0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Râd suresi 28.ayet  (Okunma Sayısı 548 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 12 Nisan 2010, 21:56:38 »

"Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur." (Râd suresi 28.ayet)

   meteryalist toplumlar, İnkârcı kimseler, mal, makam ve servetle gönül yatışkanlığına kavuşmaya çalışırlar. Kadın, içki ve uyuşturucudan başka dünyası olmayanlar, geçici heveslerine teselli bulup huzur arayanlar, Makam mevki düşkünü olanlar, daha yüksek makamlara erişmekle rahat edeceklerini, huzur bulacaklarını sanırlar...
Dinlerini dünyalarına alet edenler, erişmek istedikleri nesnelere kavuşmakla iç rahatlığına kavuşacaklarını zanedip dururlar. Oysa bunların hiç biri kalpin boşluğunu dolduracak, kalbe huzur ve yatışkanlık verecek değerler değillerdir. çölde susayan bir kişi tuzlu su bulup içerek nasıl susuzluğunu gideremiyorsa,  bu kişilerde islamın dışında aradıkları herşey sadece kendilerine azap ve susuzluk getirmektedir. yani o an zevkin doruğu, sabun köpüğü misali kabarır ve bir süre sonra sönüp belirsiz olmaya mahkûm olur.

meteryalistler, ateistler, ve inanç zayıflığı çeken kimseler, bir sıkıntı, üzüntü, felâket, başarısızlık ve musîbet, ya da hastalık ile karşılaştıkları zaman, içki veya uyuşturucu kullanmakta teselli aramaktadırlar. Oysa bunlarda deva yok dert var; huzur ve sükûnet yok, gözyaşı ve cefa var, bu durumda sahte bir oyalanma ve geçici bir içki sersemliği söz konusudur. islamın dışındaki arayışların Hiç biri ruhta meydana gelen boşluğu doldurmaya, kalpte açılan boşluğu kapatmaya elverişli değildir. maalesef bu arayışların Sonu tedrici intihar ve karanlık birer ölüm getirmektedir.
günümüzde birkısım gençliğin uyuşturucu ve benzer bağımlı maddelerle kendilerinin ruh boşluklarını doldurma gayreti içinde olduklarını muşahade ediyoruz. öyleki bu zavalı gençlik bir gün kullağına küpe takar tatmini almaz, kısa bir muddet sonra saç şeklini öyle bir hale sokarki tatmin ve lezzet elde etmeye çalışır, ama nafile ondan da kalıcı tatmin elde etmez, ve bu arayış sürekli devam eder.

Ruhun boşluğunu dolduran, gıdasını veren; kalbine neşe ve huzuru, gönülüne yatışkanlık ve ferahlığı dolduran ve onun önünü aydınlatan, geleceğine umut ışığı tutan ve ebedîyen mutlu olmayı gerçekleştiren en büyük dayanak ve en üstün teselli ve güven, Allah c.c'ya  dosdoğru bir itikat ile iman, O'nu severek, onun emir ve yasaklarına uyarak, rahmetine umut bağlayarak anmaktır. Kur'ân-ı Kerim, bilhassa bundan başka gönül yatışkanlığı veren ikinci bir iksirin bulunmadığını belirterek bizi uyarıyor.
dikkat edin; "Kalpler ancak Allah'ı anmakla mutmain olur." (Râd suresi 28.ayet)
Kur'ân-ı Kerim, kalbin umut kaynağıdır, gıdasıdır, ilacıdır...

Kur'ân-ı Kerim; bütünüyle hayat kaynağı, hayat nizamı, huzur ve güven anahtarıdır. O bakımdan Allah Teâlâ'ya, Kur'ân-ı Kerim'de; İslâm'a inanan mü'minlerdir ki, yeryüzüne huzur ve güvenlik havası estirirler; insanlardan aynı şekilde imân edenleri kardeş kabul edip bulundukları bölgeye sulh ve selâmet getirirler der.

Bunun için diyebiliriz ki: İmân, kalp yatışkanlığı sağlar, umut ve huzur havasını iç âlemimize doldurur ve bizi sonsuz mutlu kılar. bela ve musibetlerin Allah c.c dan olduğuna iman eden bir insan nasıl mutsuz olabilir. her durumda kazançlı çıktığını bilir. belada sabır ederse mukafat, Allah için kötülükle mucadele eder de başına birşey gelirse mukafat. dolayısı ile hayatında tesedufe yer yoktur. Her anının Allah c.c ilminin ve bilgisinin dahilinde gerçekleşeceğini bilir ve huzursuzluktan emin olur. İnkâr ise, her halinde umutsuzluk doğurur, ruhu sıkılır, sıkıntıları kalbe yük olur, zihni bulandırır, toplum da onarılması zor gedikler meydana getirir.

O halde fert, aile ve toplum için İslâm'ın tanımladığı temel şart imân'dır. Bunu ancak Kur'ân-ı Kerim'i tanıtıp öğretmekle kişilerin kalbine ve ruhuna anlatabiliriz. Bunun için Kur'ân-ı Kerim, imânı besleyip geliştirmenin gerçek kaynağı, ruhu doyurmanın gıdası, vicdanı serinletmenin mayasıdır.

Allah Teâlâ'yı sık sık, her konuda ve her işte anmak içimizdeki manevî boşluğu dolduracak. ümitlerimizi artıracak, sıkıntılarımızı giderecek,ve rabbimizi anmakla kalp gözünüz açılacak, ruhumuz cilalanacaktır.

Onun için: İnanan kimse hep mutludur, huzurlu ve umutludur. İnanmayan kimse hep kararsız ve şüphecidir; aynı zamanda umutsuzdur, İnanan kanaatkârdır; inanmayan aç gözlü ve ihtiraslıdır. İnanan kadere teslimiyet, kazaya rıza gösterir; inanmayan ise başına gelen bir dert veya sıkıntı sebebiyle inkâr ve tuğyanını artırır.

Allah c.c bizi ve ailemizi gerçek iman üzerinde sebat gösteren kullarından eylesin.

selam sevgi ve muhabetlerimle
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
гüъεyyε
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1168


ღνսรlﻪէรενժﻪรıღ


« Yanıtla #1 : 13 Nisan 2010, 08:37:42 »

evet her sıkıntısında , her sevincinde, her türlü işlerinde yanlızca Allahı düşünen o işten mutlu mesut bir netice alabilir..Allahı düşünmek derken onun zatını değil, onun bize verdiği nimetleri ve yarattıklarını düşünmek gerekir... çünkü

 İbn Abbas (r.a)'ın naklettiğine göre, bazı insanlar Allah'ın zatı hakkında düşünmek istediler.
Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) bu hususta şu açıklamada bulundu:

"Allah'ın yarattıkları hakkında düşünün.
Allah'ın zatını düşünmeyin.
Allah'ın şahsı hakkında düşünmeye güç yetiremezsiniz" buyurdular...

Hep Allah’ı düşünmek, hep O’nunla olmak, bir saniye bile aklından çıkarmamak…İşte yaşanılması gereken hayat bu, asıl mutluluk bu… O'nun Herşeye Gücü Yeter...Ezeli ve Ebedi İlim Sahibi Olan Ancak ve Ancak O'dur.
Moderatöre Bildir   Logged

˙·٠•●  Suskunluğum  asaletimdendir   ●•٠·˙
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #2 : 15 Nisan 2010, 12:50:14 »

İnsan yaratılışına baktığımızda kalb insanın en hassas noktasıdır. O durdumu ruh bedenden uçup gider. Dolayısyla insan= kalb demek yanlış olmaz. Yüce Rabbimiz'in kendi ruhundan üfleyerek yarattığı insan şüphesiz ki yaratılanların içinde en mükemmelidir.

Mükemmel olarak  yaratılan insanında elbetteki tatmin olacağı kaynak mükemmel olmalıdır. İşte kalp anca kendi yaratıcısı ile meşkul olsa tatmin olur. Sukuneti,selameti bulur. Dünyevi hırslar istekler veya şehevi arzular asla ve kata kalbe hoşnutluk vermez. Çünkü Allah insana hırs kibir inat gibi vasıflarda yüklemiştir. iNSAN Dünyanın tamamınada hükmetse başka gezegenlere hükmetmeye kalkar. Tatmin olmaz.. Geçici heveslerin hiç biri baki kalmaz. bıkkınlık verir. Allah öyle bir lütuf vermiş ki insana öyle bir yüksek derece vermiş ki ancak ve ancak cennet insanı tatmin eder. Bununda yolu kalbin sürekli olarak Rabbi ile bağlantılı olmasından geçer.
   
Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin BAKARA 152


Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ayet Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 2 277 Son Mesaj 28 Mayıs 2008, 20:51:22
Gönderen: Nar-ı Zehra
Bir Ayet Kur'an-ı Kerim Genel vuslat 1 278 Son Mesaj 18 Mayıs 2008, 23:02:57
Gönderen: Şehid Rehber
ayet Kur'an-ı Kerim Genel yasemin 2 236 Son Mesaj 02 Haziran 2008, 15:16:38
Gönderen: Nar-ı Zehra
AYET Mümin'in Miracı: Namaz yasemin 4 349 Son Mesaj 07 Kasım 2008, 16:53:22
Gönderen: MuSLiM
Ahzab Suresi 59. Ayet-i Kerimesinde geçen “cilbab” nedir? İslamda Kadın ve Tesettür Tevhid_Nur 2 1592 Son Mesaj 28 Mayıs 2009, 13:46:55
Gönderen: Tevhid_Nur
AYET AYET TAKİP EDİN Kur'an-ı Kerim Genel marjinal 6 451 Son Mesaj 28 Kasım 2010, 16:03:31
Gönderen: bymusab
Haşr suresi Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları têkoşîn 0 53 Son Mesaj 06 Mart 2012, 09:53:48
Gönderen: têkoşîn