0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ömer b. EI-Hattab RadıyAllahu Anhu'nün Müslüman Olması  (Okunma Sayısı 134 defa)
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« : 31 Ağustos 2011, 13:45:21 »

Amr b. el-Ass ve Abdullah b. Ebi Rebia, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı hakkında tasarladıkları planlanın uygulayamamışlar ve Necaşi onları hoşlanmayacakları sözlerle reddetmişti. İşte bu halde Kureyş'in yanına geldikleri zaman Ömer b. el-Hattab RadıyAllahu Anhu daha yeni müslüman olmuştu. Kendi aleyhine olan her şeye karşı hakkını savunan, sırtı yere gelmemiş bir kişi idi. Böylece Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı Ömer ve Hamza RadıyAllahu Anhum ile kuvvet buldu ve Kureyş'e karşı eyleme girişti.

Bununla ilgili olarak Abdullah b. Mes'ud RadıyAllahu Anhu şöyle demektedir:

-  "Ömer RadıyAllahu Anhu müslüman oluncaya kadar biz Kâ'be'nin yanında namaz kılmaya kadir değildik. Ne zamanki Ömer RadıyAllahu Anhu müslüman olup Kureyş'e karşı eyleme geçti ve Kâ'be'nin yanında namaz kıldı, biz de o zaman onunla beraber namaz kıldık. Ömer'in İslâm'a girmesi Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabının Habeşistan'a hicret etmesinden sonra gerçekleşmişti." (Siyeri İbn-i Hişam)
 
 
Ümmü Abdullah şöyle rivayet etti:

-  "Allah'a and olsun! Biz Habeş topraklarına göç ediyorduk. Amir bazı ihtiyaçlarımızı temin etmek için gittiği zaman Ömer b. el-Hattab yanımıza geldi. Daha müslüman olmamıştı. Ümm-ü Seleme dedi ki:

- "Bize yaptığı eziyet ve çıkarttığı zorluklarla karşılaşıyorduk."

Ümmü Abdullah sözüne devam etti; bunun üzerine Ömer bana şöyle dedi:

-  "Ey Ümmü Abdullah! Çıkmak için mi bu hazırlık?" Dedim ki:

- "Evet. VAllahi Allah'ın arzına çıkacağız. Ta ki Allah bize bir kolaylık yaratsın...Siz bize eziyet veriyorsunuz. Bizi zorluyorsunuz."

Ümmü Abdullah sözüne devam ederek:

Bunun üzerine Ömer:

"Allah sizinle beraber olsun" dedi. Onda şimdiye kadar görmediğim bir incelik gördüm. Sonra ayrılıp gitti. Anladığıma göre bizim çıkışımız onu üzmüştü."

Sözüne devam ederek;

- "Amir ihtiyacımız olan şeyleri alıp geri geldiğinde ona dedim ki:

- "Ey Eba Abdullah! keşke biraz önce Ömer'i, onun yumuşaklığını ve bize karşı onun hüznünü görseydin."

Dedi ki:

-  "Onun müslüman olmasını umuyor musun?"

Dedim ki: "Evet."

Bunun üzerine Ebu Abdullah:

-  "O gördüğün var ya! Hattab'ın eşeği müslüman oluncaya kadar müslüman olmaz." dedi:

Bu, onun ümitsizliğinden dolayı söylediği bir sözdü. Çünkü Ömer'in katılığını, İslâm'a karşı kasvet ve şiddetini görmüştü." (Siyeri İbn-i Hişam)
 
 
Ömer'in kız kardeşi Fatıma bint-i el-Hattab ve kocası Said b. Zeyd RadıyAllahu Anhum müslüman olmuşlardı. Bunlar müslüman olduklarını Ömer'den gizliyorlardı.

Nuaym b. Abdullah en-Nahham (Beni Adiyy b. Kâ'b'den bir kişidir) müslüman olmuştu ve bu kişi de İslâm'a girdiğini kavminden korktuğundan dolayı gizliyordu. Habbab b. el-Eret, Fatıma binti el-Hattab'a gidip geldikçe ona Kur'an okurdu.

Bir gün Ömer kılıcını kuşanarak, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ve ashabından bazı kimselerle karşılaşıp onlarla dövüşme isteğiyle evden dışarı çıktı. Zira kendisine müslümanların Safa yanında bir evde toplandığı haber verilmişti. Toplanan müslümanlar erkek ve kadın olarak yaklaşık kırk kişi idi. Burada Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte amcası Hamza b. Abdulmuttalip, Ebu Bekr es-Sıddık, Ali b. Ebi Talip ve Müslümanlardan bir takım kişiler (RadıyAllahu Anhum) bulunmakta idi. Burdakiler, Habeşistan topraklarına hicret etmeyip Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mekke'de kalan kimselerdendi. Yolda Nuaym b. Abdullah Ömer'e rastladı. Ona dedi ki:

- "Ey Ömer! Nereye gidiyorsun?"

Ömer'de ona dedi ki:

- "Sabii (dinini değiştiren) Muhammed'e gidiyorum. O Kureyş'in düzenini bozdu. Onların hepsini akılsızlıkla itham etti. Ve Kureyş'in dinini ayıpladı. İlahlarını kötüledi. İşte bunun için onu öldüreceğim."

Nuaym ona şöyle dedi:

-  "VAllahi ey Ömer! Nefsin seni kandırmıştır. Sen Muhammed'i öldürürsen Ben-i Abd-i Menafin sana yeryüzünde yaşama hakkı tanıyacağını mı zannediyorsun? Sen kendi ailene git de onları düzeltmeye bak."

Ömer ona dedi ki:

- "Ailemden kimdir o kişiler?"

Nuaym dedi ki:

- "Enişten ve amcanın oğlu Said b. Zeyd b. Amr ve kız kardeşin Fatıma binti el-Hattab'dır. VAllahi onlar müslüman olup Muhammed'in dinine tabi oldular. Sana düşen Muhammed'i bırakıp onlara gitmendir."

Bunun üzerine Ömer, kızkardeşi ve eniştesinin evine yöneldi. Bu sırada onların evinde Habbab b. el-Eret RadıyAllahu Anhu bulunmaktaydı. Yanında ise onlara okumakta olduğu, içinde "Tâ hâ" sûresi bulunan bir sahife vardı. Dışarıdan Ömer'in ses ve hareketlerini işittikleri zaman Habbab evin küçük bir odasına saklandı. Fatıma bint-i eh Hattab sahifeyi alıp uyluğunun altına koydu. Fakat Ömer eve yaklaşırken Habbab'ın onlara okuduğu şeyi işitmişti. Eve girdiğinde şöyle dedi:

-  "İşitmiş olduğum o anlaşılmayan şey nedir?"

Onlar da ona dediler ki:

- "Sen bir şey işitmiş değilsin."

Ömer RadıyAllahu Anhu dedi ki:

- "Hayır VAllahi! Duydum ki, siz Muhammed ve Onun dinine tabi olmuşsunuz" derdemez eniştesi Said b. Zeydi kuvvetlice yakaladı. Bunu gören kız kardeşi Fatıma bint-i el-Hattab onu kocasından uzaklaştırmak için üzerine yürüdü. Bu defa Ömer kız kardeşine vurdu ve kafasını yardı. Bunu yapınca kız kardeşi ve eniştesi ona şöyle dediler:

-  "Evet müslüman olduk. Allah'a ve Rasulüne iman ettik. Elinden geleni, aklından geçeni yap."

Ömer kız kardeşinden akan kanı görünce yaptığına pişman oldu ve dedi ki:

-  "Biraz önce okuduğunuzu işittiğim sahifeyi bana ver de Muhammed'in getirdiği o şeye bir bakayım."

Ömer'in bu sözüne kız kardeşi şöyle cevap verdi:

- "Biz senin o sahifeye bir şey yapmandan korkuyoruz."

Ömer RadıyAllahu Anhu:

- "Benden korkma." dedi ve o sahifeyi okuduktan sonra geri vereceğine dair ilahlarına yemin etti. Bunu söylediğinde kızkardeşi onun İslâm'a girmesini umarak dedi ki:

-  "Ey kardeşim! Sen necissin. Şirk üzeresin. Oysa bu sahifeye temizlenmiş kimseden başkası el süremez."

Bunun üzerine Ömer kalktı ve gusletti. Kızkardeşi de ona sahifeyi verdi. Sûrenin baş taraflarını okuduğunda:

"Bu ne güzel ve kerim bir kelâmdır." dedi. (Siyeri İbn-i Hişam)

Sonra kızkardeşi ve eniştesine:

"Nasıl müslüman olunur?" diye sordu.

Onlar da:

"Allah'tan başka ibadete layık ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet edeceksin. Lat ve Uzza gibi put ve tağutları

inkar edeceksin" cevabını verdiler. Bunun üzerine Ömer RadıyAllahu Anhu müslüman oldu. (Siyeri İbn-i İshak)
 
 
Bu sözü Habbab işittiği zaman onun yanına çıktı ve şöyle dedi:

-  "Ey Ömer! Allah'a andolsun ki ben Allah nebisinin, duasında seni kasdetmiş olduğunu sanıyorum. Çünkü dün işittim. Rasûlullah şöyle dua ediyordu:

-  "Ey Allahım! Sen İslâm'ı Ehil Hakem b. Hişam ya da Ömer b. el-Hattab ile destekle."

- Allah'tan kork ya Ömer!"

Bunun üzerine Ömer Habbab'a dedi ki:

-  "Ey Habbab! Beni Muhammed'e götürür müsün? Ona gidip müslüman olayım. "

Habbab da ona:

- "O, Safa'nın yanında bir evdedir. Yanında da ashabından bir cemaat vardır" dedi.

Ömer RadıyAllahu Anhu kılıcını kuşandı. Sonra Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ve Onun ashabının yanına gitmek için yola çıktı. Vardığında kapıyı çaldı. Kapı sesini işiten Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bir kişi, kalkıp kapının atralığından baktı. Onu kılıcını kuşanmış olarak görünce telaşlı bir şekilde Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e:

- "Ya RasulAllah! Bu, kılıcını kuşanmış olarak gelen Ömer b. el-Hattab'dır" dedi.

Hamza RadıyAllahu Anhu da:

-  "Onun girmesine müsade et ya RasulAllah! Eğer buraya hayr arzulayarak gelmişse biz ona onu veririz. Şayet şer amaçla gelmişse onu kendi kılıcı ile öldürürüz" dedi.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki:

- "Ona izin veriniz."

Sahabe ona izin verdi ve Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ona doğru yöneldi ve yaklaşınca izarının bağlama yerinden tutarak şiddetli bir şekilde çekti ve ona şöyle dedi:

-  "Ey İbn-ul Hattab! Sana ne oluyor? Allah'a yemin ederim ki, Allah sana ağır bir belâ indirene kadar senin vaz geçip döneceğini sanmıyorum."

Ömer RadıyAllahu Anhu de dedi ki:

- "Ya RasulAllah! Sana; Allah'a, O'nun Rasulüne ve Allah katından gelen şeye iman etmek için geldim."

Bunun üzerine Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem tekbir getirdi. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından evde bulunanlar Ömer'in müslüman olduğunu bu tekbirden anladılar.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı bulundukları yerden kalktı. Hamza RadıyAllahu Anhu ile birlikte Ömer RadıyAllahu Anhu'nun de müslüman olması onların gönüllerine bir cesaret veriyordu. Artık onlar biliyorlardı ki; bu ikisi Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'i koruyacaklar ve bunlar vasıtasıyla düşmanlarından intikamlarını alacaklardı.  (Siyeri İbn-i Hişam)
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: