0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Üstadın Emirdağ'da Zehirlenmesi  (Okunma Sayısı 114 defa)
__YaZ_yAğMuRu__
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1815



« : 13 Eylül 2009, 22:06:52 »


       Bir siyasî me’murun iğfali ve “İmhası için yukarıdan emir aldık” demesine aldanan bir bekçibaşı, Üstadın penceresine geceleyin merdivenle çıkarak yemeğine zehir atmış, ertesi gün Üstad zehirlenerek kıvranmaya başlamıştır. Zehirin te’siri çok azîm olduğu halde, kendisi: “Cevşenül-Kebir gibi evrâd-ı kudsiyelerin feyziyle ölümden muhafaza olunuyorum. Fakat hastalık, ızdırap çok şiddetlidir” derdi. Bir hafta kadar aç susuz denecek bir halde perîşan bir vaziyette inlemiş, sonra biiznillâh şifa bulup, tekrar tashihat gibi Risâle-i Nur vazîfeleriyle iştigale başlamıştı. Bu şiddetli hastalık zamanlarında asla namazlarını terketmedi. Yalnız ikinci ve üçüncü zehirlenmek zamanında tahammülü gayrikabil bir hastalıkta iki üç gün farzını yatağında ancak kılabildi.

Ölüm tehlikesi geçirdiği günlerde, bir gece sabaha kadar yanında nöbet bekleyip gözyaşları içinde Üstada dikkat eden iki talebesi diyor: “Sabaha yakın, gözleri kapalı olduğu halde doğruldu, ellerini dergâh-ı İlâhîyyeye açıp yavaş bir sesle birkaç kelime ile Risâle-i Nur hizmetinin inkişafına ve talebelerinin selâmetine duâ etti. Sonra bayılmış vaziyette yatağa düştü.”

Hizmetini, sıra ile iki üç genç talebesi ifa ederdi. Bir müddet onlar da menedilmişse de, çalışkan talebeleri, hizmetinden asla vazgeçmeyerek yüksek bir fedakârlık gösterdiler.
Emirdağı’nın resmî büyük bir me’muru, bilâhare Nur’un kahraman bir talebesi olan arkadaşına: “Gizlice Said Nursî’nin imhası için, gizli bir plân ve emir var!” demiştir. İşte Üstada yapılan bütün muameleler, böyle bir plânın neticesi olarak cereyan etmiştir. Bir iki def’aya münhasır değil, uzun seneler müddetince dâimî olduğu için, yapılan zulüm, tarassut ve ma’nevî baskı çok elîm ve acı idi.

Üstad, ilk iki sene Çarşı Camiine gider, cemâate iştirak ederdi. Ekser günler ikindi namazını camide kılar ve yatsıya kadar orada kalır, sonra evine gelirdi. İki sene böyle devam etti; sonra kaymakam, insanlarla görüşüyor diye camiden menetti.

Emirdağı’nda ikâmeti zamanında başta Isparta olarak çok yerlerde Nur risâleleri el yazısıyla çoğaltılıyordu. Risâleleri okuyup müstefid olanlardan üstadı görmeye gelenler pek çoktu. Fakat ziyarete gelenlerden az bir kısmı görüşebilmeye muvaffak olurdu. Daha ziyâde Risâle-i Nur’a kemâl-i sadakatla ve ihlâsla hizmet etmeye kabiliyetli olanlar ve sırf Lillâh için muhabbet ve uhuvvet taşıyanlar görüşebilir, Üstadın dersini, sohbetini dinleyebilirdi. Üstad, muhtelif isti’dâtta olan her ziyaretçinin derece-i fehim ve idrakine göre konuşur, nazarları Risâle-i Nur’a ve hizmet-i îmaniyeye çevirir, Risâle-i Nur hakîkatlariyle îmana hizmetin bu millete maddeten ve ma’nen en büyük menfaatleri te’min edeceğini dâvâ ve îzah ederdi. Gelen ziyaretçiler, muhtelif halk tabakalarından, gençlerden, ehl-i ilimden idi. Denizli beraatından sonra me’murlar arasında büyük intibah olmuş, Nur’a talebe olanlar çoğalmıştı.
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Şehadet ünlem
    Bilsem ki ne zaman denk gelecek o gelişin..
    Gelin gibi hazırlanır, güzelce süslenirdim.

             
http://www.vuslatsevdasi.com/forum/tefsir_dersleri-b199.0/
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Üstadın Nurs Köyü ve Civarı "foto" Resimler ve flashlar muhammed-i dava 4 654 Son Mesaj 21 Temmuz 2009, 20:26:16
Gönderen: seriyye
Üstadın defterinin arasından çıkan hizmetle ilgili 33HADİS-İ ŞERİF Hadis-i Şerifler mariye 2 209 Son Mesaj 24 Mart 2009, 16:01:16
Gönderen: Mana-i Harfi
Üstadın Hayatı Belgesel Belgeseller harras 0 318 Son Mesaj 28 Ağustos 2009, 22:47:59
Gönderen: harras