suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
30 Temmuz 2010, 13:11:43 *
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Talibanı güldüren toplantı  (Okunma Sayısı 173 defa)
onuri
Yeni Üye
*

Puan: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« : 01 Şubat 2010, 17:37:38 »

 Taliban'ı güldüren toplantı

--------------------------------------------------------------------------------

Taliban'ı güldüren toplantı
 







Londra’daki Afganistan Konferansı’nda 70 ülke Taliban direnişçilerinin topluma kazandırılması ve Afgan siyasi sistemine entegre edilmesi sürecini hızlandırmak için toplandı.
Konferansta konuşulan üç ayaklı plana göre, Taliban üyelerini kazanmak için yaklaşık 500 milyon dolarlık yardımfonu toplanacak. Silahlarını bırakan Taliban üyeleri affedilecek ev ve tarla verilecek, eğitim imkânı sağlanarak topluma kazandırılmaları sağlanacak. Yaklaşık 25 bin Taliban direnişçisinin en azından yarısının topluma kazandırılması hedefleniyor. Pakistan’daki Taliban liderlerinin de “entegrasyon süreci” için ikna edilmesi planlanıyor.
Planda, Taliban liderlerine siyasi bir rol verilmesi de öngörülüyor. Üçüncü adımolarak da Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, Afganistan’daki farklı grupların liderlerini bir araya getiren geleneksel milli meclisi
“Loya Jirga”nın barış için toplanması çağrısı yapacak.
TERÖRİST DENMEYECEK
Taliban’ın BM terör örgütü listesinden de çıkarılması gündemde. Konferansta Türkiye, Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanları arasında dört görüşme yapıldı. Bakan Ahmet Davutoğlu, “Her desteğe hazırız’’ dedi.
Taliban ise “Nafile çabalar ve Propaganda” diyerek konferansı eleştirdi.

SUTUNHABER
Moderatöre Bildir   Logged
Serhat
Yeni Üye
*

Puan: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #1 : 01 Şubat 2010, 22:30:53 »

Ahmak  avrupa gerçekten komik çalışmalar içerisindesiniz 
Moderatöre Bildir   Logged
onuri
Yeni Üye
*

Puan: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #2 : 22 Şubat 2010, 23:43:07 »

sağol kardeş

basit  dediğimiz  oy vermekle nasıl müslümanlara karşı  savaştığımızı,

 kafir  haclılarla birlik  olduğumuzu anlayalım.


tağutu  reddederek  müslümanlarla  birlik  olalım.
hak   birdir  batılda birdir.


haktan olmak istiyorsak  oy  vermeyelim düzen yıkılsın.yalan seçim  üzerine kurulu sistem   seçim yapamayınca inşallah yıkılacaktır.oy  vermeyerek  Allah  c.c ye  ortak  şirk  koşmamış  oluruz.


Allah c.c yar  ve yardımcımız  olsun.


Moderatöre Bildir   Logged
Serhat
Yeni Üye
*

Puan: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #3 : 25 Şubat 2010, 15:52:58 »

Allahumme amin .. 
Alhamdülillah hiç oy kullanmadım hiç kullanmıyacamda ta kii ; kanun insanların kanunundan çıkıp Allah'ın kanunu oluncaya kadar 
Allah'u Akbar
Moderatöre Bildir   Logged
hamza01
Usta Üye
***

Puan: 35
Online Online

Mesaj Sayısı: 808


tağutu red ALLAHA iman....


« Yanıtla #4 : 25 Şubat 2010, 16:35:50 »

islam ve demokratik sistemler
************************
Allah ve İslam’a düşman olan Amerike ve Avrupa devletleri; Arap ülkelerinde ve bir zamanlar İslam diyarı olan diğer ülkelerde İslam’ın tekrar hakim olmaması için uydurdukları dikta, krallık ve baskı rejimlerinin faydasız ve halkı patlama noktasına getiren rejimler olduğunu görmeleri sonucunda bu rejimlerden daha yumuşak olan ve demokratik sistem denilen bir rejim ortaya çıkarttılar.
 
 
Bu sistemin özü şudur:

Halk değişik görüşlere ve partilere mensup temsilcilerden dilediğini serbestçe seçer ve bu seçilen temsilcilere milletvekili denir.

Bu milletvekilleri bir mecliste toplanır ve o mecliste hangi parti yeteri kadar fazlalıkta milletvekili çıkartmışsa o parti devleti idare eder.

Diğer partilere mensup milletvekilleri ise hükümetin muhalefet gurubunu oluşturur.

Bu ülkede bütün kanunlar bu meclis tarafından çıkarılır. İnsanlarla ilgili bir kanun çıkarılmak istendiğinde, kanunun çıkmasını isteyen milletvekillerinin sayısı, belirlenmiş olan bir oranı aşarsa artık o hüküm kanunlaşır.

Bundan sonra gerek milletvekilleri gerekse halk, kabul etse de, etmese de, istese de, istemese de bu kanuna uymak zorundadırlar.

Bu mecliste bir kanun çıkartılırken o kanunun İslam’a uygun olup olmadığına değil, halkın seçmiş olduğu kimselerin belli bir oy oranıyla o kanunu kabul edip etmemesine bakılır.

Şayet bir kanuna milletvekilleri gerekli çoğunlukta evet derlerse, o kanun İslam’a zıtta olsa fark etmez, kanunlaşır ve uygulamaya konur.

Demokrasi sistemi, İslam dışındaki diğer mevcut sistemlere nazaran fertlere daha fazla hürriyet ve görüş özgürlüğü verdiği için insanların çoğu bu sistemi, İslam’a uygun olup olmamasına bakmaksızın, kabul edip benimsediler ve bu sistemin çok güzel bir sistem olduğu kanaatine vardılar.

Diğer dikta rejimleri altında yaşayan halklar da bu sisteme geçmeyi arzuladılar. Hatta demokrasinin ne demek olduğunu bilmeyen bazı İslamcı yazarlar:

"Demokrasi, İslamdandır" demeye başlamışlarıdır.

Bu sözleri onların batıya karşı duydukları iç yenilgi ve aşağılık duygusunun / kompleksinin bir etkisidir.
 
 
Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem zamanında, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e daha henüz risalet gelmeden önce Mekke’deki Kureyş kabilesinde de günümüzdeki demokratik meclislere benzer bir sistem hakimdi.

Mekke’de Dar-un Nedve denilen günümüzdeki demokratik sistemlere benzeyen bir meclis vardı. Mekke devletini ilgilendiren bütün kararlar bu mecliste alınırdı. Kabile fertlerini temsil eden kabile reisleri bu mecliste toplanır ve meseleler hakkında her kabile reisi kendi görüşünü özgürce belirtirdi.

Sonuçta çoğunlukla kabul edilen görüş kanunlaşır ve kabul etseler de etmeseler de bu kanun bütün kabilelere uygulanır ve herkes bu kanuna itaat etmek zorunda kalırdı.

Bu meclisin işleyişini; Kureyşliler, Rasûlullah’ı öldürmek için burada karar almak için toplandıklarında yaptıkları konuşmalarda ve tekliflerde açık olarak görüyoruz.

Kureyş’in değişik kabilelerine mensup kabile reislerinin her biri değişik görüşler ileri sürdüler. Sonunda Ebu Cehil’in görüşü uygun görülüp oy birliği ile kabul edildi ve bu uygulamaya kondu. Günümüzdeki demokratik meclislerdeki işleyiş te bundan daha farklı değildir.
 
 
Bu açıklamalardan sonra şimdi demokratik sistemle İslam sistemi arasında bir uygunluk veya uzlaşma olup olamayacağı konusunu inceleyelim.

Acaba İslam sistemi bu sistemi kabul eder mi?

İslam böyle bir sisteme izin verir mi?

Bu sistemi kabul edenlerin İslam’a göre hükümleri nedir?

İslam sisteminde hakimiyet; kanun koyma yetkisi yalnız ve yalnız tek bir merciye aittir. O merci ise Allah’tır. Bu tartışmasız bir gerçektir. İslam devletinde haramlar (yasaklar) ve helaller (serbestler), Rasûlullah’a Allah katından gelen Kur’an ve sünnete göre belirlenir.

Allah’ın haram kıldığı bir şeyi bütün insanlar helal (serbest) kabul etse bile Müslümanlara düşen Allah’ın hükmünü kabul etmek, bunun dışındakileri ise reddetmektir. Çünkü Müslüman bilir ki; bu mesele ibadet meselesidir ve kişi kimin hükmünü kabul edip itaat ederse ona ibadet etmiş olur.

Müslüman, ancak her türlü meselde yalnız Allah’ın hükümlerini kabul edip itaat ettiğinde yalnız Allah’a ibadet etmiş olacağını bilir. Allah bu konuda kendisine hiçbir ortak kabul etmez.

Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir.O, kendisinden başkasına değil yalnız ona ibadet edilmesini emretti." (Yusuf: 40)

"Allah hüküm vermede kendisine ortak kabul etmez." (Kehf: 26)

İslam devletinde, Kur’an ve sünnette haram olduğuna dair hakkında bir delil bulunmayan meselelerde, yine Kur’an ve sünnete ters düşmemek şartıyla günlük hayatı düzenlemek için bazı kanunlar çıkartılabilir ve bunda hiçbir mahzur yoktur. İslam dini buna izin vermektedir. Örneğin; trafik, imar v.b gibi konularda çıkartılan kanunlar gibi...

İslam sistemini bu şekilde açıkladıktan sonra en basit akıl sahipleri bile hakimiyet ve hüküm verme yetkisini yalnız Allah’a veren İslam sistemi ile bunları kayıtsız şartsız millete veren demokratik sistem arasında temelde bir zıtlık var olduğunu kavrayabilir.
 
 
Demokratik sistemde hükmüne itaat edilmek suretiyle ibadet edilen ilahlar, insanlardır. Çünkü bu sistemde hüküm koyma yetkisi insanların elindedir.

İslam sisteminde yalnızca Allah’ın hüküm ve kanunlarına itaat edildiği için, kullara değil yalnızca Allah’a ibadet edilir.

Demokratik sistem Müslümanlar için İslam’ı hakim kılma yolunda çalışırken diğer diktatörlük ve baskı rejimlerinden daha fazla özgürlük verebilir. Fakat verilen bu özgürlükler bizim bu sistemin bir parçası olmamızı meşru kılmaz.

Daha önce de anlattığımız gibi bu sistemin bir parçası olmak; İslam’ın temel şartlarından olan hakimiyetin Allah’a ait olması ilsine zıt olduğu için İslam akidesine temelden zıttır.
Moderatöre Bildir   Logged
hamza01
Usta Üye
***

Puan: 35
Online Online

Mesaj Sayısı: 808


tağutu red ALLAHA iman....


« Yanıtla #5 : 25 Şubat 2010, 16:37:55 »

Şu halde Allah’ın dinini hakim kılmada takip edilmesi gereken tek metod Allah rasullerinin ve son rasul Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in takip ettikleri metottur.

Bunun dışındaki metotlarla İslam’ı hakim kılmaya çalışmak kişileri sapıklık, dalalet, başarısızlık ve zaman kaybına sürükler.

Ve ancak bir takım kimselerin şahsi menfaat elde edecekleri hedeflerine ulaştırır.

Rabbani hedefe ise asla...   
Moderatöre Bildir   Logged
Kıyam
"iktidar;her yerdedir, DİRENİŞ'te...!
Konu Moderatörü
**

Puan: 118
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 543



« Yanıtla #6 : 28 Mart 2010, 13:31:04 »

Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 65-66)

Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu