0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: şefkat tokatları  (Okunma Sayısı 105 defa)
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4511


seven sevilene tabi olur.


« : 11 Kasım 2009, 21:37:29 »

Şefkat tokadı; sevenin, sevdiğine, sevgi eksenli, onu doğru yola getirme maksadıyla, kulağını çekme, azarlama ‎mânâsına gelen tatlı bir ikazdır Bediüzzaman Hazretleri, bu anlamdaki şefkat tokatlarına çok ehemmiyet ‎vermiş ve Onuncu Lem’a’da, “Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında ‎hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun Allah, ‎kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor Allah kullarına çok şefkatlidir” âyet-i kerimesi ışığında bu ‎mevzuyu o günkü örnekleriyle izah ediyor‎

Şefkat tokadı, herkesin, tokadını yediği zatın nezdindeki yerine göre cereyan eder ve şekil alır Mesela; ‎iman ettiği halde, Allah ile ciddi münasebet içinde olmayan bir kişi, mükellef olduğu ibadetlerinde bir kusuru ‎olduğu veya akidesine ters bir düşüncede bulunduğu takdirde, malına veya evlad ü iyaline bir zarar isabet ‎etmesi şeklinde, bir şefkat tokadı yiyebilir Böyle bir tokat, o insanın ders almasına ve istikamet kazanmasına ‎vesile olabilir Bu zaviyeden meseleye bakıldığında buna her ne kadar şefkat tokadı adı verilse de, bunun bir ‎lütuf ve ihsan olduğunda şüphe yoktur ‎

Gönlü, iman ve ümitle par par yanan, dimağı her lahza yığın yığın sentezlerle ayrı iklimlere doğru kanat ‎çırpıp yükselen bir kamet, “Falan şahıs nasıl böyle ileriye gidebiliyor Neden ben onun kadar ‎ilerleyemiyorum?” şeklinde menfi bir tasavvur içinde bulunsa, hemen şefkat tokadı yiyebilir Çünkü bu ‎seviyeyi yakalamış bir insanın aklından bu türlü fena şeylerin geçmesine müsaade edilmeyebilir ‎

Gecenin zifiri karanlığında kalkıp, başını seccadeye koyan ve âhireti adına ihtiyat akçesi kabul ettiği ‎birkaç damla gözyaşını seccadesine bırakan bir insan, gaflete dalıp bir gece onu yapmadığı zaman, ertesi gün ‎akşama kadar içinde simsiyah bulutların gezip dolaştığını hissedebilir Bu, o seviyedeki bir insan için şefkat ‎tokatıdır Çünkü Cenâb-ı Hak, onu o seviyeye yükseltmiş ve âdeta sefinenin dümenine getirmiştir Şimdi, böyle ‎birinin bu ölçüde ulvî bir sefinenin dümenini ihraz ettikten sonra, “ben basit tayfalar gibi kömür atacağım ve ‎yelkenlerle meşgul olacağım” demesi, bir sükuttur Allah’ın böyle bir sükuta rızası yoktur Onun için Allah, ‎engin merhametinin ifadesi olarak o şahsa kendine gelmesi için bir uyarıda bulunur ki, biz buna şefkat tokadı ‎adını veriyoruz ‎

Şefkat tokatlarının örneklerini Asr-ı Saadet’te de müşahede etmek mümkündür Peygamber Efendimiz ‎‎(sas) Uhud savaşının arefesinde ashabıyla yaptığı istişarede, Medine’de kalıp müdafaa harbi yapmaları fikrini ‎öne sürmüştü Hâlbuki çoğunluğu temsil eden genç Sahabiler, taarruz harbi yapmak istiyorlardı Vakıa Sahabe ‎bu düşüncelerinde fevkalade samimiydi Düşmânâ haddini bildirmekten başka da bir niyetleri yoktu Hatta bu ‎samimi niyet, “Müminlerden Allah’a verdikleri sözde sadık olan nice erkekler vardır Onlardan şehit olanlar ve ‎şehadeti bekleyenler vardır Ve onlar ahitlerini hiçbir şekilde değiştirmediler” âyetinin inmesine sebep ‎olmuştu Ancak, böyle bir duygu ve düşünce içinde olan Sahabenin aşk ve heyecanları, emre itaatteki inceliği ‎kavramalarına mani olmuştu Ayrıca, düşmanın arkadan gelmesini engellemek üzere vazifelendirilen okçular, ‎Efendimiz (sas)’in “Siz, bizim arkamızı koruyun ve zinhar yerinizden ayrılmayın Bizi ganimet paylaşıyor ‎görseniz bile yerinizi terk etmeyin Ve yine bizim cesetlerimizi kartallar kapıp götürüyor olsa bile ‎bulunduğunuz yerde kalın!” emrine rağmen yerlerini terk etmişlerdi Bütün bunlardan sonra İslâm ordusu, ‎muvakkat da olsa bir geri çekilme ve hezimete düçar olmuştu ki, işte bu da bir şefkat tokadıydı Daha sonra ‎buradaki ikazı anlayan Sahabe hemen Efendimiz (sas)’in etrafında toplanmışlar ve düşmanı takibe alarak ‎yeniden zelleyi sevaba, hezimeti de zafere çevirmişlerdir‎

Kutlu Nebi’nin davasına gönül vermiş zamanımızdaki hakikat yolcuları için de şefkat tokatları her zaman ‎söz konusudur Zira bu dava çok şerefli bir davadır Evet, bu dava, Allah’ın yeryüzünde en çok ehemmiyet ‎verdiği meselelerden biri veya daha doğru bir tabirle en birincisidir Şayet bundan daha önemli bir şey olsaydı, ‎Allah peygamberlerini onunla vazifelendirirdi Hatta diyebilirim ki, Hz Cebrail’i bile şerefli kılan, başını arş-ı ‎kemâlâta ulaştıran, böyle büyük bir davada vazifeli olmasıdır Bu açıdan küçük de olsa, ona zarar verecek her ‎bir davranış o şahsın Allah yanındaki derecesi ve dava şuuruna göre tokat yemesine vesile olabilir Evet, hiç ‎kimsenin bu yüce davanın bir tek parçasından dahi feragat ve fedakârlıkta bulunmaya hakkı yoktur Hz ‎Peygamber, vazifelendirildiği her şeyi bütünüyle yerine getirmiştir Zaten “Ey Peygamber! Rabbin tarafından ‎sana indirileni tebliğ et Eğer bunu yapmazsan O’nun risaletini tebliğ etmemiş olursun” âyeti de bunu âmirdir ‎O da bunu harfiyen yerine getirmiştir Ardından bu vazifeyi başta Sahabe olmak üzere, Ömer b Abdülaziz, ‎Gazali, Şah-ı Geylani, İmam Rabbanî, Mevlânâ Halid-i Bağdadi, Bediüzzaman gibi yüce kametler üzerlerine ‎almış ve yaşadıkları asırda en güzel şekilde o işin bayraktarlığını yapmışlardır ‎

Zamanımızda ise bu kudsî hamûleyi üzerine alanlar, bu nimetin şuurunda olarak, insanlık adına yaptıkları ‎vazifelerinde ülfet, ünsiyet ve ihmale kat’iyen yer vermemelidirler Aksi takdirde şefkat tokatlarının gelmesi ‎kaçınılmaz olur Zira mazhar olunan nimetlerin kadrini bilmek, yeni mazhariyetler için en güçlü bir vesiledir ‎Bu ise ancak her nimete kendi cinsinden şükürle mukabele etmek ve o nimetleri artırma yollarını araştırmakla ‎mümkündür ‎


alıntıdır
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Yardımlaşma ve şefkat Risale-i Nur'dan Damlalar Mana-i Harfi 0 91 Son Mesaj 26 Mayıs 2009, 16:28:46
Gönderen: Mana-i Harfi
Ey şefkat kahramanları ve ey Muhammedi goncaların yetiştiricileri! Düşünce yazıları/Makaleler vuslat 1 125 Son Mesaj 15 Temmuz 2009, 21:32:15
Gönderen: seriyye
Küçüklere Şefkat Göstermeyen Bizden Değildir.. Çocuk Eğitimi Le_Nasbirenne 0 165 Son Mesaj 21 Nisan 2010, 14:53:21
Gönderen: Le_Nasbirenne
Aşk mı şefkât mi? Resimler ve flashlar yedibeyza 3 345 Son Mesaj 21 Mayıs 2010, 00:09:44
Gönderen: yedibeyza
Çınar Şefkat-Der Temsilciliği Dualarla Açıldı... Yurttan haberler MERXAS 0 55 Son Mesaj 26 Eylül 2011, 15:46:23
Gönderen: MERXAS