0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Okumak İçin Ne Yapmalıyız ?  (Okunma Sayısı 150 defa)
kuranehli
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1469


"Ey örtüsüne bürünen kalk ve uyar"


« : 07 Kasım 2009, 14:25:21 »

Okumak İçin Ne Yapmalıyız ?

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!
O, insanı bir alakadan (embriyodan) yarattı.
Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
İnsana bilmediği şeyleri öğretti.” (96/Alak 1,2,3,4,5)

Okumak bir tavsiye değil, rica değil, minnet değil, muhayyerlik değil, insan olmanın ve Müslüman olmanın gereğidir. Gerçekten okumak ne demektir;  acaba neden okumak istemez insanların çoğu? Nasıl bir sorumluluk yüklenir ki insanlar bu okuyuşlardan kaçarlar…
 Marifet(Allah’ı tanıma), okuma, anlama, irade ortaya koyabilme, bilginin kaynağı olan vahye muttali olmakla orantılıdır. Okuma denilince genelde yazılı metinler aklımıza gelir. Kitap, dergi, gazete vs. gibi yazılı metinlerle, yazısız metinlerdeki homojenliği kuramadığımız zaman  doğru okuyamıyoruz. Dikkat çekicidir, Allah resulüne, gelen ilk vahiydeki emirde okuması istenirken sahi neyi okuması istenmişti acaba…
Henüz neyi okuması gerektiğini bilmeyen ve nasıl okuması gerektiğini bilmeyen resulün hayata  hazırlanışı idi okuma emri. Allah’ın adı ile oku, Allah adına oku, idrak et, anla, yaşamında canlandır, inanıp yaşadığını hayata taşı, senin azığın yarenin bu okuyuşların olacak, hayatı  bu okuyuşla tanıyacak bu okuyuşla tanıtacaksın, sana verdiğimiz yükümlülük bunlarla şekillenecek gibi bir çok hikmeti  anlayabiliriz. Sonsuz kerem sahibi olan Allah’ın ikramı ile şeref buluyoruz. Bizlere yazmayı öğreten, bize bilmediklerimizi öğreten Allah’a şükrümüzü yerine getirmemiz lazım. Bu bildiklerimizi yakine dönüştürebilirsek, ikramdan nasiplenmemiz bizi kurtuluşa götürecektir.
Bilgi iman için ilk basamaktır. Lakin  iman için yeterli değildir. Bilgi iman için yeterli olsaydı şeytanın Allah’a karşı olan küfrünü isyanını izah edemezdik. İslam ümmeti olarak okuma ve anlama noktasında çok ciddi tembelliğimizin ve duyarsızlığımızın olduğunu tespit etmemiz lazım. Bazı şahsiyetlerin hayatlarına günde 50 sayfa yazı yazmak düşerken, bazı şahsiyetlerin hayatlarına okunacak hiç sayfa girmemesi gerçekten acı bir durumdur. Okuma alışkanlığı, uzun süreçte kazanılan bir edinimdir. Ayrıca etkin okur kimliğini kazanmak da oldukça zordur. Çocukluktan başlayarak getirilen yaşantılar ve davranış özellikleri, eleştirel ve etkin bir okur olma açısından oldukça önemlidir. Bunun yanında okurun yazı dünyasındaki tercihleri, takip ettiği yazarlar, yayınevleri, süreli yayınlar ve bütün bunlara yönelik tutumu ‘okuma kültürü’nü oluşturur. Bu kültürün oluşmasında etkili olan bütün unsurlar ise edebiyat sosyolojisinin inceleme alanına girmektedir.
Yalın biçimiyle okuma, 'basılı ya da yazılı sözcükleri duyu organlarımız yoluyla algılama, bunları anlamlandırıp kavrama, yorumlama' şeklinde tanımlanabilir. Okuma, genel olarak iki farklı anlamda algılanmaktadır. İlki okur yazarlık adıyla da bilinen, bireyin kağıt üzerindeki birtakım imleri birbirlerine çatarak sözcükler ve sözcüklerden anlamlar çıkarabilme, ifade etmek istediklerini de o imler aracılığıyla kağıt üzerine dökebilme becerisi şeklinde tanımlanabilir. İkinci tür okuma ise, işlevsel okuryazarlık veya sürekli okuma alışkanlığı adlarıyla anılmaktadır. Üzerinde durmak istediğimiz okuma türü, işlevsel okuryazarlık adıyla bilinen bireyin, bütün yaşam etkinliklerinde başarılı olması için gerekli bilgi ve becerilere sahip olmasına olanak sağlayan okuryazarlık veya bir başka ifade ile okuma alışkanlığıdır
        Okuma kültürüne sahip; düşünen, üreten, eleştiren ve duyarlı şahsiyetler yetiştirmek insanlığın geleceğini  hayatını  sağlıklı imar edebilmek açısından ciddi önem arz etmektedir. Temel dil becerilerinden biri olan okuma, ‘yazılı materyalin çözümlenerek anlamlı olarak algılanması’ şeklindeki tanımının yanı sıra, bir alışkanlık olarak edinilen okuma uğraşını da kapsamaktadır. Okuma, bir birey olarak insanoğlunun ‘kendi farkındalığını’ duyumsatan ve ‘kendini gerçekleştirme’ adına yapabileceklerini hissettiren özel bir eylemdir. Yazma uğraşının da aynı türden bir özelliğinin bulunması, okuma eylemini daha da cazip kılmaktadır. Çünkü; çekmecesinde saklamak üzere yazdığını düşünen ya da söyleyen yazarın veya şairin bile, aslında sesini duyurmak üzere yazdığı bilinir. Okuyucu da, hangi amaçla olursa olsun; keyif almak, dinlenmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek için; hayatı tanımak, deneyimlerini zenginleştirmek ya da  politik, ahlakî, dinî alanlarda “feyz almak” için kitaba başvurur.
Okumanın aynı zamanda kültürel bir zenginlik olduğunu kabul etmekle beraber, ne okunmalı  ve nasıl okunmalı soruları da beraberinde geliyor. Kaçınılmaz olan hakikat vahyin okunması ve bir anlamda vahyin açılımı diyebileceğimiz yaşamımıza düşüncemize ve insanlara katkı sağlayacağımız  açılımları öncelemeliyiz.
Okumada fiziki şartlar, yani kitap okunan zaman ve mekan okuyucu açısından ciddiye alınması gereken durumdur. Okumalar için kendimize vakit ayırmayı lüks olarak değil prensip haline dönüştürmemiz lazım. Kendimize zaman ve mekan seçiminde kararlı olmalıyız. Uykusu gelmediği için uyuyabilmek adına kitap yada dergi okuyan ile bunun ruhunun yaşamının bir gereği olarak zihninin gıdası olarak düşünen şahsın okuyuşları elbetteki aynı olmayacaktır. Kendimizi yorgun olarak hissettiğimiz zaman dilimlerinde değil, aktif zamanlarda okuyuşlarımız olabilmeli…
Uzanmış bir vaziyette okumak bedeni dinlendirmek gibi algılansa da, bu işe girişirken ciddi zaman ve emek vermeyeceğimizin işaretidir. Gürültülü ortamlarda ciddi okuyuşlarımız olamaz. Birçok insan tarafından okuduğunu ama hafızasında fazla şeylerin kalmadığını yada okumak için eline kitap aldığında hemen sıkıldığını, uykusu geldiğini, okuduğundan bir şey anlamadığı gibi şikayetler her zaman olmuştur. Okuduğunu anlayabilme, hızlı okuma tekniği, okurken dinamizm kazanabilme adına bir çok tavsiyelerin ve yönlendirmelerin olduğunu biliyoruz. Bu anlamda okumaları hayatımızın ihtiyacı gibi görebilmek, beden nasıl yemeden içmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değilse, aklın, kalbin, zihninde varlığını sürdürebilmesi için okumalarımızın hayati ihtiyaç olduğunu bilerek ve anlayarak, yaşamı idame ettirmek gerektiğini bilmemiz lazım.
Sorumluluk almak isteyen, yaşamında etken olmak isteyen insanın güncel hayatında bazı belirgin hedefleri olabilmeli, günde en az 30 sayfa kitap okumalı, günlük bir gazete ve ayda en azından bir dergiyi takip edebilmelidir.
Dergimizin bu sayısında bu konuyu öncelememiz aslında tüm zamanlarda var olan ihtiyacımızdır. Yayınevi, dergicilik gibi faaliyetler ihtiyaca mebni olarak yaşadığımız hayatın bir gereğidir. Kültürel, sosyal, içtimai hayatın içinde bunlar, kurumların yada şahısların sahip olduğu dünya görüşü yada hassasiyetleri neticesinde şekil almaktadır. Müslümanlar, kazanç kapısı yada “zoraki birine destek verelimde ayak da dursun,” “okumasam da şurada kalsın”, anlayışından ziyade, dergi okumayı yaşamın bir paylaşımı olarak görmeli, insanlığa hizmet ve kendi gelişimleri açısından önemsemelidir.
 Okuma alışkanlığı düzeyini Amerika Kütüphane Derneği (ALA), kişinin bir yılda okuduğu toplam kitap sayısı nispetince belirlemektedir. Söz konusu standarda göre okuyucular şu şekilde gruplara ayrılmaktadır:
Yılda 1 ile 5 kitap arasında okuyan kişiler az okuyan okur tipi, yılda 6 ile 20 kitap arasında okuyan kişiler orta düzeyde okuyan okur tipi ve yılda 21 kitaptan fazla okuyan okurlar ise çok okuyan okur tipi şeklinde ifade edilmektedir
Her ne kadar bu oranlar bireysel okuma alışkanlığını ölçmeye yarayan ölçütler olarak kabul edilseler de, aynı zamanda bu oranlara göre yapılacak olan çalışmalar, toplumsal anlamda okuma alışkanlığımızın düzeyini de belirleyecektir. Ülke düzeyinde yıllık kitap yayın ve satış sayısı, gazete ve dergi tirajları, halkın kütüphaneleri kullanma alışkanlığı gibi ölçütler de toplumsal anlamda okuma alışkanlığımızı belirleyecek dolaylı veriler olarak kabul edilebilir.
Örneğin bu ülke, ortalama altı binler seviyesinde olan yıllık kitap yayın sayısı bakımından Finlandiya, Almanya, İngiltere gibi gelir düzeyi yüksek ülkelerin kat kat gerisinde kalmaktadır. Aynı zamanda ülkede günlük yayınlanan gazetelerin toplam tirajı ancak gelişmiş ülkelerdeki normal bir gazetenin tirajına denk gelebilmektedir. Toplumumuzda okuma oranının bu kadar düşük olmasının nedenini elbette yalnızca eğitim sistemine bağlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bu soruna aynı zamanda tarihi, sosyolojik, ekonomik ve politik bir sorun olarak bakmak gerekmektedir.
İngiltere'deki halk kütüphanelerinde 140 milyon kitap bulunurken, ülkemizde 12 milyon, İngiltere'de ortalama bir kişiye 2.5 kitap düşerken, Türkiye'de de ancak 6 kişiye bir kitap düşmektedir.
Üniversite gençliğine yönelik yapılan bir anket, hali pür melalimiz misalinde olduğu gibi acı durumları ortaya çıkarmıştır. Söz konusu çalışma 80'i kız, 70'i erkek olmak üzere toplam 150 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Gazete, dergi, kitap vb. yayınların okunmasına günde ortalama ne kadar süre ayırdıklarının sorulduğu bir soruya, öğrencilerin % 42'si 1-2 saat şeklinde cevap vermiştir. Ancak günde ortalama kaç saat televizyon izledikleri ve kaç saat müzik dinlediklerinin sorulduğu ayrı iki soruya, büyük bir çoğunluk tarafından ikişer saat cevabı verilmiştir. Televizyon izleme ve müzik dinlemeye günde toplam 4 saatlik bir süre ayıran üniversite öğrencilerinin, okuma uğraşısına ancak 1.5 saatlik bir süre ayırmaları dikkat çekicidir. Başka bir soruda ise deneklere son bir yıl içinde okudukları kitap sayısı sorulmuş ve deneklerin yarıya yakının beş kitaptan daha az okuduğu sonucuna varılmıştır.
Okuma eylemini gerçekleştirmek çocukluktan kazanılması gereken bir özellik olmalıdır. Bu alışkanlığı kazandırabilmek için küçük yaşlarda, çocuğa özel zaman ayırarak, onun ilgi düzeyi ve yaşına uygun öykü, masal kitaplarını okuyarak temeller atılabilir.
Evde hem aile fertlerinin, hem de çocukların ulaşabileceği bir yere farklı türde kitapları içeren bir kitap köşesi oluşturulabilir. Eğer evde sürekli televizyon seyredilip hiç kitap okunmuyorsa, çocuklarında kitap okumasını beklemek gerçekçi olmaz.
Kitaplar çocukların ilgi alanlarına göre ve çocukla birlikte seçilmelidir. Anne babalar, çocukla birlikte alışverişe veya gezmeye gittiklerinde, bir kitapçıya ya da kitap-dergi reyonuna uğramayı ihmal etmemelidirler. Kitap okuma alışkanlığının kazanılmasında kütüphane kullanımının etkisi büyüktür.
Anne babaların ödül listesinde mutlaka kitap olmalıdır. Çocuğu sürekli okuması yönünde uyarmak yerine, kitap okuduğunda onu destekleyerek motive etmek daha doğru olur. Yaşına uygun bir dergiye abone olması ya da düzenli bir şekilde takip etmesi için yol gösterilebilir.
Ebeveynler çocuklarına yüksek sesle ve sıkça hikayeler okuyabilir ve anlatabilirler. Çocukların gereksinimleri ve yaşına göre ebeveynler evlerinde kitaplık oluşturabilirler. Ebeveynler ailece belli zamanlarda, belli bir sürenin okumaya ayrılmasını sağlayabilirler. Ebeveynler çocuklarına okudukları şeylerin önemini anlatabilirler. Ebeveynler, çocuklarını verdikleri harçlıkların bir kısmını kitap almak için harcaması konusunda eğitebilirler.
Çocukluktan başlayan bu süreçler geleceğimizi oluşturabilmek açısından hayati öneme haizdir. Ezcümle,  okumak, anlamak, anlatabilmek, her türlü ataletten uzak durmak, gündemi takip edebilmek, zihni aktif tutabilmek, üretmek, tükenmemek adına okumak, Allah adına, Allah için, Allah’ın yolunda okuyabilmek…
Rabbim bizleri okutsun okunana muttali kılsın.


Amin inş.

 
Ahmet Turgut ULUCAK

Vuslat Dergisi 100. Sayı
Moderatöre Bildir   Logged

¥üяєğiм∂є вiя  нicrαn yαrαsı vαя...ünlem
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sabahları Kuran Okumak Kur'an-ı Kerim Genel Şehid Rehber 2 288 Son Mesaj 28 Eylül 2008, 07:58:40
Gönderen: _uMuT_
Allah İçin Sevmek Allah İçin Buğz Etmek Düşünce yazıları/Makaleler seriyye 0 130 Son Mesaj 07 Nisan 2009, 23:56:47
Gönderen: seriyye
okumak günahmı..... İstek, Öneri ve Şikayetleriniz arzu.. 2 821 Son Mesaj 02 Şubat 2010, 22:30:32
Gönderen: cürmümile
Kuran'ı Okumak Kur'an-ı Kerim Genel Altuğ Öztürk 1 290 Son Mesaj 02 Mart 2010, 16:23:29
Gönderen: deniz_
kitap OKUMAK Kişisel Gelişim cebelinur 0 172 Son Mesaj 27 Eylül 2010, 23:17:39
Gönderen: cebelinur
Kur’an Okumak Kendi kalemizinden yazılarınız Beytül_Ahzan 2 213 Son Mesaj 28 Kasım 2010, 23:38:25
Gönderen: kördüğüm
Sağlık İçin Bol Bol Su İçin! Tıp/ Sağlık/Şifa cebelinur 2 147 Son Mesaj 19 Mayıs 2012, 20:50:53
Gönderen: cebelinur