0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Saddam’ın Şehit Sadr’a mektubu ve Şehidin ona cevabı  (Okunma Sayısı 265 defa)
Ehlibeyt
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« : 27 Aralık 2008, 17:33:29 »


 
 
 

Devrik Irak diktatörü Saddam Hüseyin’in Şehit Ayetullah Muhammed Bakır es-Sadr’a bir mektup göndererek ondan kendisine itaat etmesini istemişti.

 

Şehit Muhammed Bakır es-Sadr, ona verdiği cevapta ceddi Hz. Hüseyin gibi zillete boyun eğmeyeceğini bildirip Saddam’a kendisini nasıl bir sonun beklediğini de o engin basiretiyle ortaya koymuştu.

 

Şehit Sadr’ın şehadetinin yıldönümü münasebetiyle Saddam’ın ona gönderdiği mektubu ve Şehit Muhammed Bakır es-Sadr’ın da ona verdiği cevabı yayımlıyoruz.

   

Irak Diktatörü Saddam’ın Şehit Seyyid Muhammed Bâkır el Sadr’a Gönderdiği Mektubun metni.

 

 

Sizin de bildiğiniz gibi, partimizin düşünce sistemi İslam’ın ruhundan kaynaklanmaktadır. Bizlerin sunduğu program ve sloganlar da, çağımıza uygun olan İslam’ın sloganlarıdır ve bizlerin yaşantımızda uygulamak istediğimiz şeyler, şeriatın istekleriyle mutabıktır. Anacak çağdaş hayata uygun ve değişik bir renk ile…

 

Bizler işlerimize karışmadıkları ve siyasete bulaşmadıkları sürece, İslam âlimlerini seviyor ve destekliyoruz ve bizler şunu anlayamıyoruz, halka, neden bizim partimize üye olmalarını haram ettiniz ve bizim aleyhimizde ayaklanmalarını istediniz ve neden bizim İran’daki düşmanlarımızı onayladınız.

 

Sizi uyarmış ve nasihat edip mazeretiniz olmadığını bildirmiştik; ama siz kaçındınız ve ısrarla bize uymadınız ve bu devrimin aleyhinde hareket ettiniz. Siz, bizim inatçı düşmanımızsınız ve bizlerin düşmanlarımıza karşı hükümlerimizi de biliyorsunuz.

 

Size hiçbir şekilde dokunulmayacağını temin etmiştik. Eğer bizim isteklerimiz doğrultusunda davranırsanız, kanun karşısında korunursunuz. Çok yüce makamlar sahibi olursunuz. Devlet ve hükümet yetkilileri karşısında bütün istekleriniz yerine getirilecektir; ama eğer, isteklerimizi kabul etmezseniz ne olacağını siz düşünün.

 

Sonu her ne olursa olsun, sizlere karşı koyulacaktır. Size üç tane önerimiz var. Eğer bu öneriyi kabul eder ve televizyon ekranlarında ve resmi gazetelerde isteklerimizi söylerseniz, size hiç ummadığınız ikramlarda bulunulacaktır.

 

Baas Partisi Lideri ve Irak Devrim Konseyi Başkanı Saddam Hüseyin’i onayladığınızı bildiriniz. Siyasi işlere karışmayacağınızı ve İslam dininin siyasete karışmadığını ilan ediniz.

 

İran’daki hükümeti onaylamadığınızı söyleyin ve onların Irak’taki müdahalelerini onaylamadığınızı söyleyin. Gördüğünüz gibi bunların üçü de kolay şeylerdir. Devrimin merhametli ellerinin size sunduğu bu fırsatı kaçırmayacağınızı ümit ederim.

 

Devrim Konseyi Başkanı Saddam Hüseyin

 

 

 

Şehit Muhammed Bakır es-Sadr’ın Saddam’ın mektubunu getirene cevabı

 

Ben sizin akıllı olduğunuzu zannediyordum. Sizler açık sözleri dahi inkâr ediyorsunuz. Ben size gereken sözü söyledim ve nasihatte bulundum.

 

Eğer kıyamete inanıyor ve hakikate ulaşmak istiyorsanız, beni dinleyin. Sizler sapıklık hastalığı ile hastalanmışsınız ve öldükten sonra dirileceğinizi unutmayın. Öldükten sonra kalpleriniz taşlaşmış ve hayvandan aşağı seviyeye düşeceksiniz.

 

Sizlere nasihat ettikçe daha da azıtıyorsunuz. Tıpkı Yahudiler ve şeytana uyanlar gibi, sizi kötülükten alıkoyanlara düşmanlık besliyorsunuz. Allah’a karşı savaş açmışsınız ve Allah velilerini gözaltına alıyorsunuz ve onları öldürüyorsunuz.

 

En ufak bir zanna dayanarak, tıpkı cahiliye dönemindeki babalarınız gibi, onları öldürüyorsunuz. Ülkemizin eserlerini yağmalıyorsunuz. Hiçbir günahı ve suçu işlemekten korkmuyorsunuz ve heva ve hevesinize uyuyorsunuz. Şehvetlerinize uydukça da, felakete sürükleniyorsunuz. Hileler yapıyorsunuz.

 

Irak’taki her ev, sizin elinizden kan ağlıyor ve masum insanların kanını içiyorsunuz. Siz, tıpkı bir kuru odun parçası gibisiniz. Hiç bir sözün etki etmediği taş gibisiniz. Size nasihat etmekten yoruldum.

 

Tağutlara tapıyorsunuz, firavunların torunusunuz. Beni ölümle mi tehdit edip, korkutacağınızı zannediyorsunuz. Ölüm, halkın içindeki sünnetidir ve hepimiz ölümü tadacağız. Zalimlerin eliyle öldürülmek, Allah’ın halis kullarına olan, bir ikramı değil mi?

 

Elinizden geleni ardınıza koymayın ve yapacağınızı yapın. Sizinle, Allah’ın huzurunda buluşacağız ve varacağınız yer kötü azaptır. Bizim nurumuzu söndürmeye çalışıyorsunuz. Bana, nasihat eder hilesi ile gelmenize şaşırıyorum.

 

Sizin benden razı olmanızı da beklemiyorum. Hakkı, batıla mı satmamı bekliyorsunuz? Allah’a itaati bırakıp, size mi itaat edeyim. Sizi razı edip, onu mu gazaplandırayım.

 

Eğer böyle olursa sapıtır ve hidayete ulaşanlardan olmam. Yazıklar olsun size, ne istiyorsunuz. İslam, benim yanımda alınıp satılan bir mal gibi midir? Veya bir dünya çıkarı beklentisi içinde miyim? Beni, dünya malı üzerinden korkutmaya çalışmayın. Ben, alçak insanlar gibi size elimi uzatamam ve köleler gibi de size ikrarda bulunmam.

 

Eğer ölümden başka korkutacak bir şeyiniz kalmamışsa, öyleyse davranın. Benim sizin isteklerinize boyun eğeceğim hayalini de, kafanızdan silip atın. Bizler, değerli insanların evlatlarıyız ve ayaklarımız asla titrememiştir.

 

Sizi gönderenlere ve efendilerinize aynen şunu deyin: “Eğer Bakır es-Sadr’ı, bin kere de öldürseniz, isteğinize asla ulaşamayacaksınız. Beni öldürdükten sonra ve her zaman zillet ve korku içinde yaşayacaksınız. Durumunuz değişecek ve Allah, sizleri zelil edecek olanları, musallat edecek ve yenilgiye uğrayanların durumuna düşeceksiniz.

 

Hiç hesaplamadığınız acıları tadacak ve belalara müptela olacaksınız ve her biriniz çöllere dağılacak ve saltanatınız darmadağın olacak ve çizmeler altına alınacaksınız.

 

Sizler, hep başka şehirlere dağılacaksınız ve diyarlarınız ve mallarınız parça parça olacak ve gözlerinizi açtığınızda, halkın sizi lanetlediğini göreceksiniz. Tarih sayfalarında kara bir leke olarak anılacaksınız…

 

 
Moderatöre Bildir   Logged
cebelinur
dogruhabergazetesi.com
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2346

ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR......


« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2008, 18:14:53 »

paylaşımın için Allah razı olsun..
Moderatöre Bildir   Logged

Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ordadır.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
HİZBÜ’L-ENVÂRİ’L-HAKAİKU’N-NÛRİYE’DEN Dua penceresi seriyye 1 251 Son Mesaj 02 Eylül 2009, 23:40:12
Gönderen: seriyye
KUR’AN’DA MÜ’MİN Kuran-ı kerimde mümin hamza01 0 204 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 22:29:56
Gönderen: hamza01
KUR’AN’DA MÜ’MİN Kuran-ı kerimde mümin hamza01 0 210 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 22:31:02
Gönderen: hamza01
KUR’AN’DA MÜ’MİN Kuran-ı kerimde mümin hamza01 0 271 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 22:32:00
Gönderen: hamza01
KUR’AN’DA MÜ’MİN Kuran-ı kerimde mümin hamza01 0 345 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 22:33:19
Gönderen: hamza01
Kur’an ayında hayatı Kur’an’la nurlandırmak Ramazan-ı Şerif seriyye 1 135 Son Mesaj 09 Eylül 2009, 21:26:30
Gönderen: harras
Bediüzzaman’ın Tolstoya Cevabı Güzel ve ibretli Sözler SidaR 1 309 Son Mesaj 26 Nisan 2010, 12:39:56
Gönderen: Şehid Renginde