0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: siğara haramıdır?  (Okunma Sayısı 743 defa)
ebudüccane
Üstad Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 1007



« : 29 Aralık 2010, 11:56:16 »

siğara harammıdır mekruhmudur bunun şeri delilleri hakında bilgisi olan kardeş varmı acaba haram diyenler neye dayandırıyorlar zarar faydaya mı yoksa şeri bir hükmemi?
Moderatöre Bildir   Logged

HASRETİM SANA
EY NAZLI YAR
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #1 : 29 Aralık 2010, 11:59:16 »

bu konu hakkında kesin bir hukum veren yok fakat genelde mekruh oldugu söyleyenler var oldugu gibi haramdır diyenlerde vardır dayanakları ise emanete hıyanet yani hem maddi hemde manevi zararları çok .

 SİGARA HARAM MI MEKRUH MU?
Soru: Sigara hakkında bazı kimseler mubah derken, bazı kimseler ise mekruh demekte ve bu hükmü harama kadar götürmektedir. Doğrusu nedir?

Cevap: Peygamber (sav) Efendimiz'in şereflendirdiği asırda ve müctehidlerin devrinde sigara yoktu. Bu sebeple, sigara içmenin hükmünde farklılıklar göze çarpmaktadır. İslam alimlerinin görüşlerinde ortaya çıkan değişik hükümler, meselenin tetkikinde seçilen nokta-i hareketin birbirinden farklı olmasından ileri gelmektedir.

  İlim sahiplerinden bir kısmı, "Eşyada aslolan ibahadır" fıkıh kaidesi ile tütün kullanmakta bir mahzur bulunmadığı görüşünü müdafaa etmiş ve bu istikamette fetva vermişlerdir. Bir kısım din alimleri de bu nebatı, hoşa gitmeyen kokuSu yönünden tetkike koyulmuş, sarmısak, soğan ile tütünün kerih kokuları arasında bir benzeyiş yönü olduğu iddiası ile, onlar hakkında verilmiş bulunan "kerahat-i tenzihiye" hükmünü tütüne de teşmil etmişlerdir.

  Bazı ilim adamları ise bu hususu biraz daha geniş olarak tahlil etmiş, çeşitli zararlara yol açmasını dikkate alarak, tütün içmenin harama yakın mekruh olduğu neticesine varmışlardır.

  Dini meseleleri incelemekte mahareti bulunan ilim erbabı, tütünün insan sağlığında yaptığı tahribatı dikkate alarak, meseleyi üç bu'dLu ve mukayeseli olarak ele almışlar; tütünün insan sağlığındaki menfi tesirine dair tabip raporlarını nazar -ı dikkate alıp haram olduğu neticesine varmışlardır.

  Sigara içmenin haram olduğu fikrinİ müdafaa eden ilim sahipleri, Şehr bin Havşeb'in Ümmü Seleme validemizden naklettiği "Resulullah (sav) müskir ve müftir her şeyi yasakladı" Hadis-i Şerifini, verdikleri hükmün delili olarak göstermişlerdir.

  Hadis-i Şerifin metnindeki "Müftir" kelimesini, İbni Esir, "İçildiği zaman vücuda hararet veren; uzuvlarda kırıklık, güç azalması, göz kapaklarında mahmurluk ve zayıflama meydana getiren şey" diye açıklamaktadır.

  Bilhassa tiryakisi olmayanların üzerinde tütünün tesiri incelendiği zaman, vücutta bir gerginlik, göz kapaklarında ağırlık ve mahmurluk hali, gerilen uzuvlarda bir gevşeme olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

  Şafii mezhebi alimlerinden Kalyubi, bir din alimi olduğu kadar tabip idi. Bahsi geçen muhterem zat, her iki ilimdeki dirayeti ile tütün içmenin haramlılığına hükmetmiş bulunmaktadır.

  Doktorların ifade ve beyanları ile zararları ve insan vücudundaki tahribatı gün ışığına çıkmış bulunan tütünü, birbirine ikram etmenin -zararı daha yaygın bulunduğundan-haram olduğu sarahatle ifade edilmektedir.

  Bu alışkanlığın zararını yakinen anlamış birçok sigara müptelası, tütünü terketmeyi devamlı olarak temenni etmektedirler. Bu hal, onların tütünden gördükleri zararın acı itirafı olmaktadır.

  Son devrin ilim adamlarından Muhammed el-Hamid, "Hiç şüphe yok ki tütün, habis bir şeydir. Onu içmeye devam, eliyle kendini tehlikeye atmaktır. Bu sebeple kendimi onu haram olması hükmüne meyletmiş görüyorum" demiştir.

Bu zat, Muhaddis Şeyh Bedreddin el-Haseni ed-Dimeşki'nin, Şeyh Haşim el-Hatib'in ve Şeyh Ali Dark'ın, halka yapmış oldukları derslerde tütünün haram olduğu fıkrini açıkça ifade ettiklerini eserlerinde nakletmektedir.

  Hiç tereddüt etmeden ifade edebiliriz ki, tütün ne besleyici ne de onarıcı bir vitamini ihtiva etmektedir. Keçi ve benzeri canlıların, çalı yapraklarını tütüne tercih etmeleri, onda besleyici bir değer bulunmadığına işaret edici ve dikkat çekici bir husustur.

  Nikotin, bazı haşeratın itlafında koruyucu ilaç imal etmekte kullanılmakta ise de, ağrıları dindiren, yaraları tedavi eden, tek kelime ile şifa verici bir hassayı içinde bulunduran ilaç imalatında kullanılmamaktadır.

  Sigara, gıda değilse, şifa vermiyorsa ve hiçbir derde deva olamıyorsa ona verilecek para elbette israftır. Peygamber (sav) Efendimiz, boş yere para harcamayı ve malını zarara uğratmayı yasaklamıştır. Karnı doyduktan sonra yemeğe devam etmekte kerahet bulunduğu ve zararlı olacak derecede fazla bir şey yemenin haram olduğu bir gerçektir. Bu hakikat karşısında çocuklarının ekmek parasını sigaraya vermek israf değil ise ya nedir?

  İslam dini, ağız kokularını gidermek için misvak kullanmanın sünnet olduğunu hükme bağlamıştır. Ayrıca, çok olarak sarmısak, soğan ve pırasa yiyenlerin cemaate eza vermemek için, camiye gelmelerine müsaade edilmemektedir. Sarmısak ve soğan kokusuna rahmet okutacak kadar fena bir kokusu bulunan tütünü içmek, misvak sünnetinin teşriindeki hikmete tamamen aykırıdır. Efendimiz (sav)'in ve ashabının yoluna aykırı bulunduğu için bid'attır.

  Sigara müptelası bulunan bir şahıs ile camide aynı safta, yanyana durma bahtsızlığına uğramış bir mü'mine sorunuz! Onun yanında geçirdiği sıkıntılı dakikalar ne kadar uzun ve çektiği işkence ne derece büyüktür?

  İnsanların eza duydukları şeylerden, meleklerin de eza duyacağı bir Hadis-i Şerifte ifade edilmektedir. Peygamber (sav) Efendimiz'in bu beyanı karşısında tütün kokusundan meleklerin rahatsız kalacağında kimsenin şüphesi olmamalıdır.

  Bir mesele hakkında helal ve haramlık hükümleri toplanacak olursa, haramlık hükmünden galip olacağına dair kaadie-i külliye dikkate alındığı zaman, sigara içmekle ilgili olan değişik hükümler arasından haramlığı tercih, ihtiyata muvafık bir davranış olur.

  Bu ihtilafların ortaya çıkardığı bir durum vardır: Şüphe... Zira kimi mubah, kimi tenzihen mekruh, kimi de tahrimen mekruh veya haram demektir. Bu çekişmeler karşısında, istemeyerek insanda bir şek ve şüphe doğmaktadır. Hadis-i Şerifte, "Kim şüpheye düşecek olursa harama da düşer" buyurulmuştur. Bunun gibi, haramlıkla mübahlık hükmü bir meselede içtima ederse, haramlık yönü tercih edilmeli ve müteverri alimin sözü öne alınmalıdır.

  Kendisi fakir, nüfusu kesir, yatağı hasır bulunan kimselerin, çocuğu ateşler içinde kıvranırken ona alacağı ilaca para bulamayan, kışın ortasında efradı ailesi soğukta titreşirken, sobada tüttüreceği dumanı ağzındaki sigara ile tüttüren kimsenin irtikap ettiği bu hal haramın katmerlisidir.
Mehmed Emre - www.ihya.org - Çağımız ve Günümüz Meselelerine Fetvalar

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
ebudüccane
Üstad Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 1007



« Yanıtla #2 : 29 Aralık 2010, 15:38:29 »

anladığım bir şey varsa hakında haram hukmu verilen meselede asl olnan fayda ve zarar göre ele alışlardır oysaki biliyoruz şeri hukumlerde ele alışlarda zarar ve fayda kabul edilemez bir durum kimine gore faydalı olan dğiğerine zararlı birine zararlı olan ise diğerine gore yaralı ola gelmektedir.ama şu varki sağlığa zararlı olduğudur .fakat buda değildirki her içen aynı sonuçla karşılaşıyor mezhebi içtihadlara bakmak kalıyo sanırım bu konuda ama şunu unutmamak lazım şeri bi konu hakında fayda ve zarara bakılmaz sanırım
Moderatöre Bildir   Logged

HASRETİM SANA
EY NAZLI YAR
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #3 : 29 Aralık 2010, 17:24:53 »

    Ebudücane kardeşimiz, islamda - şeri bi konu hakında fayda ve zarara bakılmaz sanırım-demişsiniz. İslamda Kuranda ve sünnette olmayan günümüzde ortaya çıkmış  bir takım konular ya icmaya yada kıyasa bakılarak,  açığa çıkartılır ve ona göre fetvalar verilir.
   Sıgara konusunda haram demeyenler veya mubah yada tenzihen mekruh diyenler de bu hususları göz önünde bulundurark fetva vermişlerdir, ancak bu tarzda fetvası olanlar , günümüzün tıp  ilminden ve ne denli zararlı olduğunu tıbben de bilemedikerinden öyle söyledikleri kanatindeyiz.
   Zira bu günün teknolojisi ile sıgaraya yapılan tıbbii ölçümler neticesinde bir çok zararları  olduğu herkesce malümdür. Daha sonraki alimlerde,tıbben birçok zararlarını gördüklerinden haramdır, tahrimen mekruhtur olarak  söylemişlerdir.  İslamda Kuran ve sünnet ile kesin hükme bağlanmış bir hususta elbette hükme  binaen emir ve nehyedilenler yerine getirirlir ve hüküm o hükme istinaden müctehitler fetvalar ortaya çıkartır. Ancak  Kuran da olmayan bir mesele de o hususun fayda yada zararlarına bakılarak ya icma ile yada kıyas yolu ile mesele izhar olur...
   Sigara bir çok arazları ile mensubunu ölüme  götürebilecek kadar sebepler taşır üstünde, kullanıcı bile bile kendini en feci şekilde hastalıklara maruz bırakabilecek ve bu yolla ölüme kadar gidecek yolları kendine kapatmalıdır.. Toplumun ve islamın sağlıklı ve zinde çalışkan  kendini her türlü alışkanlıklardan izale edebilmiş müslümanlara gereksinimi vardır..Selam sıhhat ve dua ile ...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #4 : 29 Aralık 2010, 22:09:23 »

 Sigara ile ilgili olarak eyer yanlış hatırlamıyorsam imam humeyninin bir fetvası vardır. "çok içenler azaltsın,azaltanlar bıraksın,içmeyene haramdır" şeklinde okumuştum sanırım
 sigara içenlerde içmeyenlerde bazı konularda hem fikirdirler
 içenlerde içmeyenlerde sağlığa zararlıdır derler. Peki bu can emanet değil mi emanete ihanet edilmiyor mu?
 oturulan toplumlarda eyer sigara içmeyen biri varsa rahatsız olur gerek kokusundan gerekse dumanından. Bir müslümanı yada toplumu rahatsız etmenin islamda ki hükmü nedir acaba?
 sigaranın maddi külfeti vardır. Belki zengini etkilemez ama fakir için külliyen israftır. İsrafın dinimizde ki yeri nedir?
 Ayrıca sigaradan genel olarak kim kazanıyor. Ülkemizdeki sigara tüketimine baktığımızda fhilip morrisin sigararaları daha fazla rağbet edilmektedir. Bu vatandaş yahudidir. İslam düşmanlığından had  safhada yer alan yahudileri zengin etmek acaba bir müslüanın yapması gereken bir işmidir? Hemde kendi canına zarar vererek...
 İçen arkadaşlar mümkün mertebe azaltmalı ve bırakmalıdır. Müslümandan sigaranın pis kokusu değil miski amber kokuları gelmelidir..
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
ebudüccane
Üstad Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 1007



« Yanıtla #5 : 30 Aralık 2010, 08:54:51 »

ali-imran kardeşim sağlığa faydalıdır demiyom zararı kabul fakat şu vardır bakıznız eyer şeri bi hukum istinbad ederken zarar ve faydayı kulanırsanız akıl buna hukum vermiş oluki oda yanılmaya müsaiddir benım için faydalı ıolan sizin için zararlıdır benim için zararlı olan siz için faydalıdır bu noktda nefis ortaya gırer ve sağlam bi iştihad olmayacaktır.ikincisi siğarayı neye kıyas edceğiz vakaların aynı olması lazımki edelim mesele bi eroyin kokayini işkiye kıyas eder hukum koyarsınız fakart siğara neye kıyas edilecek anlamış deilim.diğer bir husus ise bakınız ölümün tek sebebi vardır oda eceldir diğer şeyler ise ancak şekillerden bir şekildir sebeb dedğimiz şey aynı vakada sonucun tamamen aynı olasıdır
yani siğ*ara herkesi her içeni ilaki hasta eder öldurur diye bir kaide yokur şöle duşünün trafiz kazası ölümün sevbebi dedik örnek olarak ama dikat edinizjki her kaza eden ölmüyor eğer sebeb olsaydı her kaza edenın ölmesi lazım idi siğarada bunun gibidir eşyada asl olan mubahlık kulanılır burda ancak.ancak şu hususda haram olckatır sanırım eğerki doktor iççme içersen hastalık artar kesin ölüme goturur derse haram olur
eğer oyle dersek bakınız ki hayatımızda kulanıpzarar veren bir cok şey var onlarada haram dememiz lazım
uzatım hakınızı helal edin
Moderatöre Bildir   Logged

HASRETİM SANA
EY NAZLI YAR
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #6 : 30 Aralık 2010, 09:32:55 »

bu konu hakkında kesin bir hukum veren yok fakat genelde mekruh oldugu söyleyenler var oldugu gibi haramdır diyenlerde vardır dayanakları ise emanete hıyanet yani hem maddi hemde manevi zararları çok .

 SİGARA HARAM MI MEKRUH MU?
Soru: Sigara hakkında bazı kimseler mubah derken, bazı kimseler ise mekruh demekte ve bu hükmü harama kadar götürmektedir. Doğrusu nedir?

Cevap: Peygamber (sav) Efendimiz'in şereflendirdiği asırda ve müctehidlerin devrinde sigara yoktu. Bu sebeple, sigara içmenin hükmünde farklılıklar göze çarpmaktadır. İslam alimlerinin görüşlerinde ortaya çıkan değişik hükümler, meselenin tetkikinde seçilen nokta-i hareketin birbirinden farklı olmasından ileri gelmektedir.
 
  İlim sahiplerinden bir kısmı, "Eşyada aslolan ibahadır" fıkıh kaidesi ile tütün kullanmakta bir mahzur bulunmadığı görüşünü müdafaa etmiş ve bu istikamette fetva vermişlerdir. Bir kısım din alimleri de bu nebatı, hoşa gitmeyen kokuSu yönünden tetkike koyulmuş, sarmısak, soğan ile tütünün kerih kokuları arasında bir benzeyiş yönü olduğu iddiası ile, onlar hakkında verilmiş bulunan "kerahat-i tenzihiye" hükmünü tütüne de teşmil etmişlerdir.

  Bazı ilim adamları ise bu hususu biraz daha geniş olarak tahlil etmiş, çeşitli zararlara yol açmasını dikkate alarak, tütün içmenin harama yakın mekruh olduğu neticesine varmışlardır.

  Dini meseleleri incelemekte mahareti bulunan ilim erbabı, tütünün insan sağlığında yaptığı tahribatı dikkate alarak, meseleyi üç bu'dLu ve mukayeseli olarak ele almışlar; tütünün insan sağlığındaki menfi tesirine dair tabip raporlarını nazar -ı dikkate alıp haram olduğu neticesine varmışlardır.

  Sigara içmenin haram olduğu fikrinİ müdafaa eden ilim sahipleri, Şehr bin Havşeb'in Ümmü Seleme validemizden naklettiği "Resulullah (sav) müskir ve müftir her şeyi yasakladı" Hadis-i Şerifini, verdikleri hükmün delili olarak göstermişlerdir.

  Hadis-i Şerifin metnindeki "Müftir" kelimesini, İbni Esir, "İçildiği zaman vücuda hararet veren; uzuvlarda kırıklık, güç azalması, göz kapaklarında mahmurluk ve zayıflama meydana getiren şey" diye açıklamaktadır.

  Bilhassa tiryakisi olmayanların üzerinde tütünün tesiri incelendiği zaman, vücutta bir gerginlik, göz kapaklarında ağırlık ve mahmurluk hali, gerilen uzuvlarda bir gevşeme olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

  Şafii mezhebi alimlerinden Kalyubi, bir din alimi olduğu kadar tabip idi. Bahsi geçen muhterem zat, her iki ilimdeki dirayeti ile tütün içmenin haramlılığına hükmetmiş bulunmaktadır.

  Doktorların ifade ve beyanları ile zararları ve insan vücudundaki tahribatı gün ışığına çıkmış bulunan tütünü, birbirine ikram etmenin -zararı daha yaygın bulunduğundan-haram olduğu sarahatle ifade edilmektedir.

  Bu alışkanlığın zararını yakinen anlamış birçok sigara müptelası, tütünü terketmeyi devamlı olarak temenni etmektedirler. Bu hal, onların tütünden gördükleri zararın acı itirafı olmaktadır.

  Son devrin ilim adamlarından Muhammed el-Hamid, "Hiç şüphe yok ki tütün, habis bir şeydir. Onu içmeye devam, eliyle kendini tehlikeye atmaktır. Bu sebeple kendimi onu haram olması hükmüne meyletmiş görüyorum" demiştir.

Bu zat, Muhaddis Şeyh Bedreddin el-Haseni ed-Dimeşki'nin, Şeyh Haşim el-Hatib'in ve Şeyh Ali Dark'ın, halka yapmış oldukları derslerde tütünün haram olduğu fıkrini açıkça ifade ettiklerini eserlerinde nakletmektedir.

  Hiç tereddüt etmeden ifade edebiliriz ki, tütün ne besleyici ne de onarıcı bir vitamini ihtiva etmektedir. Keçi ve benzeri canlıların, çalı yapraklarını tütüne tercih etmeleri, onda besleyici bir değer bulunmadığına işaret edici ve dikkat çekici bir husustur.

  Nikotin, bazı haşeratın itlafında koruyucu ilaç imal etmekte kullanılmakta ise de, ağrıları dindiren, yaraları tedavi eden, tek kelime ile şifa verici bir hassayı içinde bulunduran ilaç imalatında kullanılmamaktadır.

  Sigara, gıda değilse, şifa vermiyorsa ve hiçbir derde deva olamıyorsa ona verilecek para elbette israftır. Peygamber (sav) Efendimiz, boş yere para harcamayı ve malını zarara uğratmayı yasaklamıştır. Karnı doyduktan sonra yemeğe devam etmekte kerahet bulunduğu ve zararlı olacak derecede fazla bir şey yemenin haram olduğu bir gerçektir. Bu hakikat karşısında çocuklarının ekmek parasını sigaraya vermek israf değil ise ya nedir?

  İslam dini, ağız kokularını gidermek için misvak kullanmanın sünnet olduğunu hükme bağlamıştır. Ayrıca, çok olarak sarmısak, soğan ve pırasa yiyenlerin cemaate eza vermemek için, camiye gelmelerine müsaade edilmemektedir. Sarmısak ve soğan kokusuna rahmet okutacak kadar fena bir kokusu bulunan tütünü içmek, misvak sünnetinin teşriindeki hikmete tamamen aykırıdır. Efendimiz (sav)'in ve ashabının yoluna aykırı bulunduğu için bid'attır.

  Sigara müptelası bulunan bir şahıs ile camide aynı safta, yanyana durma bahtsızlığına uğramış bir mü'mine sorunuz! Onun yanında geçirdiği sıkıntılı dakikalar ne kadar uzun ve çektiği işkence ne derece büyüktür?

  İnsanların eza duydukları şeylerden, meleklerin de eza duyacağı bir Hadis-i Şerifte ifade edilmektedir. Peygamber (sav) Efendimiz'in bu beyanı karşısında tütün kokusundan meleklerin rahatsız kalacağında kimsenin şüphesi olmamalıdır.

  Bir mesele hakkında helal ve haramlık hükümleri toplanacak olursa, haramlık hükmünden galip olacağına dair kaadie-i külliye dikkate alındığı zaman, sigara içmekle ilgili olan değişik hükümler arasından haramlığı tercih, ihtiyata muvafık bir davranış olur.

  Bu ihtilafların ortaya çıkardığı bir durum vardır: Şüphe... Zira kimi mubah, kimi tenzihen mekruh, kimi de tahrimen mekruh veya haram demektir. Bu çekişmeler karşısında, istemeyerek insanda bir şek ve şüphe doğmaktadır. Hadis-i Şerifte, "Kim şüpheye düşecek olursa harama da düşer" buyurulmuştur. Bunun gibi, haramlıkla mübahlık hükmü bir meselede içtima ederse, haramlık yönü tercih edilmeli ve müteverri alimin sözü öne alınmalıdır.

  Kendisi fakir, nüfusu kesir, yatağı hasır bulunan kimselerin, çocuğu ateşler içinde kıvranırken ona alacağı ilaca para bulamayan, kışın ortasında efradı ailesi soğukta titreşirken, sobada tüttüreceği dumanı ağzındaki sigara ile tüttüren kimsenin irtikap ettiği bu hal haramın katmerlisidir.
Mehmed Emre - www.ihya.org - Çağımız ve Günümüz Meselelerine Fetvalar




 neye kıyas edeceğinizi sormuşsunuz değerli kardeşim..üste geçen delilleri bir okuyun, gerekirse yeniden yazarız inş...-ölümün tek sebebi vardır oda eceldir -demişsiniz, fakat bu sebep olan unsurlar,  ister zararlı herhangi bir araz olsun, ister kişi olsun, daha dünyada iken o kötülüğün kaldırılması hususunda bir çok deliller vardır, kardeşim,  daha dünyada iken ecele sebebiyet veren bir insan ise onada ceza yollu  bir hüküm uygulanır...bu saydıklarımın açık dedilleri vardır..
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
ebudüccane
Üstad Üye
***
Online Online

Mesaj Sayısı: 1007



« Yanıtla #7 : 31 Aralık 2010, 09:43:21 »

aziz kardeşim bakınız zararı konusunda size katılmammak mümkün değildir.fakat sonkez soluyorumki şeri hükmün istinbadı aaçısından mümkün değildir.sizde biliyorsunuz ki hayatımızda kulanılıp sağlık açsından zararlı olan bir çok şey vardır hayvnaın iç organları kuyrı yağı ki bunlar kulanılır doğu insanı özelikle örneğin bizim burda urfada kebab cok tüketilir ama onun kömürünün kansere yol açtığı araştırmalar sonucunda ortaya cıkmıştır ve buna benzer şeler şimdi şimdi bunlara haram diyemeyiz değilmi?şeri hükmün edileyi şeriye dediğimiz kuran-sunnet-eshabı icmave şeri kyas tan yola cıkarak kıyas yapılabilir katılıyom size ama bu değildirki fayda ve zarara gore hukum vrilir.bu konuda çıkacak sonuç şudur ki:bu meselenin içtğihadi bir mesele olduğudur nasılki her mukalid kendi mezhebinin içtihadına uydugu gibi bu meseledede öyle olcaktır sanırım.ama şunuda unutmayalım ki günümüz meselelerine iştihad edenlerin müştehidin tüm şartlarını taşıması zorunluluüudur yoksa
bazı kendini bilmez alim sanan ahmaklar gibi hayızluı kadına namazda kıldırır faize bir sınır mıktarı koyarak onu Allah'ın kati bir nasla haram kıldığını helel da kılar.buna cok dikat etmek laımdır,
ölümün sebebeine gelince mübarek kardeşim bakınız sebeb-vesile şekil mefhumlarına bakarasak işi kolay anlamış olcazsanırım şimdi sebeb dediğimiz şudur ki bir vaıka hakında kesin değişmeyen sonucu verendir.yani bir olayda hep aynı sonucu vermesi gbiateşin yangına sebeb vermesi gibi bu değişmez asla kibu onun kaderidir ayrıca.bıcakın kesmeye sebeb olması gibi hep aynı sonucu verirler.vb.ama vesileye bakılınca bir vaka hakında kesin olmayan aynı somnucu vermeyen şeydir.şimdi dikatinizi şuna cekerim her kanser olan ölür diye bir kayide koya bilirmiyiz elbette hayır eğer ölümün sebebi kanser dersek her kanser olanın ölmesi gibi birr zorunluluk ortaya çıkar ki bunun vakası mumkun değildir ki kanserden kurtulanda vardır.ikinci olarak tek sebeb yerine bir çok sebeb ortaya çıkıyor kaza,hastalıklar,cinayetler,vb.bunlardan hangisi asıl sebebdir .bunun için bunlar bir vesile yada bir şekildir ölümüğn değişmeyen tek sebebi vardır oda Allah azze ve cellenın eceli tayin etmesidir ecel gelmeden ne olursa olsun ölüm gerçekleşmez mümkünde değildir.
not:bilimsel metot her  zaman kesin değildir yanılmaya müsaitir şeri hukmede delil değildir.hep bilimsel araştırma dediniz ondan soledim
fiemenillah
Moderatöre Bildir   Logged

HASRETİM SANA
EY NAZLI YAR
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #8 : 31 Aralık 2010, 09:59:24 »

 Dücane kardeşim,tüm deliller, mezheplere göre yukarda verilmiştir ister alırsınız ,ister almassınız arazlarına mahkum olursunuz, tercih size ait..

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2261


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #9 : 31 Aralık 2010, 10:04:55 »

 MÜCREHİD VE İCTİHADLAR KONUSUNA -TEVHİD VE AKAİTBÖLÜMNDEN,   MÜCTEHİD VE İCTİHAD MESELESİ SAYFA 2 - KONUSUNA BAKABİLRİSİNİZ..SANIRIM DAHA  FAYDALI OLACAKTIR..

 DİĞER MEZHEBİ KONULAR İÇİNDE -TEFİR BÖLÜMÜNÜN,MEZHEBİ TEFSİR EKOLÜNÜ İNCELEYEBİLRİSİNİZ...

 SELAMETLER DİELRİM...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] 2 3 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: