0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: tevhid  (Okunma Sayısı 199 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 25 Şubat 2008, 15:45:16 »

tevhid: Birlemek, tekleştirmek, bir şeyin tek olduğu hakkında hüküm vermek, bir bilmek demektir.

 

Terim olarak ise: Allah’ı zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde tek kabul etmek, eşi ve benzeri olmadığına iman edip ibadet ile de O’nu birlemektir. Yani  ibadeti O’ndan başkasına yapmamak ve yalnız O’na tahsis etmektir.

                                     

 “De ki; O Allah bir’dir. O Allah samed’dir. Her şeyin kaynağı ve yaratıcısıdır. Hiç kimseyi doğurmamıştır. Hiç kimse O’nu doğurmamıştır. O’na benzeyen hiçbir şey de yoktur.” (İhlas suresi, 1-4) “Allah ile birlikte başka bir ilah edinip tapma. O’ndan başka hiç bir ilah yoktur.”  (Kasas, 88) “İşte, Rabbiniz, Allah budur. O’ndan başka ilah yoktur. O her şeyi yaratandır.  O her şeye vekildir.  Gözler O’nu görmez,  O bütün gözleri görür.  O latiftir -her şeyden-  haberdardır.  (En’am, 102 - 103)

 

İslam dininin en temel esası tevhiddir. Tevhid kelimesi ise, La ilahe illAllah’tır. Manası: Allah’tan başka ilah yoktur, yani bütün kainatta Allah’tan başka ibadet edilmeye, O’nun dışında mutlak olarak itaat edilmeye ve boyun eğilmeye layık kimse yoktur.  Dikkat etmek gerekir ki kelime-i tevhid önce Allah’tan başka diğer ilahları reddetmekle başlıyor. Müslüman, önce Allah’tan başka bütün ilahları reddetmeli ve sadece ilah olarak Allah’ı kabul etmelidir.

 

Kur’an-ı Kerim baştan sona kadar tevhid’den söz etmektedir. Bütün peygamberler tevhid’i ikame etsinler diye gönderilmişlerdir. Kur’an’a  baktığımız zaman, bütün peygamberlerin üzerinde ısrarla durdukları ve insanların kavramaları için her türlü zorluklara katlandıkları hususlar; Allah’ın her hususta, yani hayatın her sahasında “tek”  olarak kabul edilmesi ve O’na kesinlikle şirk koşulmamasıdır. Tevhid,  insanın hayatındaki düşünceden başlayarak, günlük hayatındaki her tavrına kadar, Allah’ın belirlediği sınırlara uyması, onların korunması için seferber olması ve Allah’ın ortaya koyduğu ölçü ve onun pratikteki şekli olan sünnetin yaşanılmasıdır. 

     

Tevhidi kabul eden insan, Allah'a şöyle söz vermiş olur:

 

* Ben ancak senin emirlerine kayıtsız şartsız uyarım, sana dayanır ve sana güvenirim.

*  Cezalandıracak ve mükâfatlandıracak ancak sensin.

*  En güzel emir senin emirlerin ve en mükemmel kanun senin kanunlarındır.

*  Senin emirlerini alaya alan, yalanlayan ve haddi aşanlara karşı koyacağım.

* Senin rızan için yaşayacağım, senin emrine uymayan hiç bir fikri ve kanunu benimsemeyeceğim.

               

Allah’a, O’nun zatında, sıfatlarında, isimlerinde, fiillerinde ortağı ve dengi olmadığına, O’nun doğmadığına ve doğurulmadığına iman edilmeden tevhid gerçekleşmez.

 

Tevhid,  rububiyyet ve uluhiyyet tevhidi olmak üzere ikiye ayrılır. Rububiyet tevhidini tam olarak anlayabilmek için, rububiyet kelimesinin türediği “rabb”  kelimesini iyi kavramak gereklidir. Rabb kelimesi, esas olarak terbiye anlamına gelir. Terbiye nin yanında, aynı zamanda ıslah etmek, üzerinde tasarrufta bulunmak, taahhüt etmek, kemale erdirmek, tamamlamak, efendisi olmak, sorumluluğunu yüklenmek, toplamak, başkanlık etmek, sahip olmak, bakmak, büyütmek, sözünü geçirmek, istediğini yapabilmek, yaptırabilmek, rızık vermek gibi manaları kapsar.

 

Allah Teala, âlemlerin gerçek Rabbi olduğu için, rububiyet (rablık) sadece O’na aittir. Bu konuda Allah’ın tevhidi farzdır. Bütün bu sıfatlarıyla rububiyet Allah'a aittir. Yukarıda sayılan rububiyet sıfatlarında Allah'a ortak kabul etmek şirktir. Çünkü her yönüyle yaratan, rızık veren, her şeye sahip olan O’dur. İşleri idare eden, öldüren ve dirilten, fayda ve zarar vermeye gücü yeten, yükselten ve alçaltan O’dur.

   

Kur’an, uluhiyet tevhidi olmadan, sadece rububiyet tevhidi ile kişinin kurtuluşa erişemeyeceğini açıkça belirlemiştir. İnsanın muvahhid bir müslüman sayılabilmesi ve cehennem azabından kurtulabilmesi için rububiyet tevhidi ile beraber uluhiyet tevhidine de iman etmesi lazımdır. Ulûhiyet tevhidi, Allah'a, Onun belirlediği ibadet şekilleri ile ibadet etmektir. İbadette  Allah’ı birlemek, başkasını O’na ortak kabul etmemektir. Kalbin korkarak ve ümit ederek Allah'a bağlanmasıdır.   

 

Uluhiyyet tevhidi; ibadette, boyun eğmede, hüküm koymada, kesin itaatte tek ve ortağı olmayan Allah’ı birlemektir.

     

Rububiyyet ve uluhiyyet tevhidi beraber olmalıdır. Biri olmazsa kişi muvahhid olamaz ve şirke düşer. Müşrikler, rububiyyet tevhidini kabul ediyorlardı. Ancak bununla birlikte putlara tapıyorlar, yeryüzünde Allah’ı hüküm koyucu olarak kabul etmiyorlardı. Aynı şekilde ehli kitap da, Allah’ın yeryüzünü yarattığını kabul ediyor

 

                                                 

fakat O’na oğul isnat ederek ve helal - haram kılma yetkilerini din adamlarına vererek şirke düşmüşlerdir. Uluhiyyet tevhidi çok önemlidir. Bütün peygamberlerin tebliğlerinde en çok vurguladıkları husus uluhiyyet tevhididir.

                                       

“Biz her kavme: ‘Allah'a ibadet edin; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur’ (diye tebliğ etmesi için) bir peygamber gönderdik.” (Nahl, 36) “(Nuh): Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur, dedi.” (A’raf, 59) (Diğer bazı peygamberlerin aynı mesajı için bkz. A’raf, 65, 73, 85; Yusuf, 40; Hud, 1-2)

 

     

Tevhidin şiarı, La ilahe illAllah’tır. La ilahe illAllah sözü, uluhiyyeti Allah’tan başka her şeyden kaldırıp atmayı ve uluhiyyeti sadece O’na has kılmayı içermektedir. 

 

“Keza Hak yalnız Allah’tır. O’nu bırakıp ibadet ettikleri ise batılın ta kendisidir. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.”  ( Hacc, 62 )       

 

Bunun en açık tezahürü, Allah’ın emirleri ile, sevilen kişi veya herhangi bir şeyin istekleri çatıştığında, Allah’ın emirlerini tercih etmemektir. “İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp, O’na koştukları eşleri ilah olarak benimseyenler ve onları Allah’ı severcesine sevenler vardır. Müminlerin Allah’ı sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir.” (Bakara, 165)

 

 

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #1 : 25 Şubat 2008, 17:40:17 »

Alıntı
Tevhidi kabul eden insan, Allah'a şöyle söz vermiş olur:

 

* Ben ancak senin emirlerine kayıtsız şartsız uyarım, sana dayanır ve sana güvenirim.

*  Cezalandıracak ve mükâfatlandıracak ancak sensin.

*  En güzel emir senin emirlerin ve en mükemmel kanun senin kanunlarındır.

*  Senin emirlerini alaya alan, yalanlayan ve haddi aşanlara karşı koyacağım.

* Senin rızan için yaşayacağım, senin emrine uymayan hiç bir fikri ve kanunu benimsemeyeceğim.

 


Tevhidin şiarı, La ilahe illAllah’tır. La ilahe illAllah sözü, uluhiyyeti Allah’tan başka her şeyden kaldırıp atmayı ve uluhiyyeti sadece O’na has kılmayı içermektedir. 

 

“Keza Hak yalnız Allah’tır. O’nu bırakıp ibadet ettikleri ise batılın ta kendisidir. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.”  ( Hacc, 62 )       


 



faydali bilgilerden dolayi Allah sizden razi olsun ....

slm ve dua   
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Tevhid İslâm'ın Şiarıdır Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 102 Son Mesaj 19 Kasım 2009, 08:46:34
Gönderen: MERXAS
Tevhid Allah'ın Kullar Üzerindeki Hakkıdır! Tevhid Ve Akaid MERXAS 8 316 Son Mesaj 23 Temmuz 2010, 12:31:49
Gönderen: hamza01
namaz bir tevhid eylemidir Mümin'in Miracı: Namaz MERXAS 0 149 Son Mesaj 06 Şubat 2010, 08:42:47
Gönderen: MERXAS
Tevhid Sıkıntıları Giderir. İBNİ KAYYIM Tevhid Ve Akaid zeeyd 2 245 Son Mesaj 17 Şubat 2011, 17:25:09
Gönderen: yas gülü
[Resullerin Tevhid ve İbadete Çağrıları] Tevhid Ve Akaid zeeyd 0 140 Son Mesaj 23 Ağustos 2010, 02:56:04
Gönderen: zeeyd
Tevhid ve özgürlik Serbest Bölüm MERXAS 0 131 Son Mesaj 31 Aralık 2010, 08:09:28
Gönderen: MERXAS
Tevhid Kelime ve Kavramlar hamza01 0 78 Son Mesaj 13 Ağustos 2011, 18:07:32
Gönderen: hamza01