0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ve Yeniden Tel Aviv  (Okunma Sayısı 391 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 07 Ocak 2009, 10:33:53 »

Kudüs'teki eylemin üzerinden fazla zaman geçmeden hemen ertesi gün, 28 Ocak 2002 tarihinde de Tel Aviv'de bir polis merkezine yönelik önemli bir eylem gerçekleştirildi. Eylem oldukça cesaretli bir şekilde gerçekleştirilmişti. Eylemci Batı Yaka'nın Kalkiliya şehri güneyinde bulunan askeri geçiş noktasında bekleyen bir nöbetçi askere arabasıyla çarparak oradan kaçmayı başardı. Oradan Betah Tekva yahudi yerleşim merkezine doğru ilerledi. Yolda yaşlı bir yahudinin kullandığı bir otomobile arkadan vurdu. Çarpma sonucu durmak zorunda kalan yahudiyi arabadan aşağı atarak onun arabasını aldı ve bu arabayla ilerlemeye başladı. Oradan Tel Aviv yakınındaki Ramat Gat merkezine kadar ilerledi ve burada polis merkezinde toplanan polislerin üzerine doğru ateş etmeye başladı. Bu silahlı saldırıda bir işgalciyi öldürüp, birkaçını da yaraladı. Daha sonra polislerle silahlı çatışmaya girerek şehit oldu.

İşgalcilere Beklemedikleri Bir Darbe
 
Filistinlilerin gerçekleştirdiği eylemlerden birinde yaralanan bir işgalci taşınıyor
 
İsrail ajanı gibi çalışan ama gerçekte İsrail aleyhine hareket eden bir Filistinli 30 Ocak 2002'de iki işgalci subaya karşı hiç beklemedikleri bir şekilde eylem gerçekleştirdi. Söz konusu Filistinli iki işgalci subayla birlikte bir arabada yolculuk ederken üzerindeki bombayı patlattı ve iki subayın ölümcül bir şekilde yaralanmasına sebep oldu. Olay Tel Aviv'in 30 km kuzeyindeki et-Tibe'de meydana geldi. Eylemi İslami Cihad Hareketi mensubu 22 yaşındaki Murad Ebu'l-Asel gerçekleştirdi.

Yerleşimcilerin Rehin Alınması
İsrail'i derinden sarsan bir eylem de Şubat 2002'in başlarında gerçekleştirildi. Filistinli eylemciler Batı Yaka'daki Hamra yahudi yerleşim merkezine girerek birkaç yerleşimciyi rehin aldılar. İşgal güçlerinin bu kişileri kurtarmak için gerçekleştirdiği operasyon da tam bir fiyaskoyla sonuçlandı ve rehinelerin tamamı operasyonda hayatlarını kaybetti. İşgal devleti daha önce rehine kurtarma operasyonlarında sürekli başarılı olduğunu iddia ediyordu. Ancak Aksa intifadası sürecindeki operasyonlarının tamamında başarısız oldu ve bu durum onun bu konudaki balonlarının patlamasına yol açtı. Hamra eylemi ve kurtarma operasyonunun başarısızlıkla sonuçlanması gerek Filistinlilerden zorla gasp edilen araziler üzerine kurulu yerleşim merkezlerinde iskan edilen yerleşimcilerin güvenlik konusundaki endişelerini ve gerekse işgal devletinin telaşını artırdı.

Nablus'a Saldırı
 
İşgalcilerin birçok vahşi saldırısına hedef olan Nablus şehrinden bir görüntü
 
İşgal devleti Hamra eylemine cevap amacıyla 7 Şubat 2002 Perşembe günü Batı Yaka'daki Nablus şehrini bombaladı. Filistinliler de bu saldırıya karşı cevaplarını özerk yönetime bağlı Cenin hapishanesine baskın düzenleyerek oradaki siyasi tutukluların tamamını dışarı çıkarmakla gösterdiler.

Askeri Üsse Saldırı
10 Şubat 2002'de iki Filistinli Bi'ru's-Sebu yakınındaki bir askeri üsse girerek iki askeri öldürdü, dört askeri de yaraladılar. İki genç de işgalcilerle çatışmaya girerek şehit oldu. Eylemin sorumluluğunu HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi.

Doğu Kudüs'te Eylem
27 Şubat 2002 sabahı Doğu Kudüs'te bir İsrailli tabancayla öldürüldü. Eylem Doğu Kudüs'ün kuzeyinde bulunan Aterut Sanayi Sitesi'nde gerçekleştirildi. İsrail radyosu eylemi gerçekleştiren kişinin kaçmayı başardığını duyurdu.

Netanya Yahudi Yerleşim Merkezine Roket Saldırısı
 
HAMAS'ın askeri kanadı oldukça zor şartlarda geliştirdiği Kassam füzeleriyle İsrail'in modern silahlarına cevap veriyor
 
2 Mart 2002 tarihinde de, el-Fetih örgütünün askeri kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri 1948'de işgal edilmiş topraklarda bulunan Netanya yahudi yerleşim merkezine roketli saldırı düzenledi. İşgal devleti önce bu eylemi yalanladı. Fakat bölgede oturanlar beş adet roketli saldırı sesi duyduklarını bildirdiler.

Kudüs'te Şehadet Eylemi
Yine 2 Mart 2002 tarihinde, Kudüs'ün İsrail Evi mahallesinde bir Filistinlinin aşırı siyonist bir gruba ait okulda şehadet eylemi gerçekleştirmesi üzerine 10 kişi öldü, en az 40 kişi de yaralandı. Eylemi el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi ve eylemin ed-Dehişe mülteci kampından Muhammed Darağime eş-Şu'ani tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Cenin'de Askeri Karargaha Baskın
 
Siyonist saldırganlara direnen Filistinli direnişçiler
 
İsrail işgal kuvvetlerine ağır darbe vuran bir eylem de 3 Mart tarihinde Cenin yakınlarında bulunan askeri bir karargaha baskın düzenlenmesi oldu. Eylemi HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi. İzzettin Kassam Birlikleri adına yapılan açıklamada eylemin işgal güçleri tarafından şehit edilen Filistinlilerin intikamı için gerçekleştirildiği, eylemde bir askeri karargaha ait çadırlara doğrudan silahlı saldırı düzenlendiği ve onlarca askerin isabet aldığı bildirildi. İşgal devleti bu eylemdeki kayıplarını açıklamadı. Ancak bölgede oturanlar, işgal güçlerine ait helikopterlerin çok sayıda yaralıyı taşıdığının görüldüğünü dile getirdiler.

RamAllah'ta
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2009, 10:34:46 »

RamAllah'ta da İşgalcilere Darbe
3 Mart tarihinde işgalcilere ağır darbe vuran bir eylem de RamAllah'ta gerçekleştirildi. Afra yahudi yerleşim merkezi yakınındaki bir askeri geçiş noktasına yönelik olarak gerçekleştirilen bu eylemde 9 İsrailli ölürken, 14'ü de yaralandı. Yine Afra askeri geçiş noktasına yönelik bir başka eylemde 1 İsrail askeri öldürüldü, 3'ü de yaralandı. Eylemleri el-Aksa Şehitleri Birlikleri'yle İslami Cihad Hareketi üstlendi.

Siyonistlerden Vahşi Saldırılar
 
Hüseyin Ebu Kuveyk'in hanımının arabası, 4 Mart 2002 tarihinde çocuklarını okullarından alıp evine götürürken Batı Yaka'daki RamAllah şehri yakınında bulunan Bisgut yahudi yerleşim merkezi etrafına toplanan işgal güçlerine ait bir tankın attığı mermilere hedef oldu. Arabanın saldırıdan sonraki hali
 
Filistinli direnişçilerin haklı ve meşru eylemleri karşısında zorlanan işgalci saldırganlar intikamlarını savunmasız kadınlardan ve çocuklardan alma yoluna gittiler. Bu amaçla vahşi saldırılar gerçekleştirdiler. Bu vahşi saldırılardan birinde de HAMAS'ın askeri kanadının komutanlarından Hüseyin Ebu Kuveyk'in eşi ile üç çocuğu şehit edildi.
Hüseyin Ebu Kuveyk'in hanımının arabası, 4 Mart 2002 tarihinde çocuklarını okullarından alıp evine götürürken Batı Yaka'daki RamAllah şehri yakınında bulunan Bisgut yahudi yerleşim merkezi etrafına toplanan işgal güçlerine ait bir tankın attığı mermilere hedef oldu. Tanktan atılan mermilerin saçtığı şarapnel parçaları da saldırı esnasında yoldan geçen bir baba ile oğlunun şehit olmasına sebep oldu. Böylece bu vahşi saldırıda Filistinlilerden toplam altı kişi hayatını kaybetti. Saldırıdan sonra olay yerine gelenler, tank mermilerine hedef olan arabadaki anne ve çocuklarının paramparça olmuş cesetleriyle ve etrafa saçılmış organlarla karşılaştılar.


(Ebu Kuveyk ailesinin şehit edilmesiyle ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın)

Ahmed Yasin: "Ebu Kuveyk Ailesinin İntikamı Alınacak"
Siyonist işgal devletinin Hüseyin Ebu Kuveyk'in ailesini vahşi bir cinayetle yok etmesi üzerine HAMAS'ın manevi lideri Ahmed Yasin şu açıklamayı yaptı: "Siyonist işgal, kadınlara, çocuklara ve mücahitlere özellikle de Hüseyin Ebu Kuveyk'in ailesine yönelik cinayetlerinin cezasını oldukça ağır bir şekilde çekecektir. Terörist Şaron bir kadını ve onun çocuklarını, gençleri ve sivil insanları öldürürken bizden ne bekliyor? Nedir bu insanların suçu? Ayrıca evleri, mamur yerleri yıkıyor, Filistinlilerin arazilerini tahrip ediyor." Şeyh Yasin açıklamasında, siyonist işgalcilerin Filistin topraklarında tam bir vahşet ve her yönüyle terör sergilemelerine rağmen dünyanın bunlara sessiz kaldığını dile getirdi.

Cinayetlere Şehadet Eylemiyle Cevap
 
HAMAS'ın askeri kanadının komutanlarından Hüseyin Ebu Kuveyk'in bütün ailesi vahşi bir saldırıda yok edildi. Ama o mücadele azminden bir şey kaybetmedi.
 
İsrail işgal devletinin savunmasız insanlara yönelik vahşi saldırılarına Filistinliler de etkili bir şehadet eylemiyle karşılık verdiler. 5 Mart 2002 sabahı bir Filistinlinin 1948'de işgal edilmiş Filistin topraklarının kuzey kesiminde ve Tel Aviv'in yakınında bulunan Afule yahudi yerleşim merkezine giden bir otobüste gerçekleştirdiği istişhadi eylemde bir yahudi göçmen ölürken yirmi göçmen de yaralandı. Yaralananlardan bazılarının durumları ağırdı.
Aynı gün bir başka eylem de Beytlaham civarındaki Goş Atasyun yahudi yerleşim merkezi yakınında işgalcilere ait bir aracın otomatik silahlarla taranması suretiyle gerçekleştirildi. Eylemde bir yerleşimci öldürülürken iki işgalci asker de yaralandı.



Kudüs'te Otobüse Karşı Eylem
5 Mart 2002 tarihinde bir eylem de Kudüs'te gerçekleştirildi. Akşam saatlerinde Filistinli direnişçiler işgalcilere ait bir otobüse karşı otomatik silahlarla saldırı gerçekleştirdiler. Saldırıda işgalci göçmenlerden birinin isabet aldığı bildirildi.

Gazze'de Beş Şehit
Hüseyin Ebu Kuveyk'in eşi ile üç çocuğunun okuldan döndükleri sırada vahşi bir saldırıyla şehit edilmelerine karşı Filistinlilerin etkili intikam eylemleri gerçekleştirmelerine ve bu eylemlerden dolayı işgal devletinin ciddi sarsıntı geçirmesine rağmen Kasap Şaron saldırı ve şiddet metodundan vazgeçmedi ve 6 Mart 2002 tarihinde Gazze'de yeni cinayetlere imza attı. 6 Mart 2002 Çarşamba sabahı Gazze bölgesinde dolaşan ve özerk yönetim polisine ait bir jeepe saldırı düzenlenmesi sonucu özerk yönetim polis teşkilatında görevli Yüzbaşı Cemil es-Sebbağ şehit oldu.
Aynı sabah bir başka saldırı da işgalci askerler tarafından Gazze'nin Han Yunus şehrindeki el-Ferrahin mıntıkasında dolaşan 50 yaşındaki Abdulgani Ebu Dukke adlı bir Filistinliye yönelik olarak gerçekleştirildi. İşgalci saldırganlar Ebu Dukke'yi vurduktan sonra üç saat süreyle ambulansların yanına yaklaşmasını engelledi ve bu 
İşgalci askerler sık sık Filistinli çocukların devam ettiği okullara baskınlar düzenleyerek dehşet saçıyor, küçük yaştaki çocukları silahla korkutuyor ve eğitime engel oluyorlar
 
süre içinde yaralarından kanlar akar halde beklettiler. İşgal tanklarından biri Ebu Dukke'yi hastaneye nakletmek için ona yaklaşan bir ambulansa ateş etti. Bu vahşi uygulama neticesinde Ebu Dukke hayatını kaybetti.

Aynı sabah Gazze'de şehit olan üçüncü kişi ise daha önce bir saldırıda yaralanan Cemal Ebu Hamd adlı 29 yaşında bir gençti.

Gazze'de o günün dördüncü şehidi ise işgal güçlerine ait tankların attığı mermilerin şarapnel parçalarına hedef olan 40 yaşındaki Mufide Muhammed Ebu Dukke adlı bayan oldu. İşgal kuvvetleri o gün haber kaynaklarında ismi zikredilmeyen bir beşinci şahsı daha şehit ettiler.


Okula Baskın
İşgalci siyonistlerin vahşi saldırılarına en çok hedef olanlar çocuklar oldular. 7 Mart 2002 Perşembe sabahı da Batı Yaka'nın Nablus şehri yakınında bulunan Hivare'deki Hivare Lisesi'ne baskın düzenleyerek öğrencileri çıkardılar. İşgal güçleri bu okulu 10 ayrı zırhlı araçla kuşatmaya aldılar

Muhammed Teysir'in Şehadeti
İşgal devletinin özel birlikleri 7 Mart 2002 sabahı Batı Yaka'nın Cenin şehrinin güneybatısında bulunan Siris köyüne baskın düzenleyerek İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadının mensuplarından 28 yaşındaki Muhammed Teysir el-Anini'yi şehit ettiler. Baskını düzenleyen işgal güçlerine havadan da ABD ikramı helikopterler destek veriyordu. Gece üçte başlayan baskında köydeki mücahitlerle işgalciler arasında çatışmalar çıktı. Çatışmalar saat altıya kadar sürdü ve bu saatte İslami Cihad'ın askeri kanadına mensup olan Muhammed Teysir'e işgal tanklarından atılan 500 mm. çapında bir mermi isabet etti ve şehit olmasına sebep oldu. Muhammed Teysir, dokuz ay öncesinden işgalci saldırganlar tarafından aranıyordu.

Batı Yaka'da da Vahşi Cinayetler
 
İşgalci saldırganların vahşi saldırılarında şehit olan Subhi Ebu Arar adlı çocuk
 
6 Mart 2002'de Gazze'de beş cinayet işleyen işgalci askerler ertesi gün de Batı Yaka'da gerçekleştirdikleri cinayetlerle 10 Filistinliyi şehit ettiler. Bunlardan biri yukarıda sözünü ettiğimiz Muhammed Teysir'di. Ayrıca Nuru Şems ve Tulkerem mülteci kamplarına yönelik baskında 27 yaşındaki Ekrem Muhammed Hüseyin ile 18 yaşındaki Yusuf Muhammed Şuhade şehit oldu. Ayrıca Beytlaham'a ve Netzarim yahudi yerleşim merkezi civarına yönelik saldırılarda da toplam yedi Filistinli şehit edildi. Beytlaham'a havadan F-16 tipi uçaklarla saldırı düzenlendi ve bir bina tamamen tahrip edildi. Siyonistlerin o gün Batı Yaka bölgesindeki saldırılarında onlarca Filistinli de yaralandı.

Siyonist Vahşetin Azgınlaşması ve Büyük Katliamlar
7 Mart 2002'de Batı Yaka'da 10 Filistinliyi şehit eden siyonist saldırganlar ertesi gün iyice azgınlaşarak büyük bir katliam gerçekleştirdi ve Gazze ve Batı Yaka bölgelerinde toplam 50 kişiyi şehit ettiler. 8 Mart 2002 tarihinde gerçekleştirilen saldırılarda ölü sayısının çok olmasının en önemli sebebi ise yaralıların hastanelere nakledilmelerinin önlenmesiydi. İşgalci saldırganlar Filistinliler arasında ölü sayısının çok olmasına yol açmak için ambulansların ve sağlık görevlilerinin yaralılara yaklaşmalarına ve yaralıların hastanelere nakledilmesine engel oldular. İşgalcilerin 
Tulkerem'de vahşi saldırganların Mart 2002 başlarında gerçekleştirdikleri tutuklamalarda tutuklanan Filistinliler
 
engellemelerine rağmen yaralıları kurtarmaya çalışan ambulanslar ve sağlık görevlileri saldırılara hedef oldu. Bu saldırılar yüzünden iki doktor ve bir hastane müdürü hayatını kaybetti. Gazze'nin Sudaniye mahallesine denizden yapılan saldırıda yaralananları kurtarmaya çalışan bir ambulans şoförü de işgal güçlerinin saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Bu saldırıda aynı ambulansta bulunan Muhammed el-Hessi adlı 25 yaşında bir ilkyardım görevlisi de ağır yaralandı. Muhammed el-Hessi Filistin Kızılay Cemiyeti'nde çalışıyordu. Ayrıca iki ambulans feci şekilde tahrip edildi. İşgalci saldırganların işte bu vahşeti yüzünden çok sayıda yaralı zamanında hastaneye nakledilememekten dolayı hayatını kaybetti. Bu şekilde hastaneye götürülmeleri engellenen ve acılar içinde kıvranarak ölüme terk edilenlerden bazıları da çocuklardı.
İşgalciler bazı yerlerde yaralıların hastaneye nakledilmelerini önlemek için onların yaralı bedenlerini alıp götürdü ve işgalci güçlerinin arasında ölüme terk ettiler. Örneğin Nablus yakınındaki Salim beldesinde Cemil Uştiye adında 26 yaşında bir genç yaralandı. Etrafındakiler onu sivil bir araçla hastaneye nakletmek istediler. Fakat işgalci saldırganlar onu hastaneye nakleden aracı durdurdu, yaralı genci içinden çıkarıp zorla aldılar. Bir süre sonra da ölü halde Filistin tarafına teslim ettiler.

İşgalciler yaralılara yönelik sağlık hizmetlerini engellemek amacıyla bazı bölgelerde kurulmuş ilk yardım çadırlarına saldırdı ve bu çadırları dağıtmaya çalıştılar.

 
İşgalcilerin Mart 2002 başlarında gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarında şehit edilen ambulans şoförü Said Şelal
 
Sağlık hizmetlerinin engellenmesi için seferber olanlar sadece işgalci askerler değildi. Onların yanı sıra sözde "sivil" yahudi yerleşimciler de askerlere destek vererek Filistinli yaralılara sağlık hizmetleri verilmesini engellemeye çalıştılar. Bu amaçla bazı yahudi yerleşimciler Batı Yaka'nın Hivare beldesinde resmi sağlık merkezini yakmaya kalkıştılar. İlginçtir ki sağlık merkezine saldırmak için Hivare beldesine gelen yahudi yerleşimciler askeri araçların korumasında oraya ulaşmışlardı.

İşgalci saldırganlar Filistin hastanelerine ait ambulansların ve buralarda çalışan sağlık görevlilerinin yaralılara yaklaşmalarını engelledikleri gibi Kızılhaç yetkilileriyle işbirliği içinde müdahalede bulunulmasına da fırsat vermediler. Hatta bazı yerlerde Kızılhaç görevlileri de vahşi saldırılara maruz kaldılar.

İşgalciler sadece sağlık görevlilerinin değil basın mensuplarının da kuşatmaya alınan bölgelere ve saldırıya maruz kalanlara yaklaşmalarına engel oldular.


(İşgalcilerin 1-8 Mart 2002 tarihleri arasında gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarla ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın)

(Yine aynı konuyla ilgili diğer fotoğrafları fotoğrafları görmek için tıklayın)

Siyonist Vahşete Eylemle Cevap
İşgalcilerin onca vahşi saldırı gerçekleştirmelerinin ardından 8 Mart 2002'de, Nablus yakınındaki Ariel yahudi yerleşim merkezinde bir Filistinli üzerindeki bombaları patlattı. Eylemcinin hayatını kaybettiği eylemde bazıları oldukça ağır olmak üzere on yahudi yerleşimci yaralandı. Eylemin sorumluluğunu Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin askeri kanadı durumundaki Ebu Ali Mustafa Birlikleri üstlendi ve eylemi 24 yaşındaki Şadi Muhammed Nassar'ın gerçekleştirdiğini açıkladı.
 
8 Mart 2002 tarihinde Atsamona yahudi yerleşim merkezinde gerçekleştirdiği istişhadi eylemle 10 işgalcinin ölümüne onlarcasının da yaralanmasına sebep olan 19 yaşındaki Muhammed Fethi Ferehat
 
Bu eylemlerden bir gün önce yani 7 Mart 2002 akşamı da bir İsrailli Nablus yakınındaki Hivare beldesinde iki Filistinli tarafından ağır yaralanmıştı
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2009, 10:35:26 »

Gazze'de de Eylem
Aynı tarihte birinci eylemden birkaç saat sonra da Gazze'nin güneyindeki Goş Katif yahudi yerleşim merkezi sitelerinden Atsamuna sitesine yönelik olarak 10 işgalci askerin ölümüne, 12'sinin de yaralanmasına neden olan bir eylem gerçekleştirildi. Eylemci Muhammed Fethi Ferehat işgal güçleriyle çatışmaya girerek şehit oldu. Eylemin sorumluluğunu HAMAS'ın askeri kanadı üstlendi.

(Atsamona eylemiyle ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın)

Siyonist Vahşete Yine Sert Cevap
9 Mart 2002'de de Kudüs'te İsrail'in gözünü korkutan önemli bir şehadet eylemi gerçekleştirildi. Eylemin işgal devleti açısından göz korkutan yanı başbakan Ariel Şaron'un evinin hemen 50 m ilerisinde gerçekleştirilmesiydi. Eylemci Batı Kudüs'teki bu mekanda bir lokantada üzerindeki bombaları patlattı ve işgalcilerden 11 kişi öldü 40 kişi yaralandı. Eylemin sorumluluğunu HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi ve eylemi gerçekleştiren kişinin el-Halil'deki el-Arube mülteci kampından İsmail el-Hurani olduğunu açıkladı.

Netanya'da da Eylem
Yine 9 Mart tarihinde Netanya'da kalabalık bir mekanda bir otelin önünde iki Filistinli otomatik silahlarla bir saldırı gerçekleştirdiler. Saldırıda 3 İsrailli öldürülürken 50'si de yaralandı ve eylemciler de şehit edildiler. Eylemi el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi ve eylemi gerçekleştiren kişilerin Said el-Batta ile Şadi en-Necime olduğunu açıkladı.
 
İşgalci siyonistler içlerindeki kini yansıtmak için Filistinlileri öldürmekle kalmıyor, organlarını da kesiyorlar
 

Siyonistlerin Kinlerini Yansıtan Bir Uygulama: Organların Kesilmesi
Siyonist işgalciler sıkça icra ettikleri vahşeti 10 Mart 2002 sabahı Netzarim yahudi yerleşim merkezine yönelik eylem düzenleyen Muhammed el-Kattavi'ye karşı da tekrar ettiler.
21 yaşındaki Muhammed el-Kattavi, işçilerin girdiği kapıda sırada bekliyordu. Fakat yahudi yerleşim merkezinin kapı bekçisi çağırmadan öne geçti. Bunun üzerine orada bekleyen asker geri gitmesini ve yanına iki işçi daha alarak üçlü grup halinde girmesini istedi. Bunun üzerine Kattavi aniden elbiselerinin arasına sakladığı tabancasını çıkardı ve iki askere doğru ateş etti. Bunlardan biri hemen olay yerinde öldü. Sonra da kaçmaya başladı. Bunun üzerine işgal tanklarından biri ona yönelerek üzerine ağır mermilerle yoğun şekilde ateş etmeye başladı. Bu saldırı neticesinde Kattavi orada şehit oldu. Ama tankı kullanan asker attığı mermilerle onu öldürmekle yetinmeyip, tankını üzerine doğru sürdü ve oradakilerin gözleri önünde Kattavi'nin cesedini paletlerin altında iyice ezdi.

Siyonistler daha birçok yerde Filistinlileri öldürdükten sonra muhtelif organlarını keserek içlerinde sakladıkları kinlerini dışarıya yansıtmaya çalıştılar.


(İşgalcilerin Filistinlilerin organlarını kesmeleriyle ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın)

Kalkiliya'ya Saldırı
 
Siyonist işgalciler saldırıda
 
Siyonist işgalciler 10 Mart'ı 11 Mart'a bağlayan gecenin yarısından sonra yerel saatle 02.00 civarında Batı Yaka'nın kuzeyinde bulunan Kalkiliya şehrine girdiler. İşgalcilerden kalabalık bir askeri kitle bu şehrin "Yeşil Hat" olarak bilinen ve 1948'de işgal edilmiş topraklarla Batı Yaka bölgesini ayıran sınır çizgisiyle temas halindeki mahallelerini işgal etti. İşgalcilerin şehrin dış mahallelerine girmeye başladığı ilk saatlerde gerçekleştirilen saldırılarda Filistinlilerden iki kişi şehit oldu. Şehit olanlardan biri özerk yönetim güvenlik görevlisi diğeri ise sivildi. İşgalci saldırganlar, Kalkiliya mahallelerini işgale başladıkları andan itibaren şehrin elektriklerini kestiler.

RamAllah ve el-Bire'ye Saldırı
İşgalciler Kalkiliya'dan sonra Batı Yaka'nın RamAllah ve el-Bire şehirlerine saldırdılar. 11 Mart gecesi bu şehirlere giren işgalcilere havadan ABD ikramı helikopterler de destek veriyordu. İşgalciler tanklarla ve helikopterlerle rasgele ve yoğun bir şekilde Filistinlilerin meskun bölgelerine füze ve bomba yağdırdılar. RamAllah'a yönelik saldırılarında ise RamAllah Hastanesi'ni özellikle hedef aldılar. RamAllah'a yönelik saldırılarda Filistinlilerden iki kişi şehit oldu.

Yine Büyük Katliam
 
Cibaliya'da işgalcilerin saldırılarının sebep olduğu bir yangının söndürülmesi için yürütülen çalışmalar
 
İşgalci siyonistler 11 Mart 2002 gecesi sadece Batı Yaka bölgesinde değil, Gazze'de büyük saldırı hatta büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Gece yerel saatle 23.00'ten itibaren Gazze'deki Cibaliya mülteci kampını ve Gazze bölgesinin kuzey kesimlerini işgal ederek sabah saatlerine kadar süren vahşi saldırılarda 18 masum insanın ölümüne, 15'i ağır olmak üzere 50 masum insanın da yaralanmasına sebep oldular. Saldırıda 10'dan fazla tank Filistinlilerin meskun mahallelerine yönelik yoğun şekilde bomba yağdırdı. Vahşi saldırıya 2 adet ABD yapımı Apaçi helikopteri de havadan destek verdi. İşgalciler işlerini kolaylaştırmak ve Filistinlilerin kendilerini savunmalarını zorlaştırmak için, diğer bölgelerde yaptıkları gibi saldırıya başlar başlamaz hedef aldıkları mıntıkaların elektriklerini keserek her tarafı karanlığa boğdular. Buna rağmen yine de işgalci saldırganlar Filistinlilerin sert bir direnişiyle karşılaştılar ve uzun süre otomatik silahların ve bombaların kullanıldığı çatışmalar oldu. Ancak işgalcilerin teknik teçhizat yönünden geniş imkanlara sahip olmaları ve etrafı çok yönlü bir şekilde kuşatmaya almaları her zamanki gibi onlara avantaj sağladı. İşgalciler denizdeki askeri botlardan da Filistinlilerin evlerine doğru bomba yağdırdılar.

İşgalcilere Karşı Eylemler
 
Siyonist saldırganlar zaman zaman Filistinlilerin eylemleriyle ciddi şekilde sarsılmaktadırlar
 
Batı Yaka ve Gazze'de büyük katliamlar gerçekleştiren işgalcilere karşı 12 Mart 2002 tarihinde muhtelif eylemler gerçekleştirildi. Kuzey Filistin tarafında işgalcileri taşıyan bir otobüse otomatik silahlarla ateş edilmesi sonucu 9 kişi öldürüldü, birçok kişi de yaralandı. Aynı gün Kuzey Filistin bölgesinde işgalci askerlere yönelik olarak da bir eylem gerçekleştirildi. İşgal devleti yetkilileri bu eylemin sonuçları hakkında herhangi bir açıklama yapmak istemediler. Aynı tarihte Bata Yaka'nın Beytlaham şehrinde meydana gelen çatışmalarda da işgalcilerden bir asker öldürüldü.

Şaron'un Hükümetinde Kriz
"Aşırı sağ" kanadı temsil eden iki bakan 12 Mart 2002 tarihinde Şaron'un hükümetinden istifa etti. Bunlardan biri Turizm diğeri ise Altyapı bakanıydı. Bu iki bakan Şaron'dan Filistin tarafıyla kesinlikle masaya oturmamasını ve saldırgan tutumun şiddetinin azaltılmamasını istiyordu.

Cenin'de İşgalcilere Tuzak
 
Şaron ve ekibi. Bu ekipte zaman zaman ihtilaflar çıktığı da oluyor.
 
13 Mart 2002'de Batı Yaka'nın Cenin şehri yakınlarında Filistinli direnişçilerin, işgalcileri taşıyan bir araç için tuzak kurmaları sonucu işgalcilerden üç kişi çeşitli şekillerde yaralandı. İşgalcilere ait özel güvenlik görevlilerinin sıkça dolaştığı bölgede, onlara ait aracın tuzağa düşürülmesinin hemen ardından direnişçiler araçta bulunanlara yoğun şekilde ateş etmeye başladılar. Ateş sonucu araçta bulunanların tümü isabet aldı ve çeşitli şekillerde yaralandılar. Eylemi düzenleyenler ise sağ salim bir şekilde olay yerinden uzaklaşmayı başardılar.

RamAllah'ta Çatışmalar
İşgalciler, 13 Mart 2002 sabahından itibaren Batı Yaka'daki el-Em'ari ve Kadure mülteci kamplarını kuşatmaya aldılar. Ayrıca Batı Yaka'daki RamAllah şehrinde de Filistinlilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiler. Her üç yerde de Filistinli direnişçilerin işgalcilere ellerindeki silahlarla karşılık vermeleri sebebiyle sabahın erken saatlerinden itibaren şiddetli çarpışmalar vuku buldu.
 
RamAllah'ta işgalcilere ait bir tank
 
RamAllah'ta gerçekleşen çatışmalarda Arafat'ın özel muhafız birliği olarak bilinen Kuvvet 17'nin komutan yardımcısı 46 yaşındaki Raid Fuad el-Akile şehit edildi. Filistinlilerden onun dışında da birçok kişi şehit oldu.


İşgalcilere Karşı Eylem
14 Mart 2002 tarihinde Gazze'nin güneyindeki Netzarim yahudi yerleşim merkezi yakınında işgalcilere ait askeri konvoyun geçeceği yola konan bombanın patlaması sonucu 3 işgalci öldü, 2'si de yaralandı. Bomba bir zırhlı aracın da tahrip olmasına yol açtı. Eylemin sorumluluğunu el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi.

Gazze'de Yine Katliam
İsrail işgal devleti 15 Mart 2002 tarihinde ABD'nin sözde "Ortadoğu barışı" için gönderdiği Anthony Zinni'yi karşılarken, Gazze'nin Bureyc mülteci kampında dördü çocuk beş kişiyi şehit ederek yeni bir katliam gerçekleştirdi. Ölenlerden dördü el-Avavide ailesine mensup bir anne ile üç çocuğuydu. Beşinci kişi ise onların amca çocuklarıydı.
 
Şaron vahşetini gayet iyi izah eden bir karikatür
 
İşgalciler aynı gün yine Gazze bölgesindeki Rafah'ta 28 yaşındaki Vail Musa el-Ahres adlı polisi, Beyti Lahiya'da da İslami Cihad Hareketi'ne mensup 19 yaşındaki Kemal Receb adlı genci, Gazze şehrinde de on yaşındaki Yasemin Semir Ebu Heddaf adlı kız çocuğunu şehit ettiler.


Zinni'nin Gözetiminde Cinayetler
ABD'nin sözde barış temsilcisi Mart 2002 ortalarında Filistin topraklarına giderek işgalci siyonistlerle görüşmelere başladı. Ancak ne kadar ilginçtir ki siyonistler onun gözetiminde çok daha rahat bir şekilde cinayetler işliyorlardı. İşte Zinni'nin siyonist işgalcilerle sözde "barış"ın zeminini hazırlamak için görüşmeler yaptığı 17 Mart 2002 tarihinde gerçekleştirilen saldırılardan ve cinayetlerden bazıları:
Fellah Kamil Udeh adlı bir genç işgal altındaki Kudüs'te bir patlamada hayatını kaybetti. Olayda adı geçen gencin arkadaşı Udeh Ivad Ebu Serhan da yaralandı

İşgalci saldırganlar Batı Yaka'daki Beytu Sahur kasabasının doğusunda bulunan Işşu'l-Gurab mülteci kampında Filistinlilerin evlerinin üzerine ateş ettiler. İşgalciler kendilerine buradan ateş edilmesi sebebiyle ateş ettiklerini iddia ettiler. Ancak gerçekte bu saldırının işgalcilerin özellikle Beytu Sahur kasabasında ve civarında oturanlara yönelik kinlerinin ve vahşi tutumlarının bir yansıması olduğu dile getirildi.

 
ABD "barış atağı" adı altında sürekli siyonist saldırganlara destek vermiş ve onların vahşi katliamlarını kolaylaştırmış, hatta bu katliamları gerçekleştirmeleri için gerekli malzemeleri temin etmiştir.
 
Aynı gün öğle saatlerinde işgalci saldırganların Beytlaham şehrinin içine girmeye çalışmaları üzerine bazı Filistinli direnişçilerin karşı koymaları sebebiyle çıkan çatışmalarda Mahmud Avad Uccac adlı bir genç şehit oldu. Siyonist saldırganlar burada Filistinli direnişçilerin üzerine otomatik silahlarla ve tanklarla ateş ettiler.

İşgalciler 17 Mart günü sabah saatlerinden itibaren Batı Yaka'daki Cenin şehrini yeniden kuşatmaya aldılar ve Cenin civarındaki Urabe beldesine giden yolu tamamen kapattılar.

İşgal tanklarının Batı Yaka'daki Nablus şehrine girmeye çalışmaları üzerine işgalcilerle Filistinli direnişçiler arasında çatışmalar çıktı. Burada işgalciler Filistinlilerden iki çocuğu hedef alarak yaraladılar. Çocuklardan birinin durumu ağırdı.

ed-Devha şehrinde bulunan işgalci askerler sivil Filistinlilerin üzerine ateş ettiler. Fakat saldırıda Filistinlilerden isabet alan olmadı.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2009, 10:36:02 »

Filistinlilerden Saldırılara Cevap
İşgalcilerin saldırılarına Filistinliler de çeşitli eylemlerle karşılık verdiler. Bunlardan biri 17 Nisan 2002 tarihinde Tel Aviv yakınındaki Kefar Saba yahudi yerleşim merkezi yakınında bir yakıt istasyonunda toplanan topluğun üzerine ateş edilmesiyle gerçekleştirildi. Bu eylemde bir yahudi yerleşimci kadın öldürüldü, ikisi ağır 16 yerleşimci de yaralandı. Eylemin sorumluluğunu İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı üstlendi, ancak eylemi gerçekleştiren kişinin ismini açıklamadı.

Kudüs'te de Eylem
Yine aynı tarihte Kudüs'te Fransız tepesi adı verilen mıntıkada bir Filistinli üzerindeki bombaları patlattı ve 22 İsrailli yaralandı. 
Filistinli çocuklar sık sık siyonist saldırganların hedefi olmaktadır.
 
Eylemin sorumluluğunu İslami Cihad Hareketi üstlendi.

Yine Çocuk Şehit
İşgalcilerin saldırılarına en çok çocukların hedef olduğunu daha önce belirtmiştik. Bu vahşi saldırılardan birinde ağır yaralanan 11 yaşındaki Muhammed İyad el-Mağribi aldığı yaranın tesiriyle 20 Mart 2002 akşamı hayatını kaybetti. Muhammed Iyad, Batı Yaka'nın Nablus şehri yakınında bulunan Asker mülteci kampında oturan bir aileye mensuptu ve17 Mart tarihinde evinin önünde bulunduğu sırada işgalci saldırganların kurşunlarına hedef olmuştu.

Teyasir Askeri Merkezine Saldırı
19 Mart 2002 tarihinde Filistinli iki eylemci Batı Yaka'nın kuzeyindeki Tubas köyü yakınında yer alan Teyasir askeri merkezine baskın düzenleyerek bir askeri öldürüp 3'ünü yaraladıktan sonra çıkan çatışmada şehit oldular. Eylemi HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi ve eylemi Ahmed Ali Atik ile Salih Muhammed Kemil'in gerçekleştirdiğini açıkladı.

Ummu'l-Fahm'da Eylem
20 Mart 2002'de 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan Ummu'l-Fahm kasabasında bir otobüste gerçekleştirilen şehadet eyleminde 4'ü asker 7 işgalci öldürülürken 30'u da yaralandı. Eylemin sorumluluğunu İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı durumundaki Kudüs Seriyyeleri üstlendi ve eylemi Cenin şehrinden 20 yaşındaki Re'fet Selim Ebu Deyyak'ın gerçekleştirdiğini açıkladı.

Çocukların Rehin Alınması
 
Vahşette sınır tanımayan siyonist saldırganlar bazen, kalkan olarak kullanmak bazen de Filistinlilere istediklerini yaptırmak amacıyla çocukları rehin alıyorlar.
 
Siyonistlerin saldırılarında sürekli çocukları hedef almaları aslında onların çirkin yüzlerini ve iç dünyalarında sakladıkları vahşeti açığa vurmaktadır. Onların bu kimliklerinden dolayı Filistinli çocuklar sürekli siyonist vahşetten zarar görmektedirler. Bu zarar görmenin önemli bir cihetini de rehin alma olayları oluşturmaktadır. Çocukların rehin alınması olaylarından biri de 21 Mart 2002 tarihinde yaşandı. O günün sabahında işgalciler Batı Yaka'daki Cenin vilayetinin kazalarından Yamun ve es-Siletu'l-Harisiyye kasabalarına girdiler. Saldırganlar buralarda Filistinlilere yönelik tutuklamalar gerçekleştirmek istediler. Yirmi kişiyi tutuklayan işgalci saldırganlar aradıkları bazı kişileri bulamayınca da hiçbir şeyden haberleri olmayan küçük çocukları rehin alma yoluna gittiler. İşgalci askerler ondan önce de Batı Yaka'nın Beytu Cala kasabasında 28 Ağustos 2001 tarihinde, esir aldıkları çocukları kendileri için kalkan olarak kullanmışlardı. İşgalcilerin belirtilen tarihte kendilerine kalkan olarak kullandıkları çocukların ekseriyetini de kasabanın camisindeki sığınağa ve medreseye sığınan yetim çocuklar oluşturuyordu.

Tulkerem'de Otobüse Saldırı
İşgalcilerin Cenin'de Filistinli çocukları rehin aldıkları gün Filistinli direnişçiler de Batı Yaka'nın Tulkerem şehrinde yahudi yerleşimcileri taşıyan bir otobüsü Dotan adlı yahudi yerleşim merkezi yakınında otomatik silahlarla taradılar. Eylemde herhangi bir ölüm ya da yaralanma olmadı.

Kudüs'te Büyük Eylem
 
İşgalci saldırganlar bazen Filistinlilerin eylemleriyle derinden sarsılıyorlar
 
Yine işgalcilerin Cenin'de küçük çocukları rehin aldıkları gün yani 21 Mart 2002 tarihinde Kudüs'te işgal devletini derinden sarsan bir eylem gerçekleştirildi. Kudüs'ün Kral Georges Caddesi'nde bulunan bir kafeteryada gerçekleştirilen ve el-Fetih'in askeri kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri'nin üstlendiği eylemde işgalcilerden 8 kişi öldü, 72 kişi yaralandı.

İşgalcilerden Yine Vahşet
İşgalciler 22 Mart 2002 gecesi gerçekleştirdikleri bir vahşi saldırıda el-Halil'in kuzeyindeki Beytu Emr mıntıkasında Nidal İbrahim Hamd el-Allami adlı yirmi yaşında bir üniversite öğrencisini şehit ettiler. Nidal İbrahim evinin önünde üç gün önce şehit edilen bir amcasının oğlundan dolayı taziyeleri kabul ederken işgalcilerin saldırılarına hedef oldu. Aynı akşam İslami Cihad hareketine mensup Mahmud Süleyman Ebu Hasaneyn adlı 22 yaşında bir genç de Gazze şehrinin yakınında bulunan el-Bureyc mülteci kampı yakınlarında işgalcilerin saldırılarına maruz kalarak şehit oldu.
23 Mart 2002 Cumartesi sabahı da Gazze bölgesindeki Rafah'a giren işgalci siyonistler Mısır-Filistin geçiş kapısında 22 yaşındaki Muhammed Ali Osman adlı genci şehit ettiler. Rafah'ta öldürülen bir diğer kişi de Reyham Ebu Taha adlı bir kız çocuktu. İşgal devletinin keskin nişancılarının attığı bir kurşun küçük Reyhan'ın sol gözünden girerek kafatasının arkasından çıktı. 22 Mart akşam saatlerinden itibaren sekiz tank eşliğinde Rafah mıntıkasına giren işgalci saldırganlar 4'ü ağır olmak üzere 12 Filistinliyi de yaraladılar. Yaralananların 8 tanesini çocuklar oluşturuyordu. İşgalciler ayrıca birçok evi yıktılar.


Saldırıların Arkası Kesilmiyor
 
Deyru'l-Belah'ta işgalcilerin tanklarına taşlarla karşılık veren Filistinli gençler
 
İşgal güçlerinin saldırıları sonraki günlerde de devam etti. 26 Mart 2002 Salı günü akşam saatlerinde Gazze bölgesinin ortalarındaki Deir el-Belah'ın doğusunda yer alan Keysofim askeri noktasında Filistinli direnişçilerle işgalci askerler arasında çıkan çatışmada iki mücahit şehit olurken işgal güçlerinden de, biri ağır biri hafif olmak üzere ikisi yaralandı.
İşgal kuvvetleri aynı tarihte gece yarısından itibaren en az sekiz tankla ve zırhlı araçlarla birlikte Gazze'nin Refah şehrindeki Brezilya mahallesine girdi ve Filistinlilerin evlerini yoğun ateşe tabi tuttular. Bu saldırı üzerine camilerin hoparlörlerinden direnişe katılabilecek olan herkesin işgalcilerin bu saldırılarına karşı direnişe katılmaları için çağrı yapıldı. Bu çağrıdan sonra işgalci askerlerle Filistinli direnişçiler arasında silahlı çatışmalar vuku buldu. İşgalci saldırganlar Gazze bölgesinde sadece Brezilya mahallesine değil ayrıca Han Yunus mıntıkasına da saldırdılar. Buradaki vahşi saldırılarda, et-Tuffah geçiş kapısı yakınında Filistinlilerden üç kişi yaralandı.


Kudüs'te Büyük Patlama
29 Mart 2002'de Kudüs'teki bir ticari merkezde meydana gelen büyük patlamada işgalcilerden 3'ü öldü 20'si yaralandı. Bu eylemin sorumluluğunu el-Fetih'e bağlı el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi ve eylemi Dehişe mülteci kampından 16 yaşındaki Muhammed el-Ahres'in gerçekleştirdiğini açıkladı.

Netanya'da Şehadet Eylemi
İşgal güçlerinin bütün bu saldırılarına Filistinli direnişçiler de 27 Mart 2002'de Netanya'da gerçekleştirdikleri oldukça etkili bir şehadet eylemiyle karşılık verdiler. Eylemde işgalcilerden 20 kişi ölürken 150 kişi de yaralandı. Eylemi HAMAS'ın askeri kanadından Abdulbasıt Udeh gerçekleştirdi.
 
İşgalcilerin 29 Mart 2002'de başlattıkları vahşi saldırıların geride bıraktığı manzaralardan
 

Siyonistlerden Yine İşgal
HAMAS'ın Netanya'daki eylemi karşısında ciddi bir sarsıntı geçiren İsrail işgal devleti Batı Yaka bölgesine ve özellikle RamAllah'a yönelik işgal hareketini hızlandırdı. RamAllah'ta özerk yönetime ait resmi binaları kuşatmaya alarak vahşi saldırılar gerçekleştirdi. Dünyada bütün kamuoyunun tepkisine neden olan bu saldırıları ABD İsrail'in nefsi müdafaa hakkı olarak nitelendirdi. ABD'nin bu açıklamasından cesaret alan siyonistler de daha sonra özerk yönetim bölgelerinde işgal altına aldıkları alanları genişletmeye başladılar. Siyonistlerin bu çabaları Filistinli direnişçilerle işgalciler arasında muhtelif bölgelerde çatışmalara sebep oldu. Bütün bu gelişmeler sebebiyle Batı Yaka'nın RamAllah, Beytlaham, Nablus, Bitonya ve el-Halil şehirleri başta olmak üzere pek çok şehrinde büyük bir hareketlilik yaşandı. İşgal kuvvetleri özerk yönetim lideri Arafat'ın bulunduğu binayı her taraftan kuşatmaya aldılar. RamAllah'ta yaptıkları baskınlarda bazı önemli kişileri tutukladılar. RamAllah'taki Filistin Direniş Grupları Ortak Kurulu'nun başkanı Sahar Habeş, Filistin'in Kurtuluşu İçin Demokratik Cephe'nin genel başkan yardımcısı Kays Abdulkerim Ebu Leyla ve RamAllah'ta el-Fetih'e bağlı Aksa Şehitleri Birlikleri'nin ikinci adamı 28 yaşındaki Abdulkerim Uveys tutuklananların başında geliyordu. İşgalciler özerk yönetime ait radyo televizyon binasını işgal ederek porno yayınlar yayınlamaya başladılar. Bitonya'da siyasi tutukluların tutulduğu hapishaneyi kuşatmaya aldılar. Tulkerem yakınında bulunan Sayda'yı işgal ederek burada evlere baskınlar düzenleyip tutuklamalar 
İşgalcilerin 29 Mart 2002'de başlattıkları vahşi saldırılarda gerçekleştirilen tutuklamalardan bir görüntü
 
yaptılar. Bu baskınlarda İslami Cihad mensubu 32 yaşındaki Ahmed Ucac ile 34 yaşındaki Azmi Haccac'ı tutuklayıp evlerinin 15 metre ilerisine götürerek halkın gözünün önünde şehit ettiler. Diğer bölgelerde de bazı Filistinlileri vahşice şehit ettiler. Örneğin Netzarim'de siyonist saldırganlara yönelik eylem gerçekleştiren ve işgalciler tarafından şehit edilen, İslami Cihad'ın askeri kanadına mensup 25 yaşındaki Muhammed Ahmed Hazik'in vücudunun değişik organlarını kestikten sonra cesedini köpeklerin önüne attılar. el-Bire'de de evlere baskınlar düzenleyerek tutuklamalar yaptılar.
İşgalciler o dönemde sadece Batı Yaka bölgesine değil Gazze bölgesine de değişik saldırılar düzenlediler. Rafah'ta Mısır-Filistin hududuna yakın yerlere mayın döşediler.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #4 : 07 Ocak 2009, 10:36:39 »

İsrail'e Karşı Protestolar
İşgal güçlerinin bütün bu vahşi saldırıları dünyanın değişik 
İşgalcilerin 29 Mart 2002'de başlattıkları vahşi saldırılar dünya genelinde şiddetli tepkilere sebep oldu
 
ülkelerinde düzenlenen gösterilerle ve eylemlerle protesto edildi. Muhtelif yerlerdeki gösterilerde İsrail'e karşı askeri müdahalede bulunulması istendi. Müslüman Kardeşler cemaatinin genel mürşidi Mustafa Meşhur da Arap ülkelerinden Filistin'deki cihada katılmak isteyenler için kapıların açılmasını istedi. Ancak yönetimlerin sessizliği sebebiyle işgalcilerin tutumlarında bir değişiklik olmadı. Bütün bu vahşi saldırılar karşısında özellikle ABD'nin tutumu ilgi çekiciydi. Özerk yönetimin Enformasyon bakanı Yasir Abdurabbih o dönemde yaptığı bir açıklamada ABD ile İsrail işgal devleti arasında, İsrail, Gazze ve Batı Yaka'nın tamamını işgal edinceye kadar ABD'nin herhangi bir müdahalede bulunmaması konusunda ittifak olduğunu söyledi.
Bu arada HAMAS'ın Siyasi Birimi'nin başkanı Halid Meş'al da Batı Yaka ve Gazze'deki geniş çaplı saldırıların önceden planlanmış saldırılar olduğunu, Netanya'daki eyleme bir misilleme olmadığını ifade etti.


Siyonistlerin 29 Mart 2002'de başlattıkları vahşi saldırılara yönelik tepkilerle ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın

Hayfa'da Şehadet Eylemi
 
31 Mart 2002 tarihinde, HAMAS'ın İzzettin Kassam Birlikleri'ne mensup Cenin asıllı Şadi et-Tubasi'nin işgalci saldırganların Filistinlilere yönelik vahşi saldırılarına cevap amacıyla Hayfa'da gerçekleştirdiği ve 16 işgalcinin ölümüne, onlarcasının yaralanmasına sebep olan eylemden sonra ortaya çıkan bir manzara
 
31 Mart 2002'de bir Filistinlinin Hayfa'daki bir kafeteryada gerçekleştirdiği şehadet eylemi işgalcilerden 16 kişinin ölümüne 45 kişinin de yaralanmasına sebep oldu. Eylemin sorumluluğunu HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi ve eylemi 23 yaşındaki Şadi Zekeriya Tubasi'nin gerçekleştirdiğini açıkladı.

Hayfa eylemiyle ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın

İşgaller ve Saldırılar Sürüyor
ABD'nin desteğinden ve dünyanın sessizliğinden cesaret alan İsrail işgal devleti işgal ve saldırılarının alanlarını günden güne genişlettiler. 31 Mart gecesi Batı Yaka'nın Beytlaham ve Kalkiliya şehirlerini, yüzlerce tank kullanarak tamamen işgal ettiler. Kalkiliya'da işgal kuvvetlerinin önüne konan bir bombanın patlaması sonucu bir işgalci asker ölürken, sekiz asker de yaralandı.

Filistinlilerden Direniş Eylemleri
Batı Yaka'daki işgal ve saldırılarla tam anlamıyla vahşet sergileyen işgal güçlerine karşı Filistinliler de oldukça zor şartlarla karşı karşıya olmalarına rağmen bazı eylemler gerçekleştirdiler. 1948'de işgal edilmiş bölgede bulunan Ummu'l-Fahm'da gençler yahudi göçmenleri taşıyan otobüsleri ve araçları taşlayarak hiddetlerini ortaya koydular. Eylemde işgalcilerin araçları hasar gördü.

Hedefte Yine Bir Çocuk
 
Çocuklar işgalci siyonistlerin saldırılarının sürekli hedefi
 
1 Nisan 2002 tarihinde Batı Yaka'nın Tulkerem şehrinde Muhammed Cemil isminde 11 yaşında bir çocuk babasıyla birlikte hastaneye giderken işgalci saldırganların kurşunlarına hedef olarak hayatını kaybetti.

Kudüs'te Şehadet Eylemi
İşgal devletinin sergilediği vahşete karşı Kudüs'te Rami Muhammed eş-Şu'ani adlı bir genç şehadet eylemi gerçekleştirdi. Eylemde işgalcilerden 1 polis ölürken birkaç polis de yaralandı.

Bitonya'da Hapishaneye Saldırılar
Filistinli siyasi tutukluların bulunduğu Bitonya hapishanesini kuşatmaya alan işgal güçleri hapishaneye havadan saldırı düzenlediler. İşgal güçlerinin RamAllah'ı kuşatmaları üzerine özerk yönetimin o zamanki Koruyucu Güvenlik birimi başkanı Cibril er-Recub'dan Bitonya'daki cezaevini boşaltması istenmişti. Çünkü Bitonya, RamAllah'ın hemen bitişiğinde bulunuyordu. Ancak er-Recub bu isteği kabul etmeyerek söz konusu hapishanede tutulanların işgalci güçlerin esiri olmalarına sebep oldu.

RamAllah ve Beytlaham'da Vahşi Saldırılar
 
Mart 2002 sonlarında başlayan vahşi saldırıda RamAllah'a giren işgalci siyonistler cadde aralarında insan avında
 
Nisan 2002'in başlarından itibaren işgalciler, özerk yönetimin merkezi RamAllah'taki vahşi saldırılarını daha da şiddetlendirdiler. Şehrin bazı bölgelerinin elektrik ve sularını keserek insanları perişan halde bıraktılar. İnsanların sokağa çıkmalarını engelleyerek gıda maddesi temin etmelerine mani oldular. Bu durum şehirde ciddi bir gıda sıkıntısının ve genel ihtiyaç problemlerinin yaşanmasına sebep oldu.
İşgalciler Beytlaham'da da saldırılar düzenlediler ve bu saldırılar çatışmalara sebep oldu. İşgalcilerin saldırıları ve çatışmalar bazı kişilerin şehit edilmesine, birçok kişinin de yaralanmasına sebep oldu.

İşgalciler bu saldırıları düzenlerken Şoma yahudi yerleşim merkezi yakınında da Filistin özerk yönetimi güvenlik teşkilatında görev yapan Şadi Fayiz el-Bettat adlı polis yahudi yerleşimcilere ait bir aracı tarayarak bir kişiyi öldürüp, dört kişiyi yaraladı. İşgal güçleri daha sonra onu takip ederek şehit ettiler.


İşgalcilerin RamAllah ve Beytlaham'da gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarla ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın

Batı Bake'de Şehadet Eylemi
İşgalcilerin vahşi saldırılarına Filistinliler muhtelif eylemlerle karşılık verdiler. 3 Nisan 2002 tarihinde de Batı Bake'de el-Fetih'in askeri kanadı tarafından üstlenilen bir şehadet eylemi gerçekleştirildi. Eylemi 17 yaşındaki Ekrem Fadl Abdulhamid Halife gerçekleştirdi. Bu eylemde işgal devletinin askeri güçlerinden kayıp olduğundan, işgal devleti kayıplarını açıklamadı.

Cenin'de Bir Helikopterin Düşürülmesi ve 14 Tankın İmha Edilmesi
 
Cenin'de işgalci saldırganlara karşı silahlı mücadele veren Filistinli direnişçiler
 
Batı Yaka'nın güney ve orta kesimlerinde tam anlamıyla vahşet sergileyen siyonist işgalciler Nisan'ın başlarından itibaren kuzeydeki Cenin'e doğru da ilerlemeye başladılar. Ancak Cenin'e girmek için gerçekleştirdikleri ilk teşebbüsleri başarısız kaldı ve bu şehirde direnişçiler 3 ve 4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdikleri eylemlerinde işgalcilerin 1 helikopterlerini düşürdü, 14 tanklarını imha ettiler. Şehre girmeye çalışan bir birliğin komutanını öldürdüler. Yine Filistinlilere pusu kurmaya çalışan bir işgalci askeri öldürdüler. Direniş esnasında Filistinliler tarafından da bazı kişiler şehit oldu. Şehit olanlardan biri 12 yaşında bir çocuktu.
İşgalcilerin Cenin'e, özellikle de mülteci kamplarına girme teşebbüsleri sonraki günlerde devam etti. Ancak epey bir süre zorlandı ve bayağı kayıp verdiler.


Bir Haftada 1100 Tutuklu
İşgal devleti Filistin şehirlerine yönelik olarak Mart 2002 sonlarına doğru şiddetlendirdiği saldırılarında tutuklamalarını da artırdı. 29 Mart - 5 Nisan 2002 tarihleri arasındaki bir haftalık süre içinde toplam 1100 Filistinli işgal güçleri tarafından tutuklandı. Bunların 750'sini sadece RamAllah ve civarında tutuklananlar oluşturuyordu.

Cenin Destanı
İşgal güçlerinin Cenin'deki mülteci kamplarına girme teşebbüslerinin 
Cenin mülteci kampındaki çatışmalarda yaralanan bir işgalci asker
 
ilk günlerde sürekli başarısız kalması ve burada birçok kayıp vermeleri onları bayağı sıkıntıya soktu. İsrail, güvenlik gerekçesiyle ve askerler üzerinde yaptığı olumsuz tesir sebebiyle buradaki askeri kayıplarını genellikle gizledi. İlk dört teşebbüsünden sonuç alamayan işgal devleti 5 Nisan 2002 sabahı oradaki yedek askeri güçlerini çekerek özel birlikler sevk etti. 5 Nisan 2002'de yapılan teşebbüste işgal kuvvetlerinden üç asker öldürüldü, altısı yaralandı. Yine 5 Nisan gecesi Aksa Şehitleri Birlikleri'nin komutanlarından Nasır Uveys işgalcilere karşı ilginç bir eylem gerçekleştirdi. Uveys, teslim oluyormuş gibi yaptı, ancak askerlerin arasına girince üzerindeki bombayı patlattı. Bu eylemde işgalcilerin ne kadar kayıp verdikleri açıklanmadı. İsrail hükümeti ayrıca Cenin'deki askeri kayıpların yayınlanmaması için İsrail medya organlarına talimat vermişti.
Bu olaylardan sonra İsrail genelkurmay başkanı Şaul Mofaz ve yardımcısı Moşe Yalon Cenin cephesine giderek askerleriyle görüştü. Saldırgan askerler buralarda işgalci komutanlarına, oldukça sert bir direnişle karşı karşıya geldiklerinden şikayetçi oldular.

Cenin mülteci kamplarına girmekte zorlanan işgalciler 5 Nisan 2002 gecesi, Cenin'in yakınındaki Tubas'a havadan saldırı düzenleyerek HAMAS'ın askeri kanadına mensup altı mücahidi şehit ettiler. Bu kişilerin arasında HAMAS'ın askeri kanadının geliştirip ürettiği Kassam-2 füzesinin mühendisi Said Muhammed Avad ile Netanya'da şehadet eylemini planladığı tahmin edilen Kays Advan da vardı. İşgalciler ayrıca Tubas'a karadan baskın düzenleyerek 13 yaşında bir kız çocukla, 22 yaşında bir genci öldürdüler.

 
Nisan 2002'de gerçekleştirilen vahşi saldırıda Cenin'e bomba yağdıran bir İsrail helikopteri
 
İşgalciler 7 Nisan sabahı da kamplardan birinde tutukladıkları 5 kişiyi aile fertlerinin önünde kurşuna dizerek şehit ettiler. Öldürülenlerin ikisi 70 yaşında ihtiyardı.

Kampların içine giremeyen ama etraftan sıkı bir kuşatma gerçekleştiren işgalciler, Filistinli direnişçilerin kendilerine saldırı gerçekleştirmelerini engellemek amacıyla esir ettikleri Filistinlileri canlı kalkan olarak kullanmaya başladılar. İşgalciler bundan önce de çocukları canlı kalkan olarak kullanmışlardı.

Cenin mülteci kamplarını her taraftan kuşatmaya alan işgal güçleri bir hafta süreyle kamplara giremediler. Ancak bu süre içinde direnişçilerin dışarıdan herhangi bir yardım almalarını engellemeyi başardılar. Dolayısıyla bir hafta içinde direnişçilerin elindeki bütün mermi stokları bitti. Hatta gıda yönünden de zorluk çekmeye başladılar. Dolayısıyla işgalciler 7 Nisan 2002 akşamından itibaren kamplara girdiler.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #5 : 07 Ocak 2009, 10:37:26 »

Ve Katliam
Direnişçilerin mermi stoklarının bitmesi sebebiyle, 7 Nisan akşamından itibaren Cenin mülteci kamplarına girmeye başlayan 
Siyonist saldırganların Cenin'de gerçekleştirdikleri vahşi katliamda şehit edilenlerden bazılarının cesetleri
 
saldırganlar her tarafta vahşet sergilemeye, insanları topluca katletmeye başladılar. İşgalciler önce ABD ikramı Apaçi helikopterlerini kullanarak direnişçilerin sığındığı evleri havadan üzerlerine roket fırlatmak suretiyle tahrip ettiler. Bu şekilde en az 300 füze fırlatıldığını daha sonra işgal güçleri bizzat kendileri itiraf ettiler. Bu havadan bombardıman esnasında onlarca ev tamamen tahrip edildi.
İşgalciler daha sonra yıkılan evlerin enkazları arasına girerek cesetleri toplamaya, sağ kalanları da silahlarla öldürmeye başladılar. Bu yollarla, Cenin mülteci kamplarında 1000'den fazla insanın şehit edildiği tahmin edilmektedir. Mülteci kamplarındaki evlerin de yüzde sekseni kullanılamayacak derecede tahrip edildi. İşgal güçleri şehit edilenlerin çoğunun cesetlerini toplu mezarlara gömdüklerinden birçok kişinin kimliği tespit edilemedi. İşgalciler bazı kişileri de esir ettikten sonra öldürdükleri halde bu kişilerin cesetlerinin evlerinin enkazlarının altından çıkarıldığını iddia etmişti.

Dünya devletleri ve BM, Cenin katliamına tamamen seyirci kaldı. BM görünüşte bir heyet oluşturup katliamı soruşturma kararı aldı. Ancak işgal devleti heyetin girmesine izin vermeyince BM genel sekreteri heyeti dağıttı. Aradan aylar geçtikten sonra yeni bir heyet oluşturup gönderdi ki bu ikinci heyetin amacı da İsrail işgal devletini aklamaktan başka bir şey değildi.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #6 : 07 Ocak 2009, 10:38:03 »

Beytlaham'da Kilise Muhasarası
 
Beytlaham'da muhasaraya alınan kilise
 
Cenin mülteci kamplarında direnişçilerin tam anlamıyla destan yazdıkları günlerde güneyde Beytlaham şehrinde de bir başka direnişçi grubu Mehd kilisesinde destan yazıyordu. Burada kiliseye sığınan ve aralarında rahiplerin de bulunduğu 230 kişiyi her taraftan kuşatmaya alarak, dışarıdan hiçbir gıda desteği almalarına fırsat vermemek suretiyle teslim olmaya zorluyorlardı. İşgalciler, ayin için kiliseye gelen hıristiyanların da içeriye girmelerini engellediler. Kilise kuşatması haftalarca sürdü. Bu süre içinde kuşatma altında tutulanlar ağaç yapraklarını ve limon kabuklarını yiyerek hayatlarını devam ettirmeye çalıştılar. İşgalciler onları Beytlaham'dan çıkmaya ikna etmek için çeşitli pazarlıklar yaptılar. Fakat onlar bu pazarlıkları kabul etmediler. Ne var ki daha sonra özerk yönetimle işgal güçleri arasında yapılan pazarlık neticesinde kilisede kuşatma altında tutulanların bazılarının Gazze'ye bazılarının da Filistin dışına sürgün edilmeleri kabul edildi. Kilisedeki direnişte birçok direnişçi hayatını kaybetti.
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #7 : 07 Ocak 2009, 10:38:47 »

Nablus'ta Tam Bir Savaş
 
Siyonist saldırganların Nablus'ta gerçekleştirdikleri vahşi katliamda şehit edilenlerden bazılarının cesetleri
 
İşgal devleti, RamAllah'ta özerk yönetim kurumlarını kuşatmaya aldığı, Cenin'de katliam gerçekleştirdiği, Beytlaham'da kiliseye sığınan insanları sıkı bir muhasara altında tuttuğu günlerde Batı Yaka'nın el-Halil'den sonra en kalabalık şehri Nablus'ta da tam anlamıyla terör ve savaş havası estiriyordu. İşgal kuvvetleri Nablus'ta bir yandan sokağa çıkma yasağı ilan ederek insanları evlerine hapsetti, bir yandan sokak başlarına keskin nişancılar yerleştirerek pencerelerden başlarını dışarıya gösterenlere bile ateş etmek suretiyle dehşet saçmaya başladı, bir yandan da havadan helikopterlerle ve F-16 tipi uçaklarla saldırılar gerçekleştirdiler. Bütün bu şartlara rağmen yine de Nablus'ta direnişçiler işgalcilerin karşısına çıkarak mücadele ettiler. Bu şartlarda Nablus'ta birkaç gün içinde 70 kişi işgalci saldırganlar tarafından şehit edildi. Şehit edilenlerden biri de Eski Nablus camisinin imamı Şeyh Mahir el-Harraz'dı. Saldırılarda çok sayıda ev de ağır şekilde hasar gördü. İşgalciler Nablus'ta bir yandan evlere de baskınlar düzenleyerek hem insanlara eziyet etti, hem de tutuklamalar yaptılar. Nablus iki haftadan fazla bir süre işgalcilerin sıkı bir ablukası altında tutuldu.

İşgalcilerin Nablus'ta gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarla ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın

Küçük Selva'nın Şehadeti
6 Nisan 2002 Cumartesi günü 10 yaşındaki Selva Halid adlı bir kız çocuk Gazze'nin Tellu's-Sultan mahallesinde siyonist vahşetin kurşunlarına hedef oldu. Saldırıda yaralanan Selva aynı gün hastanede hayatını kaybetti. Selva'nın hastanede hayatını kaybettiği gün Gazze'de dört kişi daha şehit edilmişti ve onların da biri 6 yaşındaki Semiyye Nacih Hassan adlı kız çocuktu. Böylece o gün Gazze'de ikisi çocuk beş şehidin cenazesi kaldırıldı.

İşgalcilerin Kayıpları
 
İşgalciler gerek Batı Yaka ve gerekse Gazze'de tam anlamıyla dehşet saçarken kendileri de önemli kayıplar verdiler.
 
İşgalciler gerek Batı Yaka ve gerekse Gazze'de tam anlamıyla dehşet saçarken kendileri de önemli kayıplar verdiler.
9 Nisan 2002 tarihinde Cenin ve Nablus'taki çatışmalarda 13 işgalci asker direnişçiler tarafından öldürüldü. Cenin mülteci kampında bir direnişçi, işgalci askerlerin arasında üzerindeki bombaları patlatınca 13'ü öldü birçoğu da yaralandı. Aynı gün Cenin'de karşılıklı çatışmalarda da işgalci askerlerden birçok kişi yaralandı. Ancak yaralananların sayısı işgal devleti tarafından saklı tutuldu. İşgalciler, bunların dışında da değişik yerlerde kayıplar verdiler. İşte bazıları:

Nablus'ta bir eylemde binbaşı rütbesinde bir subay öldürülürken, ikinci bir eylemde de 5 asker yaralandı.

Beytlaham'da da Mehd Kilisesini Savunma Seriyyeleri adlı hıristiyan direniş örgütünün gerçekleştirdiği bir eylemde Mehd kilisesi etrafındaki işgalci askerlerden üçü yaralandı.

Nablus'ta bir direnişçi işgalci askerler arasında istişhadi eylem gerçekleştirdi. Eylem işgalci askerlerin bir eve baskın düzenlemeleri sırasında içerideki gencin üzerindeki bombayı patlatması suretiyle gerçekleştirildi. Baskın düzenleyen askerlerin tamamı isabet aldı ve bazıları da öldü. Ancak işgal devleti bu eylemdeki kayıpları hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

 
İşgalciler gerek Batı Yaka ve gerekse Gazze'de tam anlamıyla dehşet saçarken kendileri de önemli kayıplar verdiler.
 
el-Halil yakınlarında işgal güçlerinin bir komutanı yaralandı.

Nablus'un 5 km güneyinde bulunan Hivare beldesindeki Yetsihar yahudi yerleşim merkezinde büyük bir patlama meydana geldi. Olaya şahit olanlar patlamada büyük bir ses duyulduğunu ve patlamadan sonra askeri ambulansların olay yerine koşuştuklarını gördüklerini ifade ettiler. Fakat işgal devleti tarafından patlamanın sonuçları hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.

RamAllah yakınında işgalcilerin 9 Nisan 2002'de gerçekleştirdikleri bir zırhlı operasyonda beş işgalci askerin yaralandığı bizzat İsrail kaynakları tarafından açıklandı. Ancak yapılan açıklamada bu beş askerin bir zırhlı aracın yuvarlanması sonucu yaralandıkları belirtildi.

9 Nisan'da Cenin'de bir bubi tuzağının patlaması sonucu 3 işgalci asker öldürüldü.


Hayfa Eylemi
HAMAS'ın askeri kanadı tarafından 10 Nisan 2002 tarihinde Hayfa'da İsrail'i yeni bir sarsıntıyla karşı karşıya getiren bir şehadet eylemi gerçekleştirildi. Askerleri taşıyan bir otobüse yönelik olarak gerçekleştirilen eylemde 11 asker hayatını kaybederken 25 asker de yaralandı. Yaralananların da birçoğunun durumu ağırdı. İşgal devleti o günlerde oldukça sıkı tedbirler almıştı. Buna rağmen Hayfa'da bu eylemin gerçekleştirilmesi İsrail'i bayağı etkiledi.

Yine Şehadet Eylemi
12 Nisan 2002'de Kudüs'te en büyük ticari merkezlerden birinin yakınında bir otobüs durağında bir Filistinlinin üzerindeki bombaları patlatması suretiyle gerçekleştirilen eylemde İsraillilerden 6 kişi öldürülürken 90 kişi de yaralandı. Eylemin sorumluluğunu el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi.

Çekilme Oyunu
 
İşgalciler Batı Yaka bölgesinde sürekli vahşet sergilerken bir yandan da dünya kamuoyunu yanıltmak için bazı küçük köylerden çekilme işlemini medyaya abartarak yansıtıyor, medya organları da işgalcilerin bu oyunlarına destek vererek "İsrail çekiliyor" manşetleri atıyordu.
 
İşgalciler Batı Yaka bölgesinde sürekli vahşet sergilerken bir yandan da dünya kamuoyunu yanıltmak için bazı küçük köylerden çekilme işlemini medyaya abartarak yansıtıyor, medya organları da işgalcilerin bu oyunlarına destek vererek "İsrail çekiliyor" manşetleri atıyordu. Oysa yapılması istenen kamuoyunun yanıltılması suretiyle vahşetin devam ettirilmesiydi.

Üç Helikopterin Düşürülmesi
İşgal devletine önemli bir darbe de üç helikopterinin düşürülmesi suretiyle vuruldu. Bu üç helikopterin düşürülmesi olayını İsrail Hava Kuvvetleri komutanı Dan Halutes de doğruladı ve helikopterlerin iniş için yere yanaştıkları sırada düşürüldüklerini ifade etti.

Altı Aylık Bebeğin Dramı
Siyonist vahşetin Filistinli çocukları hedef alan birçok saldırısı oldu. Bunların hepsi hakkında bilgi vermemiz imkansız. Ama bazı önemli hadiselere işaret etmemiz gerekiyor. Siyonist vahşetin hedef aldığı Filistinli çocuklardan biri de Mecd Naci Ayiş adlı altı aylık bir bebek oldu. İşgalciler 15 Nisan 2002 tarihinde Beytlaham'ın Devha kasabasında adı geçen bebeğin bulunduğu eve baskın düzenleyerek annesini öldürdü kendisini de yaraladılar. Küçük Mecd'in babası da RamAllah'ta muhasara altında tutuluyordu. Anne ve baba ilgisinden mahrum kalan küçük bebek aynı binada muhasara altında tutulan teyzesi Hedil'in himayesine bırakıldı.

Rafah'ta Saldırı
 
Siyonist işgalcilerin Rafah'ta gerçekleştirdikleri vahşi saldırılardan ve yıkımdan geriye kalan manzaralar
 
Türkiye'de birtakım medya organlarının Filistin'de suların durulduğunu iddia ettikleri 16 Nisan sabahı işgalciler Gazze'nin Rafah şehrinde bazı meskun evlere ağır silahlarla saldırı düzenleyerek 2'si çocuk 4 kişiyi yaraladılar. Aynı gün yine Rafah'ta Mısır - Filistin sınırında bazı evleri yıktılar.

35 Sporcunun Şehit Edilmesi
İşgalci siyonistlerin Nisan 2002'de iyice şiddetlendirdikleri vahşi saldırılarında Batı Yaka bölgesinde şehit edilenlerin 35'i de sporcuydu. Bu konuda Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne bir rapor gönderildi. Raporda öldürülen 35 sporcunun futbol, judo, karate, tekvando, güreş gibi değişik spor dallarında yetişmiş uzman sporcular oldukları, üçünün de Filistin futbol milli takımının oyuncularından olduğu bildirildi. Ancak uluslararası kuruluşlar siyonistlerin bu vahşi katliamları karşısında herhangi bir girişimde bulunmaktan çekindiler.

el-Halil'de İki Direnişçi Komutanın Şehit Edilmesi
İşgal güçleri 22 Nisan 2002 gecesi el-Fetih'in askeri kanadı durumundaki el-Aksa Şehitleri Birlikleri'nin komutanlarından Mervan Zellum ile arkadaşı Semir Ebu Receb'i şehit etti. Bu iki komutan havadan helikopterlerle saldırı düzenlenmesi suretiyle şehit edildi. Bu iki kişi aynı zamanda Arafat'ın özel muhafaza ve güvenlik birliği olarak bilinen Güç-17'nin komutanlarındandı.

Gazze'de Yine Vahşet
Siyonist işgalciler 26 Nisan'da Gazze'nin Rafah şehrinin Tellu's-Sultan mahallesine saldırı düzenleyerek 5 kişiyi yaraladılar. İşgalciler olayda yaralanan bir genç kızın hastaneye götürülmesine saatlerce engel olarak acılar içinde kıvranmasına sebep oldular. Saldırıda yaralananlardan biri de 15 yaşında bir çocuktu.

el-Halil'de Katliam
 
el-Halil'in Devra kasabasındaki yıkımın görüntüleri
 
İşgal kuvvetleri, 29 Nisan sabahı Batı Yaka'nın en büyük şehri durumundaki el-Halil'e kalabalık bir askeri birlikle, tank ve helikopterler kullanarak girdiler. Bu baskında ilk günde Filistinlilerden 8 kişi şehit edilirken, 25 kişi yaralandı, 60 kişi de esir alındı. İşgalciler el-Halil halkını da sokağa çıkma yasağı uygulayarak evlerine hapsettikleri gibi öldürülenlerin cesetlerini de sokaklara atarak içlerindeki vahşet ruhunu dışa yansıtmaya çalıştılar.

el-Halil'deki yıkım ve katliamla ilgili fotoğrafları görmek için tıklayın

ABD Yardımına Red
İsrail işgal devletine her türlü desteği veren ve onun katliamlar gerçekleştirmesi için önünü açan ABD, Nisan 2002'de gerçekleştirilen vahşi saldırılarda perişan edilen Filistinlilere göstermelik bir yardım göndermek suretiyle çirkin yüzünü güzel gösterme teşebbüsünde bulundu. Ancak Filistin halk komiteleri adına yapılan açıklamada gerek ABD adına gerekse onun bir yardım ajansı durumundaki USAID adına yapılan yardımların kabul edilmeyeceği bildirildi. Açıklamada söz konusu yardımların kabul edilmesinin Filistinli şehitlerin ruhlarına saygısızlık olacağı dile getirildi.

Rafah'ta Yine Katliam
 
Rafah mülteci kampında gerçekleştirilen yıkımdan geriye kalan görüntüler
 
Dünyanın sessizliğinden ve ABD'nin desteğinden sürekli cüret alan işgalci siyonistler 30 Nisan 2002 gecesi Gazze'nin Rafah şehrinde yine bir katliam gerçekleştirdiler. Katliamda 5 Filistinli şehit edilirken 14 kişi de yaralandı. Öldürülenlerden biri henüz iki yaşını doldurmamış, Huda Muhammed Ebu Şeluf adlı bir bebekti. Katliam Mısır-Filistin sınırına yerleşen işgal tanklarının meskun evlerin üzerine, gece yarısından sonra ateş etmeleri suretiyle gerçekleştirildi. Saldırı herhangi bir sebep olmaksızın gerçekleştirilmişti.

Bir Yanda Barış Numaraları Bir Yanda Vahşet
Nisan 2002 boyunca gerçekleştirdiği vahşi saldırılarla Filistin'in her tarafını kana bulayan, binlerce insanı zindanlara dolduran, şiddetli sokağa çıkma yasağı uygulamak suretiyle on binlerce insanı evlerine hapseden işgal devleti Mayıs 2002'nin başlarından itibaren ABD'nin de oyunlarıyla yeniden göstermelik "barış" masalını gündeme getirerek çirkin imajını değiştirme çabası içine girdi. Oysa bir yandan vahşi saldırılarını da sürdürüyordu. Nitekim 5 Mayıs 2002 gecesi ve 6 Mayıs sabahı Gazze'de gerçekleştirdiği saldırılarda 2 Filistinliyi şehit ederken, biri çocuk 2 Filistinliyi de yaraladı.
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #8 : 07 Ocak 2009, 10:39:21 »

Yine Şehadet Eylemi
 
İşgalcilerin Nisan 2002 içindeki kanlı saldırıları yine ters tepti ve Filistinli direnişçiler 8 Mayıs 2002 tarihinde Tel Aviv yakınındaki Rişon Litziyon kasabasında bir gece kulübünde oldukça etkili bir şehadet eylemi gerçekleştirdiler.
 
İşgalcilerin Nisan 2002 içindeki kanlı saldırıları yine ters tepti ve Filistinli direnişçiler 8 Mayıs 2002 tarihinde Tel Aviv yakınındaki Rişon Litziyon kasabasında bir gece kulübünde oldukça etkili bir şehadet eylemi gerçekleştirdiler. Aynı zamanda gizli kumarhane olarak kullanılan kulüpteki eylemde 16 kişi ölürken 12'si ağır 55 kişi de yaralandı. Eylemi HAMAS'ın askeri kanadı üstlendi.

Yerleşimcinin Bıçaklanması
18 Mayıs 2002'de bir Filistinli bir yahudi yerleşimciyi ensesinden bıçaklayarak ağır bir şekilde yaraladı. Eylemci de sivil bir bekçi tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

Karni'de Askerlerin Pusuya Düşürülmesi
19 Mayıs 2002'de Gazze'nin doğusundaki Karni geçidinde İsrail askerleri Filistinliler tarafından pusuya düşürüldü ve dört asker yaralandı. Eylemin sorumluluğunu Filistin'in Kurtuluşu İçin Demokratik Cephe'nin askeri kanadı durumundaki Filistin Ulusal Kurtuluş Birlikleri üstlendi.

Rişon Litziyon'da Eylem
23 Mayıs 2002'de el-Aksa Şehitleri Birlikleri, yine Tel Aviv'in güneyindeki Rişon Litziyon ticari merkezine yönelik bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde eylemi gerçekleştiren kişi şehit olurken, işgalcilerden iki kişi öldü 30 kişi de yaralandı.

Direniş Eylemleri Sürüyor
 
Filistinli direnişçilerin kurşunlarına hedef olan bir işgalci saldırganın yere uzanmış cesedi. İşgalcilerin bütün kanlı saldırılarına rağmen Filistinlilerin hak ve hürriyet mücadeleleri de sürüyordu.
 
İşgalcilerin bütün kanlı saldırılarına rağmen Filistinlilerin hak ve hürriyet mücadeleleri de sürüyordu. 26 Mayıs 2002 tarihinde de Gazze'deki bir yahudi yerleşim merkezine yönelik olarak havan topu saldırısı gerçekleştirildi. Atılan üç havan topundan biri askeri noktaya düştü ve iki asker yaralandı.

Tel Aviv'de Şehadet Eylemi
Siyonistler, 27 Mayıs 2002 tarihinde Beytlaham şehrine gerçekleştirdikleri baskında el-Aksa Şehitleri Birlikleri'nin Beytlaham sorumlusunu tutukladılar. Bu olayın üzerinden fazla zaman geçmeden, aynı gün Tel Aviv'deki Bitah Tekfa alışveriş merkezinde el-Aksa Şehitleri Birlikleri tarafından bir şehadet eylemi gerçekleştirildi ve işgalcilerden 4 kişi ölürken 6'sı ağır 50 kişi de yaralandı.

RamAllah'ta İsraillilere Pusu
28 Mayıs 2002'de RamAllah yakınında bulunan Ofra yahudi yerleşim merkezine yönelik olarak gerçekleştirilen bir eylemde bir yerleşimci öldürüldü, onun kardeşi de yaralandı. Eylemin sorumluluğunu el-Aksa Şehitleri Birlikleri üstlendi.

İtamar Yahudi Yerleşim Merkezi'ne Eylem
Yine 28 Mayıs 2002'de Batı Yaka'daki Nablus şehrinin yakınında bulunan Itamar yahudi yerleşim merkezine yönelik olarak bir eylem gerçekleştirildi. Eylemde 3 İsrailli öldürüldü, 2'si yaralandı.

Tulkerem'in Yeniden İşgali
 
İşgalci saldırganlar Tulkerem sokaklarında
 
İşgalcilerin Filistin şehirlerine yönelik baskınları ve saldırıları Mayıs 2002 içinde de gündelik bir şekilde devam etti. Bu saldırılarda bazen bir kasabadan veya şehirden askerlerini çekiyor, diğer kasabayı işgal ediyor, oradaki insanları huzursuz ediyorlardı. 30 Mayıs 2002 gecesi Batı Yaka'nın Tulkerem şehrini yeniden işgal ederek kapattılar. Bu baskında sadece Tulkerem değil civarındaki Nuru Şems ve Belata mülteci kampları da işgal edildi. Baskında oldukça geniş çaplı bir tutuklama gerçekleştirildi ve 1500 genç bir gece içinde tutuklandı.

Belata'da Tam Bir Vahşet
31 Mayıs 2002 gecesi Tulkerem ile birlikte Belata mülteci kampını işgal eden siyonistler burada tam anlamıyla bir vahşet sergilediler. O günlerde dünya kamuoyunun dikkatlerinin dünya kupası maçlarına çevrilmiş olması da onların işlerini kolaylaştırıyordu. İşgalciler burada üç gün içinde, 15-45 yaş arası bütün erkekleri tutuklayarak esir kampları gibi kullanılan tutuklama merkezlerine götürdüler. Buradan 4 Haziran sabahından itibaren çekildiler. Çekilirken mülteci kampını yaptıkları ev baskınlarıyla adeta harabeye çevirmişlerdi.

Cenin'e de Baskın
 
İşgalci saldırganların Cenin mülteci kampında gerçekleştirdikleri yıkımdan geriye kalanlar
 
Siyonist saldırganlar, büyük bir katliam gerçekleştirdikleri ve her tarafını harabeye çevirdikleri Cenin mülteci kamplarına 3 Haziran 2002 gecesi yeniden baskın düzenlediler. Fakat Cenin'de direnişçiler işgalci saldırganlara karşı mücadele ettiler. Direnişçilerin mücadelesi sebebiyle işgalcilerle mücahitler arasında gerek Cenin şehrinin gerekse mülteci kamplarının giriş noktalarında şiddetli çatışmalar oldu. Bu yüzden üç saat süren çatışmalardan sonra işgalciler geri çekilmek zorunda kaldılar.

Asker Mülteci Kampına da Baskın
Saldırganlar aynı gece (3 Haziran 2002) sabaha doğru Batı Yaka'daki Nablus şehrinin hemen doğusunda bulunan Yeni Asker mülteci kampına da baskın düzenlediler. Burada da14-45 yaş arası erkeklerin tümünün kampın meydanında toplanmalarını istediler. Ardından da evlere baskınlar düzenleyerek, aynen diğer bölgelerde yaptıkları gibi insanları huzursuz etmeye, ev eşyalarına zarar vermeye ve tutuklamalar yapmaya başladılar. Saldırganlar diğer şehirlerde ve mülteci kamplarında yaptıkları gibi burada da bazı evlerin kapılarını kırarak içeriye girdiler. Her türlü savunmadan yoksun kadınları ve küçük çocukları ellerindeki silahlarıyla tehdit ederek psikolojik işkence yaptılar.

Kudüs ve RamAllah'ta İki Eylem
 
Kudüs'te gerçekleştirilen bir eylemde hayatlarını kaybeden işgalci saldırganlar
 
Filistinli direnişçiler 4 Haziran 2002'de biri Kudüs diğeri RamAllah çevresinde olmak üzere iki eylem gerçekleştirdiler. İşgal devleti bu eylemlerde herhangi bir ölüm ya da yaralanma olayının olmadığını iddia etti. Fakat İsrail'in bu eylemlerdeki kayıplarını gizlemiş olması da muhtemeldi.

Mecdo'da Şehadet Eylemi
Dünya kamuoyunun dikkatlerinin dünya kupası maçlarına kilitlenmesini fırsat bilerek Filistinlilere yönelik vahşi saldırılar gerçekleştiren işgalcilere Filistinli direnişçiler 5 Haziran 2002 tarihinde yeni bir darbe daha vurdular. Sabah 07.20 sıralarında 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan Hayfa yakınındaki Mecdo kavşağında bir otobüste gerçekleştirilen şehadet eyleminde 18 kişi ölürken 50 kişi yaralandı. Otobüsün yolcularının çoğunu Tel Aviv'den Taberiye'ye giden askerler oluşturuyordu. Eylemi İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı durumundaki Kudüs Seriyyeleri üstlendi.

Yeni Bir Darbe
 
Kudüs'te gerçekleştirilen bir eylemde yaralanan bir işgalci
 
Mecdo'daki eylemden üç gün sonra 8 Haziran 2002'de işgalcilere yeni bir darbe daha vuruldu. Batı Yaka'nın el-Halil şehrinin kuzeyinde bulunan Halhul kasabası yakınındaki Kermi Nisor yahudi yerleşim merkezine Filistinli mücahitlerin saldırı düzenlemesi neticesinde 3 yerleşimci ölürken 5 yerleşimci de yaralandı. Eylemin sorumluluğunu HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri üstlendi.

Üç Mücahidin Şehadeti
8 Haziran 2002 Cumartesi sabahı HAMAS'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri'ne mensup üç mücahit, Gazze'nin Rafah bölgesinde siyonist işgalcilerle çatışma esnasında şehit oldu. Şehit olan mücahitler 30 yaşındaki Yusuf el-Mellahi, 25 yaşındaki Muhammed Vadi ve 36 yaşındaki Usame Ebu's-Su'ud idi.

Nablus'ta Yahudi Yerleşim Merkezine Karşı Eylem
9 Haziran 2002 tarihinde Batı Yaka'nın Nablus şehri yakınında bulunan Yitzehar yahudi yerleşim merkezine karşı Filistinli gençlerin eylem düzenlemeleri üzerine bir Filistinli şehit oldu, işgalci askerlerden de ikisi ağır olmak üzere dördü yaralandı.

Cibaliya'da Patlama
9 Haziran 2002 gecesi Gazze'deki Cibaliya mülteci kampında bir binada büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 30 kişi yaralandı. Siyonistlerin bir sabotajı olduğu tahmin edilen patlamanın meydana geldiği bina tamamen çöktüğü gibi çevredeki binalara da zarar verdi.

RamAllah, el-Bire ve Bitonya'nın Yeniden İşgali
Siyonistler 10 Haziran 2002 Pazartesi sabahından itibaren Batı 
Tutuklanan Filistinlilere uygulanan insanlık dışı uygulamalardan bir görüntü
 
Yaka'daki RamAllah, el-Bire ve Bitonya şehirlerini yeniden işgal ettiler. İşgal güçleri 9 Haziran gecesi sabaha doğru şafak sökmeden çok sayıda tank ve zırhlı araçla işgal faaliyetini başlatmışlardı. Siyonistler işgalden sonra evlere baskınlar düzenleyerek tutuklamalar gerçekleştirdiler.

Zindanda 7500 Filistinli
İşgal devletinin 10 Haziran'daki RamAllah işgalinden sonra gerçekleştirdiği tutuklamalarla birlikte İsrail işgal devletinin zindanlarına doldurulan Filistinlilerin sayısı 7500'ü buldu. Filistin Esir Kulübü'nün verdiği bilgilere göre işgal devletinin Nisan ve Mayıs 2002'de gerçekleştirdiği tutuklamalar, 1967 Haziran savaşından buyana gerçekleştirilen en geniş çaplı tutuklama kampanyasıydı
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5919


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #9 : 07 Ocak 2009, 10:39:55 »

İsrail'in Sivili de Saldırgan
 
"İsrail'in Sivilleri" hakkında fikir veren ibret verici bir fotoğraf. 8-10 yaşındaki çocukları bile Filistinlilere saldırmayı öğrenmiş. Genç kızı Müslüman hanımın başörtüsünü çekiştiriyor. Bir yandan askerlerin önünü kestiği diğer taraftan sivillerin iğrenç saldırılarına maruz kalan Müslüman kadının yürekler parçalayan durumu.
 
İsrail'in sivillerinin askerlerinden hiç geri kalmadıkları açık bir gerçektir. Onlar da saldırılarında tam anlamıyla bir vahşet sergiliyorlar. Bir yahudi yerleşimci 11 Haziran 2002 tarihinde, Cenin'in Ya'bed kasabasında Visam Abdurrahman Said adlı 9 yaşında bir çocuğa arabasıyla kasten çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep oldu.

Hertzilya'da Eylem
11 Haziran 2002'de sahil kentlerinden Hertzilya'da bir Filistinlinin bir lokantada üstündeki bombayı patlatması neticesinde İsraillilerden 15 kişi yaralandı.

Han Yunus'a Saldırı
Sivil bir işgalcinin Ya'bed'de vahşet sergilediği gün askerleri de Gazze'nin Han Yunus kasabasını bombalayarak Hüseyin Abd Ebu Matiyy adlı 8 yaşında bir çocuğu şehit ettiler. Saldırıda 13 yaşında bir çocuk da yaralandı.

Tubas'ta Tutuklamalar
İşgalciler 13 Haziran 2002 sabahı Batı Yaka'nın Tubas kasabasına baskın düzenleyerek HAMAS mensubu beş mücahidi tutukladılar. Bunlardan biri işgalcilerin bir buçuk yıldır aradıkları Mazin Fukaha'ydı.

Cenin'e Gece Baskını
 
Siyonistlerin sık sık saldırılarına maruz kalan Cenin'de işgalcilerin tankları
 
Cenin'e 3 Haziran gecesi yaptıkları baskında başarısız olan işgalciler 16 Haziran 2002 gecesi 23.00'ten sonra yeni bir baskın düzenlediler. Sabaha kadar saldırılar düzenleyen işgalciler sabah şafakla birlikte çekildiler. Baskında işgalcilerle mücahitler arasında şiddetli çatışmalar oldu.

İşgalcilere Ağır Darbe
18 Haziran 2002'de Kudüs'ün güneyinde bir otobüste gerçekleştirilen şehadet eyleminde işgalcilere ağır bir darbe vuruldu. HAMAS'ın askeri kanadının üstlendiği eylemde işgalcilerden 18 kişi hayatını kaybederken 50 kişi de yaralandı.

İşgalcilere Yine Ağır Darbe
19 Haziran 2002'de el-Aksa Şehitleri Birlikleri'nin Kudüs'ün kuzeyindeki Fransız tepesinde bir otobüste gerçekleştirdiği şehadet eyleminde 7 işgalci öldürülürken 40 kişi de yaralandı.

Kalkiliya'da İşgalci Askerin Öldürülmesi
Yine 19 Haziran tarihinde Batı Yaka'nın kuzeyinde bulunan Kalkiliya şehrinde Filistinli direnişçilerle işgalci askerler arasında meydana gelen çatışmada 1 asker öldürüldü, 7 asker de yaralandı.

İşgalcilere Yine Darbe
20 Haziran 2002'de bir Filistinlinin Batı Yaka'nın kuzeyinde bulunan bir yahudi yerleşim merkezine karşı düzenlediği eylemde 4 işgalci öldürüldü, birçok kişi de yaralandı. Eylemin sorumluluğunu Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.

Rafah'ta Yine Bir Katliam
 
Rafah'ta işgalci saldırganların yıktıkları bir evin enkazı
 
İşgal güçlerinin 24 Haziran sabahı Gazze'nin Rafah kasabasında bir arabaya havadan roket fırlatmaları sonucu bazıları HAMAS'ın askeri kanadına mensup olan 6 kişi şehit oldu, 10 kişi de yaralandı. Saldırıda arabada bulunan altı kişinin cesedi tanınamayacak şekilde dağılmış, saldırı esnasında yoldan geçmekte olan 10 kişi de yaralanmıştı.

Şeyh Ahmed Yasin'e Ev Hapsi
Özerk yönetim ne yazık ki işgalcilerin sürekli baskılarına ve saldırılarına maruz kalmasına rağmen yine de siyonistlere kendini kabul ettirebilmek amacıyla zaman zaman Filistinlilere yönelik tutuklama kampanyaları yürütmüştür. Bu çerçevede 2002 yılı içinde de birçok tutuklama kampanyası gerçekleştirdi. Bunlardan biri de Haziran 2002 ortalarından sonra gerçekleştirildi. Bu kampanyada ne yazık ki Arafat'ın polisleri 22 Haziran 2002 gecesinden itibaren Şeyh Ahmed Yasin'in evini de kuşatmaya alarak onu adeta evine hapsettiler. Arafat'ın polisleri bu tutuklama kampanyasında HAMAS'ın bazı ileri gelenlerinin evlerine baskınlar düzenlediler.

Belata Kampının Yeniden İşgali
31 Mayıs 2002 gecesi Belata mülteci kampını işgal ederek üç gün süreyle terör estiren ve kamptaki 15-45 yaş arası tüm erkekleri tutuklayan işgalciler 25 Haziran 2002 gecesi buraya yeniden saldırı düzenlediler. Siyonistlerin gece 23.00'te başlayan işgal hareketine ve saldırılarına kamptaki direnişçiler de silahla karşılık verdiler ve şiddetli çatışmalar oldu. İşgalcilerin bir tankları da, içeride namaz kılanların bulunduğu bir sırada Ibadurrahman Camisi'ne yönelik saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda caminin camları kırıldı. Namaz kılanlar da uzun süre tehlikeli anlar yaşadılar. Siyonistler daha sonra mülteci kampını tamamen işgal ettiler ve işgal birkaç gün sürdü. Bu işgal esnasında bazı Filistinliler şehit edilirken birçok kişi de tutuklandı.
 
Kendisine ambulansın ve sağlık ekiplerinin yaklaşması tank ve silah tehditleriyle engellendiğinden yerde kıvranan bir Filistinli yaralı. İşgalci saldırganlar Filistinlilere saldırdıkları gibi sağlık hizmetleri verilmesini de engelleyerek ölü sayısının artmasına sebep olmaya çalışıyorlar.
 

İşgalcilerin Hastaneleri Ele Geçirme Çabaları
İşgal güçleri, saldırılarda yaralanan Filistinlilere tıbbi müdahale yapılmasını engellemek için her yola başvurmaktadırlar. Batı Yaka bölgesindeki işgal güçlerini artırdıkları sıralarda bu işi kökten halletmek için Filistinlilerin kontrolündeki hastaneleri tamamen işgal etme faaliyeti içine girdiler. Özerk yönetim Sağlık bakanı yardımcısı Dr. Münzir eş-Şerif işgalcilerin Haziran 2002'deki saldırılarında RamAllah Hükümet Hastanesi'ni ve Şeyh Zayid Hastanesi'ni kuşatma altına alarak bu konudaki niyetlerini ortaya koyduklarına dikkat çekti. Dr. Şerif aynı zamanda Batı Yaka bölgesindeki hastanelerin asgari sayıdaki personelle çalıştığını, çünkü uygulanan sokağa çıkma yasağı ve kontrol noktalarında çıkarılan zorluklar sebebiyle sağlık görevlilerinin çoğunun görev yerlerine gidemediklerini dile getirdi.

HAMAS'ın Dördüncü Mühendisinin Şehadeti
HAMAS'ın askeri kanadının ileri gelenlerinden olan ve şehadet eylemlerinin planlanmasında rol oynamasından dolayı Dördüncü Mühendis olarak adlandırılan Muhenned et-Tahir 30 Haziran 2002 tarihinde işgalcilerle bir çatışma esnasında şehit edildi. HAMAS yaptığı açıklamada et-Tahir'in intikamının mutlaka alınacağını bildirdi.

Tulkerem Bir Hayalet Şehire Döndü
 
RamAllah'ta Arafat'ın makamının yakılmasının bir görüntüsü
 
İşgalcilerin Batı Yaka'da uyguladıkları sokağa çıkma yasağının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri dışarıdan pek görünmüyordu. Ancak yasağa muhatap olanlar bunun ızdırabını çok derinden hissediyorlardı. İşte bu yasağın en katı şekilde uygulandığı Tulkerem adeta bir hayalet şehire dönmüştü. Sokaklarda işgal devletinin keskin nişancılardan başka kimse görünmüyor, dışarı çıktıklarında saldırganların kurşunlarına hedef olan insanlar bebeklerine süt bile bulamıyorlardı.

Eriha'da İşgal Kuvvetleri
Eriha, Oslo İlkeler Anlaşması'ndan sonra özerk yönetime devredilen Batı Yaka şehirlerinin ilki. Burası aynı zamanda Mart 2002'de şiddetlendirdikleri vahşi saldırılarında girmedikleri tek Batı Yaka şehriydi. Siyonistler 6 Temmuz 2002 sabahı bu şehre de girdiler. Eriha'nın işgali sebebiyle Ürdün tarafına geçmek için bu şehre gelmiş 1000 kadar Filistinli de orada mahsur kaldı. Mahsur kalanlar arasında çok sayıda çocuk ve bebek de vardı. Mahsur kalanların durumunu Ayşe Ebu Merzuk'un şu sözleri özetliyordu: "Yarın şu kızımın düğün merasimi olacaktı (parmağıyla yanındaki kızını gösteriyor). Ama yollarımızı kestiler. Düğün merasimini bir yana bırakın, sokağa çıkma yasağı sebebiyle artık köyümüze geri dönemiyoruz. Çıkıp gidemiyoruz da. Ne yapacağımızı şaşırmış haldeyiz!"

İşte İsrail'in Sivilleri
 
Batı Yaka'nın el-Halil'den sonra en büyük şehri olan Nablus sık sık işgalcilerin saldırılarına ve katliamlarına sahne olmaktadır. Bu katliamlardan birinde şehit edilenlerden bazılarının cesetleri.
 
İsrail'in sivillerinin vahşette askerlerden hiç geri kalmadıklarını daha önce vurgulamıştık. İşte bu siviller 6 Temmuz'da Beytlaham yakınındaki Teamure'de Muhammed Cemil Celahat'ın evini yaktılar.

Nablus'a Bomba Yağmuru
İşgalciler 6 Temmuz sabahı Batı Yaka'nın Nablus şehrine karadan ve havadan bomba yağdırmaya başladılar. Oysa işgal devleti ondan bir gün önce 6 Temmuz tarihinde Nablus'ta sokağa çıkma yasağının birkaç saatliğine kaldırılacağını bildirmişti. İşgalciler bir yandan bu saldırıları gerçekleştirirken bir yandan da tutuklamalar gerçekleştirdiler.
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Es Selamu Aleykum yeniden Vuslat Sevdalılar (tanişma) harras 6 364 Son Mesaj 09 Kasım 2008, 20:30:21
Gönderen: harras
Es Selamu Aleykum yeniden Vuslat Sevdalılar (tanişma) hüseyn 5 265 Son Mesaj 10 Kasım 2008, 15:34:48
Gönderen: MuSLiM
Eskiden yeniden Düşünce yazıları/Makaleler seriyye 0 100 Son Mesaj 24 Mart 2009, 22:09:31
Gönderen: seriyye
...BaHarDan YeniDeN DiRiLiŞe ÖrNeK... Düşünce yazıları/Makaleler ÂmâK-ı HâYâL 0 136 Son Mesaj 28 Mart 2009, 12:44:11
Gönderen: ÂmâK-ı HâYâL
yeniden hep beraber Vuslat Sevdalılar (tanişma) seriyye 6 339 Son Mesaj 20 Mayıs 2009, 09:01:24
Gönderen: MERXAS
Yeniden Kur'an'la Diriliş Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 1 156 Son Mesaj 17 Eylül 2010, 12:59:21
Gönderen: MERXAS
Tahrir Meydanı'ndan Tel Aviv'i titretti Belgeseller vuslat 1 227 Son Mesaj 22 Şubat 2011, 08:09:29
Gönderen: MERXAS