0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Şuunât-ı İlahiye ne demektir?  (Okunma Sayısı 180 defa)
siyahsancaklı
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 26


^^HİZBULLAHİ MEKTEPTE İLİMLE CİHADDAYIM^^


« : 08 Ağustos 2008, 14:14:37 »

Şuunât, şe’nin çoğuludur. Şe’n için ‘hal, kabiliyet, istidat’ gibi mânâlar veriliyorsa da bunları ilâhî hakikatlere aynen uygulamak, insanı yanlış düşüncelere ve bâtıl hayallere götürebilir.

Nur Külliyatında, şuunât konusunda iki önemli açıklama görüyoruz.

Birisi: Hâlıkiyet, hâkimiyet, mâlikiyet... için şuunât denilmiştir. Yani, Allah, hâlıkiyet, mâlikiyet, rububiyet, rahîmiyet, rahmâniyet sahibi bir zâttır. Bütün bunlar Allah’ın şuunâtındandır.

Hâlıkiyeti misal alarak şöyle söyleyebiliriz:

Halk (yaratmak) bir fiildir. Hâlık (yaratıcı) isimdir. Hâlıkiyet (yaratıcılık) ise şe’ndir.
“Allah vardı ve hiçbir şey yoktu,” kudsî hadisini düşünelim. Henüz hiçbir mahluk yokken, yine Allah’ın Hâlıkiyeti, yani yaratıcılık vasfı var idi. Ama Hâlık ismi, ancak mahlukatın yaratılmasıyla tecelli etmiş oldu.

Kâinat yaratılmadan da Allah bütün esmâya sahipti. Yani Rezzâk’tı, Muhyî idi, Mümît idi. Ama bu isimlerini kâinatı yaratmakla tecelli ettirdi.

Meselâ, Rezzak ismini düşünelim: Cenâb-ı Hak, daha sonra yaratacağı hayvanlara rızık olmak üzere bitkileri yarattı, sonra bu rızka muhtaç mahlukları yarattı ve bu ikincilerin, birincilerle beslenmelerinde Rezzak ismi tecelli etmiş oldu. Sadece bitkileri yaratsaydı da hayvanları yaratmasaydı, o ilk yaratılanlara rızık denilmezdi. Onlarda Hâlık, Mâlik, Musavvir gibi isimler yine tecelli ederdi ama Rezzak ismi tecelli etmezdi. Nitekim dünyamız böyle bir devir yaşadı. Bitkiler yeryüzünü kaplamıştı ama ortada bunları yiyecek hayvanlar yoktu. İşte o devirdeki bitkiler rızık değildiler, sadece ilâhî birer eserdiler.

Nur Risalelerinde, şuunâtla ilgili diğer önemli bilgi, ‘lezzet-i mukaddese, sürur-u münezzeh’ gibi ifadelerle dikkatimize sunulur. Bu ince ve derin hakikatleri, insan aklına bir derece yaklaştırmak için de bir misal verilir: Bir sultanın bütün muhtaç ve fakir raiyetini bir gemiye bindirdiği ve onları o gemide seyahat ettirerek her türlü ihtiyaçlarını gördüğü, yedirdiği, içirdiği anlatılır. Ve o sultanın, o muhtaç raiyetinin sevinmelerinden de bir haz duyduğu ifade edilir. Ve Allah’ın bütün canlıları bu dünya gemisinde yedirip içirmekten ve her türlü ihtiyaçlarını görmekten kendine has ve mahlukatın her türlü lezzet telakkilerinden münezzeh bir ‘lezzet-i mukaddesesi’ olduğu nazara verilir. İşte bu lezzet-i mukaddese ilâhî şuunâttandır.

“Allah muhsinleri sever.” (Bakara sûresi, 195)

“Allah kâfirleri sevmez.” (Âli İmran sûresi, 32)

“Allah zalimleri sevmez.” (Âli İmran sûresi, 57)

gibi âyet-i kerîmeler de bize bu ilâhî şuunâtı ders verirler.
Moderatöre Bildir   Logged

ünlem!!AşIğIm  isLaMa
             
BeN
    
ŞeHaDeTe!!!
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Lebeyk Ya Hüseyn ne demektir (buyrun izleyin) Film ve Belgeseller vuslat 1 329 Son Mesaj 13 Ocak 2008, 23:15:52
Gönderen: intifada
Zât-ı İlahiye (Allah'ın Zâtı) Esmâ-ül-Hüsnâ têkoşîn 1 329 Son Mesaj 07 Nisan 2010, 09:06:57
Gönderen: гüъεyyε
Şuunât-ı İlahiye Esmâ-ül-Hüsnâ têkoşîn 0 173 Son Mesaj 07 Nisan 2010, 11:02:16
Gönderen: têkoşîn
Sıfat-ı İlâhiye Esmâ-ül-Hüsnâ têkoşîn 1 371 Son Mesaj 06 Mayıs 2010, 18:51:47
Gönderen: cürmümile
Müslümânlık, iyi ahlâk demektir | İslami Hayat Tarzı MERXAS 3 251 Son Mesaj 26 Mayıs 2010, 14:35:12
Gönderen: Le_Nasbirenne
Tefrit ve ifrat ne demektir? Kelime ve Kavramlar vuslat 0 617 Son Mesaj 30 Ağustos 2010, 15:27:56
Gönderen: vuslat
Sabr ne demektir ? Serbest Bölüm Sehidan 0 13 Son Mesaj 15 Mayıs 2012, 17:34:59
Gönderen: Sehidan