bu konuda vakit geçirilmesin diye de tembih eden Öcalan “Kürtlerin artık Karadeniz, Ege gibi bölgelere gitmelerine gerek yok. Türk metropollerinde yaşayan Kürtler dönebilirler” dedi. Kent konseylerinden tekrar söz eden Öcalan, bu konseylerin yanı sıra il konseylerinin de kurulmasını istedi. “Kent konseyleri hayatidir, operasyonel bir süreç yaşıyoruz. O yüzden zaman kaybına tahammülümüz yok” dedi.

Öcalan, Gülen hareketine ilişkin geniş bir değerlendirme yaparak cemaati Ortadoğu çapında önemli bir sivil toplum örgütü olarak tanımladı. Öcalan şunları söyledi: “Ben kendilerini ne bir tarikat ne bir cemaat olarak görüyorum. Bana göre daha çok Türkiye ve Ortadoğu’da bir sivil toplum örgütüdür. Rolü önemlidir. Oldukça dinamik güçleri var, biz de dinamik bir güçüz. Bu iki dinamik gücün karşılıklı anlayış göstermesi ve dayanışma halinde olması durumunda Türkiye’de birçok temel sorun çözülecektir.”

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

26 Kasım’daki açıklamalarında “3 aya kadar hükümet adım atmazsa çatışmalar başlayabilir. 1 Mart’a geri sayım başladı” diyerek PKK’nın 2011 seçimlerine kadar ilan ettiği ateşkesi öne çektireceğinin sinyalini veren Öcalan’ın ‘viraj’ alarak yeniden haziran ayına işaret etmesi, kamuoyunda arzu ettiği tepkiyi yarattığına ve mesajının Ankara’ya ulaştığına inandığını gösteriyor.
Öcalan’ın daha öncede bahsettiği ve son açıklamasında kurulmasını özellikle istediği kent konseylerinin yanı sıra bir de il konseylerinden bahsetmesi, birincilerin her türlü görüşten kişileri içeren bir yapı olarak il merkezinde faaliyet göstermesine karşılık, daha derin örgütlenmesi ve homojen bir yapıya sahip olmasını düşündüğü anlaşılan il konseyleriyle siyasi kontrolün elde tutulmasının amaçlandığını hissettiriyor.
Batıdaki kentlere göç eden Kürtleri bölgeye çağıran ve bölgedeki Kürtleri de göçten vazgeçirmeye çalışan Öcalan’ın çağrısı, ekonomik gerekçeleri ıskalaması bir yana genel olarak barış ve bir arada yaşama söylemiyle çelişen örtük bir niyet içeriyor.

Öcalan’ın görüşmelere başladığı günden itibaren yaptığı açıklamalar öz olarak İmralı’nın Kürt sorununun çözümünde siyaset kurumunun dışında tabandan gelen kitlesel baskı (sivil toplum) ve devlet kurumlarıyla birlikte mesafe almaya angaje olduğunu gösteriyor.

Öcalan’ın Gülen hareketine açıkça ittifak teklif etmesi de bu angajmandan kaynaklanıyor. Öcalan, böylelikle hem kendisinin hem de PKK’nın daha önce tavır almadığı ancak siyasi planda ciddi rakip gördüğü bu gücün tabanı üzerinde etkili olmasının önüne geçmeye de çalışıyor.

radikal
Moderatöre Bildir   Logged
suatt
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



« Yanıtla #1 : 10 Aralık 2010, 15:39:36 »

 perşembenin geleceği çarşambadan bellidir
Moderatöre Bildir   Logged
suatt
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



« Yanıtla #2 : 15 Aralık 2010, 21:47:03 »

 
Fethullah Gülen'den Özür Diledi

Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları ile Yalova'da bir görüşme yapan Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Fethullah Gülen'den özür diledi. Gülerce, "Hata ettim, acele ettim, istişare etmedim. Özür diliyorum" dedi.

"Öcalan'ın avukatlarıyla Yalova'da yaptığımız görüşme, bir haftadır tartışılıyor. Benim açımdan, bir yazarın, kendisinden görüşme talep eden avukatlarla yapılmış bir konuşma iken, gördüm ki, bazı çevreler, konuyu saptırarak, çok başka yerlere çektiler/çekiyorlar.

Bazı gazete ve internet sitelerinde muhterem Fethullah Gülen'le, Öcalan'ın fotoğrafları yan yana konuluyor. İşbirliğinden söz ediliyor. Son olarak dün Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Kars'ta; Gülen'e gerçek dışı beyanlarla iftira ediyor "Cumhuriyet rejimini değiştirmek isteyen bölücü ve gerici iki güç, dış destekli iktidardadır..." diyor.

Akan kan dursun, şiddet-terör sona ersin, annelerin feryadı bitsin, "herkesle konuşuyorsun, seninle görüşmek isteyen herkesle konuşuyorsun, avukatları, ne deyip geri çevireceksin? 800 bin tirajlı bir gazetenin yazarısın, sana düşen bir sorumluluk da olmalı, bu insanları da bir dinle" diye vicdanıma kulak vermiştim. Yüz kişinin kahvaltı ettiği bir alışveriş merkezinde üç kişiyle konuştum. Köşemde yazılarımda, televizyonlarda ekranlarda dile getirdiğim görüşlerimi bir de yüz yüze ifade ettim. Konuşmalarım; kırpılmadan, cımbızlanmadan, montajlanmadan önüme konsun, yeni hiçbir şey söylemedim. Sadece sinemi açtım.

Meğer hata etmişim; iyi niyetin, hastalıklı ruhlar için bir şey ifade etmediğini unutmuşum. İnsanî yaklaşımların, birilerinin kitabında yeri olmadığını unutmuşum.

Meğer hata etmişim; birilerinin terör bitmesin diye, rant kapıları kapanmasın diye nasıl çırpındıklarını unutmuşum. Kürt sorunu çözülürse, Türkiye bölgenin parlayan yıldızı olur, bu içeride de, dışarıda da bazı odakları rahatsız eder gerçeğini unutmuş, gaflete gelip boş bulunmuşum...

Meğer hata etmişim; görüştüğüm avukatların bu konuşmayı aktarırken yanlış anlamalara gelecek beyanları olabilirdi... Ya da onu dinleyenler, sözlerime, maksadı aşan anlamlar yükleyebilirlerdi, bunu da dikkate almalıydım. Ben hayatımda hiç flu olamadım. Bu benim en yakın dostlarımın ikazıydı. Ne yapayım; yüreğimdekini en yalın, en açık şekilde anlatmak benim karakterim. Bundan dolayı kınanacaksam, ona da razıyım. Ama ben, içi dışı bir insanım. Elimde değil, lafı eğip bükemiyorum. Kişi kişiyi kendi gibi bilir. Ben her konuştuğum insana önce "samimi olmak gerekir" diye söze başlıyor ve onları da en az kendim kadar samimi bularak konuşuyorum.

Ancak benim asıl hatam, itiraf ediyorum, avukatlarla görüşmeyi kendisine fatura edilebileceğini düşünüp Hocaefendi'ye önceden sordurtmamam oldu. Buna basiret bağlanması da diyebilirsiniz. Ben kendimi Gülen Hareketi'nin -doğrusu Gönüllüler Hareketi- hiçbir zaman sözcüsü, temsilcisi olarak görmedim. Çünkü değilim. Ben kendimi biliyorum. Bünyedeki arkadaşlarım, Gülen Hareketi'ni biraz tanıyan herkes de bilir ki ben gerçekten sözcü falan değilim. Bunun için de hep Hüseyin Gülerce olarak yazıyor, konuşuyorum. Ama şimdi daha net görüyorum ki, birileri, benim ben olduğumu kabul etmiyor. Daha zalimcesi, beni bahane ederek, milyonlarca fedakâr, çilekeş muhabbet fedaisinin, isimsiz kahramanın yaptığı hizmetlere, beni vesile ederek vurmak istiyorlar. Muhterem Gülen'den bin defa özür diliyorum. Hakkını helal etmesi için istirhamda bulunuyorum.

Ben zalimlerin, bu kadar da iğrenç olacaklarını düşünemedim. Bir gazeteci yazarın, üç avukatla konuşmasından "cumhuriyet düşmanları el ele" kalleşliği çıkaracaklarını unuttum. Muhterem Gülen hakkında dava açanların, ona terör örgütü lideri yaftası yapıştıranların, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun beraat kararından sonra bilendiklerini unuttum. Kafes Eylem Planlarında, "Işık evlere silah, Alevi aleyhtarı doküman koyup, 'silahlı Fethullahçı terör örgütü davası' açmayı planladıklarını" unuttum. Onların, benim bu görüşmemi bahane ederek, bundan bir uluslararası komplo çıkaracaklarını akıl almaz senaryolarla tezvirat yapacaklarını bilmeliydim.

Tekrar özür diliyorum. Bütün hizmet arkadaşlarımdan, Kürt meselesinin barış yoluyla, demokrasi içinde, Parlamento zemininde çözülmesini isteyen herkesten özür diliyorum.

Ben şehit annelerinin, "bizim yüreğimiz yandı, başka anaların yüreği yanmasın. Bu ateş sönsün, akan kanı durdurun" feryatlarından cesaret almıştım. Ben, "asıl fetih, gönüllerin fethidir, sevgiyle, diyalogla her kapı açılabilir, sevginin yenemeyeceği kuvvet yoktur" hakikatinden yola çıkmıştım.

Hata ettim, acele ettim, istişare etmedim. Özür diliyorum. "

Moderatöre Bildir   Logged
mustazaf 47
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 108


Oluk Oluk Kanaksa Kurtulacak Sonunda Mecidi Aksa


« Yanıtla #3 : 16 Aralık 2010, 21:16:29 »

Gülerce'nin hatası
 
Selami Güdener


PKK lideri Öcalan, yeni konjonktürel yapıya çabuk adapte oldu; gün geçmiyor ki, İmralı’dan yaptığı bir beyanı ya da bir teması konuşulmasın…

Allah var, yoğun çalışıyor. Bir gün devletle temaslarından dem vuruyor, bir gün Gülen hareketi ile temasını anlatıyor.

Görünüşe bakılırsa, kimsenin muhatabı değil o. Resmi söylem hâlâ teröristbaşı olarak adlandırıyor. Bebek katili diye söz ediyor.

Yalnızlıktan sıkılıyor olmalı, bana kalırsa biraz da çok konuşuyor. Gündemde olmak, gündemde kalmak, galiba onun vazgeçemediği bir şey.

Sözde kimse muhatap almıyor; bu nasıl muhatap almamaksa… Veya şöyle söyleyelim: Bir de muhatap alınsa n’olurdu, varın gerisini siz düşünün…

Kendisi devletle görüşmelerini deklare etmekten çekinmiyor. Oysa onun da devletle temaslarını gizlemesi gerekmez mi? Dağdaki eli silahlı adamın kafasına bir gün olsun “Devletle işbirliği yapıyor” sorusu takılmaz mı?

Ama devletin hiçbir erki, bir türlü onunla konuştuğunu kabul etmiyor. Belli ki, gözümüzün içine baka baka bizi kandırıyorlar. Devletin âli menfaatleri, görüşmeyi gerektiriyorsa, şeytanla bile konuşulur; ne var bunda!

Bir taraftan APO’yu cüzamlı gibi izole etmeye çalışacaksın, bununla birlikte, APO ile hasbelkader selamlaşanları bile ‘işbirliği’ içinde olmakla suçlayacaksın ya da böyle bir şeyi ima edeceksin, diğer yandan gizli gizli iş kotaracaksın; işte bu ahlaki değil.

Bu manevi baskı, görüşmesi gerekenleri bile görüşmekten alıkoyuyor. Bana öyle geliyor ki, devletin bir kısım görevlileri bile onunla görüşürken, “Başımıza patlarsa…” korkusu yaşamaktan kendilerini alamıyorlar.
Ben biraz da ironi ile sormak istiyorum; APO ile devletin irtibatta olduğu biliniyor.

Ama asker bile kendileriyle bunun bir ilgisi olmadığını söylüyor. Hükümet zaten bunu kabullenmek istemiyor. Zaman’dan Hüseyin Gülerce hiç eğmedi, bükmedi, fakat onun görüşmesini de cemaat üstlenmedi. Acaba diyorum, “Acaba Devlet adına görüşmeleri Gülerce mi yürütüyor?”

Hüseyin Gülerce, defalarca hata ettiğini yazdı, Hocaefendi’nin bağışlaması dileği ile tövbe üstüne tövbeler etti.

Gülerce iyi niyetlerle görüşmüşse; buna ‘misyonunu abartmak’ denir.

En azından APO’nun Hocaefendi’ye iletmek istediği bir mesajı olmayacaksa veya Hocaefendi’nin nabzını tutmak gibi bir derdi yoksa, niçin kendisiyle görüşsün ki!...

Gülerce, kendisi de kabul edecektir ki, bun anlamsızdır. Ancak nedense, Gülerce’nin ısrarla ‘kendi inisiyatifi ile görüştüğü’ne dair beyanları beni ikna etmemektedir.

Zannımca bu işler şöyle işler: Sen görüş denir. Ama patlarsa, ne sen bize bir şey söyledin, ne biz sana… Yani hem görüşmeniz istenir, hem de faturayı üstlenmeniz… Sizin dava adamlığınız da bunu gerektirir. Hocaefendi’ye laf gelmesindense, zatınıza laf gelmesi yeğdir.

Hüseyin Gülerce, görüşme öncesi istişare etmediğini söylemektedir. Peki, görüşmeyi ve neticeleri de mi paylaşmamıştır? Hatta ne yalan söylemeli, şeytan görüşmenin tek bir karşılaşmadan ibaret olmadığını da düşündürmüyor değil bana. Bu görüşmeden APO da bir mesaj almış olmalı ki, Gülen hareketi ile işbirliği yapmaktan söz edebilmiştir.

Ben samimi olarak Gülerce’yi teskin etmek istiyorum: “Abi bu kadar helak etme kendini. Kanımca, Hocaefendi’nin Mavi Marmara gemisiyle ilgili peşpeşe söyledikleri yanında senin yaptığın hata değil; olsa olsa zelledir.”

Kaynak:Habervaktim.com
Moderatöre Bildir   Logged

mizgina_islam_
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 861



« Yanıtla #4 : 19 Aralık 2010, 21:51:52 »

seroki ermeniya herhalde bu F.G yi gözlerinde ççok büyütmiş olacaktiki onunla beraber haraket etmeye başladilar
nede olsa ikiside abd ve israilin çikarlarina çalişacaklar
normal karşiliyoruz bu konuşmayi
seroki ermeniya artik kime ne diyeceğini şaşirmiş
yakinda kafayi yiecek bu yaratik cezaevinde
birileri onu kurataraydfida bu esraeten kurtulaydi kendine zawali yaratikkkk
Moderatöre Bildir   Logged
yemre
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


Kişi sevdiği ile beraberdir.


« Yanıtla #5 : 01 Mart 2011, 22:28:17 »

Yeni ortakların ortak dostu İslamın eski ve herdaim düşmanı ABD olduğundan şaşırmamak gerek. Bakınız Kuzey Irak'ta, ABD'nin isteği dışında en ufak bir oluşuma müsaade edilmezken, yerli ve asli unsurların CIA ve MOSSAD takibinde mezkur bölgede BARZANİ güçleri tarafından en kısa süre zarfında tamamen bertaraf edildiği malumumuzdur. Bu doğrultuda APOcu örgüt ile GÜLEN hareketinin Kuzey Irak'ta sınırsız örgütlenmeleri bu ikisinin ABD tarafında akredite kabul edilmesidir. ABD istekleri doğrultusunda hareket edenlerin tıpkı Barzani ve Talabani gibi ortak bir amaç için bir araya getirlmesi nasıl vâki (olagelmiş) ise bu iki hareketlerinde Emperyal (İslam düşmanı) Güç tarafından ortak bir mefkure için biraraya getirilmiş olabileceğide mümkündür.
Moderatöre Bildir   Logged
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #6 : 01 Mart 2011, 23:56:00 »

 Kimse şaşırmıyor,herkes herşeyi gayet iyi görüyor ve biliyor,kimseye gizli değil,açıkcası  olanların farkında...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
ahmetmeydani
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 613


« Yanıtla #7 : 02 Mart 2011, 11:45:51 »

Allah (cc) muhabbetlerini arttırsın netekim. Onları öbür dünyada da birbirlerinden ayırmasın. Fiemanillah.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Boykot çağrısı/HAYRETTİN KARAMAN Yurttan haberler vuslat 3 300 Son Mesaj 30 Eylül 2008, 18:13:03
Gönderen: bymusab
Çeçen mültecilere yardım çağrısı Dünyadan Haberler kudus 1 269 Son Mesaj 16 Ekim 2008, 18:05:23
Gönderen: hüzün_32
Öcalan'dan Gülen'e zeytin dalı Yurttan haberler seriyye 5 290 Son Mesaj 18 Ağustos 2009, 18:11:28
Gönderen: kerwan
ismail Heniyye'den Aksa Müdafaasına Devam Çağrısı Filistin Özel vuslat 5 211 Son Mesaj 09 Ekim 2009, 20:39:55
Gönderen: _uMuT_
Öcalan'dan Çarpıcı İddia Yurttan haberler mizgin_turabii 1 219 Son Mesaj 16 Mayıs 2010, 13:05:41
Gönderen: c_genc
Örtünme Çağrısı-Mehmet GÖKTAŞ Kitap-kaset ve Dergi muhammedî 0 402 Son Mesaj 06 Eylül 2010, 14:16:59
Gönderen: muhammedî
Yılbaşı Kutlamalarına Boykot Çağrısı Yurttan haberler MERXAS 0 123 Son Mesaj 31 Aralık 2010, 10:32:26
Gönderen: MERXAS