0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ŞEM İLE PERVÂNE (ŞEYH ABDULLAH-I ŞEBİSTERî-İ NİYÂZî)  (Okunma Sayısı 124 defa)
mariye
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 548



« : 05 Nisan 2009, 20:10:12 »

“Ne ele sâgar alır çeşmi ne meyhâne bilür
Sorsan ammâ yine âlem ânı mestâne bilür

Gamzesile o perinin nice söyleşmek olur
Dîl-i dem-beste ne efsûn-u ne efsâne bilür

Nâz ider çeşmi ne uşşâka ne ağyâre bakar
Öldürür gamzesi ne yâr-ü ne bîgâne bilür

Yakdı yandurdu mahabbet beni bir âteş ile
Ki tef-ü tâbımı ne şem-ü ne pervâne bilür

Komasa genc-i gamı gayrı mahalde n’ola ışk?
Dîl-i cevrî gibi bir hâne-i vîrâne bilür”


Esirgeyen, bağışlayan Allah’ın adıyla
Ey lacivert gökyüzünü yükseltip, varlık çerağını yakan, göklerin otağını meş’ale ile aydınlatıp, şu toprak saraya nûr veren Allah’ım!
Ay ile güneş senin ulu arşının mumu, altın işlemeli leğeni.
Rahmetinle her gece şu otağda ayın parlak çerağını yakarsın. Her gece gökyüzünde şu feleğe yıldız çerağlarıyla gecenin incisini saçarsın.
Senin gücün can nûruyla beden sarayında gönül mumunu yaktı.
Şu otağda gecenin karanlığına yıldızlardan mum, aydan meş’ale verdin.
Din yolunda yürüyenlerin cânı uyanıktır. Pervâne gibi dergâhının etrafında döner dururlar.
Sahrada ceylan meclisleri için, lâleden yapılmış meclis süsleyen mumlar verirsin.
Söğüde dil verdiğin için bin dil ile sana hamdetmekte.
Bülbül sana şükretmek için güzel sesli, zambak sana hamdetmek için dil bilir oldu.
Ey ayıptan, kusurdan münezzeh olan Allah’ım! Dün ile bugün birdir katında. Ne varlığının başı var, ne bekânın sonu.
Pervâneye benzeyen şu dünya yoktu; senin sâyende var oldu.
Bütün üstünlüğüne rağmen akıl senin zâtının künhüne varamadı, şaşkınlık içinde kaldı.
Senin kemâlinin sıfatlarından ancak şu kadarını anlayabildi: Makamda ve ululukta cihandan da üstünsün sen. Hatta senin dışında bir başka âlem yok. Ancak, bunu açıklayacak gücümüz yok.
Gönlümün aydınlanabilmesi için bu sözü anlamak isterim. Belki kendimden tamamen sıyrılır da o engin nûr içinde yok olur giderim.

[/color][/b](çevirisi)
Moderatöre Bildir   Logged

İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah .....Ah-u efgânımı bir
dinleyiver, bu gece çok karanlık…katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ABDULLAH BİN SÜHEYL Sahabeler'in Hayatından Tablolar hüsnüzan 2 318 Son Mesaj 18 Eylül 2007, 23:31:56
Gönderen: mizgina_islam_
...ve ateşi görmüş pervane gibi dönüverdim Şiir Pınarı vuslat 1 315 Son Mesaj 03 Ekim 2007, 23:32:17
Gönderen: diyar2
ABDULLAH İBN REVÂHA (- ? - Ö. 629) İslam Alimleri ve öncüleri Vuslata_Ozlem 0 171 Son Mesaj 17 Kasım 2008, 10:25:55
Gönderen: Vuslata_Ozlem
Ya Eba Abdullah Arapça Eserler têkoşîn 1 882 Son Mesaj 06 Mayıs 2009, 14:28:49
Gönderen: hamne
Şem û Pervane (Mum İle Kelebek) Şiir Pınarı vuslat 1 414 Son Mesaj 09 Aralık 2009, 23:09:02
Gönderen: _uMuT_
pervane kurabiye (resimli :) Yemek Tarifleri « 1 2 » kördüğüm 17 1836 Son Mesaj 06 Ağustos 2010, 17:27:22
Gönderen: Suanur
Fehmi ve Şebisteri'den şem ve pervane hikayeleri Tassavvuf « 1 2 » vuslat 14 1402 Son Mesaj 03 Şubat 2012, 11:24:23
Gönderen: vuslat