0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: PEYGAMBER(S.a.v)-i anlatmak..  (Okunma Sayısı 252 defa)
selvi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 218



« : 18 Ekim 2008, 10:51:19 »

ESSELAMü ALEYKüM..

  İslam dünyasında geçmişte ve günümüzde Hz. Muhammed (A.S)ile ilgili tasavvurlar birbirinden farklıdır. Bu tasavvurları mezheplere göre, genel hatlarıyla, şiî ve Sünnî Hz. Muhammed veya Peygamber tasavvurları olarak ya da İslamî literatürde, yani siyer-meğazi, fıkıh, hadis, kelam ve tasavvuf edebiyatındaki Muhammed tasavvurları olarak sınıflandırmak mümkündür. şiî Peygamber tasavvurunda, Muhammed, (A.S) peygamberlik misyonundan çok Hz. Ali’yi imamete tayin etmek gibi bir görev üstlenmiştir. Bu sebeple şiî literatürde, bu konuda yazılanlar, Hz. Muhammed’in(A.S) biyografisi hakkında yazılanlardan daha fazla bir yekün tutar. Sünnî literatürde, onun beşerî ve peygamberlik misyonu öne çıkarılmakla birlikte, her bir ihtisas alanı Hz. Muhammed’in(A.S)  farklı yönlerini öne çıkarmaktadır. Siyer ve Megazî kitaplarında, efsanevi bir kahraman olarak, peygamberlik döneminin hemen hemen tamamını, savaş meydanlarında savaşmakla geçiren; fıkıh kitaplarında bütün gün bir müfti, bir kadı ya da müctehid olarak teşrii faaliyetlerde bulunan; hadis kitaplarında söz, fiil ve takrirlerinden oluşan sünnet koyucu; kelam kitaplarında diğer Peygamberlere nazire olarak pek çok mucize gösteren; tasavvuf edebiyatında “kainat yaratılmadan önce Allah’ın nurundan yaratılmış” insan üstü bir şahsiyete dönüşen birisi olarak takdim edilmektedir. Yukarıda sayılan geleneklere ait klasik eserlerin pek çoğunda bu yaklaşımın izlerini görmek mümkündür.  Ancak insan üstü özelliklere sahip bir varlığa dönüşmesi veya menkabevi bir şahsiyete büründürülmesi ile ilgili malzemeye tasavvufî edebiyatta daha fazla tesadüf edilir. (ancak buradaki şii ve sunnilerin kur'an-ı kerime göre peygamberi anlayanları tenzih ederim..)

Tasavvuf edebiyatında,  Hz. Muhammed’i(A.S) insan üstü varlığa dönüştürme çabası, onun yaratılışı ile ilgili iddialarla başlar. Buna göre o, dünya yaratılmadan binlerce yıl önce Allah’ın nurundan ya da cennet toprağından yaratılmıştır ve onun gölgesi yoktur. Böylece o, diğer insanlardan farklı bir konuma yükseltilmektedir. XIV. asrın başlarında ölen şeyh Safiyüddîn’in yorumlarına bu anlayışın nasıl yansıdığına dair  bir örnek vermek istiyorum.

şeyh Safiyüddîn, Hz. Peygamber’in “Bana sizin dünyanızdan kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz sevdirildi” hadisinden hareketle Hz. Muhammed’le (A.S) diğer insanların tabiatının farklılığını ileri   sürer ve şöyle izah eder: “Dünyayı anlara (diğer insanlara) anunçûn izâfet itdi ki, Hazret-i Risâletün –‘Aleyhisselâm- topragı Cennetden idi. Anunçûn gölgesi yokdı ve anlarun ki “ dünyâkum”  dimeg ile hıtâb itmiş idi, topragı dünyadan idi. Pes, dünyâyı anlara bu cihetden ötürü izafet itdi.”   şeyh Safiyüddîn, aynı mantıkla, Hz. Peygamber’in bedenine taş bağlamasını açlıktan değil de mübarek, nurani cisminin bu dünyadan gidip kayıp olmamasına bağlamaktadır:  “ … mübârek bedenine taşı açlıgından ötürü baglamazmış, belki şundan ötürü baglardı, cism-i mübâreki dahi sıfât ile hemrenk idi, mübârek sûretle sıfâtı bir oldugına delîl budur ki: Gölgesi yog idi. Pes vakti, mübârek kalbine Hakk Ta‘âlâ’nun hevâsı ve arzusı gelürdi, gönülü pervâz iderdi, yakîn olurdu ki, cism-i mübâreki dahi pervâz ideydi ve urûc ideydi. Ol sebepden bir sakîl nesne ki, dünyevî ola, anı mübârek bedenine baglardı ki ol taşdı, taki mubarek sûretle, halk ortasından gâib  olub gitmeyeydi.” 

Hayatını Hz. Muhammed’i(A.S) anlamaya adamış  araştırmacılardan Muhammed Hamidullah  ise, “Bana sizin dünyanızdan kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz sevdirildi” rivayetini, yukarıdaki anlayışa tamamen ters ve bütünüyle beşeri düzlemde anlamıştır. Her iki algılama biçimini mukayese edebilmemiz için onun yorumunu da aynen aktarıyorum:

“Bu hadis, İslâm Peygamberinin şahsiyetinin karakteristiğidir. Hadis, bir taraftan ruh ve vücudu içine alıyor ve insanın sahip olduğu meziyetleri ahenkleştiriyor; diğer taraftan Hz. Muhammed’in ümmetinden her hangi bir kimse için fiilî misal vermek endişesinde olduğunu ispat ediyor. öyle görünüyor ki, O bir peygamberin, bütün ümmetine insanüstü vazifeler yüklememesi gerektiği kanaatindeydi … Diğer bir tabirle O, vasat bir insan için – ister ictimâî, ister manevî  sahada- zarurî olan en az külfeti şart koşmuş, fert istediği ve yapabileceği takdirde, bu asgariyi aşma gayretinde onu serbest bırakmıştır. … şayet Hz. Muhammed(A.S), dünyada hoşa giden her şeyi hakir görerek bir melek gibi yaşasaydı, bu emir ölü bir yazı olmaktan ileri gidemezdi.”

devam eecek..
Moderatöre Bildir   Logged

ORTALIK HENÜZ ALACA KARANLIK İKEN,ETRAFA HAKKIN MESAJLARINI İLETEN SEN OLDUN..KADİRNÂŞİNAZLAR BİLMESELER DAHİ BUNUN BÖYLE OLDUĞUNA YER-GÖK ŞAHİTTİR..SAKIN USUL BİLMEZLERİN TAVRINA BAKIPTA SİTEMKAR OLMA..ETTİĞİN HİZMETİ HALK TAKTİR ETMESEDE HAK BİLİYORYA...
MuSLiM
aBDuLSeLaM
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 586


HAYAT İMAN VE CİHATTIR


WWW
« Yanıtla #1 : 12 Kasım 2008, 15:08:26 »

saolsın abem Allah razı olsun paylaşımlarından dolayı


selam ve dua ile


alaha emanet olun


devamını acele bekliyorum
Moderatöre Bildir   Logged

HaYaT iMaN Ve CiHaTTıR

selvi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #2 : 23 Kasım 2008, 22:33:07 »

Şahısların hayatını ve kişiliğini ortaya koymada kullanılan “tarihsel kişilikle menkabevî kişiliği birbirinden ayırma” ilkesi, bilim çevrelerinde ilk defa Fuat Köprülü tarafından, Peygamber olmayan saygın bir sufînin tarihsel şahsiyetini ortaya koymak için kullanılmıştı. Köprülü, bunu kerametlerle oluşan menkabevî kişiliği ile tarihsel kişiliği birbirine karışmış olan Ahmet Yesevi üzerinde denediği için, büyük sorunlarla karşılaşmadı. Fakat bunun mucize/mucizeler sahibi bir Peygamber için denenmesi diğer şahsiyetler kadar kolay değildir. Çünkü incelenen kişi, Peygamberlik misyonu üstlenmiş ve inanılması gereken esaslar arasında yer alan Peygamberlik müessesesini temsil etmektedir. Kur’an ve tarihsel belgeler ışığında yapılan bazı çalışmalar hariç tutulursa, Hz. Muhammed’in tarihsel kişiliğini bu yöntemle inceleme teşebbüsünde bulunan çalışmalar, yok denecek kadar azdır.

Hz. Muhammed s.a.v, dünya tarihine yön vermiş önemli şahsiyetlerle kıyaslandığında, en iyi bilinen bir şahsiyettir. Onun soyu-sopu, çocukluğu, gençliği, evliliği, ailesi, çocukları, Peygamberliği, hayatı, ahlakı, İslam’a daveti, Mekke ve Medine dönemi, antlaşmaları, beyatları, savaşları, tartışmaları, üzüntüleri, sevinçleri ve hayatıyla ilgili diğer pek çok ayrıntı, tarihi kaynaklar ve vesikalarla bize kadar ulaşmıştır. Dünyada başka hiçbir kimsenin hayatı onun hayatı kadar iyi bilinmemektedir. Ancak hayatıyla ilgili bu zengin tarihî dökümana, pek çok menkabevi anlatılar gerçek olmayan olaylar eklenmiştir. Hz. Muhammed’i anlama konusundaki tarihsel doküman ve ona yapılan ilave sorunu, Davenport gayet güzel ifade etmektedir: “ Meşhur Peygamberlerle Fâtihler arasında, hayatının tarihi, Hz. Muhammed’in tarihi gibi, en ince ayrıntılarına kadar en doğru ve en vesikalı şekilde kayıt ve zabıt olunan bir kimse gösterilemez.  Gerçi Hz. Muhammed’in s.a.v tarihini, Asyalı yazarların mübalağalarından ayırdığımız zaman geride kalan olaylar sadece gerçektir.”

Hz. Muhammed’in s.a.v anlaşılmasının önündeki asıl engel, onun hakkında oluşturulan yalan isnatlar, mübalağalar, menkabevi ve efsanevi haberlerdir. Bu sebeple onun hayatını anlamaya çalışırken bu geniş rivayet malzemesine karışan efsanevi veya menkabevi Hz. Muhammed tasavvuruna kaynaklık eden rivayetler konusunda son derece dikkatli olmak gerekmektedir. Bu rivayet malzemesinden hareketle iki ayrı Hz. Muhammed tasavvuruyla karşı karşıyayız. Bunlardan birisi, beşer olan ve yaşamış Hz. Muhammed tasavvuru, diğeri ise, yüceltilen, efsaneleştirilen, menkabevî bir şahsiyete büründürülen Hz. Muhammed tasavvurudur. Bu iki tasavvurdan birincisine ben tarihsel gerçekliği olan Hz. Muhammed, ikincisine menkabevî Muhammed adını veriyorum.

Hz. Muhammed’in  hayatı ve kişiliğinin,  bu kadar fazla doküman arasından sağlam bilgi, belge, kaynak ve tanıklara dayalı olarak analiz edilmesi son derece önemlidir. Ancak  bu malzemenin tenkit süzgecinden geçirilerek güvenilirliğinin tespit edilmesi daha da önemlidir. Beşer ve resul olarak Hz. Muhammed’i doğru anlamada, tarihsel bir belge olarak Kur’ân  birinci derecede bir kaynak özelliği taşımaktadır. Dolayısıyla tarihsel-beşerî bir kişilik olarak Allah’ın elçisi olmuş Hz. Muhammed ile  sonradan üretilen menkabevî, mucizevî ve efsanevî Hz. Muhammed’i birbirinden ayırabilmenin temel ilkelerini Allah’ın kitabından hareketle ortaya koyabiliriz. O, ilahî vahiyden bağımsız olarak  anlaşılamaz. Bu konuda yüce kitaba ters düşen her çeşit bilgi, belge ve tasavvur geçersizdir. Dolayısıyla Hz. Muhammed’le ilgili ana çerçeveyi belirleyecek olan bu kitap olmalıdır olmalıdır. Çünkü o, Kur’an’a rağmen veya onun emri dışında hareket etmemiştir. O, ayetlerde “bizden biri, yani beşer olarak, kendi toplumunun bir ferdi olarak, tarihin içinde konuşlanan ve menkabevi yönü bulunmayan” birisi olarak sunulmaktadır. Bu açıdan Kur’an’da  sunulan tasavvur, menkabevi olmaktan öteye tamamen tarihsel bir tasavvurdur. İşin en ilginç yanı diğer Peygamberleri, kıssalarla menkabevi bir çerçevede, Hz. Muhammed’i ise tarihsel çerçevede incelemesidir. Hz. Muhammed hakkında çizilen tarihsel çerçeve, genel hatlarıyla şöyledir:

devam edecek..
Moderatöre Bildir   Logged

ORTALIK HENÜZ ALACA KARANLIK İKEN,ETRAFA HAKKIN MESAJLARINI İLETEN SEN OLDUN..KADİRNÂŞİNAZLAR BİLMESELER DAHİ BUNUN BÖYLE OLDUĞUNA YER-GÖK ŞAHİTTİR..SAKIN USUL BİLMEZLERİN TAVRINA BAKIPTA SİTEMKAR OLMA..ETTİĞİN HİZMETİ HALK TAKTİR ETMESEDE HAK BİLİYORYA...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Peygamber sevgisine stadyum yetmedi Hz.Muhammed (S.a.v) kuranehli 5 346 Son Mesaj 14 Nisan 2008, 20:42:32
Gönderen: resule_sevgi
peygamber sevdalılarına polis engeli Yurttan haberler _uMuT_ 0 171 Son Mesaj 20 Nisan 2009, 07:01:05
Gönderen: _uMuT_
(BİNGÖL)Peygamber sevgisine stadyum yetmedi Düğün-Konferans-Konser-Miting... kuranehli 0 294 Son Mesaj 22 Nisan 2009, 13:06:04
Gönderen: kuranehli
Peygamber Efendimiz'in s.a.v. Hz. Ali'ye Vasiyetleri Ehl-i Beyt MERXAS 0 119 Son Mesaj 01 Haziran 2009, 08:14:12
Gönderen: MERXAS
İBLİSİN PEYGAMBER EFENDİMİZE SÖYLEDİĞİ HAKİKATLER Hz.Muhammed (S.a.v) MERXAS 1 194 Son Mesaj 26 Ağustos 2009, 09:42:51
Gönderen: arzu..
aynı dönemde 2 peygamber İstek, Öneri ve Şikayetleriniz cebelinur 7 467 Son Mesaj 06 Kasım 2009, 15:33:53
Gönderen: kuranehli
Peygamber duaları Dua penceresi MERXAS 4 218 Son Mesaj 28 Nisan 2010, 10:30:59
Gönderen: MERXAS