0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ÖCALANIN İSLAMA KARŞI KURT HALKINI UYARMASI  (Okunma Sayısı 155 defa)
EBU_HUZEYFA
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« : 11 Eylül 2009, 22:57:12 »

Kemalizm adına öldüler

'Bunlar Hizbullah'ı da kullanıyorlardı. Hizbullah da İran bağlantılıydı. Ben İranlıları iyi tanıyorum. Bunlar, öldürmek konusunda çok uzmandırlar. Ben Lübnan'dayken biliyorum, Hizbullah'ı iki kişi kurdu. 80-82'de iki kişi oraya geldi. Müthiş çalışıyorlardı, oradakilerini örgütlediler ve bugünkü Hizbullah’ı oluşturdular. Şimdi de İsrail, Hizbullah ile baş edemiyor. Türkiye'deki Hizbullah’ın küçük bazı yapılarının İran'la bağı var. İran bunlarla bağlantı içindedir. Bunlara her türlü silah da verdiler, veriyorlar. Türkiye bu konuda İran'a taviz verdi. İran’a taviz verilmesinin nedeni de beş on bin Kürdü daha öldürebilmek içindi. İran, Hizbullah’a destek verdi, Türkiye Hizbullah'ı kullandı. Türkiye İran'a bu şekilde taviz vererek Uğur Mumcu gibi bazı Kemalist aydınlara yöneldi. Bunu yapanlar Kemalist’tir, çok ilginçtir Kemalizm adına yaptılar.'

Bölgede cinayetlere başlayabilirler

'Bunlar bölgede yeniden hareketleniyorlar. Gazetede okudum. Batman’da çarşaflı kadınlar bir açıklama yapmışlar. Bunlar yeniden harekete geçip, bölgede cinayetlere başlayabilirler. Biliniyor bunlar daha önce ‘90’lı yıllarda Silvan’ı darmadağın ettiler. Bunlar faşisttirler, katildirler. Öyle arkadan vururlar. Halkımız bunlara karşı uyanık olmalı, muazzam bir örgütlenme geliştirmelidir. Gaffar Okan’ı da bunlar öldürdü, ben o zaman da tahmin etmiştim. Hizbullah’ın üzerine atmışlardı. Hizbullah’ın tek başına böyle bir şeyi yapma gücü yok, bunu JİTEM yaptı, bunları kullandı. İşte Ergenekon davasında yargılanan Levent Ersöz onlar bunu örgütlemişler. Bunların başı ve bağlantısı sadece Türkiye’de değil, dışarıdadır. Levent Ersöz Rusya’ya kaçmıştı, Bedrettin Dalan da şimdi Rusya’da. Amerika, Ergenekon’un bu kısmını Rusya, Çin, İran gibi güçlere yanaşanları tasfiye etti.


ANF

9 Eylül tarihli Görüşme Notu'dur
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer Rasulullah’a (s.a.v) yardımdan geri kalırsak analarımız bizi yitirsin!

Şeyh Usame Bin Laden (Hafizahullah) - Avrupaya Mesaj
EBU_HUZEYFA
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2009, 23:04:49 »

KAFİR APOYA KARŞI BU CEVAP YETERLİDİR
CEMAAT HİÇBİR HAREKETİN DEVAMI VE UZANTISI DEĞİLDİR
Cemaat olarak, genel anlamda kendimizi bizden önce yaşayan ve İslamı yeryüzüne hakim kılma mücadelesi veren bütün İslami hareketlerin kendilerinden sonra bıraktıkları zengin ve bereketli mirasın varisi olarak görüyoruz. Cemaatsel faaliyetlerimizin hem öncesi ve hem de sonrasında, yani mücadelenin her aşamasında bizden önce ortaya çıkan veya çağdaş olup halen mücadele sahasında bulunan bütün İslami hareketlerin hem teorik ve hem de pratik uygulama ve tecrübelerinden sürekli istifade etmişiz ve halen de ediyoruz. Bu anlamda Cemaat, diğer İslami hareketlerden hem etkilenmiş ve hem de faydalanmıştır.

Ancak özel anlamda Cemaat, ne yerel ve ne de ümmet düzeyinde kendisinden önce mücadele veren veya şu anda mücadele sahnesinde olan hiç bir hareketin aynısı, uzantısı ve devamı değildir. Ne ülke içinde ve ne de ülke dışında hiç bir hareketin uzantısı olmadığı gibi, mirasına da konmamıştır. Bunu, sadece bu gerçeği ifade etmek için söylüyoruz. Yoksa övünmek veya böyle olmasını istediğimiz için söylemiyoruz. Çünkü, bu durumun övünülecek veya arzu edilecek bir tarafı yoktur. Aksine böyle bir avantaja sahip olmamak sadece Cemaat için değil, bu durumda olan bütün Müslümanlar ve İslami hareketler için önemli bir eksiklik ve aynı zamanda büyük bir şansızlıktır.

Gönül isterdi ki, günümüzde Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalarda İslamı hayata hakim kılma amacıyla mücadele sahnesine çıkmış bütün cemaat ve hareketler, kendilerinden önce ortaya çıkmış ve tarihi süreç içerisinde kesintiye uğramadan süregelen bir mücadele ve cemaatleşme geleneğinin devamı veya varisi hareketler olsaydılar. Hiç şüphesiz çağımızda ortaya çıkan ve bugün halen mücadele eden İslami cemaat ve hareketler, eğer tarihten gelen kesintisiz bir mücadele geleneğinin devamı veya uzantısı yapılar şeklinde kendilerinden önceki mücadeleyi devralıp bugünlere gelselerdi, bu hareketlerin günümüze kadar ki başarı ve kazanımları, güç ve konumları çok daha iyi bir düzeyde olacağı gibi, genel olarak İslam ümmeti de bugün içinde bulunduğu bu kötü durumda olmayacak, bu acıları yaşamayacak ve çok daha iyi bir konumda olacaktı. Nitekim az sayıda da olsa bu şansa sahip olan hareketlerin daha farklı ve iyi bir durumda olduğunu müşahede etmekteyiz.

Cemaat olarak biz de, kendi coğrafyamızda tarihi kökleri, mücadele geleneği, tecrübe ve birikimleri olan bir hareketin uzantısı veya devamı olmak isterdik. Böyle bir hareketin tarihi süreç içerisindeki mücadelesiyle, günümüze kadar getirdiği bütün imkan, tecrübe ve mücadele geleneğini devralıp zengin birikimlerinin varisi bir hareket olmayı da çok arzulardık. Eğer böyle bir mirası devralmış, bu avantaj ve imkanlara sahip olmuş bir hareket olarak bu mücadeleyi sürdürmüş olsaydık, hiç şüphesiz bugün içinde bulunacağımız merhale, ulaşacağımız hedefler, İslami davamızın kazanımları ve genel olarak durumumuz her açıdan çok daha ileri düzeyde olacaktı. Fakat maalesef ümmet coğrafyasının birçok alanında olduğu gibi, bizim coğrafyamızda da Müslümanların böyle bir şansı olmamıştır. Özellikle Kürdistan’da, tarihi süreç içerisinde meydana gelen acı olaylar ve Müslümanlara karşı işlenen vahşice zulümler sonucu bu mücadele geleneği sürdürülememiş ve kesintiye uğramıştır.

Cemaat, kendisine kadar ulaşan bir mücadele geleneğini devralmadığından, mücadele sahnesine çıkınca sıfırdan başlamak zorunda kaldı. Dolayısıyla, Cemaatleşme sürecini başlatınca, bu iş için ihtiyaç duyulan ve gerekli olan bütün altyapıyı ve imkanları kendisi oluşturdu. Bu nedenle her merhalenin gereği ve ihtiyacı olan yeteri düzeyde maddi imkan, yetişmiş insan gücü, teşkilati tecrübe ve birikime sahip olmadığından, bu uzun ve meşakkatli yapılanma ve mücadele sürecinde birçok zorluk, sıkıntı ve olumsuzluklar yaşadı. Aynı zamanda imha amaçlı saldırılar dahil birçok komplo ve düşmanlıkla karşılaştı. Ancak bütün bu zorluk ve olumsuzluklara rağmen, Allah’ın lütfü ve yardımı ile Cemaat, kısa sürede birçok merhaleyi başarıyla atlattı. Yaşadığı bu zorlu ve meşakkatli merhaleleri aşarak yoluna devam ederken, birçok tecrübeler de elde etti. Bu uzun soluklu ve meşakkatli mücadele ortamında, yaşayarak ortaya koyduğu başarılı pratik uygulamalarıyla ulaştığı imkan, birikim ve tecrübeler ışığında yoluna devam edecektir.

Moderatöre Bildir   Logged

Eğer Rasulullah’a (s.a.v) yardımdan geri kalırsak analarımız bizi yitirsin!

Şeyh Usame Bin Laden (Hafizahullah) - Avrupaya Mesaj
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: