0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Tevbe Etmek  (Okunma Sayısı 142 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 08 Ekim 2009, 08:34:36 »

Tevbe etmek, işlenen hata ve günahlardan dönüş yapıp Allah Teala'dan özür ve af dilemektir. Vakit geçmeksizin tevbe etmek, hata ve günah işlemiş herkese vaciptir.

Kur’an-ı Kerim’de tevbe emredilerek şöyle buyurulmuştur:

1-“Ey müminler, hepiniz Allah’a tevbe ediniz. Umulur ki, bunu yaparsanız, iflah olursunuz.” (Nur,31)
2-“Ey iman edenler, Allah’a samimi bir şekilde tevbe ediniz. Bunu yaparsanız, umulur ki, Rabbiniz günahlarınızı affeder ve sizi altından ırmaklar akan cennetlee yerleştirir.” (Tahrim,8)
3-“Allah, kullarının tevbesini kabul eden, günahları bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir. O, iman edip salih amel işleyenlerin tevbesini kabul eder ve onlara hakettiklerinden daha fazla sevap verir. Kafirler için ise şiddetli bir azap vardır. (Şura,25-26)

Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur:

1-“Ey insanlar! Allah’a tevbe ediniz. Ben de, bazen zihnimde dalgınlık oluşunca, bundan dolayı yüz kere tevbe ve istiğfar ederim.”
2-“Günahından (şartlarına uygun olarak) tevbe eden bir kimse, günah işlememiş gibi olur” (İbnu Maceh)
3-“Bir kötülükten sonra bir iyilik yetiştir ki, onu silip yok etsin.” Bu hadise göre, tevbenin bir şartı da, tevbe ederken bir ibadet veya her hangi bir iyilik yapmaktır.

Günah işleyen kimse, Allah Teala’ya dönüp tevbe etmedikçe fasık sayılır. Fasık; hidayetten sapmış, Kur’an yolundan çıkmış kimse demektir. Fasık da 2 kısımdır:

Birincisi kafir olandır. Kafir, iman yolundan çıkmış kimsedir. Bu kimsenin tevbesi kelime-i şehadet getirip iman etmesidir.

İkincisi günah işleyen mümindir. Bu mümin de Allah Teala’nın emirlerine uymaktan dışarı çıkmıştır. Bunun tevbesi de, itaat yoluna dönmektir. Kafir olan fasık iman etmeden ölürse, ebediyyen cehennemde kalır. Mümin olan fasık ise, tevbe etmezse ya iman dairesinden de çıkıp bütünüyle kafirleşir. Ya da, imanını muhafaza eder ve işlemiş olduğu günah kadar ceza çeker. Ancak Allah Teala isterse, bu kimsenin cezasını affedebilir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“Allah küfrü affetmez, fakat bunun dışında kalan günahları dilediği kimseler için affeder.” (Nisa,116) Bu durum, müninler için bir ümittir. Ancak, Allah Teala’nın dilemesi durumunda affedilmeyi beklemek yerine, bunu garantileyen tevbe ve istiğfar yolunu seçmek daha akıllı bir tercihtir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

“Allah, iman edip tevbe eden ve salih amel işleyen kimselerin kötülüklerini iyiliklere (günahlarını sevaplara) çevirir.” (Furkan,70) Bu ayetin manası şudur: Allah Teala, tevbe edenlerin kalplerindeki küfür ve şirki kaldırıp, yerine iman ve tevhidi yerleştirir, onlardaki günah işleme arzusunu yok edip yerine ibadet ve itaat etme arzusunu koyar.
Nakledildiğine göre, genç bir adam, gömleğinin altına içki şişesini yerleştirmiş gidiyordu. Zaptiyeler, onu durdurup gömleğinin altındaki şeyin ne olduğunu sordular. Genç adam, içki şişesiyle yakalanmayı iman izzetine yakıştrmadığı için ciddi bir pişmanlıkla Allah Teala’ya dönüp yalvardı ve şöyle dedi:

“Allah’ım! Beni bunlara mahcup etme; bir daha içki içmeyeceğime söz veriyorum.” Allah teala, genç adamı bu sözünde samimi buldu ve adamın sakladığı içkiyi sirkeye çevirdi. Böylece, yukarıdaki ayette va’dettiği gibi, tevbe eden bir kulunun içki günahını sirke taatine çevirmiş oldu.

Her hangi bir günah işlemiş kimse iin yakışan haller şunlardır:

1-O günahı kendisine işleten sebeplerden uzaklaşmak,
2-Hüzün ve pişmanlık duymaya çalışmak,
3-Allah Teala’nın kendisini gözetlediğini kuvvetli bir şekilde hissetmek,
4-İyi kimselerle tanışmak ve onlardan kendisine tabii bir koruma oluşturmak,
5-Dünya ve ahirete yaklaşımını düzeltmek, dünyadan az bir şeyle yetinmek, ahiretten çok şeye talip olmak,
6-Nefsini boş bırakmayıp onu ilim, ibadet ve hayır işleriyle meşgul etmek.

Günahtan tevbe ettikten sonra kişide bu hallerin oluşması, tevbesinin kabul edildiğinin de işaretidir.

Şiir

Ey Arş’ın sahibine karşı günah işleyen kişi!
Günah işleyenlerin, bilir misin, nedir cezası?
Yüz üstü sürülüp atıldıkları Sakar ateşi?
Cehennemin öfkesi ve alevlerin korkutan sesi
Dayanırsan azaplara, sürdür yaptığın işi
Değilse, sarsın nefsinin belini tevbe kayışı

Rehin ettin ruhunu sen işlediğin günahlarla
Kurtarmaya çalış rehineyi tevbe ve ahlarla

Süfyan es-Sevri şunu anlatmıştır:

“Ben Kabe’yi tavaf ederken, önümdeki genç bir adam dikkatimi çekti. Çünkü kendisi zikir olarak sadece salavat okuyordu. Ben kendisine:

“-Bu yerde zikri çeşitlendirmek sünnettir. Onun için, salavat yanında tesbih, tehlil, tahmid ve tekbir de oku.” dedim. Genç adam:

“-Haklısın, fakat benim gördüğümü sende görseydin, sen de benim gibi yalnız salavat okurdun.” dedi. Ben:

“-Sen ne gördün?” dedim. Genç adam şunu anlattı.

“-Babamla birlikte hacca geliyorduk. Kendisi yolda hastalandı ve ağırlaşıp sekerata girdi. Sekerata girince yüzü de siyahlaştı. Ben bunu kötülüğe hamlederek ağlamaya başladım. Ağlarken bir ara dalar gibi oldum ve o sırada hiç görmediğim derecede güzel yüzlü, temiz elbiseli ve hoş kokulu bir zatın bize doğru geldiğini gördüm. Yanımıza gelince babamın yüzünü okşadı ve tekrar kalkıp gitti. Ben ona kim olduğunu sordum. Bana şunu söyledi:

“-Ben Allah’ın Resulüyüm. Senin baban kendi nefsine zulmedip günah işleyen bir kimseydi. Fakat, bunun yanında bana çok salavat okurdu. Ben de buna karşılık ona şefaat ettim.”

Rüyadan uyanınca babamın yüzüne baktım. Yüzü beyazlaşmıştı ve o halde can verip öldü.”

Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur:

“Bana salavat okumayı terk eden, cennet yolunu terkeder.”

Burada sadede dönüyor ve bilmeni istiyoruz ki, Allah Teala kemal-i rahmet ve şefkatinden (tam ve mükemmel olan rahmet ve şefkatinden) dolayı, kullarının helak olmasını istememiştir. Bu yüzden, onları, günah işlemişlerse, tevbe etmeye davet etmiş ve tevbelerini kabul edeceğini bildirmiştir. Onlar tevbe edince, kendi zatına yakışır bir mahiyette çok sevineceğini de bildirmiştir.

Bunu bir temsil ile anlatan Allah Resulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur:

“Farz ediniz ki, bir adam devasa (alabildiğine) geniş ve o ölçüde ıssız ve tehlikeli bir çölde yolculuk yapıyor. Yiyecek ve içeceklerini de deveye yüklemiştir. Bir yerde inip dinlenmek için biraz kestirince, devesi başını alıp gidiyor ve gözden kayboluyor. Adam uyanınca, devesinin gitmiş olduğunu görüyor ve kalkıp sağda solda onu aramaya başlıyor. Fakat bulamıyor... Sıcaklık ve susuzluk bastırınca da aramaktan vazgeçiyor ve yere uzanıp aç ve susuz bir halde ölmeyi bekliyor. Böylesine hem deveden hem de kendi hayatından ümidi kesmiş bir halde iken birden devenin sapasağlam ve yüküyle birlikte yanına gelmekte olduğunu görüyor. Bu adam bu vaziyet karşısında ne kadar sevinirse, Allah Teala da günah işlemiş ve kendisini azaba müstahak etmiş bir kulunun tevbe edip O’na dönüş yapmasına bu kadar sevinir.”

Rivayet edildiğine göre, Allah Teala günah işleyip tevbe eden ve tevbesi kabul edilen Adem aleyhisselama şunu söylemiştir:

“Ey Adem! Sen günah işlemeyi ve günahtan tevbe etmeyi kendi zürriyetine miras bıraktın. Onlardan her kim senin bu mirasına iki şıkkıyla da sahip çıkarsa, seni affettiğim gibi onu da affedeceğim.”

Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam şunları söylemiştir:

1-“Tevbe edip ibadet ve taat yoluna dönerseniz, göğe ulaşacak dercede çok günah işlemiş de olsanız, Allah teala sizi affeder.”
2-Allah Teala, gece günah işleyenler tevbe etsinler diye sabahtan akşama kadar onlar için elini açar. Gündüz günah işleyenler de tevbe etsinler diye akşamdan sabaha kadar bunlar için elini açar. Bu durum, tevbe kapısının kapandığı ölüm ve kıyamet kopmasına kadar sürer.”

Allah teala’nın kulları için gece ve gündüz elini açması ve açık tutması, tevbe etmelerini istemeleri anlamındadır. O bunu isteyince, tevbe etmek vacip olur ve kabul edilmesi de kesinleşir. Çünkü isteyen, istediği şey yapılınca onu kabul eder. Fakat, kendisi istemeden bir şey yapılırsa, o takdirde onu kabul veya reddedebilir.
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #1 : 08 Ekim 2009, 08:35:09 »

“Günahın kefareti pişman olmaktır.”

Rivayet edildiğine göre, habeşli bir adam Allah Resulü’ne:

-Ben bazı günahlar işledim. Bunlardan tevbe etsem, tevbem kabul edilir mi? Diye sordu. Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam:

-Evet, tevben kabul edilir, buyurdu. Adam tevbe etti ve bundan dolayı kalbine iman sıcaklığı ve aydınlığı girdi. Bunun üzerine gelip:

-Ya ResulAllah! Ben o günahları işlerken Allah teala beni görür müydü? Diye sordu. Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam:

-Evet, O seni görürdü, dedi. Adam, Allah teala’nın onu günah işlerken görmüş olmasından dolayı derin bir mahcubiyet duydu ve kalbi buna dayanamayarak düşüp öldü.

Rivayet edildiğine göre, Allah teala, kendisine kıyamet kopuncaya kadar yaşama sözü verince, İblis:

“-Büyüklüğüne yemin ederim, Adem’in zürriyetini günah işlemeye teşvik etmekten hiç geri durmayacağım.” Dedi. Allah Teala da:

“-Büyüklüğüme yemin ederim, ben de ruhları bedenlerinde oldukça tevbe etme fırsatını ellerinden almayacağım.” Buyurdu. Allah teala, kendisini Kur’an-ı Kerimde. “O, tevbeleri kabul edip günah yolundan dönenleri bağışlayandır.”(İsra,25) ifadesiyle tanımlamış ve o şekilde tanıtmıştır.

Rivayet edildiğine göre, bir adam bir günah işlemişti. Pişmanlık duyup tevbe edince gaipten bir ses ona:

“Tevben kabul edildi. Fakat bundan sonra günah işlemeyeceğini söyle!”dedi. Adam:

“Allah’ım! Ben neyim, irade ve gücüm nedir! Sen beni korumazsan, tekrar günah işlemeyeceğimi nasıl söyleyebilirim.”dedi. Ses ona:

“Madem ki, bunu söyledin. Allah seni günah işlemekten de korudu”dedi.

Abdullah ibni Mesud radıyAllahu anh şöyle demiştir:

“Cennetin 8 kapısı vardır. Bu kapılardan 7’si açılıp kapanırlar. Tevbe kapısı ise, devamlı surette açık tutulurlar. Onun için her zaman tevbe edin.”

Rivayet edildiğine göre, İsrailoğulları döneminde bir adam yirmi sene ibadet etmiş, sonra ibadeti terkedip yirmi sene günah işlemişti. Bir gün aynada yüzüne bakarken saçlarına beyazlar düştüğünü gördü ve pişmanlık duyup Allah teala’ya:

“-Allah’ım! Yirmi sene ibadet ettim. Sonra yirmi sene de günah işledim. Şimdi de pişman oldum. Tevbe edip ibadet yoluna dönersem, beni kabul eder msin?”dedi. Gaipten gelen bir ses ona:

“-Sen ibadet ederken biz seni sevdik. Günah işlerken de sana buğz ettik. Fakat yine de sana mühlet verdik. Onun için, tevbe edip dönersen seni kabul ederiz.”dedi.

Abdullah ibni Abbas şöyle demiştir:

“Kul bir günahtan tevbe eder ve Allah teala tevbesini kabul ederse, o ameli defterden siler ve onu yazmış olan meleklere unutturur. Böylece kıyamet gününde aleyhinde şahit bir kul bulunmaz.”

Bil ki, mümkün mertebe günah işlememek gibi, bir günah işleyince hemen tevbe etmek degerçek müminlerin vasfıdır. Kur’an-ı Kerim’de bunlar (gerçek müminler) şöyle tanımlanmışlardır:

“Onlar bir günah işleyip bu suretle kendi nefislerine zulmedince, hemen Allah’ı hatırlarlar ve günahları için istiğfar ederler. Allah’tan başka günahları kim affedebilir? Onlar bile bile günah üzerinde ısrar etmezler.” (Al-i İmran,135)

Tevbenin kabul şartlarından birisi onun samimi olması, içten gelmesi ve günahın kesilmesidir. İçten gelmeyen bir tevbe şekli, pisliğin üzerini bir örtüyle örtmeye benzer. Pisliği örtmek, onu yok etmek olmadığı gibi, pişmanlık duymadan ve bir daha işlememeye karar vermeden tevbe etmek de günahı yok etmez. Böyle bir günah, “Gizli sırların ortaya çıkarıldığı gün.”(Tarık,9) ortaya çıkarılır. Bundan dolayı, Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur:

“Allah teala, görünüşünüze ve zahir hallerinize bakmaz. O, kalplerinize bakar ve size kalplerinize göre muamele eder.” Abdullah ibni AbbasradıyAllahu anh da şöyle demiştir:

“Nice kimseler, kıyamet günü olunca, tevbe edip kurtulduklarını zannettikleri günahlarıyla karşılaşırlar. Bunlar görünüşte tevbe etmiş, fakat kalpleriyle tevbe etmemişlerdir.” Kalple tevbe etmenin en büyük rüknü pişmanlık duymak ve aynı günahı işlememeye kesin karar vermektir. Kul hakkı çiğnemişse, sahiplerine haklarının verilmesi ve onlardan helallik dilenmesi de şarttır. Bunlar mümkün olmadığı zaman, onlar adına sadaka vermek ve onlar iin dua ve istiğfar etmek lazımdır.

Günah işlemek ne kadar dini bir musibet ise, işlediği günahı tevbe etmeden unutmak da o kadar bir musibettir. Çünkü, insan unutsa da Allah teala unutmaz. Kur’an-ı Kerim’de, “Rabbin unutkan değidir” (Meryem,64) buyurulmuştur.

Rivayet edildiğine göre, bir adam günah işlemişti. Bazıları tarafından tevbesinin kabul edilmeyeceği söylenince, duaya durup şöyle dedi:

“Allah’ım! Rahmetin bitmez. İyilik hazinelerin tükenmez. Kullarına karşı cimrilik etmezsin. Mertlik ve kerem senin huy ve sıfatındır. Günahlarım da sana zarar vermez. Sen benim gibi günahkarları affetmezsen, bunlar kimden af dilesin, kimden bağışlama umsunlar? Onları kapından kovarsan, kime gitsin, kimlere sığınsınlar?ünlem” Bunun üzerine, Allah teala bu adamın tevbesini kabul ettiğini Musa aleyhisselama vahyetti.

Allah teala’nın sevdiği seslerden birisi zikir sesi, diğeri de tevbe edenin “Allah’ım, Allah’ım!” tarzındaki n,yaz sesidir...
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ZİKİR, DUA, TEVBE VE İSTİĞFAR____yeni___ Hz.Muhammed (S.a.v) tayfun 1 203 Son Mesaj 25 Mayıs 2008, 22:12:45
Gönderen: Nar-ı Zehra
Tevbe Süresinden Kur'an-ı Kerim Genel kuranehli 1 196 Son Mesaj 28 Haziran 2008, 11:43:06
Gönderen: yasemin
TEVBE EDELİM İslamda Kadın ve Tesettür esedullah1 1 223 Son Mesaj 14 Aralık 2008, 14:00:03
Gönderen: seyfullah99
Tağuti Sisteme itaat etmek onlara yardım etmek ayakta durması için çalışmak Tevhid Ve Akaid hamza01 1 192 Son Mesaj 23 Mayıs 2010, 09:58:53
Gönderen: hamza01
TEVBE VE MAHİYETİTevbe Hakkında Ayet-i Kerime'ler İslami Hayat Tarzı MERXAS 1 156 Son Mesaj 31 Ocak 2010, 17:18:16
Gönderen: MERXAS
Son defa tevbe için açıyorum ellerimi Dua penceresi MERXAS 0 145 Son Mesaj 17 Şubat 2010, 09:26:38
Gönderen: MERXAS
Mehmet Yilmaz - Tevbe Alsam ve oyle ozledim Ki iki album full Ezgi ve ilahiler KeRvAnCaN 1 266 Son Mesaj 16 Temmuz 2010, 16:38:00
Gönderen: KeRvAnCaN