0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Sevk Zulmü Tüm Çağrılara Rağmen Uygulandı  (Okunma Sayısı 353 defa)
3RK4N
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331


Belli bir amaç belilrle ki, hayatının anlamı olsun


« : 24 Temmuz 2011, 16:00:32 »

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nden Sivas Cezaevi'ne sevk edilen 10 Hizbullah hükümlüsü, sevklerin durdurulması yönündeki tüm çağrılara rağmen ailelerine yüzlerce kilometre uzaklıktaki Sivas Cezaevine götürüldü.

24.07.2011

DİYARBAKIR - Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nden Sivas Cezaevi'ne sevk edilen 10 Hizbullah hükümlüsünün yakınlarının çağrısı bir kez daha duyulmadı. Cezaevinde kalan mahkumlardan çok aileleri cezalandırıcı bir uygulama olarak kabul edilen sevk zulmü tüm çağrı ve girişimlere rağmen gerçekleşti.

Mahkum ailelerinden edinilen bilgilere göre, daha önce kendilerinin isteği dışında Sivas'a sevkleri çıkarılan, Fırat Öztepe, Kasım Erkan, Hayrettin Demir, Süleyman Çiftsüren, İdris Şimşek, Fikri Boylu, Asıf Güneş, Mesut Tuncel, Yaşar Zengin ve Mehmet Fidancı dün Sivas'a götürüldü.

Yakınlarının kendilerine habersiz olarak apar topar Sivas'a götürülmesine tepki gösteren mahkum aileleri, daha önce de bu sevklerin aileleri ve mahkumları cezalandırmaya yönelik olduğunu belirtmiş, yetkililerden ya sevkleri durdurmalarını ya da yakın bir yere yönlendirilmesini istemişlerdi.

ilke haber ajansı
Moderatöre Bildir   Logged

Çaydanlık ne kadar havalı olsada bardağın önünde eğilir.
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2011, 17:53:45 »

 bu apacık bir zülümdür,bu durumda mutlaka bir şeylerin yapılması gerekiyor,sesimizi bir şekilde  duyurmamız gerekiyor...tahliye edilen müslümanların kovuşlarının klimalı odalara çevriliyor olduğu ve gidem müslümanların yerine pkk lilerin yerleştirileceğide kulaktan kulağa duyulan haberler arasında...mutlaka bir çözüm bulunmalı..
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
3RK4N
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331


Belli bir amaç belilrle ki, hayatının anlamı olsun


« Yanıtla #2 : 24 Temmuz 2011, 18:32:58 »

 cuma günü diyarbakırda idim avukatları ziyarete gittiğimde hiç biri yerinde yoktu hepsi sevklerin durdurulması için adeta seferber olmuşlardı. Ama bu zulme engel olamadılar. Sözüm ona adalet ve kalkınma partisi... sözde ehli kıble bunlar.. ama en çok zulmü kıble ehline yaptılar. sekiz yılda baş örtüsü zulmünü dahi kaldıramayacak kadar korkak ve basiretsizdir bunlar. Bir tek nohut tanesi kadar taşı dahi atmayan, işleri güçleri toplumu islah etmek olan bu mazlum insanların ne günahı vardı ailelerinin ne günahı vardı.? bu mazlum müslümanların ahı kalır mı yanlarına. Bu ahmaklar bilmiyor mu mazlumun duası ile Allah arasında perde yoktur. Allah'ım sen bu zulme şahitsin...
Moderatöre Bildir   Logged

Çaydanlık ne kadar havalı olsada bardağın önünde eğilir.
3RK4N
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331


Belli bir amaç belilrle ki, hayatının anlamı olsun


« Yanıtla #3 : 24 Temmuz 2011, 18:34:24 »

'Yaşlı Çınar'dan Mustazaf-Der'e ÇağrıAllah’ın Adıyla…

Eminim ki, tüm inananlar da benim gibi şu anda mahzundurlar. Diyarbakır D Tipi Cezaevinde kalan 17 Müslümanın Sivas ve Giresun gibi uzak beldelere sürgün edilmeleri ve bu sürgüne uğrayan kardeşlerimizin ve ailelerinin hazin hikâyeleri, herkes gibi benim de canımı sıktı.

Bu konuyu, geçenlerde yaşlı bir yakınımla konuşuyorduk. Burada müsaadenizle bu yaşlı yakınımın olayla ilgili bana aktardığı ve benim de çevremdeki herkes gibi canı gönülden katıldığım görüşlerini aktarmak istiyorum.

“Yıllarca bu günleri bekledim”,diyordu yaşlı amca. “Ben bölgede doğdum ömrümü burada her türlü zulme şahitlik ederek sürdürdüm.  Bölgede yaşananları gördükçe hep ümitsizliğe kapılırdım. Ama Allah’a şükür şimdi oldukça ümit varım. Çünkü geçirdiğimiz zemheri kışın ardından, MaşAllah bahar yağmuruyla gelmiş bereket gibi her an yeni bir hayır derneğiyle karşılaşıyorum. Hele kutlu Doğum programları…  Aklıma geldikçe gözüm yaşarır.

Mustazaf Der ve kardeş derneklerin il il, ilçe ilçe, köy köy her türlü hayır faaliyeti için koşuşturmaları hem bölgemiz, hem ülkemiz hem de ümmet için bir umut kaynağıdır.”

Yaşlı amca bunları gözyaşları içinde sarsıla sarsıla anlattı. Sözün bir yerinde duran koca çınar, derin bir nefes alıp, “şu sevkler” dedi. “Ne sevki amca”, dedim. “Duymadın mı, Diyarbekir’den 17 ağidi sürgün etmişler” dedi.

“Yahya’nın resmini görünce içim yandı”diye devam etti. “Babası 15 seneye yakındır hapisteymiş. Kendisi felçli gibiydi resimde, zaten okuduğum haber de bedensel engelli olduğunu yazmış. Şimdi bu zalimler, bu ……. , bu….. bu reziller, kalkmış bu sabinin babasını Sivas’a sürgün etmişler.”

Olayın basına yansımasını olumlu bulan koca çınar, verilen tepkileri ise yetersiz görüyordu. Yıllardan beridir dernekleri övdüğünü belirten amca ilk kez sitem edecem dedi.

“Bence dernekler bu konuda daha aktif olmalı. Alsınlar bu zulme uğrayan aileleri gitsinler Ankara’ya. Otursunlar Adalet Bakanlığının kapısına kalkmasınlar. Otursunlar o meşhur Çankaya’nın öğüne herkese duyursunlar seslerini. Biliyem bu reben aileler fukaradır, bekestirler. Ama dernekler ve yöneticileri mektep görmüş, mürekkep yalamış beğlerdirler. Onlar bilirler yolu, izi… Abukatı var, doxtoru var, örgetmeni var… Bunlar yol bilirler.

Ne yapıp etsinler seslerini Bakan’a, Başbakan’a, Reis-i Cumhur’a işittirsinler. Sevkleri durduramasalar bile bu agitlerin sahıpsız olmadıklarını aleme duyursunlar. Neye oturiler Diyarbekir’de? Getsinler paytahta, duyursunlar o sabi Yahya’nın derdini.”

Amcam oldukça doluydu. Zaman zaman ağladı, zaman zaman sövüp saydı… Ama yüreği yanmıştı… Hele o mazlum Yahya’nın yerde ölü gibi yatan fotoğrafı yüreğini yakmıştı. Netice de ben de babayım, ben de dedeyim, deyip zalimler lanetler yağdıra yağdıra ağladı.

Kalkarken tekrar rica etti, “Oğlum benim içimden geçenleri yaz bir yerlere, abukat beğler duysunlar duysunlar da bu mazlumlar için gerekirse sokağa dökülsünler, Ankara’ya,  İstanbul’a gitsinler… O sabi Yahya bari babasını rahat rahat ziyaret etsin…”

Ben de, elçiye zeval olmaz kavlinden onun dediklerini onun kadar içten olmasa bile kağıda döktüm… İnşAllah hayır derneklerinin yöneticileri bu yaşlı amcamın sözlerine kulak verirler.

Allah’ın Selamı Hepinizin Üzerine olsun.

hür seda
Moderatöre Bildir   Logged

Çaydanlık ne kadar havalı olsada bardağın önünde eğilir.
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #4 : 26 Temmuz 2011, 09:15:39 »

İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (Hür Der), gayri insani ve gayri hukuki gördüğü sevk zulmünü, düzenleyeceği kitlesel basın açıklamasıyla protesto edecek. Hür Der Genel Başkanı Av Mirhan Özbekli, tüm halka katılım çağrısı yaptı.

DİYARBAKIR - İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (Hür Der), Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan Hizbullah hükümlülerinin ailelerinin oturduğu illerden yüzlerce kilometre uzaklıktaki cezaevlerine sevk edilmelerini basın açıklamasıyla protesto edecek.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Hür Der Genel Başkanı Av Mirhan Özbekli, basın açıklamasının Ak Parti Diyarbakır İl Başkanlığı önünde yarın 18.00'de yapılacağını açıklayarak, tüm halka katılım çağrısı yaptı.

Sevkleri çıkan mahkûmların Sivas, Giresun, Erzurum, Gümüşhane, Bayburt gibi uzak illere gönderildiklerini ifade eden Özbekli, bunun gayri insani ve gayri hukuki olduğuna inandıklarını söyledi.

Özbekli sözlerini şöyle sürdürdü; "Bizlerin insan hakları örgütü olarak, buna karşı çıkmamamızın birçok nedeni var. Bugün Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan mahkûmların yüzde 90'nının aileleri, Diyarbakır ve çevre ilçelerde ikamet etmektedir. Elimdeki verilere göre, bu mahkûmların ya annesi, babası yada eşi ve çocukları yolculuk yapamayacak durumda. Ayrıca maddi olarak da sıkıntılı, örneğin Diyarbakır'dan Giresun'daki cezaevine gidiş geliş en az 300-400 TL'ye mal oluyor. Ayrıca mahkûmların çoğu evlidir, bu yüzden gidiş gelişlerde çocukları hem yolculuğun vermiş olduğu yorgunluk yüzünden mağdur olacaklar, hem de okullarından geri kalacakları için ikinci defa mağdur olacaklar. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığı'nın vermiş olduğu bu karar, ne hukukidir, ne de insanidir."

Diyarbakır'ın çevre illerinde birçok cezaevinin var olduğuna dikkat çeken Özbekli, "eğer Adalet Bakanlığı isterse bu mahkûmları rahatlıkla bu cezaevlerine gönderebilir" dedi. Özbekli söyle devam etti; "Urfa, Mardin, Midyat, Batman, Siirt, Bingöl, Muş, Elazığ, Malatya, Adıyaman… Çevre illerinde 10'a yakın cezaevi var. Ve bizim müvekkillerimiz de; 'eğer bizleri bu yakın cezaevlerine sevk ederseniz, bizler yerde yatmaya bile razıyız' diyorlar."

Bu tür sevklerde müvekkillerinin görüşlerine başvurulması gerektiğini belirten Özbekli, ancak Adalet Bakanlığı'nın kendi görüşünü müvekkillerine dayattığını söyledi. Özbekli, "Sivas cezaevine gönderilen Mehmet Çiçek'in ailesi Malatya'da kalıyor. Eğer bu sevkler yer darlığından kaynaklı ise, o zaman müvekkillerimize sorulur ve onlarda kendilerine uygun bir cezaevi seçerlerdi. Zaten eğer öyle yapılmış olsaydı, şuan bu tür sorunları bile konuşmazdık. Örneğin Sivas Cezaevine sevk edilen Fikri Boylu'nun özürlü bir çocuğu var. Özürlü olması sebebiyle zaten bazı şeyleri anlamakta zorluk çekiyor, siz bu durumu ona nasıl izah edeceksiniz? Ne ayakta kalabiliyor, ne de oturabiliyor. Şimdi bu çocuk, hangi şartlarda Sivas'a götürülür ve hangi koşullarda babasıyla görüştürülür. Bu uygulama ile hükümlülerle beraber ailelerde cezalandırılıyor" diye konuştu.

Bu sevklerin durdurulması ve gönderilen müvekkillerinin uygun cezaevlerine geri gönderilmesi için basın açıklaması yapacaklarını tekrar hatırlatan Özbekli, tüm halka katılım çağrısı yaptı

ilke haber ajansı
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
3RK4N
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 331


Belli bir amaç belilrle ki, hayatının anlamı olsun


« Yanıtla #5 : 27 Temmuz 2011, 06:20:08 »

Sevk Zulmü AKP Önünde Protesto Edildi

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki Hizbullah hükümlüsü mahkûmların batı illerindeki cezaevlerine sevk edilmeleri Ak Diyarbakır İl Başkanlığı önünde protesto edildi. Hür Der'in düzenlediği protesto eyleminde, sevklerinin acil olarak durdurulması veya ailelerinin ikametgâhlarına uygun yerlere yapılması insanlık namına talep edildi.

DİYARBAKIR - Cezaevinde kalan mahkûmlardan çok aileleri cezalandırmaya yönelik olarak değerlendirilen sevk zulmü tüm çağrı ve girişimlere rağmen gerçekleşti. Bunun üzerine genel merkezi Diyarbakır'da bulunan İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (Hür Der), gayri insani ve gayri hukuki gördüğü sevk zulmünü düzenlediği kitlesel basın açıklamasıyla protesto etti.

Ak Parti Diyarbakır İl Başkanlığı önünde yapılan protesto eylemi saat: 18.00'de başladı. Protesto eylemine mağdur edilen mahkûmların aileleri ve duyarlı vatandaşlar katıldı.

Protesto eyleminde "Sakın Allah'ı Zalimlerin Yaptıklarından Habersiz Sanma! Ancak, Allah Onları Korkudan Gözlerin Dışa Fırlayacağı Bir Güne Erteliyor. İbrahim 42." Şeklinde afiş açıldı, "Giresun Nere Yolunu Bilen Var Mı? Ey Zalim! Sürgün Hicrettir Bize, Müslüman'a boykot, Alçağa Bahane Çok, Yusuf'uz biz… Bize Her Yer Medrese" şeklinde pankartlar açıldı. Ayrıca, "Zalimler İçin Yaşasın Cehennem" şeklinde sık sık sloganlar atıldı.
Basın açıklamasını Hür Der Genel Başkan Yardımcısı Av Abdulgani Orhan okudu. Yerinde olmayan gerekçelere dayalı hükümlü sevklerinin acil olarak durdurulmasını veya bu mümkün değilse ailelerinin ikametgâhlarına uygun yerlere yapılmasını insanlık namına talep eden Orhan, aksi takdirde hükümlü ile birlikte hasretle büyüyecek yavrular, vefakâr eşler ve ana-babalar mağdur edileceğini vurguladı.

Bunun Adı: Sürgündür

Orhan, tek suçları inançlarını yaşamak olan ve bu uğurda işkencenin, muhaceratın ve zulümlerin her türlüsünü tadan Hizbullah mensubu yüzün üzerinde hükümlünün yer darlığı gibi komik bir gerekçeyle Diyarbakır D Tipi Cezaevinden sevk adı altında sürgün edildiklerini hatırlattı. Sevk edilen bu şahısların haftalık ziyaretlerine gelen aileleri çoğunlukla Diyarbakır ve çevre ilçelerinde oturduklarını ifade eden Orhan, "Sevklerin bölgede bulunan ve yeterli yer kapasitesi olan Siirt, Batman, Mardin, Bingöl, Muş, Adıyaman gibi illere değil de çok uzak yerlere çıkartılmasının sevk değil "sürgün" olduğunun en büyük göstergesi olduğunu söyledi.

Hasretle Büyüyecek Yavrular, Vefakâr Eşler, Ana-Babalar Mağdur Edilecektir

Orhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu uygulama ile yıllar yılı delilsiz, mesnetsiz, iftiraları doğrulayıcı tek bir belge bulunmaksızın hukuk dışı gerekçelerle zindanlara tıkılan alnı secdeli dindar insanlara bu zulüm az görülmüş olacak ki; şimdi de ailelerinden yüzlerce kilometre uzaklara sürgün edilmek isteniyorlar. Böylece bu zulüm, bu ayrılık hem hükümlülere hem de körpe yavrularına, cefakâr eşlerine ve beli bükük ana-babalarına uygulanmış olacaktır. Zindanın soğuk duvarları arasında haftada bir de olsa aileleriyle hasret gideren insanların ellerinden bu hakları alınmakla da yetinilmeyecek, hasretle büyüyen yavrular, vefakâr eşler ve ana-babalar da mağdur edilecektir."

Geçmişteki Zulümlerin Katmerlisidir

Hükümet ve özelde Adalet Bakanlığı'nın tek suçları inancını yaşamak olan bu insanlara ve belki kat kat daha fazla bir şekilde ailelerine zulüm ettiğini belirten Orhan, hükümlü akrabalarının birçoğunun çok uzak yerlere; yakınlarını görmek için kalacak yer ve yol paralarının bile olmadığı düşünüldüğünde verilen bu kararın tek parti döneminin mazlum halka dayattığı faşizan uygulamalardan hiçbir farkı olmadığının görüleceğine dikkat çekti. Orhan, "Bu zulüm bir dönem Said-i Nursi'yi diyar diyar sürgün ettiren, mezarda bile rahat ettirmeyen faşist, din düşmanı zihniyetin tekerrüründen ibarettir; hatta o zulmün daha da katmerlisi uygulanmaktadır. Zira şimdi hedef tahtasına konulan, mağdur edilen sadece şahıs değil onunla beraber bütünüyle ailesi, eşi ve akrabalarıdır. Yaşlı ana-babaları, zavallı eşleri, yıllardır babalarına hasretle büyüyen çocukları sevdiklerinden uzaklaştırmak bunun en büyük kanıtıdır" dedi.

Samimiyetsizliğin Delilidir

Orhan, hak, adalet ve özgürlüklerden dem vuran, sözde insan hakları havarisi hükümet ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin gerek istiklal mahkemelerini aratmayacak mahkeme kararlarını, gerekse de tek merkezden koordine ediliyormuş hissi uyandıran basının linç kampanyasını görmezden geldiğini söyledi. Orhan, "Bir yandan helalleşme kampanyaları yürütürken, genel af konuları dillendirirken diğer bir yandan da belirli kesimlere yönelik haksızlık, insan hakları ve özgürlükler konusundaki samimiyetsizliğin açık bir delilidir. Böylesine faşizan uygulamalarla özellikle dindar insanlara hukuk dışı muamele edilirken, her türlü insani hakkı rafa kaldırırken, yeni hazırlanacak sözde insan merkezli anayasanın ne kadar insan merkezli olacağı konusu da şüphe uyandırıcıdır." diye konuştu.

Onlarda Sizin Gibi İnsanlardır; Yollarını Bekleyenler Var

Orhan, hukuk dışı uygulamalara maruz bırakılan, mesnetsiz bir şekilde yıllar yılı zindanlara tıkılmış olan mazlum ve Mustazaf insanlara bir de sürgün zulmünün tattırılmasının bir hukuk faciası olacağını bildirmek istediklerini söyledi. Karar merciinde bulunan insanlara seslenen Orhan, "Yollarını gözleyen anne-babalarını, gördüklerinde huzur buldukları eş ve çocuklarını düşünmelerini istiyoruz. Haklarında haksız kararlar verdikleri kişilerin de onlar gibi birer insan olduklarını, onların da yollarını bekleyen annelerinin, eş ve çocuklarının bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz." dedi.

Ankara'daki Girişimlerde Olumlu Cevap Alamadık

 İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği olarak, 3 kişilik avukat grubu ile Ankara'da girişimlerde bulunduklarını açıklayan Orhan, Bakan Mehdi Eker ile yapılan girişimlerde olumlu bir cevap alamadıklarını söyledi.

Bu Zalimane Sevki Allah'a Havale Ediyoruz

Orhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastalık dolayısıyla Diyarbakır D Tipi Cezaevine sevki çıkan, okul okuduğu için Diyarbakır D tipi Cezaevinde bulunan öğrenci mahkûmların bile sevkini çıkardılar. Yer olmadığı için sevk çıkarıyoruz deyip 450 kişilik kapasitesi olan şuanda 1000 mahkûmun barındırıldığı Sivas Cezaevine 10 kişinin gönderilmesini açıkça 'biz sizin kaleminizi kırdık, alnı secdede dindar olmanız ve dini, Allah' ı ve Peygamberi savunmanızın bedeli olarak sizi ikinci defa ve sizinle beraber ailelerinizi de cezalandırdık' dercesine yapılan bu zalimane sevki Allah'a havale ediyoruz. Bilerek zulmedenlerin başına da aynı zulmün gelmesini bir beddua olarak yapmayı insani bir hak olarak görüyoruz."

"Mazlumların Bedduasından Sakının"


Sonuç olarak; yerinde olmayan gerekçelere dayalı hükümlü sevklerinin acil olarak durdurulmasını, bu mümkün değilse ailelerinin ikametgâhlarına yakın yerlere yapılmasını insanlık namına talep eden Orhan, sözünü âlemlerin güneşi Hz. Muhammed'in (s.a.v) sözü ile bitirdi; "Mazlumların bedduasından sakının. Zira Mazlumun bedduasıyla Allah-u Teâlâ arasında perde yoktur…"
Yapılan basın açıklamasının ardından toplanan kalabalık sesiz bir şekilde dağıldılar







ilke haber ajansı


Moderatöre Bildir   Logged

Çaydanlık ne kadar havalı olsada bardağın önünde eğilir.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
BAŞÖRTÜ ZULMÜ (KARİKATÜR) Resimler ve flashlar « 1 2 » mizgin_susa 17 951 Son Mesaj 01 Kasım 2008, 08:07:55
Gönderen: MuSLiM
ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM Şiir Pınarı hizba xuda 1 288 Son Mesaj 09 Ekim 2007, 23:38:30
Gönderen: __elizan__
Anneye de Başörtüsü Zulmü İslamda Kadın ve Tesettür kudus 3 416 Son Mesaj 01 Mayıs 2008, 18:15:59
Gönderen: mariye
Herşeye Rağmen Gazze'de Hayata Devam! Resimler ve flashlar Muhammed Ensar 3 265 Son Mesaj 17 Mart 2008, 15:55:41
Gönderen: garip
Zulmü Alkışlayamam Güzel ve ibretli Sözler PRİSONER 0 192 Son Mesaj 06 Ekim 2008, 15:14:27
Gönderen: PRİSONER
Her şeye rağmen geri adım atmayanlar Düşünce yazıları/Makaleler muhammed-i dava 0 141 Son Mesaj 13 Aralık 2008, 20:39:07
Gönderen: muhammed-i dava
Sevk Zulmü Protestosuna Davet Yurttan haberler MERXAS 0 79 Son Mesaj 26 Temmuz 2011, 12:40:46
Gönderen: MERXAS