0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Orucu Ölüm ile Açmak  (Okunma Sayısı 252 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« : 20 Ağustos 2010, 09:45:24 »




Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde seyyar satıcılık yapan evli ve 4 çocuk babası 40 yaşındaki Hacı Oruç, iftar açmak için geldiği evde eşine iftarda ne yaptığını sorunca, eşinin “Yemek yapacak bir şey yoktu, iftarda yemek yapamadım.” demesi üzerine üzülmüş, çocuklarına sarılmış sonra evin bir odasına çekilip, kendisini tavana asmış.

Herhalde bu haberi duyanlar için buruk bir iftar olmuştur. Neyin eksik olduğunu düşünedurduğumuz soframızda yediklerimizin şükrünü sırf sözle yerine getirdiğimizi düşünmüşüzdür.

Bu dramın bu acının nedenlerini saymakla bitiremeyiz herhalde. Sorumluların başına devleti, rejimi, kapitalist sömürü sistemini, yoksulluğu, bireyselleşmeyi, gittikçe tüketim kültürü ile doymayan nefislerimizi, kaybetmeye başladığımız dayanışma, yardımlaşma ibadetimizi, sorumluğumuzu, kalplerimizin katılaşmasını, sorumluklarımızı kurumlara/derneklere havale edişimizi sayabiliriz. Saydıkça uzayan listeye devam ederken acaba kaç insan bu topraklarda iftarında açlığa suyu ile niyet edecek. Süregelen oruçlarını kim bilir kaç ay, kaç yıl devam edecekler.

Sırf Diyarbakır’da, Kürt illerinde değil, İstanbul’un göbeğinde, belki de evimin/evlerimizin yanı başında birileri de aynı dramı, aynı yoksulluğu çekiyordur. Bu acıyı anneler çeker, bu acıyı babalar çeker. Herhalde bir yerde bu acı çekilmez oluyor.

Haberde ‘İnancı sağlam biriydi.’ diyor Hacı Oruç için eşi. Ne kadar zordur onun için bu kararı almak. Acının katlanarak arttığı bir andı onun yaşadıkları. Fakirlikten Allah’a sığınmak bu olsa gerek.

Yoksulluk içimizde…

Bundan on sene önce bir kardeşim ranzasının ucuna bir resim asmıştı. Kürt kızının buruk ve acı dolu bakışları vardı resimde. Sonra ben o acıları her daim televizyon ekranlarında, gazetelerde, internet sayfalarında farklı farklı çocukların bakışlarında gördüm. Acı artık Kürt çocuklarının üzerinde böyle ‘güzel’ durmamalı.

On yılda her şey çok değişti. İstanbul’un göbeğinde gökdelenler yükselmeye başladı. Kişi başına düşen milli gelirin 7000 $’ı aştığı, Türkiye’nin dünyada ekonomik gelişmişlikte 17. sıraya gelmiş olduğu söylendi durdu. Ama İstanbul’da yükselen gökdelenlerin gölgesinin düştüğü semtlerde yoksulluk diz boyu ve devam edip durmakta.

Yazarak ya da kalbimiz burkularak veyahut da birkaç damla gözyaşı dökerek geçiştiriyoruz herhalde bu yoksulluğu. Afrika’da üzerine sinek konan çocukları, Pakistan’da sellerden sefil düşmüşleri, mülteci kamplarındaki Filistinlileri biliyoruz. Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Van’da, Mersin’de, İstanbul’da orucunu açamayanları da biliyoruz. Bilmeliyiz.

Ramazan ayında bir banka şubesinde beklerseniz birçok insanın hayır için, yardımlaşmak için yardım derneklerine hayırda bulunduklarına şahit olursunuz. Bu güzel ibadeti yapanların ecirlerini Allah inşAllah verecektir. Bu hayırda yarışmanın öneminin altını çizerken aklımıza takılan birkaç soruyu da sormadan edemiyoruz. Mesela: Kendi sorumluklarımızı kurumlara/derneklere havale ederek sorumluklarımızdan kurtuluyor muyuz? Acaba belli zamanlarda belli hesap numaralarına bir yerler için para yatırarak bitiyor mu her şey? Müslümanların evrensel kardeşliği ve dayanışması için, insani sorumluklarımız için İslam coğrafyasında ve tüm dünyada fakirin, mazlumun, muhtacın yanındayken yakınımızdaki kardeşlerimizi de unutmamamız gerekiyor. Belki birileri unutmuyordur. Ama her acı haberi duyunca en azından kendi adıma unuttuğumu düşünüyorum. Ya da yeterince, elimizden gelenden azını yaptığımızı düşünüyorum.

Ramazanda depreşen, kendi süreli açlığımızla empati yaptığımız, ramazanın verdiği o manevi atmosferde hatırladığımız kardeşlerimize gerçekten kardeş olduğumuzu göstermek için bir şeyler yapmalı.

Hacı Oruç, orucunu açamadı. Kendisi için değil, dört çocuğunun karınlarına bir şey girmediği için, eşi de aç olduğu için dayanamadı. Hacı abi. Haci Abim. Orucunu ölüm ile açtı. İçimiz buruk. Hakkını helal et.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2010, 10:21:48 »

Allah mazlumlara, mahrumlara, muhtaçlara yardım etsin. Dünyanın bir  tarafında kapitalist düzen, emperyalist sümürge güçleri, bencil ruhlar...diğer tarafta açlar ve mahrumlar.
Kapitalist para babaları zenginlik ve lüks içinde yaşarlarken, israf ve varolan kaynakları insafsızca tüketirlerken,  diğer taraftan işsizlik ve açlık-yoksuluk savaşı veren yığınlar!

zalimler ve mazlumlar dünyanın geçmiş ve gelecek iki yüzü. Süreç işliyor, zaman mazlumdan yana, gün mazluma doğacak inş...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2010, 10:31:58 »

   Her şey bir yana, böyle  mubarek bir zamanda , hemen hemen kendileriyle neredeyse komşu sayılabileceğimiz ve yardım kuruluşlarımızla her an elimizin altında yardım edebileceğimiz bir durum söz konusu iken, nasıl oluyorda budenli bakar kör oluyoruz ve aynı apartman da ,aynı mahallede bir komşumuz açlıktan muzdaripken ve ölüyorken göremiyoruz, farkedemiyoruz..söyleyecek tek bir söz var oda BU DURUMDAN SONUNA KADAR  UTANÇ DUYUYORUZ Allah'IM VE BU BİZE GÜNAH OLARAK YETER...SÖZÜN BİİTİĞİ YER...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #3 : 29 Ağustos 2010, 20:51:07 »

Silvan’daki intiharın sebebi ‘açlık’ değil, psikolojik rahatsızlık

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşanan intihar olayının, bazı medya organlarında ileri sürüldüğü gibi açlıktan değil psikolojik rahatsızlıktan kaynaklandığı ortaya çıktı.

Silvan’ın Bağlar Mahallesi’nde ikamet eden Cuma Uruç’un küçük yaşta menenjit geçirdiği ve 4 yıldır psikolojik rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğü belirlendi. ‘Eve geldi, iftar yemeği olmayınca intihar etti’ şeklindeki haberlerin asılsız olduğunu vurgulayan Uruç ailesi, yaşadıkları acıdan daha çok medyadaki yalan haberlerin kendilerini üzdüğünü dile getirdi.

Cuma Uruç’un babası Mehmet Ali Uruç, oğlunun psikolojik sorunlarının olduğunu belirterek, “Küçüklüğünde menenjit rahatsızlığı geçirdi. Yıllardır içine kapanıktı ve konuşmuyordu. Küçük oğlumun da psikolojik rahatsızlıkları var. Bir hafta önce bana saldırdı, kolumu kırdı.” dedi. Cuma Uruç’un dayısı Abdulbari Genel, gazetecilerin kendileriyle görüşmeden haber yaptığını belirterek, yazılanların tamamen yalan olduğunu söyledi. Medyanın intihar üzerinden hükümeti kötülediğini ifade eden Genel, “Yeğenimin öldüğü gün evde yemek de vardı, ekmek de. İlçede kaymakamlığın nasıl çalıştığını herkes biliyor. Bize de yardım ettiler.” şeklinde konuştu. Ayrıca kaymakamlığın geçen sene 22 bin 500 TL harcayarak Cuma Uruç’a ev yaptığı ve ailenin 11 aydır yardım talebinde bulunmadığı öğrenildi.

Öte yandan Cuma Uruç’un babası ve akrabaları, Silvan Kaymakamı Doğan Demirdaş’ı makamında ziyaret etti. Baba Uruç, “Bize sahip çık.” diyerek Demirdaş’a sarıldı. Kaymakam da, “Üzerimize düşen ne varsa yapacağız. Bir şey olduğunda benimle rahatlıkla görüşebilirsin.” karşılığını verdi. Kaymakam Demirdaş, Uruç’un 11 aydır kendilerine hiçbir yardım başvurusunda bulunmadığını belirterek, “Burada en büyük iş akrabalarına, komşularına ve muhtara düşüyordu. Keşke bu iş bu noktaya gelmeseydi.” dedi.

ZAMAN
İSMAİL AVCI
22 Ağustos 2010, Pazar
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
SenKapıyı tıkla Açmak içerdekinin işidir İslami Hayat Tarzı _uMuT_ 9 692 Son Mesaj 07 Aralık 2009, 20:13:18
Gönderen: HabiR
Tilki'nin Orucu fıkralar cürmümile 0 193 Son Mesaj 21 Şubat 2010, 22:18:27
Gönderen: cürmümile
VADELİ HESAP AÇMAK CAİZ Mİ? Fıkıh Köşesi Suanur 7 2478 Son Mesaj 12 Mart 2010, 09:30:26
Gönderen: Suanur
göz damlası orucu bozar mı? Fıkıh Köşesi _uMuT_ 1 1130 Son Mesaj 28 Temmuz 2010, 21:19:27
Gönderen: vuslat
Davanın Orucu Düşünce yazıları/Makaleler muhammedî 0 118 Son Mesaj 04 Eylül 2010, 12:36:03
Gönderen: muhammedî
halı saha açmak Fıkıh Köşesi 3RK4N 2 1315 Son Mesaj 24 Şubat 2011, 18:03:19
Gönderen: cebelinur
KAPIYI İÇERDEN AÇMAK Öykü - Hikaye ve Kıssalar cebelinur 2 271 Son Mesaj 06 Ocak 2012, 17:32:53
Gönderen: cebelinur