0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ümmetin Bunalımı  (Okunma Sayısı 124 defa)
deniz_
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 97



WWW
« : 08 Kasım 2009, 13:00:54 »

Dr. İsmail Raci Farûki

İslam alemi/ümmeti milletler merdiveninin şu anda en alt basamağında bulunuyor. Yüzyılımızda, başka hiç bir millet benzeri yenilgi ve aşağılanmalara maruz kalmamıştır. Müslümanlar yenildi, kitleler halinde kıyıldı, toprak ve servetleri, hayat ve umutları çalındı. Aldatıldılar, sömürgeleştirildiler ve sömürüldüler; misyonerlerin tecavüzüne uğradılar, zorla veya rüşvetle başka dinleri kabullendiler. Düşmanların iç ve dış ajanlarınca batılılaştırıldılar ve İslam'dan uzaklaştırıldılar. (Bilginin İslamîleştirilmesi, s. 21)

Ümmetin nüfusunun bir milyar tavanını delmesi, en geniş ve en zengin topraklar üzerinde yaşaması, en büyük beşerî, maddî ve jeopolitik potansiyele sahip bulunması ve nihayet inanç sistemi olarak İslamın bütüncül, yararlı, yaygın ve gerçekçi bir din oluşu müslümanların yenilgi, aşağılanma ve yanlış tanıtılmasını daha da tahammül edilmez hale getirmektedir. (s.22)

Ümmetin bunalımının kaynağı ve güç merkezi hiç kuşkusuz mevcut eğitim sistemidir.

Hastalığın ürediği zemin odur. (s. 28)

Bunlar emperyalistlerin strateji uzmanlarınca iyiden iyiye düşünülüp planlanmış konulardır. Bağımsızlığa kavuşma, batı eğitim sistemini aynen benimseyerek, devlet imkanlarını bu sistemin okullarına yağdırarak, emperyalistlerin tasarladığı sistemi kökleştirmiş. Batılılaşmadan yana güçlerin faaliyetleri ve öğretmenlerle öğrencilerin bunlar eliyle İslamdan uzaklaştırılması üniversite ve yüksekokullarda bütün hızıyla devam etmektedir; bu ihaneti durdurmak için hiç bir şey yapılmamaktadır. Durum sömürge dönemindekinden daha vahimdir. Direnme ruhu, bağımsızlık aşkı, bir islamî çözüm bulma azmi o sıralar herkesi yakıp tutuşturmaktaydı. (s. 29)

Şu anda İslam aleminde öğretilen konular ve yöntemler batıda uygulananların bir kopyasıdır, ama batıdakini işler hale getiren temel görüşten yoksundur. O görüş olmaksızın bunlar bayağı düzeyde kalmaya mahkumdurlar. Bu ruhsuz konu ve yöntemler, farkında olmaksızın, hem ilericilik ve çağdaşlaşma aracı görevini yapmakta, hem de İslamî sisteme alternatif olarak öğrenci üzerinde haince bir İslamdan uzaklaştırma etkisi bırakmaktadır. (s. 32)

TANKA KARŞI KILIÇ KALKAN

İslam alemindeki üniversite öğrencisi, ders kitabı ve sınıfta kendisine sunulan yabancı ideolojiler karşısında, tank ve makinalı tüfeği kılıç-kalkanla cevaplayan bir asker kadar çaresizdir. İslam aleminin hiç bir tarafında İslamî temel görüş, batıdaki orta dereceli okullarda batı geleneğinin öğretildiği ısrar, evrensellik, ciddiyet ve bağlılıkla her düzeydeki öğrencilere okutulmamaktadır. Böyle bir temel görüş, bütün öğrencilerin almak zorunda oldukları dersler arasına hiç bir İslam ülkesinde girememiştir. (s. 33)

"Ümmetin karşı karşıya bulunduğu en ciddî görev eğitim sorununu çözmektir. Eğitim sistemi ters-yüz edilip hataları düzeltilmedikçe ümmetin gerçekten ihyası için umutlanmamalıdır. Yapılması gereken, sistemin yeni baştan biçimlendirilmesidir. Müslümanların eğitilmesindeki mevcut ikiliğe, sistemin İslamî ve batılı eğitim olarak iki değişik tarzda düzenlenmesine kesinlikle bir son verilmelidir. İki tarz birleştirilip kaynaştırılmalıdır; ortaya çıkan yeni sisteme İslamî anlayış egemen olmalı ve ideolojik programının ayrılmaz bir parçası olarak çalışmalıdır.(s. 37)

Ümmet parlak zekaları çekip onları Allahu Teâlâ'nın kendilerine bilim adamı veya bilim "talibi" olarak bahşettiği şerefe kavuşturmak üzere, bugüne kadar sarfettiğinin çok üstünde miktarları eğitime ayırmalıdır. (s. 38)

Her müslüman genç din, ahlak, hukuk, tarih ve İslam kültürü konularında eğitim görmelidir. Ümmet veya bölümleri, liderler her müslüman gence İslami temel esaslar öğretilmediğinde hem hukuken sorumludur, hem de Allah katında cezaya müstahaktır. (s. 40)

İslam kültürünü alamayan, toplumu ile bütünleşemeyen tek bir kişi bile kalmamalıdır. Ancak bu dersi almak onu müstevlî ideolojilere karşı güçlü kılacaktır. O sayede her görüşü bir görüşle, objektif delili objektif delille karşılayabilecektir. Ancak böyle bir ders ona ümmetin kültür dayatma ve kalkınmasına katılma imkanını verecektir. Çünkü İslam medeniyetinin özünü, İslamın mantığını, ümmetin gittiği veya gitmeyi umduğu istikameti ancak bu sayede öğrenecektir. Ümmetini -dolayısıyla kendini- başkalarından onun aracılığıyla ayırabilecek ve bu farktan gurur duyarak onu muhafazaya ve başkalarını da kendisi gibi olmaya davete çalışacaktır.

Yarının muzaffer gücünün İslam olması, müslümanların ya tarih sayfalarına gömülmesi ya da yeni şerefli sayfalar yazması bugünün müslümanlarına kalmış bir iştir. (s. 42)
Moderatöre Bildir   Logged

hiç
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Yusuf KARADAVİ--Ümmetin Uyanışının Nasıllığı ve Engelleri Aşmak İslam Alimleri ve öncüleri vuslat 2 327 Son Mesaj 08 Ağustos 2007, 09:42:51
Gönderen: serhatt
ümmetin olmayı beceremedim.. :( Hz.Muhammed (S.a.v) __elizan__ 7 459 Son Mesaj 16 Eylül 2007, 16:01:33
Gönderen: mizgina_islam_
Yaralı Filistinim Ümmetin Kalp Atışı Düşünce yazıları/Makaleler Şehid Rehber 2 310 Son Mesaj 15 Mart 2008, 20:48:38
Gönderen: Şehid Rehber
Filistin Ümmetin Davasıdır Filistin Özel kuranehli 0 105 Son Mesaj 08 Ocak 2009, 11:13:42
Gönderen: kuranehli
Allah'ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum! Filistin Özel __YaZ_yAğMuRu__ 2 150 Son Mesaj 18 Ocak 2009, 12:03:39
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum! Dua penceresi HabiR 4 246 Son Mesaj 09 Şubat 2010, 19:13:39
Gönderen: cürmümile
Ümmetin Yetimleri: Mazlum Halepçe'de Kürtler Resimler ve flashlar vuslat 2 888 Son Mesaj 20 Aralık 2010, 14:15:04
Gönderen: yas gülü