0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha’sısın.  (Okunma Sayısı 282 defa)
kördüğüm
kırıntı
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1880


inadına özgürlük inadına direniş...


« : 01 Kasım 2010, 20:25:29 »



Varlığa katılma müsaademizin parolası “Bismillahirrahmanirrahîm“in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin.
Allah’ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde.
Allah’ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında
Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin.
“Elhamdülillah” sözüyle dillenen sonsuz minnettarlığımızın en açık temsilcisisin.
“Allah’a, Rabbi diye âlemlerin” en çok teşekkür edenimizsin.
En iyi hamd edenimizsin; Muhammed’imizsin.
“Şükreden bir kul olmayayım mı?” mahcubiyetini hücre hücre taşıyansın.
Rahman’ın vechine aşina eyleyerek sevdirdin yüzlerimizi; sonsuz merhamet gördüğümüzü haber verdin.
Rahîm’in teveccühüyle sevindirdin gönüllerimizi; hüzün ve korkularımızın biteceğini müjdeledin.
“Din gününün Mâliki”ne göre yaşama inceliğini sevdirdin bize.
Hesabı verilebilir günler yaşama sorumluluğunu hatırlattın vicdanımıza.
Sen “yalnız Sana kulluk ederiz” hitabımızın ebedî yankısısın.
“Âlemlerin Rabbi”ne en mükemmel ubudiyetinle karşılık verenimizsin.
Sen “yalnız Senden yardım dileriz” yakarışımızın biricik kefilisin.
“Rahman ve Rahim” olan Allah’a kusursuz tevekkülünle sığınanımızsın.
Sayende “bizi hidayet eyle sırât-ı müstakîme” diyebilecek hidayetin şereflileriyiz.
“Üzerlerine nimet indirilenlerin yolu”nda en başta yürüyen Sensin.
Sen ki bize Raûf ve Rahimsin, üzerimize titrersin.
“Üzerlerine gazab indirilenlerin yoluna değil” gidişimiz; merhamet eyle ey Sevgili.
Sen ki hidayetimiz için çok hırslısın, ümmetine kıl kadar zarar gelsin istemezsin.
“Dalalete sapanların yoluna değil” yürüyüşümüz; şefaat eyle ey Nebî.

 

Âmin..

Senai Demirci

 
 
Moderatöre Bildir   Logged

...:::Rabb'im tut ki elimden, düşmeyeyim:::...

têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3576



WWW
« Yanıtla #1 : 05 Kasım 2010, 16:11:38 »

EyvAllah...
Moderatöre Bildir   Logged

Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« Yanıtla #2 : 05 Kasım 2010, 16:32:17 »

Ben de Efendimiz'e yazılan şu yazıyı çok seviyorum.. Uzun ama okuyun lütfen..

Gülün kalbidir Senin yüreğin. Gülün kendisidir her dem açılan.
Gül kokar Senin nefesin. Sesin fısıltısı, sözün gülün ruhudur.
Gül yağıdır Senin terin. Gül toprağıdır Senin yerin, Ey Gül!..

İş, güç, yalnızlık,güneşzilik ve günsüzlük...
Yeni yazının başlığı böylemi olsa acaba.
Yada yazı yazamasam.
Köşe yazarlarının, entelektüellerin, düşünürlerin, gazetecilerin dönüp
dolaştıkları yerleri bugün aklımdan geçirmesem diyorum.
Bugün akımların etkisi altında kalmayıp, irademin ve bedenimin secde ettiği
Allahın Habibi için toplasam kalemlerimi ve birleştirsem.
Bütün akılların birleşip onun kullandığı bir bağların derinliğine
erişemeyeceklerini bilerek bütün kalemlerimi toplasam ve çok bilmişliğimi,
artristik kelimelerimi, felsefik tartışmaların ateşlediği nefsimi, dağ kılmak
yerine dağlasam bugün...

Peygambere bir mektup yazsam...
Ellerim hiç bu kadar titrememişti efendim.
Kütüphanedeki hiçbir kitabı tanımıyorum seni düşününce, kitaplarıma kaldığım
yerden devam edemiyorum.
Fikri tartışmalarda savunacağım düşünceleri bile savunamıyorum.
Sonu izmle biten düşüncelerin yozluğunu umursamıyorum.
Kesip biçenlere, atıp tutanlara, entelektüel dergahın içinde, tanrı kabul
ettikleri bilimin savrukluğuna aldırmıyorum.
Sen olsaydın diyorum, tartşılmazdı kavramlar, uzlaşırdık her konuda...
Demogoji yaparak kutsanan beyinlerce, iteklenen herşey biterdi.
İlmini alır haddimizi bilirdik.
Azıcık susardık, sen olsaydın burnumuzun dikine gitmezdik.
Aklımıza esen havayla, ağzımıza geleni söylemezdik. Sen olsaydın, kendimizin bir
karşılığı olurdu.
Sen olsaydın bildiğimizi bilirdik.
En çok satan kitapları okuyarak, kendimizi bir bilen ilan etmezdik.
Kelimeleri israf etmezdik, matematiği kutsamazdık.
Dar düşünüp çıkar yol bulamamaktan yakınmazdık.
Her el sıkıştığımız düşünce karşısında, benliğimizin sömürülmesine izin
vermezdik.
Dilimizi başkalarının diline çevirmezdik.
Sen olsaydın şiir yazılmazdı ve köşe yazılarının kapanırdı köşeleri.
Fizik yasalarını mutlak aklın yarasaları haline dönüştürenlerin,kesilirdi
dönüşümleri.
Sırf konuşmak olsun diye, harf sırasına göre boşluğa düşmezdik.
Sen değdiğinde bize biz sana değen olurduk ve sana erişirdik, sen bizleri
ertelemezdin,
sana danışan ümmetini geri çevirmezdin.
Açıklardın, anlatırdın, aklımıza su serper bizleri endişe tuzağına düşüren
düşünce sahiplerine kendini siper ederdin.
Sen olsaydın Uhudu, Bediri, Hudeybiyeyi yaşardık.
Ve bütün bunlar karşısında, kimse bize hikaye anlatmazdı.
Akılcıların, çoğulcuların, liberallerin, demokratların, milliyetçilerin,
sosyalistlerin kelimeleri silinirdi kendi akıllarından.
Yabancı düşünürlerin, epikilüstlerin, stoisyenlerin, hedonistlerin
söyledikleriyle fikir hamallığı yapmazdık, sen olsaydın sana yaslanırdı
akıllarımız ve seni bilirdik sadece.
Sen olsaydın bozguna uğramakla yenilmek arasındaki çizgiyi hatırlar ve
yenilgiyle sonlanan fikri mücadelemizi bile hayra yorar bize Uhudu
hatırlatırdın.
Şimdi ellerim titriyor efendim o çok bildiğim sandığım bütün bilimler kırışıyor
senin bir zerre ilmin karşısında.
Şimdi aklın sarsılıyor efendim, düşüncelerim susmakta, sana ve senin kullandığın
küçük bir virgülü bile fikrinin bağrına basıyor ve bastıkça parçalanıyor, dahada
küçük parçalara ayrılıyor dünyanın atomları.
Şimdi sadece sen olsaydın, ve bizde sadece sussaydık. Konu sıkıntısı çeken dar
beyinlerin sana koştuğunu görseydik, bilimlerini ilminle kıyaslayanların susup
seni dinlediklerini görebilseydik.
Ve seni bize gönderen Allah a seninle şükretseydik,.
Şimdi sen olsaydın, dili tutulurdu dünyanın, eli ayağı birbirine dolaşırdı
denklemlerin, parabollerin...
Şimdi sen olsaydın sadece sen olurdu kainat...

Fani dünyamıza şeref verdin, onu anlamlandırdın, doğrusu sana doyamadık efendim.
Seni sevdik ve her zaman özlemini büyüttük yüreğimizde, seni sevmeyi ve
özlemeyide ibadet bildik, seni hiçbir zaman unutmayacağız.
Efendim taptaze bir haberdir gelişin, iyiki geldin, hoş geldin.
Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
kördüğüm
kırıntı
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1880


inadına özgürlük inadına direniş...


« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2010, 20:22:35 »

katkından dolayı şükranlarımı sunuyorum Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

...:::Rabb'im tut ki elimden, düşmeyeyim:::...

nakşi gülü
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 118



« Yanıtla #4 : 18 Şubat 2011, 10:46:23 »

Allah C.C razi olsun
Moderatöre Bildir   Logged

Kulağa üflenen bir sır gibi esrarın tam ucundayım Alemin sırrını kalbinde saklayan Kuran'a Kuran'ın kalbi Fatiha'ya Fatiha'nın kalbi Besmele'ye Besmele'nin kalbi BE'ye ve BE'nin altındaki kara mürekkebe sevdalıyım
Bir aşk Elifbası çarpar sol yanımda
BEN GeLiŞi ELiFTEN BELLi BiR YÜREĞiN SEVDALISIYIM
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha'sısın. Güzel ve ibretli Sözler diyar2 2 283 Son Mesaj 17 Eylül 2007, 15:43:23
Gönderen: diyar2
İnsan şu kâinat ağacının en son ve en cem’iyetli meyvesi Risale-i Nur'dan Damlalar Şehid Rehber 1 176 Son Mesaj 11 Haziran 2008, 13:57:13
Gönderen: yasemin
Kitab-ı Kainat Risale-i Nur'dan Damlalar Mana-i Harfi 0 165 Son Mesaj 17 Mayıs 2009, 16:54:32
Gönderen: Mana-i Harfi
Kâinat ve Letafet Risale-i Nur'dan Damlalar Mana-i Harfi 0 148 Son Mesaj 17 Mayıs 2009, 18:14:30
Gönderen: Mana-i Harfi
kainat yaratılmadan önce...şaban döğen Düşünce yazıları/Makaleler kördüğüm 0 104 Son Mesaj 12 Ekim 2009, 11:25:23
Gönderen: kördüğüm
Fatiha Suresi Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları vuslat 0 236 Son Mesaj 18 Kasım 2009, 19:02:34
Gönderen: vuslat
Kainat Kitabının Ayetü'l Kübrası (a.s.m.) Risale-i Nur'dan Damlalar Mana-i Harfi 0 136 Son Mesaj 25 Mayıs 2010, 23:23:11
Gönderen: Mana-i Harfi