0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Üzüntü ve Tasayı Gideren Duâ  (Okunma Sayısı 289 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 07 Kasım 2010, 00:19:30 »

Üzüntü ve Tasayı Gideren Duâ

Abdullah b. Mes'ud'dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlulllah -sallAllahu aleyhi ve sellem-  şöyle buyurmuştur:
{ مَا قَالَ عَبْدٌ قَطُّ إِذَا أَصَابَهُ هَمٌّ وَحَزَنٌ: اَللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، وَابْنُ عَبْدِكَ، وَابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي، وَنُورَ صَدْرِي، وَجِلاَءَ حُزْنِي، وَذَهَابَ هَمِّي إِلاَّ أَذْهَبَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ هَمَّهُ، وَأَبْدَلَهُ مَكَانَ حُزْنِهِ فَرَحًا، قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِünlem يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَعَلَّمَ هَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ؟ قَالَ: أَجَلْ، يَنْبَغِي لِمَنْ سَمِعَهُنَّ أَنْ يَتَعَلَّمَهُنَّ } [ رواه أحمد وصححه الألباني

"Bir kula herhangi bir üzüntü veya tasa isabet eder de: Allahım! Ben senin kulunum. Erkek ve kadın kullarının çocuğuyum. Alnım (kontrolüm) senin elindedir. Benim hakkımda senin hükmün geçerlidir.Senin, benim hakkımdaki takdirin adâlettir. Kendini isimlendirdiğin, Kitabında indirdiğin, kullarından birisine öğrettiğin veya katındaki gayb ilminde kendine has kıldığın sana âit her isimle: Kur’an’ı, kalbimin baharı, göğsümün nûru, hüznümün ortadan kalkması ve kederimin gitmesi (için vesile) kıl(manı isterim), derse, Allah onun hüzün ve tasasını alır ve bunların yerine sevinç verir." diye buyurdu. Bunun üzerine sahâbe: "Ey Allah'ın elçisi! Bu sözleri öğrenmemiz gerekmez mi? Diye sordular. Rasûlullah -sallAllahu aleyhi ve sellem- de: "Elbette ki, bu sözleri işitenin onları öğrenmesi gerekir." buyurdu.[1]

Hadisi şerif, gerek marifet, gerek tevhid ve gerekse kulluk konularını içeren bir hadistir. Burada kulun: "Ben senin kulunum, erkek ve kadın kullarının oğluyum." diye duâ etmesi, baba ve analarını ve atası olan Âdem ve Havva'ya kadar giden nesli içerir.Bu duâda bir yakarış ve Allah Teâlâ'nın huzurunda olduğuna dâir bir yalvarış bulunmaktadır. Bununla beraber kendisinin ve atalarının, yaratanın kölesi olduklarını da haykırmaktadır.
Köleye de efendisinden başkasının kapı açmayacağı, ondan başkasının ikram ve ihsanda bulunmayacağı ve şayet efendisi kölesine bakmaz ve onu ihmal edecek olursa, kölenin bu durumda helâk olacağı ve kendisine kimsenin destek çıkmayacağı hatta çok ezilip helâk olacağı anlatılmaktadır.
İşte söz konusu bu itirafın altında şunları haykırılmış oluyor:
"Bir an dahi olsa sana olan ihtiyacımdan beni ayırma. Senden başka sığınağım yoktur. Kölesi olduğum efendimden başkasına da sığınmam."
Şüphe yok ki bu itirafta da, efendisi olanın, terbiye eden,işleri evirip çeviren, emreden ve yasaklayan olduğu ortaya çıkmaktadır.Hiç kuşkusuz ki bu, kölenin yapacağı iş değildir. Bilakis hür olan efendilerin yapacağı iştir.
Kullara gelirsek; bunların yapacakları da ancak ibâdettir. Nitekim onlar itaat eden kullardır.
Şu âyetlerde olduğu gibi Allah Teâlâ, onları kendisine nispet etmiştir:

"Sana uyan azgınlardan (kâfirlerden) başka, (mü'min) kullarımın üzerinde senin hiçbir nüfuzun yoktur." [2]

"O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler ve câhil kimseler kendilerine laf attığı zaman "selâm" derler (geçerler)."  [3]
Her kim onlara zulmedecek olursa, bilmeli ki onlar, Rab ve Kahhar olan Allah Teâlâ'nın kullarıdır ve O'na nispet edilmişlerdir.
Tıpkı evlerin O'nun mülküne; Mescİd-i Haram'ın kendisine nispet edilmesi, devenin kendisine izâfe edildiği, cennetin ve Rasûlünün kulluğunun kendisine nispet edilmeleri gibi.
 Şu âyetlerde böyledir:

"Eğer kulumuza (Muhammede) indirdiğimizden (Kur'an'dan) şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin. Allah'tan

"Kulunu (Muhammed'i) geceleyin, Mescid-i Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören Odur." [5]

"Allah'ın kulu (Peygamber) kalkmış O'na duâ ederken, neredeyse (cinler) onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi." [6]


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hadisi İmam Ahmed rivâyet etmiş (1/391), Elbânî de: "hadis sahihtir" demiştir.
[2] Hicr Sûresi: 42
[3] Furkan Sûresi: 63
[4]  Bakara Sûresi: 23
[5] İsrâ Sûresi: 1
[6] Cin Sûresi: 19
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Süheda
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #1 : 07 Kasım 2010, 01:25:58 »

Allah razi olsun olsun kagida yazim oturup ögrenmeye basliyacam, Rabbim tüm müminlerin yardimcisi olsun ins

selam ve dua ile....
Moderatöre Bildir   Logged

...Başını dik tut bacım.
Sen ayet taşıyorsun....
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
MÜ'MİN İÇİN DÜNYA HAYATI ACI, ÜZÜNTÜ VE IZDIRAPTIR Hadis-i Şerifler hamza01 0 174 Son Mesaj 27 Şubat 2010, 14:02:10
Gönderen: hamza01
Ağız kokusunu gideren 5 yiyecek Tıp/ Sağlık/Şifa vuslat 0 142 Son Mesaj 07 Ocak 2011, 19:21:41
Gönderen: vuslat