0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: TEVHİD EHLİ SORGUSUZ SUALSİZ CENNETE GİRECEKTİR..  (Okunma Sayısı 192 defa)
yas gülü
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 358


ASRA ANDOLSUN İNSAN ZİYAN VE HÜSRANDADIR..


« : 18 Şubat 2011, 19:14:37 »

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:

"Gerçekten İbrahim; hak dine yönelen, Allah'a itaat üzere bulunan, bütün hayırlı hasletleri kendinde toplayan bir önderdi. Ve hiç bir zaman müşriklerden olmamıştı." (Nahl: 16/120)                                                           

"Onlar Rablerine hiç ortak koşmayanlardır." (Mü'minun: 23/59)

Husayn b. Abdurrahman şöyle dedi:

"Said b. Cubeyr ile beraberdim. Bize:

"Dün geceki kayan yıldızı gördünüz mü?" diye sordu.

"Ben gördüm. O esnada namazda değildim, bir şey soktuğu için kalkmıştım." dedim.

"Peki ne yaptın?" dedi.

"Dualarla korunmaya çalıştım." dedim.

"Neden öyle yaptın?" diye sordu.

"Şa'bi bize bu hususta bir haber nakletmişti de ondan." dedim.

'Nedir o haber?' diye sordu.

"Bize, Büreyde b. el-Hasıb'ın:

'Nazardan ve zararlı haşerelerden başka şeyler için dua ile korunma (rukye) yapılmaz' dediğini nakletti" dedim.

Said b. Cubeyr şu cevabı verdi:

"Öğrendiğini tatbik eden elbette yüce bir insandır. Bize de İbni Abbas'ın naklettiği hadiste Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Bana bütün ümmetler arzolunup gösterildi. Bazı nebiler yanlarında onar, yirmişer, otuzar, kırkar ümmetiyle beraber, bazıları da yanında bir ümmeti bile olmaksızın önümden geçmeye başladılar. En sonunda uzaktan büyük bir karartı gösterildi. "Bu karartı nedir? Bu benim ümmetim midir?" diye sordum. "Bu Musa'nın kavmidir." diye cevap verildi. Sonra bana "Ufka bak" denildi. Bakınca ufku dolduran büyük bir karartı gördüm. Sonra bana "Gök ufuklarının şurasına ve bu tarafına da bak!" denildi. Bir de ne göreyim. Büyük bir karartı baştan başa ufku kaplamıştı. Bana: "Bu senin ümmetindir. Bunlardan yetmiş bin kişi hesaba çekilmeksizin cennete girecektir." denildi."

Sonra Rasulullah (s.a.v.) kalkıp evine girdi. Orada bulunanlar, bunların kimler olabilecekleri hususunda konuşmaya başladılar. Bir kısmı:

"Olsa olsa bunlar Allah'ın Rasulü ile beraber bulunan ilk müslümanlardır." dediler. Bir kısmı da bunların, İslam üzere doğupta Allah'a şirk koşmadan ölen kimseler olabileceklerini söylediler. Daha pek çok görüş ortaya atıldı. Rasulullah (s.a.v.) geri dönünce onu durumdan haberdar ettiler. Rasulullah (s.a.v.):

"Onlar; rukye yapmayanlar, şifanın (Allah'tan olduğuna inanıp) dağlamaktan olduğuna inanmayanlar, uğursuzluğa inanmayanlar ve her hususta yalnız Allah'a tevekkül edenlerdir." buyurdu.

Bu esnada Ukkaşe b. Mihsan ayağa kalktı ve Rasulullah (s.a.v.)'a:

"Beni onlardan biri kılması için Allah'a dua et" dedi. Rasulullah (s.a.v.):

"Sen onlardansın" cevabını verdi. Bir adam daha kalktı:

"Beni de onlardan kılması için Allah'a dua et" dedi. Rasulullah (s.a.v.):

"Ukkaşe senden önce davrandı." cevabını verdi. (Müslim İmân: 374)
 
 
Moderatöre Bildir   Logged

HAYAT İMAN VE CİHAT ALNIMIZIN YAZISIII...
yas gülü
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 358


ASRA ANDOLSUN İNSAN ZİYAN VE HÜSRANDADIR..


« Yanıtla #1 : 18 Şubat 2011, 19:16:11 »

1 - Tevhid'i yaşama konusunda insanlar derece derecedirler.

2 - Tevhid'i gerçekleştirebilmek için onun gereklerini iyi bilmek gerekir.

3 - İbrahim (a.s.) hiçbir zaman müşriklerden olmamıştır. Müslümanların da müşriklerden olmamak için, İbrahim (a.s.) gibi şirkten şiddetle sakınmaları gerekir.

4 - Allah'ın: "Onlar ki Rablerine hiç ortak koşmazlar" sözüyle vasıflandırdığı kimseler ihlaslı mü'minlerdir.

5 - Tılsımlı söz ve şekillerle (büyü, muska v.b. şeylerle) tedavi olmayı, tedavi için vücutları dağlamayı, uğursuzluğa inanmayı terketmek tevhidin gereklerindendir.

6 -  Yukarıda geçen hususları terketmek tevekküldendir. Müslümanlar yalnız Allah'a bağlanıp yalnız O'na tevekkül ederler.

7 -  Sahabeler, Tevhid'i gerçekleştirmenin kuru sözlerden ibaret olmadığını, bunun ancak hayata aktarılmakla gerçekleşebileceğini anlamışlardı.

8 - Sahabeler salih amel işleme konusunda azimliydiler.

9 - Rasulullah (s.a.v.)'ın ümmeti, diğer ümmetlere nazaran hem sayı hem de değer bakımından daha üstündür.

10 - Musa (a.s.) ve ashabı da üstün bir fazilete sahiptirler.

11 - Bütün ümmetler Rasulullah (s.a.v.)'a arzolunup gösterilmişlerdir.

12 - Her ümmet kendi peygamberi ile birlikte haşrolunacaktır.

13 - Peygamberlere inananlar sayıca az olabilir. Bir kimseye inananların az olması onun yanlış yolda olduğunu göstermez.

14 - Bazı peygamberler, kendilerine inanan kimseleri olmadığı için tek başlarına haşrolunacaklardır.

15 - Bazı peygamberlere hiç inanan olmadığı halde bazılarına çok sayıda inanan olsa da, sonunda her birinin tek başına haş-redileceğini düşünüp çokluktan dolayı gurur ve azamete kapılmayıp azlık sebebiyle de ümitsizliğe düşmemek gerekir.

16 - Allah'ın adını anarak, manası bilinen dualarla yahut Kur'an'dan ayetler okuyarak nazardan ve zararlı haşerelerden korunma çareleri aramak caizdir.

17 - İlk müslümanlar (Selef) geniş bir ilme sahiptiler. Onlar ilme büyük önem veren, öğrendiklerini tatbik eden, bildiklerini insanlara tebliğ eden ve Allah yolunda başlarına gelen belalara sabreden, yüksek fazilet sahibi insanlardı.

18 - İlk müslümanlar, bir kişiyi, kendisinde bulunmayan özelliklerle övmekten sakınırlardı.

19 -  Rasulullah (s.a.v.)'ın, Ukkaşe'nin sorgusuz sualsiz cennete gireceklerden olduğunu bilmesi, peygamberliğe mahsus özelliklerdendir.

20 - Ukkaşe (r.a.), sahabeler arasında üstün fazilete sahip olan bir kişiydi.

21 - Rasulullah (s.a.v.)'ın: "Ukkaşe senden önce davrandı" sözü onun, insanların isteklerini geri çevirirken bile edebe riayet ettiğini ve onları kırmaktan kaçındığını gösterir.

22 - Bir önceki maddeden de anlaşıldığı gibi Rasulullah (s.a.v.) üstün bir ahlaka sahiptir.
Moderatöre Bildir   Logged

HAYAT İMAN VE CİHAT ALNIMIZIN YAZISIII...
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« Yanıtla #2 : 15 Mart 2011, 16:18:23 »

: Ey muvahhid
Şunu iyi bil ki, her zaman hak ehli azdır. Geçmişte az idi, şimdi ve gelecekte de az olacaktır. Özellikle zamanımızda az olacaktır. Çünkü zamanımızda hak ve gerçek tevhid garip kalmıştır. Buna rağmen gerçek muvahhid, Allah-u Teâlâ'nın kendi yanında olduğunu bilir ve hiçbir zaman yol yalnızlığını hissetmez. Çünkü o, geçmiş ümmetleri, Allah-u Teâlâ'nın verdiği nimetleri, nebileri, sıddikleri, şehidleri ve salihleri hatırlar. Onlar ne güzel arkadaştır!

Bil ki, hak insanlarla bilinmez. İnsanlar hakla bilinir. Hak, müminin kaybettiği ve devamlı aradığı bir şeydir.

Haydi! Helake değil, hidayete bağlanmaya koşun!

Allah-u Teâlâ takva sahibi olanların dost ve yardımcısıdır.
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
GENÇLER VE TEVHİD İslami Hayat Tarzı tayfun 0 250 Son Mesaj 24 Ağustos 2007, 20:21:42
Gönderen: tayfun
TEVHİD Hz.Muhammed (S.a.v) MERXAS 1 187 Son Mesaj 15 Mayıs 2008, 11:53:08
Gönderen: MERXAS
EHLİ KİTAP HIZLA ATEİZ'ME DÖNÜYOR Üye Haber ve Duyuruları HabiR 3 330 Son Mesaj 15 Mart 2009, 17:21:02
Gönderen: esedullah1
TiMurTaŞ HoCa CEHENNEM EHLİ KADINLAR DEHŞETLİ VAAZ Sohbetler/Seslendirme by mehmetcan 1 1653 Son Mesaj 09 Eylül 2009, 12:05:58
Gönderen: by mehmetcan
TEVHİD Tevhid Ve Akaid MERXAS 1 122 Son Mesaj 16 Kasım 2009, 21:15:30
Gönderen: hamza01
BELÂ EHLİ OLMANIN AYRICALIĞI(inzar) Serbest Bölüm MERXAS 1 301 Son Mesaj 04 Haziran 2010, 20:44:42
Gönderen: cürmümile
TEVHİD Güzel ve ibretli Sözler hamza01 0 141 Son Mesaj 27 Temmuz 2010, 11:39:35
Gönderen: hamza01