Selamun Aleyküm
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Sürekli Bağlı Kal:
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Takvim
Giriş Yap
Kayıt
Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
>
>
İslami Hayat Tarzı
(Moderatör:
гüъεyyε
) >
Sihir
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
Gönderen
Konu: Sihir (Okunma Sayısı 177 defa)
hamza01
Üstad Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 1145
TAĞUTU RED AllahA İMAN
Sihir
«
:
24 Ağustos 2011, 17:22:23 »
Küfür işlemeksizin kesinlikle sihirbaz olunmaz.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Fakat insanlara sihri öğreten şeytanlar kafir oldular." (Bakara: 102)
Lanetlenmiş şeytanın, insanlara sihri öğretmek ve uygulatmaktaki amacı, onların Allah-u Teâlâ'ya şirk koşmasını sağlamaktır.
Allah-u Teâlâ Harut ve Marut hakkında şöyle buyuruyor:
"Babil'de Harut ve Marut denilen iki meleğe bir şey indirilmemiştir. Bu ikisi "Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın küfre girme" demedikçe kimseye birşey öğretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah'ın izni olmadıkça kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. Andolsun ki onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi." (Bakara: 102)
Dalalete düşen bir çok kimsenin sihir yapmanın küfür olduğunun farkına varmadan, sihrin sadece haram olduğunu zannederek onu öğrenmeye ve yapmaya çalıştığını görmekteyiz.
Erkeği karısına bağlamaya çalışmak ve kocayla karısını birbirine sevdirmek için öğrenilen ve yapılan büyüler de sihirdir. Şirk ve dalalet teşkil eden bir çok meçhul sözler de sihirden başka bir şey değildir.
Sihirbazın cezası ölümdür. Çünkü sihir, Allah-u Teâlâ'yı inkar ve kişinin kendisini Allah'a benzetmeye çalışmasıdır.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem helak edici yedi günahtan bahsederken, aralarında sihri de zikretmiştir. Onun için kişi sihir yapmaktan sakınmalı, Allah-u Teâlâ'dan korkmalı ve sihirden ötürü dünyasını ve ahiretini mahvetmemelidir.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Sihirbazın cezası kılıçla öldürülmektir." (Tirmizi rivayet etti ve bu hadisin Rasulullah'tan değil de, sahabisi Cünbüp b. Abdullah'tan mevkuf olarak rivayet edildiğini belirtmiştir.)
Becale b. Abede şöyle demiştir:
"Vefatından bir sene önce Hz. Ömer radiyAllahu anh'den bize bir mektup gelmişti. Mektubunda sihirbaz erkek ve kadınların öldürülmesini emrediyordu." (Ahmed)
Ebu Musa el-Eşari'den Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Üç kişi cennete giremez: Ayyaş, akrabalık hakkını gözetmeyen ve sihirbaza inanandır." (Ahmed)
İbn-i Mes'ud radiyAllahu anh'den Rasullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Ruk'a, Temaim ve Tevle şirktir." (Ahmed, Ebu Davut, İbn-i Mace)
Ruk'a: Muska ile veya tılsımlı söz ve şekillerle hastalıkları tedavi etmeye çalışmaktır. Çok kere bu söz ve şekillerin manası anlaşılmaz.
Temaim: Göz değmesinden korunmak amacıyla takılan boncuktur.
Tevle: Karısını kocasına sevdirmek için yapılan bir tür sihirdir.
Şurası inkar edilemez bir gerçektir ki, halkın çoğunluğu tarafından büyük günahlar bilinmemektedir.
Tabii ki cahil halk bilmediği bu büyük günahları farkında olmadan işlemektedir. İşte burada İslam alimlerine çok büyük görevler düşmektedir. Bilhassa İslam dinine daha yeni girmiş, uzun müddet şirk diyarlarında yaşamış ve İslam dili olan arapçayı bilmeyen, bu günahları işleyen cahil halka karşı alimlerin yumuşak davranmaları, onlara bu günahları ve İslamın diğer temel esaslarını uygun bir şekilde öğretmeleri gerekmektedir.
Öncelikle bu kişilere LailaheillAllah Muhammedun Rasulullah Kelime-i Tevhidi, onların anladığı dilde delilleriyle açık olarak anlatılır ve öğrenmeleri sağlanır. Daha sonra o kişiye imanın şartları, kişiyi şirke ve küfre sokan amel ve sözler önem sırasına göre anlatılarak bu kişinin İslamın bu temel esaslarını öğrenmesi sağlanır. Daha sonra şehadetin manası arapça olarak anlayabildiği ve kavrayabildiği kadarıyla öğretilir ve sonunda o şahsa İslamın farzları teker teker öğretilir.
Eğer bu şahsa İslamın bu temel esaslarını, şirki, küfrü, büyük günahları öğretecek hiçbir kimse yoksa o kişi haliyle bilmediğinden ötürü şirke düşebilir, büyük günahları işleyebilir. Belki bunları bilmediğinden dolayı işlediğinden ötürü mazeretli sayılabilir. Çünkü Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
"Rasul göndermekçe hiçbir kavme azab edici değiliz." (İsra: 15)
Tabii ki bu kişinin Allah katında mazeretli olabilmesi; Allah'ın dinini, şirki, küfrü, büyük günahları öğrenme hususunda bütün araştırma imkanlarını kullandığı ve bu bilgileri elde etmek için bütün gayretini sarfettiği halde bu gibi İslami esasları öğrenemediği ve onlara ulaşmadığı anda söz konusu olabilir. Mazeret ancak bu durumda söz konusu olabilir. Zaten bunun aksi düşünülemez.
Tarihi bir gerçektir ki, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e Allah katından herhangi bir haram hükmü geldiğinde bu hüküm Habeşistan'da bulunan sahabelere ancak bir ay sonra ulaşabiliyordu. Bu bir aylık süre zarfında Rasulullah ve Mekke'deki diğer müslümanlarca haram kabul edilerek kaçınılan ve işlenmeyen amel, Habeşistan'daki müslümanlar tarafından bilinmediğinden dolayı belki işlenebiliyordu. Bu haram hükmü kendilerine ulaşmış olmadığından o anda mazeretli olarak kabul ediliyorlardı. Tabi ki bu haram hükmü kendilerine ulaşınca bu noktada kendileri için hiçbir mazeretleri kalmıyordu.
(Allah-u Teâlâ hiç bir kimseye taşıyamacağı yükü yüklemez ve ondan dolayı da kişiyi azaba çekmez. Çünkü Allah herkese taşıyabileceği kadarını yüklemiş ve onları mükellef tutmuştur. Bütün araştırma, inceleme yolları kullandığı ve öğrenmede bütün çabasını sarfettiği halde, şehadeti; dolayısıyla iman ve şirki Allah'ın istediği şekilde öğrenemeyen ve bundan dolayı da şirk bataklığına saplanan kişiler, bu bilgisizliklerinden ötürü Allah katında mazaretli olabilirler. Allah-u Teâlâ'nın bu kişileri şirk işlemiş olmalarına rağmen affetme umudu vardır. Ancak biz müslümanlar olarak her şey hakkında zahire göre hüküm verdiğimizden şirkini gördüğümüz kişi hakkında belki Allah katında o kişi mazeretli olabilir, müşrik ve ameline de şirk dememiz gerekir.
Aynı şekilde, araştırmasına rağmen İslam'da açıklanan büyük günahları bilemeyen ve onlara ulaşamayan kişi dünyada had gerektiren günahları işlediğinde had tatbik edilmez, öğretilir, tekrar yaparsa had tatbik edilir.
Fakat bilemediği ve ona ulaşamadığı için şirki işleyen ve büyük günahları yapan kimsenin Allah katında mazeretli sayılabilmesi için kişinin öncelikle bu konuları araştırması ve bu araştırmasına rağmen bunlara ulaşmamış olması ve bu kişi ancak İslam kaynaklarından uzaktan yakından ilgisi bulunmayan toplumlardan ve bu kaynaklara hiçbir şekliyle ulaşamayacak olan bir yerde olması gerekir. Fakat zamanımızda durum bu şekilde değildir. Zira durum bunun tam aksidir. Çünkü her ne kadar Kur'an ve sünnetle idare edilen, İslam şeriatının uygulandığı bir İslami devlet bulunmasa da bu İslami esaslara ulaşmak, onları kaynağından bulmak, şehadeti, imanı, şirki, büyük günahları öğrenmek her zaman için mümkündür. Fakat bütün bunlara rağmen öğrenmek için çabasını kullandığı halde gene de bu hakikatlere ulaşamıyorsa Allah katında yine mazeretli sayılabilir. Ancak bu kişilere delilleriyle beraber bu hakikatleri; şirki, büyük günahları anlattığımız ve onlara bellettiğimiz halde onlar tekrar eski amellerine dönerlerse bu sefer hem Allah katında ve hem de insanlar katında bu kişi hiçbir şekliyle mazeretli bir kişi olarak kabul edilmeyecektir.
Fakat şurası unutulmamalıdır ki kişi her ne kadar araştırırsa araştırsın hakikati bulamayıp şirk koşuyorsa zahire göre hüküm verdiğimizden dolayı bu kişiyi zahirde gördüğümüz amellerine göre değerlendirir ve ona müşrik deriz. Cennetlik veya cehennemlik olduğu hususunu ise Allah'a havele ederiz.)
Moderatöre Bildir
Logged
YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
hamza01
Üstad Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 1145
TAĞUTU RED AllahA İMAN
Ynt: Sihir
«
Yanıtla #1 :
28 Ağustos 2011, 14:40:10 »
İslamda sihir ve sihir yapanın hükmü nedir.
Cevap: İslam'a göre sihir vardır. Fakat yasaklanmıştır.
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim bir falcıya başvurur da ondan bir şey öğrenmek ister ve onun söylediklerine inanırsa kırk gün namazı kabul olmaz"
(Müslim, Ahmed) (Hadise göre falcıya soru sormak haramdır. Çünkü hadiste böyle yapan kimseye ceza bildirilmiştir.)
Sihirbazın hükmü konusunda alimler ihtilal etmişlerdir.
Cumhura göre sihirbaz kafirdir. Delilleri ise Bakara 102 ayetidir.
Bazı alimlere göre; sihirbaz eğer şeytanlardan yardım alarak sihir yaparsa bu küfürdür. Çünkü böyle yapması onun ibadetle şeytanlara yaklaştığını gösterir.
Şayet böyle yapmayıp sadece ilaçlar kullanarak sihir yaparsa büyük günah işlemiştir.
İbn Hubeyra "El-İşraf ala Mezahibi'l-Eşraf" kitabında söyle diyor:
"Sihirbaz herhangi bir sihir yaptığı için öldürülür mü yoksa öldürülmez mi ?
İmam Malik ve Ahmed b. Hanbel'e göre yaptığı herhangi bir sihir sebebiyle öldürülür.
İmam Şafii'ye göre yaptığı herhangi bir sihir sebebiyle öldürülmez.
İmam Ebu Hanife'ye göre bir seferlik sihir yaparsa öldürülmez fakat bir şahıs için birkaç sefer sihir yaparsa öldürülür.
Fakat sihirbaz, sihri ile bir insanı öldürmüşse İmam Malik, Ahmed b. Hanbel ve Ebu Hanife'ye göre hadden öldürülür. İmam Şafii'ye göre kısas olarak öldürülür."
*****************************************************************************
Sihir, bir takım azimetlerin ve duaların okunması ile yapılır. Sihir, beden ve kalp üzerinde etki ederek insanı hasta eder, öldürür, karıkocayı birbirinden ayırır.
1 Ebu Hanife dışındaki üç mezhep imamına göre sihir gerçektir.
Ebu Hanife'ye göre; sihrin gerçeği olmadığı gibi vücut üzerinde tesiri de yoktur.
Şafii alimlerinden Ebu Cafer Istırabazi de bu görüştedir.
Sihri öğrenmek icma (görüş birliği) ile haramdır.
2 Sihri öğrenip öğretmenin hükmünde ihtilaf edilmiştir:
Ebu Hanife, Malik ve Ahmed b. Hanbel'e göre; sihri öğrenip başkasına öğreten kafir olur.
Hanefi alimlerinden bazıları, sihri, onun zararlarından kurtulmak ve korunmak için öğrenmekle kafir olunmayacağını söylemişlerdir. Fakat sihrin caiz olduğuna veya faydası olduğuna inanarak öğrenirse kafir olur.
Sihri öğrenen şeytanlar, büyücünün dilediği her şeyi yaparsa diye inanırsa kafir olur.
Şafii şöyle diyor:
"Sihri öğrenene, bize sihrini tarif et deriz. Tarifinde, küfrü mucib bir şey anlatırsa, mesela Babil halkının, yedi yıldıza yaklaşma ve onlar, kendilerinden isteneni yaparlar gibi sözler söylerse kafir olur. Küfrü gerektirmeyen bir şeyler anlatırsa, kafir olmaz. Ancak sihrin mubah olduğuna inanırsa, kafir olur."
3 Sihir yapan kimse sadece sihri öğrenmek ve yapmakla öldürülür.
Malik ve Ahmed b. Hanbel'e göre; sadece bunu yapmakla öldürülür.
Şayet yaptığı sihirle birisini öldürürse, Ebu Hanife dışındaki imamlarca bu kimse öldürülür.
Ebu Hanife'ye göre; sihir yoluyla öldürme tekrârlanmadıkça öldürülmez.
Ebu Hanife'den bir başka rivayete göre; sihri ile bir kimseyi öldürdüğünü kendisi söylemedikçe öldürülmez.
4 Sihir yapana ölüm cezası verilirse bu ceza kısas olarak mı, had cezası olarak mı verilir?
Ebu Hanife, Malik ve Ahmed b. Hanbel'e göre; had cezası verilir, Şafii'ye göre ise; kısas olarak öldürülür.
5 Sihir yapan kimsenin (bundan dolayı yaptığı) tevbesi kabul edilir mi?
Ebu Hanife'den meşhur rivayet ve Malik'e göre; bu kimsenin tevbesi kabul edilip dikkate alınmaz. Bilakis zındık bir kimse gibi öldürülür.
Şafii'ye göre; tevbesi kabul edilir.
Ahmed b. Hanbel'den her iki mezhep gibi iki rivayet vardır.
6 Kitap ehlinden (hıristiyan veya yahudi olan) sihir yapan kişi hakkında ihtilaf edilmiştir:
Malik, Şafii ve Ahmed b. Hanbel'e göre; bu kimse öldürülmez.
Ebu Hanife'ye göre; sihir yapan Müslüman öldürüldüğü gibi ehli kitaptan sihir yapan da öldürülür.
7 Sihir yapan Müslüman bir kadın ise, hükmü Müslüman erkek gibi midir?
Malik, Şafii ve Ahmed b. Hanbel'e göre; evet.
Ebu Hanife'ye göre; sihiri yapan kadın hapsedilir, öldürülmez.
8 İmam'ul-Harameyn şöyle diyor:
"Keramet nasıl günahkâr insan tarafından meydana getirilemezse, sihir de günahkar kimseden başkasından meydana gelmez. Bu, ümmetin icma-ı (görüş birliği)'nden istifade edilmiş bir hükümdür."
Malik diyor ki:
"Sihir zındıklıktır. Bir kimse: Ben iyi sihir yaparım dese öldürülür, tevbesi kabul edilmez."
9 Nevevi "Ravza" isimli eserinde şöyle diyor:
"Gelecekten haber verdiğini iddia eden kahine gitmek, kahinlik ve yıldıza bakmayı, remil atmayı, arpa (yoluyla sihir kabilinden bir şey yapma)'yı ve göz bağcılığını yapmak ve öğrenmek, kafi olarak haramdır."
Hanbeli alimlerinden İbn-i Kudame "Kafi" isimli eserinde şöyle diyor:
"Cinleri gördüğünü ve gelecekten haber verdiğini iddia eden kimse hakkında Ahmed b. Hanbel'den nakledildiğine göre, bu kimseler öldürülür veya ölünceye kadar hapsedilir. Fakat sar'a nöbeti tutan kimseye dualar okuyup cinleri topladığını ve cinlerin kendisine itaat ettiklerini söyleyen kimseyi, mezhebimizin alimleri sihir yapanlar arasında saymışlardır. Ahmed b. Hanbel'den bir rivayete göre, o, bu kimse hakkında bir şey söylememiştir."
Said b. Müseyyib'den:
"Hasta olan hanımını tedavi edecek (tedavi işini cin vesaire yoluyla yapacak) birisini bulan kimse hakkında ne dersin?" diye sorulduğunda şöyle dedi:
"Hz. Allah, ancak zararlı şeyleri yapmaktan yasaklamıştır. Fayda getiren şeye yasak koymamıştır. Müslüman kardeşine yararlı olmaya gücün yetiyorsa bunu yap, demiştir."
Said b. Müseyyib'in bu sözü gösteriyor ki; buna benzer şeyleri yapan kafir sayılmaz ve öldürülmez.
Moderatöre Bildir
Logged
YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa:
[
1
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
-----------------------------
=> Yönetici Duyuruları
=> Üye Haber ve Duyuruları
===> Yurttan haberler
===> Dünyadan Haberler
===> Düğün-Konferans-Konser-Miting...
===> Filistin Özel
===> Haber Yorum ve Analizler
-----------------------------
-----------------------------
=> Kur'an-ı Kerim Genel
===> Tefsir Dersleri
===> Tecvid dersleri
=> Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları
-----------------------------
-----------------------------
=> Hz.Muhammed (S.a.v)
===> Peygamber Efendimizin Hayatı
===> Hadis-i Şerifler
===> Ehl-i Beyt
=> Peygamberlerin Hayatı
=> Sahabeler'in Hayatından Tablolar
=> İslam Alimleri ve öncüleri
===> Şehidlerimiz
-----------------------------
-----------------------------
=> Tevhid Ve Akaid
=> Risale-i Nur'dan Damlalar
=> Dua penceresi
=> Tassavvuf
===> Marifetullah
===> Esmâ-ül-Hüsnâ
=> Fıkıh Köşesi
=> İslami Hayat Tarzı
===> İslamda Kadın ve Tesettür
===> İslam'da Aile Hayatı
===> Mümin'in Miracı: Namaz
===> Kuran-ı kerimde mümin
-----------------------------
-----------------------------
=> Özel Gün ve Geceler
=> Ramazan-ı Şerif
-----------------------------
-----------------------------
=> Kendi kalemizinden yazılarınız
===> vuslat can
===> Kuranehli
===> Bişnev
===> ÂmâK-ı HâYâL
=> Düşünce yazıları/Makaleler
===> röportajlar
=> Öykü - Hikaye ve Kıssalar
===> Roman Kuşağı
=> Şiir Pınarı
=> Güzel ve ibretli Sözler
=> Kişisel Gelişim
===> Genel Kültür
=> Serbest Bölüm
===> Anketler
=> Tarihten Notlar
=> Kitap-kaset ve Dergi
-----------------------------
-----------------------------
=> Kelime ve Kavramlar
=> Arabic/Arapça
===> Maksud Dersleri
===> Izzi Dersleri
===> Bina Dersleri
===> Emsile Dersleri
=> Kurdi / Kürtçe
===> Zazaki (Zazaca)
=====> Zazaca Dersler
=====> Zazaca Şiirler / Zazaca Marşlar
=====> Zazaki/Zazaca
===> fêrgeha kurdî ( Kürtçe Dersler )
===> Helbest u Marşên Kurdî
=> English/İngilizce
===> Genel ingilizce
===> ingilizce Tensler (zamanlar)
===> Dini Yazılar
===> Eğitici Videolar
-----------------------------
-----------------------------
=> Sohbetler/Seslendirme
=> Ezgi ve ilahiler
===> Farsça Eserler
===> Türkçe Eserler
===> Kürtçe Eserler
===> Arapça Eserler
===> Diğer Diller
===> istek parçaları
=> sesli Şiir&Fon Müzikler
=> Film ve Belgeseller
===> Flim - Tiyatro - Etkinlik Görüntüleri
===> Belgeseller
===> ilginç Videolar
=> Resimler ve flashlar
===> karikatür/komik resimler
-----------------------------
-----------------------------
=> ARAÇLAR
===> Güvenlik-İnternet
===> Eğitim-Okul
===> Ses / Resim / Video
===> Ekran-Masaüstü
===> İslami Programlar
===> Pc Soru/Cevap ve Faydalı Bilgiler
=> Bilim Ve Teknoloji
-----------------------------
-----------------------------
=> Tıp/ Sağlık/Şifa
===> Çocuk Sağlığı
===> Acil Durum İlk Yardım Bilgisi
=> Yemek Tarifleri
-----------------------------
-----------------------------
=> Çocuk Eğitimi
===> Çocuk Hikayeleri
===> Çocuk Dersleri
===> Çocuk için Oyun ve Resimler
===> Çocuk İlahileri
===> çocuk Video ve Klipleri
=> Mizah
===> fıkralar
-----------------------------
-----------------------------
=> Tavsiye Siteler
=> İstek, Öneri ve Şikayetleriniz
=> Vuslat Sevdalılar (tanişma)
Yükleniyor...