0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: şia kardeşler ve onların görüşünü savunanlar okusun  (Okunma Sayısı 1348 defa)
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #10 : 01 Aralık 2009, 22:36:31 »

"Ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz"
 
Hadisi Zayıf Bilen Ehl-i Sünnet Alimleri:

1- İmam Ahmed b. Hanbel (Ölüm: 241 hc.) (1)
2- Hâfız Ebu İbrâhim-il Muznî (Ölüm: 264 hc.) (2)
3- Hâfız Ebu Bekr-il Bezzâr (Ölüm: 292 hc.)
4- İbn-ül Kattân -Hâfız Ebu Ahmed Abdullah b.Adiyy- (Ölüm: 365 hc.) (4)
5- Hâfız Ebu-l Hasan Dârekutnî (Ölüm: 385 hc.) (5)
6- Hâfız İbn-i Hazm -Ebu Muhammed Ali b. Ahmed- ( Ölüm: 456 hc.) (6)
7- Hâfız Beyhakî -Ebubekr Ahmed b. Hüseyin b. Ali b. Abdullah- (Ölüm: 457 hc.) (7)
8- Hâfız Ebu Ömer İbn-i Abd-il Birr (Ölüm: 463 hc.) (
9- Hâfız İbn-i Esâkir -Ebu-l Kâsım Ali b. Hibetullah- (Ölüm: 571 hc.) (9)
10- Hâfız Abdurrahman Ebu-l Ferac İbn-il Cevzî (Ölüm: 597 hc.) (10)
11- Hâfız İbn-i Dihye –Ebu-l Hattab Ömer b. Hasan- (Ölüm: 633 hc.) (11)
12- İmam Esir-üd Din Ebu Hayyân-il Endülüsî (Ölüm: 745 hc.) (12)
13- Hafız Şemsüddin Ebu Abdillah ez-Zehebî Ölüm: 748 hc.) (13)
14- Ahmed İbn-i Abdülkadir Tâcuddin İbn-i Mektum Ebu Muhammed-il Kaysî (Ölüm: 749 hc.) (14)
15- Şemsüddin İbn-i Kayyim-il Cevziyye (Ölüm: 751 hc.) (15)
16- Hâfız Zeynüddin Abdurrahim b. Hüseyn-il İrâkî (Olüm: 806 hc.) (16)
17- Hafız Şehabüddin İbn-i Hacer-il Askalânî ( Ölüm: 852 hc.) (17)
18- Kemâlüddin Muhammed İbn-il Hemmâm-il Hanefî (Ölüm: 861 hc.) (18)
19- İbn-u Emir-il Hâc -Şemsüddin Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Hasan- (Ölüm: 879 hc.) (19)
20- Hâfız Şemsuddin Ebulhayr Muhammed b. Abdurrahman Es-Sahavî (Ölüm: 902 hc.) (20)
21- Kemâlüddin Ebu-l Meâlî Muhammed b. Emir Nâsıruddin Muhammed b. Ebî Bekr b. Ali b. Ebî Şerif-il Makdisî-iş Şâfiî (Ölüm: 906 hc.) (21)
22- Hâfız Celâlüddin-is Suyûtî eş-Şâfiî (Ölüm: 911 hc.) (22)
23- Şeyh Aliyy-ül Muttaki-l Hindî (Ölüm: 975 hc.) (23)
24- Şeyh Aliyy-ül Kâriyy-ül Mekkî (Ölüm: 1014 hc.) (24)
25- El-Mennâviyy-üş Şâfiî -Abdürrauf b. Tâc-ül Ârifin b. Ali b. Zeynülâbidin- (Ölüm: 1029 hc.) (25)
26-Şeyh Şehâbüddin-il Hafâcî-il Hanefî -Ahmed b. Muhammed b. Ömer (Ölüm: 1096 hc.) (26)
27- Kâzî Muhibbullah-il Behârî-il Hindî (Ölüm: 1119 hc.) (27)
28- Kâzî Muhammed b. Ali b. Muhammed b. Abdullah-iş Şevkânî (Ölüm: 1250 hc.) (28)
29- Sadık Muhammed Hasan Hân (Ölüm: 1307 hc.) (29)


KAYNAKLAR:
1-İmam Ahmed b. Hanbel'in bu görüşü İbn-i Emir-il Hacc'ın "Et-Takrir-u Vet-Tahbir" kitabında, İbn-i Kudâme'nin "El-Müntahab" kitabında, yine Et-Teysir kitabında C.3, S.243 ve Silsilet-ül Ehâdis-iz Zaifet-i Vel-Mevzua, kitabında C.1, S.79 da nakledilmiştir.
2-Câmi-u Beyân-il İlm (İbn-i Abd-il Birr), C.2, S.89-90.
3-Câmi-u Beyân-il İlm (İbn-i Abd-il Birr), C.2, S.90, İ'lâm-ül Muvakkıin, C.2, S.223, El-Bahr-ül Muhit (Ebu Hayyan-il Endülüsî), C.5, S.528.
4-Söz konusu âlim bu görüşünü, zayıf râvîler hakkında yazdığı "El-Kâmil" adlı kitabında, Cafer b. Abd-ül Vâhid-il Hâşimî-il Kadî ve Hamzat-ün Nasibî'nin hal tercemesi bölümünde açıklamıştır.
5-Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf (ibn-i Hacer Askalânî), C.2, S.628.
6-El-Bahr-ül Muhit, C.5, S.528, Silsilet-ül Ehâdis-iz Zaifet-i Vel-Mevzua, kitabında C.1, S.78.
7-Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf (ibn-i Hacer Askalânî), C.2, S.628.
8-Câmi-u Beyân-il İlm (İbn-i Abd-il Birr), C.2, S.90-91.
9-Feyz-ül Kadîr-i Fi-Şerh-il Câmi-is Sağîr (El-Mennâvî), C.4, S.76.
10-İbn-i Cevzî bu görüşünü "El-İlel-ül Mütenâhiye Fil-Ehâdis-il Vâhiye" isimli kitabında ortaya koymuştur. Bak: Feyz-ül Kadir-i Fi-Şerh-il Câmi-is Sağîr, C.4, S.76.
11-Ebekât-ül Envâr kitabının nakline göre İbn-i Dıhye'nin bu görüşü "Ta'lik-u Tahric-i Ehâdis-i Minhâc-il Beyzâvî" kitabında zikredilmiştir.
12-El-Bahr-ül Muhit (Ebu Hayyân-il Endülüsî), C.5, S.527-528.
13-Mizan-ül İ'tidâl (Zehebî), C.1, S.413, C.2, S.102.
14-Ed-Dürr-ül Lakît Min-el Bahr-il Muhît, (Bahr-ül Muhit'in hamişinde basılmıştır), C.5, S.527.
15-İ'lâm-ül Muvakkıîn, C.2, S.223.
16-Zeyn-üd Din-il İrâkî'nin bu görüşü, İbn-i Adiyy'in "El-Kâmil" kitabında, Hamza b. Ebi Hamza Nasîbî'nin hal tercemesinde, Beyhakî'nin "El-Medhal" kitabında, "Tahric-u Ehâdis-il Minhâc" kitabından naklen Ebekât-ül Envâr kitabında nakledilmiştir.
17-Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf (Keşşaf tefsirinin hamişinde basılmıştır), C.2, S.628.
18-Et-Tahrir (Emir Padişah-il Hüseynî'nin şerhiyle), C.3, S.243.
19-Etakrir-u Vet-Tahbîr Fi-Şerh-it Tahrîr; bak: Et-Teysir-u Fi-Şerh-it Tahrir, C.3, S.243-244.
20-El-Mekâsid-ül Hasenet-u Fi-Beyân-i Kesirin Min-el Ehâdis-il Müşteheret-i Ale-l Elsine, S.26-27.
21-Feyz-ül Kadir Fi-Şerh-il Câmi-is Sağîr (Mennâvî), C.4, S.76.
22-Feyz-ül Kadir Fi-Şerh-il Câmi-is Sağîr (Mennâvî), C.4, S.76.
23-Kenz-ül Ummâl, C.6, S.133.
24-El-Mirqât-u Fi-Şerh-il Mişkât, C.5, S.523.
25-Feyz-ül Kadir Fi-Şerh-il Câmi-is Sağîr (Mennâvî), C.4, S.76.
26-Nesim-ur Rıyâz Fi-Şerh-i Şifâ-il Kâzî İyâz, C.4, S.423-424.
27-Müsellem-us Subût, C.2, S.241.
28-İrşâd-ül Fuhûl, S.83.
29-Hüsn-ül Ma'mûl Min İlm-il Usûl, S.56
.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #11 : 01 Aralık 2009, 22:37:27 »

Rivâyetin Senedi Üzerine:

Gerçi bir önceki bölümde bir kısmının isimlerini verdiğimiz Ehl-i Sünnet âlimlerinin, rivayetin zayıflığını ve uydurma olduğunu teyit ve tasdik etmeleri, bizi rivâyetin senedini incelemekten müstağnî kılıyor; ama yine de bahsimizin tekmili ve hiçbir şüpheye mahal vermemek için rivâyetin senedi üzerinde de kısa bir incelemenin uygun olacağını düşünüyoruz.

Evet bu rivayet  altı sahabîden nakledilmiştir ki aşağıda teker teker ele alacağımız üzere bunların hiç birisinin senedi sağlam değildir
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #12 : 01 Aralık 2009, 22:38:54 »

Abdullah İbn-i Ömer:

Bu rivâyet Abdullah İbn-i Ömer'den iki senedle nakledilmiştir; bu iki senedin birisinde ezcümle şu iki râvînin isimleri göze çarpmaktadır:

1-Abdurrahim b. Zeyd:

 Buhâri'nin  ve Nesâî'nin "Ez-Zuafâ" (Zayıf Râvîler) isimli kitaplarında, İbn-i Ebi Hâtem'in "El-İlel" kitabında, İbn-i Cevzî'nin "El-Mevzuât" ve "El-İlel-ül Mütenâhiye" kitaplarında, Zehebî'nin "Mizân-ül İ'tidâl", "El-Kâşif" ve "El-Muğnî" kitaplarında, Hazrecî'nin  "Hulâsat-u Tezhib-i Tehzib-il Kemâl" kitabında ve diğer çoğu ricâl kitaplarında bu râvî, "Hiçbir  değeri yoktur", "Çok yalancıdır", "Çok yalancı bir habistir" gibi tabirlerle tanıtılmıştır.

2-Zeyd-ül Ammi:

Bu adam yukarıda bahsettiğimiz Abdurrahim'in babasıdır. Şevkânî Şöyle diyor: "O ikisi son derece zayıftırlar." İbn-i Sa'd  "Zeyd hadiste zayıftır demiştir. İbn-i Adiy ise onun hakkında "Onun bütün rivâyetleri  ve ondan rivâyet eden bütün râvîler zayıftır" tespitinde bulunmuştur.
İrşâd-ül Fuhûl, S.83. Feyz-ül Kadir, C.4, S.76.



Diğer senede gelince onda da ezcümle "Hamzat-ül Cezri" (Hamza b. Ebî Hamza en-Nasibi)'yi görmekteyiz. Onun hakkında ise ricâl âlimleri şu tabirleri kullanmışlardır: "Hadisi münkerdir", "Hadisi terkedilmiştir", "Hadisi atılmıştır", "Bir şeye yaramaz",  "Hadis uyduran birisidir", "Bir para etmez." Buhâri'nin ve Nesâî'nin "Ez-Zuafâ" (Zayıf Râvîler) isimli kitaplarında, İbn-i Cevzî'nin "El-Mevzuât" kitabında, Zehebî'nin "Mizân-ül İ'tidâl" ve "El-Kâşif"  kitaplarında, Ebu Hayyân'ın "El-Bahr-ül Muhît" kitabında ve diğer rical kitaplarının çoğunda, bu râvînin ismi bölümüne bakılabilir
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #13 : 01 Aralık 2009, 22:39:35 »

Halife Ömer b. Hattab:

Halif'e Ömer'e dayandırılar rivâyette ise şu râvilerin ismi geçmektedir:


1-Naim b. Hammad:

İbn-i Cevzî onun hakkında şu tespitte bulunmuştur: "Naim (ricâl âlimleri tarafından) cerhedilmiştir."

2-Abdürrahim b. Zeyd: Durumu yukarıda açıklandı.

3-Zeyd-ül Ammî: Durumu yukarıda açıklandı.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #14 : 01 Aralık 2009, 22:40:19 »

*Câbir b. Abdullah-il Ensârî:


Câbir'e dayandırılan rivâyet de iki senetle nakledilmiştir. Bu senetlerin birisinde rivâyet ta Mâlik b. Enes'e ondan da ta Câbire kadar uzanıyor; ancak Mâlik'ten aşağıya  bütün râvîler mechul ve tanınmayan kimselerdir. Bunu İbn-i Hacer Askalânî "Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf" isimli eserinde açıkça beyan etmiştir.
Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf, (Keşşâf' tefsirinin hamişinde basılmıştır), C.2, S.628


Diğer sened de ise şu râvîlerin ismini görmekteyiz:

1-Ebu Süfyân:

İbn-i Hazm "Ebu Süfyân zayıftır" demiştir.
kaynak:Silsilet-ül Ehâdis, C.1, S.78.


2-Selâm b. Selim:

 Yine İbn-i  Hazm Bu râvî hakkında ricâl alimlerinden şu görüşleri nakletmiştir: İbn-i Hacer: "Selam zayıftır." İbn-i Harâş: "O çok yalancıdır." İbn-i Habbân: "O bir çok uydurma hadis rivâyet etmiştir." Ardından da "Bu adamın zayıflığında icma edilmiştir" tespitini eklemiştir İbn-i Hazm.


3-Hâris b. Gasîn:

İbn-i Abd-il Birr rivâyeti bu senedle naklettikten sonra Şöyle demiştir: "Bu sened hüccet olamaz; zira senette yer alan "Hâris b. Gasîn" mechuldür ve durumu belli değildir. Yine Ebu Amr ve Zeynüddin-il İrâkî de onun hakkında aynı şeyi söylemişlerdir.
Câmi-ül Beyân, C.2, S.90-91, İ'lâm-ül Muvakkıîn, C.2, S.223.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #15 : 01 Aralık 2009, 22:40:52 »

*Ebu Hureyre:

Ebu Hureyre'ye dayandırılan rivâyetin senedinde "Cafer b. Abd-ül Vahid-il Kâzî el-Hâşimî" isimli  râvînin ismi de geçmektedir.  Rical kitaplarında bu şahıs da "Hadis uyduran", "Hadis çalan", "Yalancı", "Hadisi terkedilen" vb. tabirlerle tanıtılmıştır.

Bu konuda İbn-i Hacerin "Tahric-u Ehâdis-il Keşşâf" ve "Lisânül Mizân" kitaplarına, Zehebî'nin "Elmuğnî" ve "Mizân-ül İ'tidâl" kitaplarına, ve Suyûtî'nin "El-Liâl-il Masnûa" isimli eserine baş vurabilirsiniz.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #16 : 01 Aralık 2009, 22:41:33 »

*Enes b. Mâlik:

Enes b. Mâlik'e dayandırılan rivayetin senedinde ise "Bişr İbn-il Hüseyin" isimli bir râvînin ismini görmekteyiz ki rivâyeti Zübeyr b. Adiy kanalıyla Enes'ten nakletmektedir.

Zehebî "El-Muğnî" kitabında, Dârekutnî'nin onun hakkında "Terkedilmiştir" ve Ebu Hâtem'in ise "O Zübeyr'in diline yalan uydurmuştur" dediğini nakletmektedir. Bu râvî hakkında diğer rical alimlerinin yergilerini görmek için  İbn-i Hacer Askalânî'nin "Lisân-ül Mizân" kitabına bakılabilir.
Lisân-ül Mizân, C.2, S.21-23.

Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #17 : 01 Aralık 2009, 22:42:54 »

Rivâyetin Muhtevası Üzerine:

Rivâyetin muhtevası hakkında da birkaç nükteyi hatırlatmakla yetineceğiz:

1-Eğer gerçekten bu rivayet doğru olsaydı ve Resulullah'ın etrafında bulanan sahabenin her birisi gökteki yıldızlar gibi olsaydı, o zaman mesela şu âyetlerin indirilmesinin bir anlamı olur muydu?: "Eğer o (Peygamber) ölür ve ya öldürülürse topuklarınız üzerine gerisin geriye mi döneceksiniz."[89]

"Etrafınızda olan bedevilerden ve Medine ehlinden nifakı adet haline getirmiş nice münafıklar vardır ki sen onları bilmezsin; onları biz biliriz. Yakında onları iki defa azap edeceğiz; sonra da büyük bir azaba döndürüleceklerdir." [90]

Eğer sahabenin hepsi âdil ve her biri bir hidâyet yıldızı olsaydı, Allah Resulü onlara hitaben: "Aman benden sonra kafirler olarak geri dönmeyin."[91]

Veya: "Şirk sizin aranızda karıncanın ayak sesinden de gizli olacaktır."[92]

Yada: "Çok geçmeden, ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecektir ki onlardan sadece birisi kurtuluşa erecektir..."[93] buyurur muydu?ünlem


[89] -Al-i İmrân, 114.

[90] -Tevbe, 101.

[91] -İrşâd-ül Fuhûl, s.76

[92] -Feyz-ül Kadir, C.4, S.173.

[93] -El-Mezahib-ül İslamiyye (Muhammed Ebu Zühre), s.14.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #18 : 01 Aralık 2009, 22:43:32 »

Yine önceden de naklettiğimiz şu hadisi şerif sahabenin hepsinin âdil oluşu ve her birisinin bir hidâyet yıldızı olduğuyla bağdaşıyor mu acaba?: "Kıyamet günü  ashâbımın önde gelenlerinden bazısını getirip amel defteri siyah olanlarla birlikte haşredecekler. Ben "Allah'ım! Onlar benim Ashâbım!" dediğimde, şu cevabı duyacağım: "Senden sonra bu Ashâbının neler yaptıklarını bilmiyorsun!" O zaman ben de o salih kulun sözlerini (Mâide, 117'de Hz. İsa'nın (s.a) sözü kastediliyor) tekrarlayacak "..Ve ben aralarında bulunduğum sürece amellerine şahittim onların, beni aralarından aldıktan sonra de kendin şahid oldun" diyeceğim. Bunun üzerine bana şöyle denilecek: "Sen aralarından ayrılır ayrılmaz bunlar mürted olup dinden çıktılar ve eski hallerine döndüler."
Sahihi Buhâri, Mâide Suresi tefsirinde, "... Ve kuntu eleyhim şehîdâ..." babında ve Kitab'ul Enbiya, "...Ve ittehazAllahu..." babında ve Sahihi Tirmizi, "Saffet-ul Kıyâme" ve "...Mâ câe fî şa'nul Heşr..." babları ve Tâhâ Suresi tefsiri kısmında.
Bakın bu hadiste Allah Resulü açık bir şekilde kendisinden uzaklaştırılan kimselerin, ashabından olduğunu söylüyor. Bu da açıkça öyle her sahabî denen kimsenin hidayet yıldızı ve âdil olmadığını, dolayısıyla bahis mevzumuz olan "yıldızlar" rivayetinin doğru olamayacağını ortaya koyuyor.

Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« Yanıtla #19 : 01 Aralık 2009, 22:45:53 »

3.HALİFE OSMAN'IN KATİLLERİ KİMLERDİR ?
Bu başlıkta kaynak ve delillerle 3. halife  Osmanın katillerinin kimler olduğunu araştıracağız




İbn Sa'd, Tabakat'ı, Cilt 3, Sayfa 71
:كان المصريون الذين حصروا عثمان ستمائة رأسهم عبد الرحمن بن عديس البلوي وكنانة بن بشر بن عتاب الكندي وعمروبن الحمق الخزاعي والذين قدموا من الكوفة مائتين رأسهم مالك الأشتر النخعي والذين قدموا من البصرة مائة رجل ، رأسهم حكيم بن جبلة العبدي Mısırlılar Osmanı 600 kişi ile sıkıştırdılar ve başlarında Abdurrahman bin Hudays el Belavî vardı. Ve Başer bin utab el-kenedi ve Ömer bin Hamuk el- haza'i, küfeden 200 kişi başları  Malik-i Eşter'di  , Basradan ise 100 kişi ve başlarında Hakim bin cebele el-ıbadi vardı.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: