0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ŞEHİD KOMUTAN HATTAB  (Okunma Sayısı 324 defa)
Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« : 09 Ekim 2010, 16:05:55 »


ŞEHİD KOMUTAN HATTAB

HATTAB (Khattab)
Gerçek ismi: Samir ibni Salih bin Abdullah

Görevi: Kafkasya Yabancı Mücahidler Kumandanı

Doğum Yılı: 1970

Uyruğu: GCC üyelerine ait Arap Körfezinde bir ülke

Bildiği diller: Arapça, Rusça, İngilizce, Paştu

Doğum yeri: Arap Körfezi

Cihad deneyimi: 12 yıl

Cihada katıldığı yerler: Afganistan, Tacikistan, Çeçenistan
Tarih onu Allah yolunda ilerleyip öncü olan biri olarak hatırlayacak.
Arap Körfezinde varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Çok cesur , kuvvetli ve gözüpek bir genç olarak yetişen Hattab islam ümmetinin sıkıntılarını yakından takip ederdi.Babası sık sık diğer kardeşleriyle birlikte Hattab’ı dağa götürür zor şartlara hazırlardı.Çok çalışkan bir öğrenciydi.

Bu dönemlerde islam ümmetinde önemli gelişmeler yaşandı.Afganistandaki rus işgali,ilk intifadayı ateşleyen Filistin olayları dikkatini çekti.buralardan gelen direniş haberleri Hattab’ın yüreğindeki cihad ateşini alevlendirdi.Müslümanlara yapılan zulümler onu derinden sarstı.
Ve Afganistan’daki kardeşlerine yardım etmeye,onların yanına gitmeye karar verdi.Ailesiyle vedalaştı,Allah’a ve resulüne hicret etti.(1988-1994)

Hattab Afganistan’da kendisini savaş ve komutanlık üzerine geliştirdi. Bir mücahid, Hattabın ilk kez Celalabad daki eğitim kampına geldiğinde gördüğü zamanki izlenimlerini şöyle anlatıyor.

“Celalabad daki eğitim kampı hemen hergün gelen ve gidenlerle dolup boşalıyordu. Ruslara karşı büyük bir operasyon hazırlığı içindeydik, eğitimini tamamlayanlar eşyalarını alıp cepheye gidiyorlardı. Biz cepheye gitmek için yola çıkarken yeni bir grup geldi. Hattabı ilk kez o zaman gördüm. 16-17 yaşlarında henüz sakalları yeni yeni çıkan uzun saçlı bir genç…Henüz gelmişti, ilk yaptığı şey kamp komutanlarına gidip kendisini cepheye göndermesi için yalvarmak oldu. Komutanlar gitmesine müsade etmediler. Yanına gidip kendisini tebrik ettim ve adını sordum. “– Ibn-ul-Hattab” la böylece tanışmış oldum. ”

Hattab eğitimini tamamladıktan sonra cepheye gönderildi.cephede çok önemli operasyonlara imza attı.korkusuzluğuyla herkezi hayrete düşürdü. Sonraki 6 yılda, artık Hattab 20. yüzyılın gördüğü en cesur ve çetin Mücahid Kumandanları arasına girdi. Karşı saldırı ve ateşlerden kaçmaması ve yaralandığında acısını gizlemesi ile tanınır. Hem normal hem de özel Sovyet güçlerine karşı birçok operasyon, pusu ve baskınlarda bulunmuş ve 1988–1993 yılları arasında içlerinde Celalabad, Host ve Kabil ün ele geçirilmesininde (fethininde) bulunduğu Afganistandaki bütün önemli operasyonlara katıldı.

Öyleki celalabad fethedildiğinde bir polis karakoluna giren mücahidler hattab ile ilgili özel dosyalar elegeçirdiler.Onunla alakalı bilgiler,yaptığı operasyonlar bu dosyada sıralanmıştı.

Afganistanda el yapımı bir el bombasını atarken elinde patlaması sonucu sağ elinin iki parmağını kaybetti. Mücahidler Peşavara gidip orada tedavi olması için ikna etmeye çalıştılar isede o, Hz.Muhammed (S.A.V.) efendimizin sünneti üzere yarasını biraz bal ile sarmış ve arkadaşlarının teklifini reddedmiş, bunun için Peşavar’a kadar gitmeye gerek yok demişti.

TACİKİSTAN'A GİDİŞ

Komunistler bozguna uğrayıp, Sovyet ordusu Afganistanı terk etmek zorunda kaldığı zaman, Hattab ve bir grup arkadaşı bu sefer Tacikistan’da aynı düşmana karşı bir savaşın haberini aldılar. Bunun üzerine eşyalarını toplayarak bu grupla beraber 1993 yılında Tacikistanın yolunu tuttu. Tacikistanda 2 yıl boyunca karlı, dağlık arazide cephane ve mühimmat eksikliği içinde mücadele ettiler. Hattab kendisi tacikistana gidişini şöyle anlatıyor...

‘’onlara yardım için geldiğimizi sölemiştik.Elhamdulillah onlara yardım imkanı bulduk.ilk birkaç ayımızı gerekli malzemeleri bulmak için harcadık.Hazırlanmakla meşgul olduk.Taciklerden sadece yetiştirmek üzere mücahid istedik.Onları her türlü bilgiyle donatmayı amaçladık. Hep onların yanında olduk.Yalnız bırakmadık. Bir hayrımız olduysa Allah içindir.

ÇEÇENİSTAN

Hattab ilk başlarda Çeçenistana gitmeye sıcak bakmıyordu.

Orada kominizmin hakim olduğunu halkında kominist olduğunu sanıyordu.Daha sonra televizyonda alınlarında Tevhid yazılı bandajlar taşıyan gençleri gördü. Arkadaşlarıyla Araştırma yapmaya karar verdiler ve Çeçenistana 2 haftalık bir ziyareti gündeme aldılar.

Çeçenistana vardıklarında halkın müslüman olduğunu gören Hattab ve arkadaşları burada kalmaya karar verdiler.Amaçları buradaki insanları eğitmekti.İlk olarak 12 kişil küçük bir grup kurdu.Bu gurup dağısatanlı gençlerden oluşuyordu.Gençlerin din konusundaki gayreti onu cezmetti.
Hattab onların bu halikarşısında şöyle diyor;

‘’VAllahi çok şaşırdım, onları görünce sevinçten ağladım. Böyle bir dünyada böyle bir savaşta Allah’ın rızasını istiyorlar.’’

Hattab vedeno şehrini üst olarak seçti ve orada birlikler kurdu.

Çeçenistandaki ilk operasyonunu Karaçoy da bir rus konvoyuna düzenleyen hattab ve arkadaşları 5aracı ve 41 rus askerini öldürdü.
Operasyon haberi kısa sürede duyuldu ve takdir topladı.sonraki günlerde Hattab arkadaşlarıyla birlikte yeni operasyonların palanlamasını yapmaya başladı.

İki ay hazırlandıktan sonra çok kiritik bir zamanda bir konvoy daha vurdular.sercenyurt da öldürücü bir darbe daha indirildi ruslara tam 47 araç yok edildi. Resmi Rus kaynakları bu pusuda 26 sı rütbeli olmak üzere 223 Rus askerinin öldüğünü ve bütün araçların bertaraf edildiğini bildirmiştiBu operasyon Moskovada 2 veya 3 Rus generalinin görevlerinden alınmasına sebeb olmuş ve Boris Yeltsin operasyonla ilgili haberleri Rus Parlementosunda bizzat duyurmuştu.Bu operasyonlar öyle etkili olduki ruslar dağlardan çekilmek zorunda kaldılar.Daha sonra grozni operasyonuna katıldı.

Birinci savaş son bulduktan sonra Şamil Basayev ile birlikte mücahidlerin eğitilmesi için bi kamp kurdular.Çeçen ordusuna bağlı bu kampta kafkasya’nın her yerinden binlerce genç hem ilmi,hem askeri eğitim gördü.Şehid zelimhan yandarbiyev Hattabı şöyle anlatıyor;

‘’O çok şevkatli bir komutandı. Halkla özel olarak ilgilenir onlara güzel muamele ederdi.Şehid ailerine sürekli yardım ederdi.İslami eğitime çok önem verirdi.kendi emrindeki askerlerle çocukları gibi ilgilenirdi.’’
Hattab cihadın Medya alanınada taşınması gerektiğine inanmaktadır. “Allah bizlere inanmayanların silahları ile savaşmamızı emrediyor. Onlar medya ve propaganda yolunu kullanıyorlar, öyleyse bizde kendi medyamızla onlara karşı savaşmalıyız” demiştir. Bu yüzden bütün operasyonlarının filmlerinin kaydedilmesine özen gösterir. Afganistan, Tacikistan ve Çeçenistandaki savaş görüntülerini içeren 100’lerce video kasetinin olduğu bilinmektedir. Düşman medyasının yalan, yanlış iddialarına yanıt olarak sadece sözlerin yetmeyeceğini ve video görüntülerinin de cevapta yer alması gerektiğini savunmaktadır.

1996 yılının sonbaharında Rusyanın Çeçenistandan çekilmesinden sonra Hattab Çeçenistan’da Milli Kahraman ilan edildi. Şamil Basayev ve Salman Raduyev gibi Çeçenistanın en büyük kumandanlarınında katıldığı bir törenle kendisine Üstün Cesaret Madalyası takdim edilip ayrıca Çeçen Hükümeti tarafından General rütbesi ile onurlandırıldı. Cevher Dudayev şehadetinden önce hal ve davranışlarıyla Hattabı her zaman takdir ettiğini göstermiştir.

Rusya Çeçenistandan çekilmesine rağmen baskılarını devam ettiriyordu.dağıstana giren rus birlikleri hem dağıstanda halkı katlediyor,hemde Çeçenistan da terör eylemleri düzenliyordu. Çeçen Komutanlara süikast girişimleri artmıştı.dağıstanlı müslümanmlar onlardan yardım istemişti.
Bütün bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak Şamil Basayev ile birlikte Bir birlik oluşturup Dağıstanda’kia Rus karargahına saldırdılar. Bu operasyon için Hattab şöyle diyor;

‘’Ruslar 1 gecede 3 köyü yok ettiler bu köylerde 1000 den fazla çocuk 500 kadın vardı.Hepsini öldürdüler.Onlar vurunca susan dünya ve islam alemi biz bir saldırı yaptığımızda hemen ayağa kalkıyor ve bizi kınıyor.Bunu söyleyenler yanlış söylüyor.Eğer vurmaktan başka çareniz yoksa ne yapacaksınız. Bu operasyon 17 tane alimin ve çeçenistan-dağıstan meclisinin kararıyla gerçekleşmiştir.’’

Hattab 22 Aralık 1997 tarihinde tekrar sahneye çıkmış, komuta ettiği 100 Çeçen ve Yabancı Mücahidden oluşan grubu ile Rusya içine 100 km sızarak 136. Mekanize Tugayı Merkezine saldırıda bulunmuştur. Bu baskında 300 Rus aracı bertaraf edilmiş ve birçok Rus askeri öldürülmüştür. Birisi Hattabın kumandanlarından olan Abu Bakr Aqeedah olmak üzere iki mücahid bu baskında şehit olmuştur.

Ruslar 2.kez çeçenistana girmişti.Ve ruslara karşı gerilla savaşı başlatıldı.Hattab bu gerilla savaşında çok önemli bir yere sahibti.Birçok çeçen mücahidi eğitti.Birçok öenmli operasyona imza attı.Argun ve şali bölgelerine saldırılar düzenledi.400 mücahid yaklaşık 20 saat yürüyerek operasyonun yapılacağı yere geldi.gudermes yolunu 1 gün elinde tutan mücahidler grozniden gelen saldırı haberiyle tekrar atağa geçtiler. 13 araçtan oluşan başka bir konvoyu yok ettiler.Daha sonra bir omon birliğide yok edildi.Ruslar şoktaydı.Diğer bölgelerdede yapılan operasyonlarla Çeçenistan ruslara mezar olmuştu.

Bu saldırılarda yüzlerce rus askeri ve yüzlerce araç imha edildi. Hattab çeçenistana giden türkiyeli müslümanlarlada yakından ilgilenirdi.Birgün türk mücahidlerle otururken arkadaşlarına söylediği ‘’türkiyeli kardeşlerime iyi bakın onlar benim dayılarımdır’’ sözü herkezi güldürmüştü.

Onunla birlikte bulunan türkiyeli kardeşlerden birisi bir anısını şöyle anlatıyor; ‘’birgün hattab operasyon sonrası bizim bölgemize gelmişti.bizimde yiyeceklerimizi sakladığımız kilere fare dadanmıştı.bize onu yakalamak için küçük mayınlar döşemiştik.küçük patlama sesleri ilgisini çekmişti ve bize sordu.bizde durumu anlatınca çok şaşırmış hatta gülmüştü.Bu olaydan sonra herkeze ‘’ Türklerin yanına gitmeden muhakkak haber verin zira onlar fare yakalamak için bile mayın döşerler’’diyerek takılmıştı.

Hattab Zeki, cesur ve güçlü bir kişiliğe sahipti. Askerleri tarafından çok sevilen Hattab,kendisi ile oyun oynanmayacak birisi olarak tanınır. Askerleri ile yakından ilgilenir, onların kişisel problemlerini çözmelerinde yardımcı olur, onlara kendileri için alışveriş yapmaları için para verirdi.

Bir alim onun için şöyle diyor; ‘’onun görünüşü kafire ve munafığa korku,müslümanlara ise ferahlık veriyordu!’’

ŞEHADETİ


Ve o yiğit savaşçı bir münafığın elinden şehadet şerbetini içti.onun ölümün hak olduğuna ve Allahın takdir ettiği zamanda geleceğine manı sonsuzdu.birçok kez ölüm tehlikesi atlatmasına rağmen bu güne kadar gelmişti.ve şehadet onu zehirli bir mektubla buldu. Onun şehadetini yanında bulunan bir kardeşimiz şöyle anlatıyor;

Birlikte oturuyorduk.çok sevdiği bir arkadaşından mektub geldi.(onu şehid eden munafık)mektubu açtı ve okumaya başladı. O sırada yemek yiyordu.mektubu okuduktan bir süre sonra bir halsizlik başgösterdi.Ve arkasından yüksek ateş.Bizi çağırdı ve’’ beni okuyun galiba cinler musallat oldu’’ dedi.Okumaya başladık.Ertesi gün şiddetli bir kusma başladı.Zehirlendiğini anlamıştık.Onu tedavi etmek için uğraşıyorduk.Lakin zehr elinden yediği yiyeceğe oradanda vucuduna iyice yayılmıştı.bi süre sonra görme melekesinide kaybetti.

Tekrar bizi çağırdı ve ‘’ben şehid olacağım kagıt kalem getirin ve son vasiyetimi yazın’’ dedi bu sırada kan kusuyordu. Vasiyetini bitirdikten yaklaşık 3 saat sonra iyice ağırlaştı ve bi süre sonra şehadet getirerek şehid oldu.

Müminlerin komutanlarından ibnul hattab bu şekilde rabbine uçtu.onun şehadeti başta çeçenistan olmak üzere bütün islam coğrafyasında üzüntüyle yankılandı. Müslümanlar önemli bir komutanını kaybetmişti.ama hattab hayatında kendi gibi birçok mücahidide yetiştirmeyi başarmıştı.Zalimlere öldürücü darbeler indirmişti.

Onun hayatı bütün müslüman gençlere örnek bir hayattı. Dünyaya meyl etmeyişi, ümmet bilinci ve takvası ile herkeze örnekti. O yaşadığımız yüzyılın komuyanıydı. O da diğer kardeşleri gibi rabbine gitti. Rabbimiz onu firdevsinde ağırlasın ve onu peygamber efendimiz ve şehidlerimizle haşretsin inşAllah...

‘’Allahtan istiyorum ki beni cehennem azabından korusun. Bana merhamet etsin ve cennetlerine yaklaştırsın. Ondan firdevs-i Ala’yı istiyorum’’

sadakatle sözünde duranlara selam olsun
Cennettebuluşmak ümidiyle...
Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« Yanıtla #1 : 09 Ekim 2010, 16:25:00 »





Hayat İman ve Cihad..
Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
islam Alimi komutan selahaddin eyyubi..?-yeni--(hakkında ne kadar bilgimiz var) İslam Alimleri ve öncüleri tayfun 5 649 Son Mesaj 18 Ağustos 2007, 15:39:04
Gönderen: tayfun
Şehid (inş.) Hattab Resimler ve flashlar isimsiz12 1 174 Son Mesaj 25 Mayıs 2009, 21:37:50
Gönderen: arzu..
KOMUTAN REŞİD ŞEHİT OLDU Şehidlerimiz by siirtli 0 171 Son Mesaj 13 Eylül 2009, 09:56:01
Gönderen: by siirtli
Komutan Mansur Settari ve Arkadaşların şehadeti Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 145 Son Mesaj 07 Ocak 2010, 07:32:16
Gönderen: musabbinumeyr29
NATO'nın Kabusu Komutan Hakkani, Kameralara Göründü Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 159 Son Mesaj 20 Ocak 2010, 11:55:38
Gönderen: musabbinumeyr29
Efsane Komutan : YAHYA AYYAŞ Şehidlerimiz Şehid Renginde 3 253 Son Mesaj 05 Ocak 2011, 17:20:07
Gönderen: siyahi
Ömer b. EI-Hattab RadıyAllahu Anhu'nün Müslüman Olması Sahabeler'in Hayatından Tablolar hamza01 0 134 Son Mesaj 31 Ağustos 2011, 13:45:21
Gönderen: hamza01